İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/555 E. 2025/940 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/555
Karar No
2025/940
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/555 KARAR NO : 2025/940

DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 18/07/2018 KARAR TARİHİ : 11/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Şti. (Eski ünvanı; ... Ltd. Şti.) arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi çerçevesinde dava dışı şirkete kredi kullandırıldığını, müvekkili ...' in ise kredi sözleşmesine kefil olduğunu, teminat olarak ... İli, ... İlçesi, 21202 parsel sayılı taşınmazını ipotek ettiğini ancak müvekkilin kefil olduğunu sonradan öğrendiğini, müvekkilinin yalnızca şirketin borçlarına karşılık anılan gayrimenkulü ipotek ettirdiğini zannettiğini, banka tarafından bilgisi dışında kredi borcunun kefili olarak borçlandırıldığını, kefalet akdinin ve ipoteğin hukuka aykırı olarak tesis edildiğini, müvekkiline sözleşmenin örneğinin sunulmadığını, eş rızasının alınmadığını, bu nedenlerle usul ve hukuka aykırı olarak tesis edilen kefalet akdinin ve buna bağlı olarak kurulan ipotek akdinin geçersiz olduğuna müvekkilinin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, ... İli, ... İlçesi, 21202 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kurulan ipoteğin fekkine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı ...Ltd. Şti. İle müvekkili Bankanın ... Şubesi arasında 08.11.2013 tarihinde 3.000.000 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, 27.04.2016 tarihinde sözleşmede limit artımı gerçekleştiğini, davacının usul ve yasaya uygun prosedürler çerçevesinde kefil olduğunu, davacının sözleşmeye kefil olma tarihinin 27.04.2016 olduğunu, ipotek işleminin de aynı tarihte gerçekleştirildiğini, Genel Kredi Sözleşmesi Kefil İmza sayfasını davacının kendi el yazısı ile doldurduğunu, "Kefil Beyanı" kısmına "Yukarıdaki şartlarla müteselsil kefil olduğumu kabul ediyorum." yazdığını ve imzaladığını, davacının eşi ...' in davacı ile birlikte imzaların alındığı ... Şubeye gelerek Eş Muvafakatnamesini imzaladığını, davacının sözleşmeye kefil olması ve ipoteğin tesisi işlemlerinin hiçbirinde usulsüzlük ya da hukuka aykırılık bulunmadığını, gerekli görüldüğü takdirde, müvekkili bankanın ... Şubesi'nden belgelerin asıllarının celbini ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiğini, davacı yanın davasında hiç bir haklı yan ve hukuka uygunluk bulunmadığını, birlikte, dava konusu edilen ipotek ve kefalet işlemleri gerekli yasal şartlara uygun olarak gerçekleştirildiğini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememize ait 18/01/2024 tarih ve ... Esas-... Karar ile verilen kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi' nin 26/09/2024 tarih ve...Esas- ... Karar sayılı kararı ile esastan reddine karar verildiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi' nin ...- ... E.K. Sayılı ilamı ile davacının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkememizce verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasına dair karar verildiği, ve dosyanın mahkememizin yukarıda yazılı esasına kaydedilerek yargılamaya 2025/555 esas sayılı dosya üzerinden devam olunduğu görülmüştür. Mahkememizce bozma öncesi verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 08/09/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Davalı kreditör banka ile dava dışı kredi borçlusu/kredi lehtarları (asıl borçlular) ...LTD.ŞTİ.arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, anılan sözleşmeyi başta davacı ile diğer dava dışı kefillerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, işbu sözleşmeye istinaden muhtelif kredilerin kullandırılmış olduğu görülmüştür. 2- Başta davacının şahsi kefalet tesisi ile mülkiyeti kendisine ait olan taşınmazını davalı bankaya ipotek vermiştir. Yani davacı hem kefaleten ve hem de ipotekten dolayı davalı bankaya karşı sorumludur. ANCAK, dava açıldıktan sonra TÜM KREDİ BORCU ÖDENİP TAMAMEN KAPATILMIŞTIR. Yani davacının davalı bankaya herhangi bir borcu kalmamıştır. Esasen davanın konusuz kalmış olduğu bile söylenebilir. Dolayısıyla tesis edilen kefalet akdi ile ipotek tescili görünürde mevzuata uygun olarak kurulmuş oldukları da gözetildiğinde, davanın açılmasında davalı bankaya atfedilebilecek herhangi bir kusurun tespit edilememiş olduğu, 3)Böylece ipoteğin fek edilmiş olması, borcunda ödenmiş olması ve TBK'nun 599 m. kapsamında kefaletten dönme-çekilme talebi-ihbarı da nazara alındığında kefaletinde hükümsüz kalmış olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davacı vekili tarafından 18/01/2024 tarihli celsede 16/01/2024 tarihli beyan dilekçesini tekraren "kefalet geçersiz olduğu için ipotekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti ve ipoteğin fekki talebi ile dava açmıştık, davamız ipoteğin fekki nedeniyle konusuz kaldı, ancak dava tarihinden sonra ipotek fek edildiği için yargılama gideri talebimiz vardır, ipotek ayrı bir sözleşme olmayıp kefalet sözleşmesine bağlı bir sözleşmedir, nitekim bu husus davalı tarafça da beyan dilekçelerinde ikrar edilmiştir," şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Davacı vekiline kefalet sözleşmesinden kaynaklı da borçlu olunmadığının tespiti talep edildiğinden kefalet sözleşmesi bedeli olan 3.750.000,00 TL harca esas değer üzerinden hesap edilen 64.040,63 TL eksik harcı yatırması için süre verilmiş ve eksik harcın 27/10/2025 tarihinde tamamlandığı anlaşılmıştır. DELİLLER: Davacı vekili tarafından sunulan 08/11/2013 tarih ve 3.000,000 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi, Genel Kredi Sözleşmesi Limit Artırım Kefil imza sayfası aslı mahkememizin ... kasa sırasına, ... Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğü'nün ...tarih ... numaralı yazısı ile gönderdiği ... tarih ... yevmiye numaralı Resmi Senet ve ... tarih ve ... yevmiye numaralı Tapu Müdürlüklerince Düzenlenen Resmi senet, asılları ... kasa sırasına kaydı yapılmış, davacı vekilinin bir kısım imza örnekleri celp edilmiş ancak davacı tarafça imzaya itiraz edilmediği anlaşıldığından ilgili evrakların iadesine karar verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, borçlu olunmadığının tespiti ve ipoteğin fekki talebine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde, kefalet akdinin ve buna bağlı olarak kurulan ipotek akdinin geçersiz olduğuna müvekkilinin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, ... İli, ... İlçesi, 21202 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kurulan ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 26.03.2019 tarihli ön inceleme duruşmasında da uyuşmazlığın taraflar arasında akdedilen kefalet sözleşmesinin usul ve yasaya aykırı olarak düzenlenmesi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile mezkur taşınmaza ilişkin kurulan ipoteğin fekki talebine ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Yargıtay bozma ilamında belirtildiği üzere davacı vekilinden HMK 31 maddesi gereğince dava konusunu açıklamasının istenildiği, davacı vekilinin duruşmada davasını "davaya konu kefalet sözleşmesinden kaynaklı müvekkilimin borçlu olmadığının tespitine ve usul ve hukuka aykırı olarak tesis edilen kefalet sözleşmesinden kaynaklı kurulan ipotek akdinin fekkine ilişkindir" şeklinde açıkladığı anlaşıldığından kefalet sözleşmesi bedeli üzerinden eksik harcın tamamlatıldığı görülmüştür. Davacı, dava dilekçesinde dava dışı ...Ltd. Şti' nin davalı bankadan kullanmış olduğu krediye kefil olduğunu ve teminat olarak taşınmazını ipotek ettiğini, kendisinin sadece taşınmazını ipotek ettirdiğini zannetmesine karşın bankaca aynı zamanda kefil olarak borçlandırıldığını kefalet sözleşmesinin usul ve yasaya aykırı olup kefalet akdi ve buna bağlı olarak kurulan ipoteğin geçersiz olduğunu iddia etmiş, davacı vekili duruşmadaki beyanında ise davaya konu kefalet sözleşmesinden kaynaklı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve usul ve hukuka aykırı olarak tesis edilen kefalet sözleşmesinden kaynaklı kurulan ipotek akdinin fekkine karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama sırasında yapılan inceleme neticesinde davacının davaya konu ettiği kefalet sözleşmesinde eş rızasının bulunmaması nedeniyle TBK m.584 gereği geçersiz olduğu anlaşıldığından; davanın kefalet sözleşmesinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti talebi yönünden kabulü ile davacının, dava dışı ... Ltd. Şti.'nin kullanmış olduğu 08/11/2013 tarihli GKS'deki 27/04/2016 tarihli kefalet sözleşmesinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Davacı her ne kadar kefalet sözleşmesinin geçersiz olması nedeniyle ipotekten dolayı borçlu olmadığının tespiti talebinde bulunmuş ise de; davaya konu ipotek, kefalet akdine istinaden kurulmamış olup bu nedenle kefaletin geçersizliği resmi şekilde düzenlenen ipotek akdinin geçersizliği sonucunu doğurmaz. Davacı resmi senede ilişkin sahtelik iddiasında da bulunmayıp yalnızca kefaletin geçersiz olması nedeniyle ipoteğin geçersiz olduğunu ileri sürdüğüne göre; ... tarih ... yevmiye nolu ipotek resmi senedinde davacı adına kayıtlı taşınmaz üzerine 3.600.000,00 TL 1. Derecede borçlu ... ve .... Ltd. Şti' nin borçlu ya da kefil sıfatıyla imzaladıkları nakdi ve gayri nakdi sözleşmelerinden, kambiyo senetlerinden ve bankayla imzaladığı tüm sözleşme ve taahhütnamelerinden doğmuş ve doğacak banka alacaklarının tahsilinin temini için ipotek tesis edilmesi karşısında ve dava tarihi itibariyle borçlu şirketin kredileri kapanmamış olup krediler dava açıldıktan sonra 24/09/2018 ve 01/11/2021 tarihlerinde tamamen kapatıldığından, davacı ipotekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti talebi ile ipoteğin fekki talepleri yönünden dava tarihi itibariyle davasında haksız bulunmuştur. İpoteğin davalı banka tarafından 04/11/2021 tarihinde fek edildiği anlaşılmakla bu talep yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın açılış tarihi itibariyle davacı ipotekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti talebi ile ipoteğin fekki talepleri yönünden davasında haksız olup yargılama giderlerinin bu talep yönünden davacı üzerinde bırakılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM /Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kefalet sözleşmesinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti talebi yönünden KABULÜ ile davacının, dava dışı ... Ltd. Şti.'nin kullanmış olduğu ... tarihli GKS'deki ... tarihli kefalet sözleşmesinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Davanın ipotekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti talebi ile ipoteğin fekki talepleri yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gerekli 256.162,50 TL karar ilam harcından peşin alınan 170,68 TL peşin harç ve tamamlama ile alınan 125.348,84 TL harç toplamı 125.519,63 TL harcın mahsubu ile eksik 130.642,87 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Kabul edilen talep yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 526,500,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından dava açılırken ve yargılama aşamasında yatırılan toplam 125.560,73 TL (35,90 TL BVH, 5,20 TL VSH, 170,78 TL Peşin harç, 125.348,85 TL tamamlama harcı) harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yargılama aşamasında davacı tarafından yapılan toplam 3.775,70TL (3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 775,50TL tebliğler ve posta) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre 1.926,37 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar Verilmesine Yer Olmadığına karar verilen talep yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 510.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davalı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 9.45,00 TL yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranı dikkat alınarak hesaplanan 4.62,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider ve delil avanslarının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin (e duruşma) ve davalı vekilinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2025

Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/555, K. 2025/940, T. 11.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-555-e-2025-940-k-2c9f9e78a40f