İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/554 E. 2025/896 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/554
Karar No
2025/896
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/554 Esas KARAR NO : 2025/896

DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 12/06/2018 KARAR TARİHİ : 02/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...' ın davalı alacaklı ...'e ... 28.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespiti ile dava konusu takip dosyasının iptaline, davanın...Şti'ye ihbarına, davalı ... ile üçüncü şahıs ...Şti' nin dava konusu takip tutarının %20' sinden az olmamak üzere müvekkili lehine tazminata mahkum edilmesine, İİK 72/3 hükmünce takip dosyasına yatan paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf senet alacaklısı gözüken kişinin müvekkilinin eski çalıştığı iş yeri yetkililerinin bir tanıdığı olduğu, şirket adresinde bulunan ama resmi olarak şirket çalışanı olmayan bir kişi olduğunu iddia ettiği, ancak müvekkilin davacı ile herhangi bir işçi - işveren ilişkisi bulunmadığını davacı ...Ltd Şti iş akdi nedeni ile bu iki senedi imzalayıp verdiğini iddia ettiğini ancak müvekkil davacının işvereni olmadığını ... şirketi ile bir bağlantısı olup olmaması da önemli olmadığını müvekkil 3. Şahıs olup, davacı ile ... şirketi arasında ki iş ilişkisi ile hiç bir ilgisi ve bilgisi bulunmadığını, diğer bir değişle müvekkil şahıs davacı ile ıse şirketi arasındaki ilişkiden bağımsız 3. Kişi olduğu, davacının ıse şirketindeki çalışma sırasında senetlerin tanzim edildiğini ve kendisine teslim edilen eşyalar ve eğitimler verildiği için bu senetlerin alındığını iddia ettiğini fakat bu iddiaların müvekkili ile hiç bir ilgisi ve alakası olmadığını ve iddia edilen hususlar ile müvekkile verilen senetlerin hiç bir ilgisi olmadığını, İşçi işveren iddialarının aksine davacı ilgili senetleri müvekkile olan borcundan dolayı verdiğini, davacı taraf sadece itiraz etmek ve ihtimale binaen ödeme emri ile takip talebinin ve ödeme emrinin farklı olması durumunda bu duruma itiraz ettiğini de belirtmiş olduğu, fakat ödeme emri ile takip talebi arasında bir faklılık veya değişiklik bulunmamakta olup, davacının bu itirazı yine yersiz olduğunu, davacı taraf senet alacaklısı gözüken kişi ile dava dışı ... şirketi avukatlarının aynı olduğunu belirttiği, ancak bunun huzurda ki dava ile nasıl bir ilgisi olduğunu anlaşılmadığı tarafılarınca farklı ve bağımsız kişilerin ve/veya şirketlerin avukatlığını yapmak onları fiili veya organik bağını olduğunu asla göstermeyeceği, bu durum borçlunun müvekkile borçlu olmadığını göstermeyeceği, borçlu borç senedini imzalayıp borcunun karşılığı olarak müvekkile verdiği, müvekkil ile ise arasında bir ilişkinin olup olmaması borcu ortadan kaldırmayacağı, borçlu borcundan mütevellit kambiyo senedi tanzim etmiş ve müvekkile verdiğini ve bunu ödemekle yükümlü olduğunu ve bu husular doğrultusunda davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, dosyanın İmza uyuşmazlığına ilişkin bononun düzenleme tarihi, alacaklı adının senetteki diğer unsurlarla aynı elin ürünü olup olmadığı, farklı tarihlerde ekleme ile tahrifat yapılıp yapılmadığı hususunda rapor düzenlenmesine karar verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İİK 72. maddeye dayalı icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkememizce davanın reddine kabulüne karar verilmiş olup; taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 19/06/2025 tarihli, ...Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile; "....... Mahkemece, davacının iddiaları üzerinde yeterince durulmayarak ve teminat iddiasının kambiyo hukuku ilkeleri dikkate alınarak yazılı delil bulunmadığı gerekçesi ile reddedilmiş ise de, iddianın içeriği ve delil olarak gösterilen zimmet sözleşmesi, iş mahkemesindeki uyuşmazlıklar, savcılık ve ceza mahkemesi dosyaları , davalının dava dışı işveren tanığı olarak diğer dosyalarda gösterilmesi, davalı ve dava dışı işverenin aynı avukatla temsil edilmesi iddiaları kapsamında menfi tespit talebine dayanak senedin işçi işveren ilişkisi kapsamında verildiği, davalının işverenle birlikte hareket ederek kötüniyetli doldurularak takibe konulduğu ileri sürülmüş olduğundan, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesinde iş mahkemelerinin görevi “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi” olarak belirlenmiş olmakla, işçi sıfatını taşıyan kişinin iş ilişkisi devam ederken düzenlediği senede dayalı talebiyle ilgili davanın , iş mahkemesinde görülmesi gerekir. İş Hukukuna hakim temel prensipler olan, işverenin sosyal ve ekonomik bakımından güçlü olması, ve kayıtları elinde bulundurmasına karşılık, zayıf durumda olan işçinin korunması gerektiği, dikkate alınarak, iş veren tarafından düzenlenen, düzenlenmesi istenen belgelere karşı ihtilaf halinde tanık ile ispat olanağı getirilmiştir. Bu nedenlerle davaya bakmak görevinin iş mahkemesine ait olduğu hususunun resen gözetilmesi ve görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun resen gözetilen sebeplerle kabulü ile HMK 353/1-a- 3 maddesi gereğince, kararın kaldırılmasına ve dosyanın görevsizlik kararı verilmek üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilerek..." dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kayıt edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 19/06/2025 tarihli, ...Esas ve...Karar sayılı ilamı ile tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; iş bu davaya bakmak görevinin iş mahkemesine ait olduğu görülmekle; 6100 sayılı HMK m. 114/I-c ve 115'e göre mahkememizin görevsiz olması nedeniyle davanın usulden reddine, HMK 20 maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliği ile kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde talep edilmesi halinde dava dosyanının görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-6100 sayılı HMK m. 114/I-c ve 115'e göre mahkememizin görevsiz olması nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-HMK 20 maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliği ile kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde talep edilmesi halinde dava dosyanının görevli ve yetkili İSTANBUL NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, 3-Belirtilen 2 haftalık süre içerisinde talepde bulunulmaması ve süresinden sonra talepte bulunulması halinde mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-HMK 331. md gereğince harç vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece karara bağlanmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/12/2025

Katip ... ¸

Hakim ... ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/554, K. 2025/896, T. 02.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-554-e-2025-896-k-ed318a038873