İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/545 E. 2025/1220 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/545
- Karar No
- 2025/1220
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/545 Esas KARAR NO : 2025/1220
DAVA : Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/08/2021 KARAR TARİHİ : 19/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile dava dışı üçüncü kişi .... arasında akdedilen 12/08/2015 tarihli anlaşma protokülüne müvekkilinin kefil sıfatıyla imza attığını, dava dışı borçlu üçüncü kişinin muaccel olan borcunu ödememesinden dolayı davalı alacaklı tarafından müvekkili aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesi'nin .... sayılı dosya ve Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyalar kanalıyla icra takibi başlatıldığını, her ne kadar müvekkilinin anılan protokole kefil sıfatıyla imza atmış olsa da sözleşmenin yapıldığı tarihte evli olan müvekkilinin eşinin, kefalete ilişkin rızasının ve imzasının sözleşmede bulunmadığını, dolayısıyla kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartlarından olan "eşin rızası" bulunmadığı için mezkur kefaret sözleşmesinin geçersiz olduğunu, geçersiz sözleşmeye dayalı başlatılan icra takiplerinden dolayı müvekkilinin davalı ... herhangi bir borcu bulunmadığını, bu nedenlerle davalarının kabulünü, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosya ile Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyanın takibinin öncelikle yargılama süresince tedbiren durdurulmasını ve neticeden iptalini, cebri icra tehdidi altında dosyalara yapılan ödemelerin istirdadını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı ... tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından davaya konu icra takiplerinden sonra işbu huzurda görülmekte olan davanın açıldığını, hak düşürücü süre içerisinde açılmayan işbu istirdat davasının reddini talep ettiklerini, huzurda görülmekte olan davaya konu uyuşmazlığın taraflarının tacir olduğu protokolden ve davacı aleyhine başlatılan icra takiplerinden kaynaklandığını, bu sebeple, gerek ticari nitelikteki uyuşmazlıklara ilişkin ve gerekse kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davaları için asliye ticaret mahkemesinde dava açılması gerekirken mahkememizde açılan işbu davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafın her ne kadar kötü niyetli bir şekilde huzurdaki davayı açmışsa da davanın açılış tarihinden altı yıl önce tarafların davaya konu protokolü imzalamak için bir araya geldiğini, davalı müvekkilinin sorusu üzerine, davacının kefilin yıllar önce eşinden boşandığının belirtildiğini, davacı tarafından her ne kadar davalı müvekkil ile dava dışı .... arasında imzalanan protokole davacı tarafın kefil sıfatıyla imza attığını, ancak davacının imza attığı tarihte evli olduğunu ve eşinin rızasının alınmadığı iddia edilerek işbu huzurda görülmekte olan dava açılmışsa da 28/03/2013 tarihli kanun değişikliği ile; ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibinin veya ticaret şirketlerinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme ya da şirketle ilgili olarak verilen kefaletler yönünden eşin rızasının aranmayacağı şeklinde düzenleme yapıldığını, bu nedenlerle usuli itirazlarının göz önünde bulundurularak öncelikle davanın usulden reddini, sayın mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde esasa ilişkin itirazları doğrultusunda haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddini, davacı borçlu aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kefalet sözleşmesine ilişkin menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı, dava dışı borçlu ile davalı arasındaki 12/08/2015 tarihli protokole kefil sıfatıyla imza attığını, imza tarihinde evli olması nedeniyle eş rızası bulunmadığından kefaletin geçerli olmadığını beyanla menfi tespit isteminde bulunmuştur. Davalı ise, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacının tacir olması nedeniyle görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, protokol düzenlenirken davacının eşinden yıllar önce belirttiğini, ayrıca davacının protokolde taraf olarak yer alan şirketin gizli ortağı durumunda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile, uyuşmazlığın ticari ilişkiden kaynaklı olması nedeniyle davanın nispi ticari dava niteliğinde olması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek davanın mahkememize geldiği ve işbu esasa kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Dava, kefalet sözleşmesinde eş rızasının bulunmamasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Marmara Kaymakamlığı Mal Müdürlüğünün 25/05/2024 tarihli cevabi yazısında; davacının 31/12/2020 tarihinde işi terk ettiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 176 ve 177. Maddeleri gereğince davacının ikinci sınıf tüccar olduğu, işletme defteri tuttuğu ve tacir olduğu anlaşılmıştır. Türk Borçlar Kanunu'nun 584.maddesine göre, bir eşin kefil olabilmesi için diğer eşin yazılı rızası gereklidir. Ancak eğer kefil olan kişi bir ticari işletmeyi yönetiyorsa ve bu kefalet bu işletme ile ilgiliyse; eğer kefalet bir şirket adına ve şirketin işleri gereği veriliyorsa tacirlerin ticari işletmeleri ile ilgili verdikleri kefaletlerde eş rızası aranmaz. Buna göre davalı ile dava dışı borçlu arasında akdedilen 12/08/2015 tarihli protokole davacının kefil sıfatıyla imza attığı, bu tarih itibariyle davacının tacir olduğu hususunun yukarıda belirtilen mal müdürlüğü yazı cevabı ile sabit olduğu, TBK 584. maddenin belirtilen düzenlemesi gereğince tacir olan davacı yönünden eş rızası alınmasının gerekmediği, somut olayın özellikleri gözetildiğinde aksinin kabulünün hakkın kötüye kullanılması anlamına geleceği ve hukukça korunamayacağı anlaşıldığından, Mahkememizin 12/03/2025 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmiştir. Mahkememizce verilen kararın istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 29/05/2025 tarih ve ... Esas - ...Karar sayılı ilamı ile "... yargılama sırasında davacı asil ...'ın 12/05/2024 tarihinde öldüğü tespit edildiğinden, HMK 55.maddesi dikkate alınarak ölenin veraset ilamının dosyaya ibrazı sağlanıp, mirasçıların davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle kararımızın kaldırılmasına karar verilmiştir. İstinaf kararı sonrası devam eden yargılamada davacı vekiline veraset ilamı sunması ve mirasçıları davaya dahil etmek üzere yetki ve kesin süre verilmiş, davacı vekilinin vekalet ilişkisini sona erdiğini beyan etmesi üzerine bu defa UYAP sisteminde tespit edilen davacının eşi ve çocuklarına veraset ilamını sunmaları ve davayı takip etme iradelerini açıklamaları için kesin süre verilmiş, verilen kesin sürede veraset ilamı sunulmayarak davanın takip edilmemesi halinde davanın usulden reddine karar verileceği hususunun ihtar edildiği görülmüştür. Mahkememizce yapılan ihtaratlı davetiyenin davacının eşi ... ile çocukları ..,.. ve ...'a tebliğ edildiği, ancak belirtilen mirasçılar tarafından veraset ilamı sunulmadığı ve davanın takip edilmediği görülmekle taraf teşkilinin sağlanamamış olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın REDDİNE, 2-Şartları oluşmadığı için davacı aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına, 3-Alınması gereken 615,40-TL harcın, peşin alınan 27.654,16-TL harçtan mahsubu ile bakiye 27.038,76-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine, 4-Karar tarihinde AAÜT üzerinden hesaplanan 244.706,62-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisi vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine, 5-Davacının yapmış olduğu tüm masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalının yapmış olduğu toplam 548,00-TL masrafın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-HMK 333 maddesi gereğince tarafların artan masrafı olur ise karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı taraf yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/11/2025
Başkan ... e-imzalıdır. Üye ... e-imzalıdır. Üye ... e-imzalıdır. Katip ... e-imzalıdır.