İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/536 E. 2026/367 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/536
Karar No
2026/367
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/536 KARAR NO : 2026/367

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/06/2025 KARAR TARİHİ : 14/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin aracında gerçekleşen hasar bedelinini belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davanın bu nedenle belirsiz alacak davası olarak açıldığını, davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesiyle sigortalı olan ---- plakalı aracın 13/12/2024 tarihinde müvekkiline ait ------ plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu dosyasında alınan bilirkişi raporunda ------- plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, araçta oluşan hasar onarım bedeli zararının poliçe limitleri dahilinde ödenmesi amacıyla Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu, "Uyuşmazlık dosyasından el çekilmesine" kararı verildiğini, düzenlenen kaza tespit tutanağına istinaden müvekkilinin aracında gerçekleşen hasarın tazmini amacıyla davalıya ait aracın ZMM sigorta şirketine karşı Sigorta Tahkim Komisyonuna müracaat edildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ------ başvuru numaralı dosyasında aldırılan bilirkişi raporunda KDV Dahil 235.924,89-TL Hasar onarım bedeli olduğu belirtildiğini, Hakem Heyetince aldırılan bilirkişi raporunda müvekkilinin aracında KDV'li iskontosuz 235.924,89 TL hasarın oluştuğunu, karşı aracın kazada % 100 oranında kusurlu olduğunu, ZMM sigorta şirketi ---.) tarafından ödeme yapılmadığı tespitinin yapıldığını, bilirkişi tarafından tespit edilen hasar onarım bedelinin tazmin edilmesi gerektiğini, müvekkiline ait araçtaki hasar miktarının bu tutardan daha fazla olduğunu, gerçek zararın tespit yapılması gerektiğini, zorunlu arabuluculuk dava şartının bulunmadığını, dava öncesi 13/01/2025 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu iddia ederek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davasının kabulünü, şimdilik 100,00 TL hasar bedeli tazminatının poliçe limitleri dahilinde davalı şirketin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faizi ile tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, ----- plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının taleplerine konu kazada müvekkili şirket nezdinde sigortalı olan aracın kusurunun bulunmadığını, Tramer kaydına göre davacının işleteni olduğu aracın sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunu, bu nedenle müvekkilinin sigortalısının kusurdan yoksun olduğundan iş bu davada yer alan davacıya herhangi bir ödeme yapmasının söz konusu olmayacağını, arabuluculuk dava şartı sağlanmadığını, davacının dava yoluna gitmeden önce dava şartı olan müvekkili şirkete başvuru şartını yerine getirmediğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacının gerekli belgeleri tam ve eksiksiz olarak müvekkiline ibraz etmediğini, zamanaşımı definde bulunduklarını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, yeniden kusur oranının tespiti için bilirkişi raporunun alınması gerektiğini, hasar bedeli hesaplamasının sigortacılık teamülüne ve mevzuata uygun şekilde yapılması ve davacının kasko şirketi nezdinde onarım yapılıp yapılmadığının ve ödeme alınıp alınmadığının tespit edilmesi gerektiğini, araç hasarı talebine ilişkin davacının yokluğumuzda tanzim ettirdiği fatura, eksper raporu ve delil tespiti sonuçlarının kabulü mümkün olmadığını, kaza tarihine göre model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen motorlu araçlarda ise hasar gören parça, onarımı mümkün değilse öncelikle orijinali ile değiştirildiğini, orijinal parçanın bulunmaması durumunda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değiştirildiğini, davacının aracının kaza tarihindeki yaşı 3’ten fazla olduğu göz önüne alındığında eşdeğer parça kullanılmasını engelleyen herhangi bir durum bulunmadığını, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, hasar bedeline KDV dahil edilmemesi gerektiğini, davacının görevlendirdiği eksper raporu esas alınarak karar verilemeyeceğini, davacının talep etmesi gereken faizin yasal faiz olduğunu savunarak; davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.

DELİLLER : Sigorta Tahkim Komisyonu, Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü, ------ müzekkere yazıldığı görüldü.Davacı vekili tarafından 09/02/2026 tarihli bedel artırım dilekçesi sunduğu görüldü. Makine Mühendisi Bilirkişi ---- ve Sigorta Uzmanı Bilirkişi ----- tarafından hazırlanan 19/01/2026 tarihli heyet raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür. A-) Sürücü ---- yönetimindeki ----plakalı aracı ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda birinci derecede etkenlik arz ettiği için: 8/8 ORANINDA % 100 ASLİ KUSURLU OLDUĞU, B-) Sürücü ---- yönetimindeki ----- plakalı aracı ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı yönetmelikte belirtilen sürücülerin uyması zorunlu kurallara riayet ettiği bu kazanın oluşumunda alabileceği herhangi bir tedbir ve önlem bulunmadığından kendisine kusur izafe edilmesinin uygun görülmediği ve kazanın meydana gelişinde ATFI KABİL KUSURU bulunmadığı, C-) 13.12.2024 tarihinde meydana gelen kaza da Trafik kazası tespit tutanağındaki bilgiler ve dosya içeriğinde bulunan ---- EKSPERTİZ tarafından sunumu yapılmış mevcut hasarlı parça bilgilerinin, ----- plakalı araç üzerinde oluşan hasarlı parçalar ile uyumlu ve kazanın meydana geldiği yerin karayolu niteliğinde olduğu değerlendirmesi yapılmıştır. D-) Bu bilgiler dâhilinde ----- plakalı, --- marka, ---- tipi, ------ model araçta oluşan Hasar bedeli için, derdest davaya konu ettiği ve davalının tazmin etmesini istediği toplam zararının, “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle, HASAR BEDELİ = 467.749,44 TL olduğu, E-) Davalı ----- tanzim ettiği ------ nolu ZMMS poliçesinin, kaza tarihi olan 13/12/2024 günü itibarı ile ----- plakalı araç için ZMM Sigorta örtüsü sağladığı, bu halde Davalı ----- tanzim ettiği ZMMS poliçesi ile --- plakalı aracın, ------ plakalı araca verdiği zararının %100’ lük kısmından na göre teminat limitine kadar sorumlu olduğu, teminat limitini aşan kısmından sorumluluğunun bulunmadığı,

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, davacının maliki olduğu ----- plakalı araç ile davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu ------- plakalı aracın karıştığı 13/12/2024 tarihli trafik kazası nedeniyle maddi hasara ilişkin zararın giderilmesi amacıyla açılan tazminat davasıdır. Dava konusu alacağın 13/12/2024 tarihli trafik kazası nedeniyle kaynaklandığı, alacağın KTK 109 maddesi uyarınca zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, 23/06/2025 tarihinde davanın açılmasıyla TBK 154/1-b.2 uyarınca zamanaşımının kesildiği, bu sebeplerle dava tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleşmediği kanaatine varıldığından davalının zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ----- sayılı başvurusu ile uyuşmazlık konusunun tahkim yargılamasına konu olduğu, STK İtiraz Hakem Heyeti'nin ---- sayılı kararı ile "Uyuşmazlık dosyasından el çekilmesine" karar verildiği görülmüştür. Davacının KTK 97 uyarınca davalıya başvurusunu 13/01/2025 tarihinde ilettiği, anılan madde uyarınca özel dava şartının yerine getirilmiş olduğu görülmüştür. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz" hükmünü öngören 18/A-18 maddesi uyarınca, KTK 97 uyarınca zorunlu bir alternatif uyuşmazlık çözüm yolu getirilmesi ve yine tarafların uyuşmazlığı tahkim yoluna taşımış olması nedeniyle uyuşmazlığın (davanın) zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı anlaşılmıştır (emsal Yargıtay ---- Hukuk Dairesi'nin 08.05.2024 tarih ve --- Esas ve ----- Karar sayılı ilamı, Yargıtay------Karar sayılı ilamı).Davacı vekili tarafından 09/02/2026 tarihinde "Netice-i talebimizi fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tutarak bilirkişi raporu ve poliçe limiti doğrultusunda 199.900,00 TL daha arttırdığımızı, poliçe limitleri dahilinde 200.000,00 TL bedelin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ederiz." talebini içerir bedel artırım dilekçesi ibraz ettiği görülmüştür.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473/1 maddesi uyarınca "Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder." 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1478 maddesi uyarınca "(1) Zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla, doğrudan sigortacıdan isteyebilir." Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi trafik kazasından kaynaklanan maddi hasara ilişkin tazminat davası olduğu, davalı sigorta şirketinin hasarın sigorta poliçesi kapsamında kalması nedeniyle sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında zarardan sorumluluğunun olduğu, bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, davalı sigortalısının olayın gerçekleşmesinde tamamen kusurlu olduğu, mahkememizce de olayın gerçekleşme biçimine göre bilirkişi raporu ile tespit edilen kusur durumunun somut olayın gerçeklerine ve hakkaniyete uygun bulunduğu, yine aynı rapor ile davacının maddi hasardan kaynaklanan zararının 467.749,44 TL olarak tespit edildiği, zararın sigorta teminat limitini aşması nedeniyle davalının kaza tarihinde teminat limiti olan 200.000,00 TL ile sınırlı sorumlu bulunduğu, somut olayda sigorta şirketi yönünden temerrütün KTK 99 uyarınca başvuru tarihinden sekiz iş günü sonrası olan 24/01/2025 tarihinde gerçekleştiği, somut olayda davalının sigortalısına ait aracın yarı ticari kamyonet olması davalının sigortalısının tacir olmaması ve onun yönünden işin ticari iş kapsamında kalmaması nedeniyle alacağa yasal faiz işleyeceği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın KABULÜ ile, maddi hasara ilişkin 200.000,00 TL maddi tazminatın 24/01/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine 2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (200.000,00 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 13.662,00 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 615,40 TL peşin harç ve 3.416,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 9.630,60 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan 1.318,30 TL dava açma masrafı, 3.416,00 TL tamamlama harcı ve 15.097,50 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 19.831,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendileri üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 6-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (200.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Uyuşmazlık zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığından ve arabuluculuk ücreti sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/536, K. 2026/367, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-536-e-2026-367-k-d60fbbf32876