İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/531 E. 2026/11 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/531
- Karar No
- 2026/11
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/531 Esas KARAR NO :2026/11
DAVA:Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ:19/07/2025 KARAR TARİHİ:13/01/2026
Mahkememizde görülen Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı firmadan ... fatura numarası ile ... model akıllı saat satın aldığını, teslim edilen ürünün üç kez servise gittiğini, her defasında değişim yapılmasına rağmen aynı arızanın tekrar meydana geldiğini, yeni gönderilen ciharlarda da sorunun çözülmediğini, bu durum ürünün teknik olarak seri ya da kronik arızalı olduğunu ortaya koyduğunu belirterek; davanın kabulüne, müvekkilinin ürünü iade etmesi karşılığında ürün bedelinin davalıdan tahsiline, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin müşteri memnuniyetinin sürekli kıldığını, müvekkilinin kendisine atfedilen yükümlülüklerini bilerek eksiksiz yerine getirmek üzere azami özen ve çabayı gösterdiğini, davacının davaya konu ürün hakkında yaşadığı problemler nedeniyle müvekkili şirkete yaptığı başvurular üzerine cihazın garanti kapsamında değiştirilerek sorunların giderildiğini, davacının ileri sürdüğü ayıp iddiasını destekler nitelikte teknik bir rapor veya belge sunmadığını belirterek; davanın reddine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava; Ticari Satıma Konu Malın İadesi İle Alacak İstemine İlişkindir. Somut uyuşmazlık; davacının davalı şirketten aldığı akıllı saatin geri alınması kaydıyla ödenen bedelin iadesi isteğine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 23/1-c maddesi; "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 223/2. maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Satış sözleşmesinde, satıcı zapttan ve ayıptan ari bir şekilde satılanın, mülkiyetini geçirmek amacıyla, zilyetliğini alıcıya devretmekle yükümlüdür. Satılanın ayıplı olması halinde alıcı TBK'nın 227/1. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarını kullanabilir. Anılan maddenin 2. Fıkrasında da alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklı tutulmuştur. Davacı tarafça alınan akıllı saatin toplamda üç defa ihtirazi kayıtsız olarak değiştirilerek yenisinin verildiği dosya kapsamından sabittir. Akıllı saatin iade ve değişim gerekçesinde; " Cihazı sessize aldığımızda bir süre sonra titreşim ile uyarıyı hissetmiyoruz" şeklindeki gerekçenin olduğu da görülmekle, hayatın olağan akışı içerisinde alınan teknolojik ürünün yenisiyle değiştirilmesine rağmen aynı hatayı üç kez vermesi pek makul kabul edilebilecek durum olmayıp, davacı tarafından beklenen faydanın elde edilemediği aşikar olup, süresinde ayıp ihbarının da yapıldığı anlaşılmakla, bu aşamadan sonra davacının saatin iade edilerek ödenen bedelin iadesi yönünde talepte bulunması hukuken korunabilir niteliktedir. Hukuki bilgi çerçevesinde teknik bilgi gerektirmeyen konuda dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi de "Adil Yargılanma Hakkı" ihlali niteliğine yol açacağından dosya bilirkişiye tevdi edilmemiştir. Belirtilen açıklamalar ışığında, karşılıklı edimler içerecek şekilde davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KABULÜ ile; taraflar arasındaki sözleşmenin feshi ile, davacıya son olarak değişim neticesinde verilen ... İmei numaralı ..., Watch Ultra2, 49 mm, ..., ...model saatin davacı tarafından davalıya iadesi koşuluyla davacı tarafça davalıya ödenen 39.999,00-TL bedelin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 2.732,33-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 683,09-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.049,24-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 39.999,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 1.298,49-TL ilk gider, 63,50-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.361,99-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda davanın miktarı ve niteliği itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 13/01/2026
Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır .