İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/528 E. 2026/97 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/528
Karar No
2026/97
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/528 Esas KARAR NO : 2026/97

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/07/2025 KARAR TARİHİ : 17/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket tarafından davalı sigorta şirketi lehine "... İç Ve Dış Tic. AŞ. Hasar Onarım" konulu hizmet gerçekleştirildiğini, bu hizmetin karşılığında 03.03.2025 tarihli ve 7.535.000 TL bedelli fatura tanzim edildiğini, davalı tarafından faturaya itiraz edilmeyerek kesinleştiğini, ancak davalının verilen hizmet karşılığında yüklendiği para ödeme borcunu yerine getirmediğini, bunun üzerine aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2025/... E. Sayılı dosyasıyla 7.535.000 TL asıl alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığını, davalı borçlunun ödeme emrinin tebliğini müteakip borca haksız olarak itiraz ettiğini ve bu itiraz nedeniyle takibin durduğunu, her ne kadar davalı borca itiraz etmişse de 20.06.2025 tarihinde fatura karşılığı olan 7.535.000 TL'yi müvekkile ait banka hesabına "...-7195 nolu hasar dosya tazminat ödemesi" açıklamasıyla ödediğini, bu ödemenin, icra takibinden sonra yapıldığı için öncelikle işlemiş temerrüt faizine ve diğer fer'i alacaklara mahsup edilmesi gerektiğini, davalının ödeme yaptığı tarih olan 20.06.2025 tarihi itibarıyla takip dosyasında tahakkuk etmiş toplam borç miktarının işlemiş faizlerle birlikte 9.240.923,32 TL olduğunu, davalı tarafından haricen ödenen 7.535.000 TL'nin öncelikle fer'i alacaklara mahsup edildiğinde, 1.705.920,32 TL tutarında bakiye asıl alacak kaldığını, bu doğrultuda arabuluculuk başvurusunda bulunulmuşsa da görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamadığını, davalının icra takibine haksız yere itiraz ederek işlemleri sürüncemede bıraktığını ve müvekkilin yargı yoluna başvurmasına neden olduğunu, bu nedenle bakiye asıl alacak yönünden İİK m. 67 uyarınca kısmı olarak itirazın iptali yoluna başvurma zorunluluğu doğduğunu, davalının borcunu haksız yere inkâr ettiğini, takibe itiraz ettiğini ancak sonradan borcun esasını kabul ederek ödediğini, bunun kötü niyetli itirazı gösterdiğinden kendisi hakkında asıl alacağın %20'sinden aşağı olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile müvekkil sigorta şirketi arasında hasar onarım hizmeti gerçekleştirildiğini, bu hizmet bedelinin 7.535.000,00-TL tuttuğunu, müvekkil sigorta şirketi tarafından davacıya 20.06.2025 tarihinde ödeme yapılmasına rağmen davacının haksız ve kötü niyetli olarak müvekkil sigorta şirketi aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2025/... E. Sayılı dosyası ile 7.535.000,00-TL alacak talebiyle icra takibi başlattığını, bu takibe süresi içinde ve haklı olarak itiraz edildiğini, davacı tarafından müvekkil aleyhine başlatılmış olan icra takibinin kötü niyetli ve haksız olduğunu, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun 09.04.2025 tarihli kararıyla müvekkil ... Sigorta A.Ş.'nin tüm branşlarda yeni sigorta sözleşmesi akdetme ve temdit yetkisinin kaldırıldığını, SEDDK kararı kapsamında ödemelerin kamu otoritesi tarafından SEDDK'nın izin verdiği ölçüde yürütüldüğünü ve müvekkil şirketin ödemeler konusunda karar alma yetkisi bulunmadığını, bu durumda müvekkil sigorta şirketini, davacıya yapılan ödemesinde yaşanan gecikme kapsamında sorumlu tutmanın hakkaniyete aykırılık teşkil edeceğini belirterek, haksız ve kötü niyetli olarak açılmış bulunan itirazın iptali davasının öncelikle usulden, aksi halde müvekkil şirketin, davaya konu alacak talebi hakkında herhangi bir hukuki sorumluluğu bulunmaması nedeniyle esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiğini, davanın reddini savunmuştur. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğü 2025/... esas sayılı dosyası, fatura ve ödeme dekontu, arabuluculuk son tutanağı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine açılan .... İcra Müdürlüğünün 2025/... E. Sayılı dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından davalı sigorta şirketi lehine "... İç Ve Dış Tic. AŞ. Hasar Onarım" konulu hizmetin ifa edildiğini, hizmet karşılığında davacı tarafından ... numaralı, 03.03.2025 tarihli ve 7.535.000,00 TL bedelli faturanın düzenlendiğini ve faturanın kesinleştiğini, davalı taraf aleyhine 7.535,000,00 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını, icra takibi başlatıldıktan sonra 20.06.2025 tarihinde fatura karşılığı olan 7.535.000 TL'nin "...-... nolu hasar dosya tazminat ödemesi" açıklamasıyla ödendiğini, ödeme her ne kadar asıl alacak miktarı kadar yapılmış gibi görünse de fer’i alacaklar düşüldükten sonra asıl borcun tamamının ödenmediğini, davalının .... İcra Müdürlüğü 2025/... E. dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının 1.705.920,32 TL asıl alacak yönünden iptaline, takip öncesindeki faiz alacakları baki kalmak kaydıyla takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesine, 1.705.920,32 TL asıl alacak ve fer'ileriyle birlikte takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi tarafından davacıya olan borcunun tamamının ödendiğini, davacının iddia ettiği yönde .... İcra Müdürlüğü 2025/... E. Sayılı dosyasında itirazın iptaline ve icra takibinin devamına karar verilmesi halinde davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceğini belirterek davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. .... İcra Müdürlüğünün 2025/... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 7.535.000,00 TL borcun ödenmesi amacıyla 08/04/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 14/04/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 17/04/2025 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 20/05/2025 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. Davalı tarafından takip tarihinden sonra yapılan 20/06/2025 tarihli 7.535.000,00 TL bedelli ödeme ve ödeme tarihi dikkate alınarak TBK 100 maddesine göre önce faiz ve masraflardan mahsup edilmek suretiyle, dava tarihi itibariyle icra takibinde borç alacak tutarının tespiti için mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verildiği, Mali Müşavir Bilirkişi tarafından 04/12/2025 tarihli düzenlenen bilirkişi raporuna göre; ".... İcra Müdürlüğü 2025/... E. Sayılı dosyasında takibin dayanağı davacı tarafça davalıya düzenlenmiş ... nolu 03.03.2025 tarihli “... ... İç Ve Dış Tic A.ş Hasar Onarım Bedeli” açıklamalı 7.535.000,00 TL tutarlı fatura olduğu, dosya muhteviyatından davalı tarafça 20.06.2025 tarihinde “ ...--... Nolu Hasar Dosya Tazmınat Ödemesı” açıklaması ile fatura içeriğinde yazılı hizmetin ödemesini yaptığı, 7.535.000,00 TL tutarındaki ödemenin ödeme tarihi dikkate alınarak, TBK 100 maddesine göre önce faiz ve masraflardan mahsup edildiğinde 7.535.000,00 TL ödemenin 732.030,41 TL ‘si faiz, 973.892,91 TL ‘si masraf, 5.829.076,68 TL ‘si ise ana para borcundan mahsup edilmesi gerektiği, dava tarihinde icra kapak hesabı da dikkate alındığında; 1.705.923,32 TL ana para borcu, 20.06.2025 tarihinden 09.07.2025 dava tarihine kadar 38.406,64 TL faiz borcu olmak üzere toplam borç 1.744.329,96 TL hesap edildiği" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede borçlunun itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamışken itiraza konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak, dava açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır. Zira itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle duran takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşeceğine göre gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukuki yarar olmayacaktır. Bunun gibi, takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda da ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenen miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukuki yarar yoktur. (Yargıtay HGK'nın 2017/11-80 Esas, 2017/889 Karar sayılı ve 03/05/2017 tarihli; 2011/19-532 Esas, 2011/640 Karar sayılı ve 19/10/2011 tarihli; 2011/13-29 Esas, 2011/56 Karar sayılı ve 09/02/2011 tarihli kararları) İcra takibine başlanılmasından sonra, itirazın iptali davasının açıldığı tarihten önce TBK'nın 100. maddesine göre, yapılan kısmi ödemelerin öncelikle takipten önce ki işlemiş faiz +takipten ödemeye kadar işleyecek faiz, icra vekalet ücreti, harç ve takip masraflarına mahsup edilmesi gerekir. Somut olayda; davacı tarafından verilen hizmet ve düzenlenen fatura ve bedeline yönelik taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dava dilekçesinde icra takibinde kalan 1.705.920,32 asıl alacak miktarı için itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir. Yukarıda belirtilen Yargıtay HGK kararında ilkeleri belirlendiği üzerine dava tarihi itibariyle kısmen ödenen alacak için de itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığından kısmi ödemelerden sonra dava tarihi itibariyle kalan alacağın TBK'nın 100 maddesi uyarınca hesabı gerekmektedir. Mahkememizce bilirkişiden TBK nın 100 madde uyarınca hesaplama yapılması istenilmiş olup düzenlenen bilirkişi raporunda TBK 100 maddesi uyarınca yapılan hesaplama doğrultusunda davacının dava tarihi itibariyle 1.705.923,32 TL ana para alacağı, 38.406,64 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 1.744.329,96 TL alacaklı olduğu tespit edildiğinden düzenlenen bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğundan hükme esas alınarak ve davacının talebi ile bağlı kalınarak davacı tarafça açılan davanın kabulü ile; davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasındaki; borçlu davalı tarafından 1.705.920,32 TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin borçlu davalı yönünden belirtilen miktar yönünden dava (28/07/2025) tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte kaldığı yerden devamına, asıl alacağın %20'si oranında (341.184,06 TL) icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- a.) Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasındaki; borçlu davalı tarafından 1.705.920,32 TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin borçlu davalı yönünden belirtilen miktar yönünden dava (28/07/2025) tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte kaldığı yerden devamına, b.)Asıl alacağın %20'si oranında (341.184,06 TL) icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken 116.531,42-TL harçtan daha önce ödenen toplam 615,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 115.916,02-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 256.828,84-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvuru harcı ve 615,40-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 7.000,00-TL Bilirkişi ücreti ve 301,00-TL posta giderinden ibaret toplam 7.301,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 17/02/2026

Katip ... e-imzalı*

Hakim ... e-imzalı*

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/528, K. 2026/97, T. 17.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-528-e-2026-97-k-a75e43d01ca0