İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/526 E. 2026/187 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/526
Karar No
2026/187
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/526 KARAR NO : 2026/187

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/06/2025 KARAR TARİHİ : 26/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki mevcut olduğu, taraflar arasında Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedildiği ve bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirket elektrik kullandığı, Davalı/borçlu şahıs ise, Davalı/borçlu şirketin yetkili temsilcisi olduğu, davalı/borçlu şirketi münferiden temsile yetkili bulunduğu, ayrıca, müvekkili şirket ile imzalanan elektrik enerjisi satış sözleşmesi'nde de ticari kefaleti bulunmadığı, ancak ticari kefaletleri bulunmasına rağmen takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiği, davalı şirketin imzaladığı sözleşmedeki sözüne uymayıp faturayı ödememesi basiretli tacir ilkesiyle bağdaşan bir davranış olmadığı, davalı şirket ve şahsın elektrik tüketimi yapmış olmasına rağmen takibe konu faturaları ödemediği, davalı şirketin ve şahsın imzaladığı sözleşmedeki sözüne uymayıp faturayı ödememesi basiretli tacir ilkesiyle bağdaşan bir davranış olmadığı, kaldı ki, davalı şirket ve şahıs tahakkuk ettirilen faturaya 8 günlük sürede itiraz da etmediği, davalılar elektrik tüketim faturalarından olan 03/02/2025 tarihli ------ numaralı faturayı ödemedikleri, davalıların borca itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve borca haksız olarak itiraz etmiş olması ve müvekkili şirketin alacağının likit olması nedeniyle; borçluların % 20’den aşağı olmamak üzere icra-inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının düzenlemiş olduğu faturalar kullanılan elektrik enerjisi ile orantılı olmadığı, davacı firma ile müvekkili arasından elektrik tüketimine ilişkin sözleşme imzalandığı, müvekkilinin sözleşmeye uygun bir şekilde elektrik tüketimine başlamışsa da davacı şirketin düzenlendiği faturalar tüketimle orantılı olmadığı, davacı şirket düzenlemiş olduğu faturalarda müvekkilin tüketimini aşan tüketim bedellerini faturalara yansıttığı, öyle ki sözleşme feshinden sonra müvekkili dava dışı ----elektrik hizmeti alınmaya başlandığı ve müvekkilin tüketimi değişmemesine rağmen ödemiş olduğu fatura bedeli ile tüketildiği belirtilen kilowatt arasında ciddi farklar gözlemlendiği, davacı şirket sözleşmeyi feshetmeden evvel bu husus defalarca kendisine iletilmesine rağmen tüketim ölçüsünde faturalandırma yapıldığı cevabı verildiği bu hususta keşif yapılmasını, örnek verilirse davacı firmaca düzenlenen 03.02.2025 tarihli faturaya göre müvekkili şirket 77.861,7 Kilowatt tüketim gerçekleştirdiği, hemen takip eden ayda ise ----- tarafından 31.03.2025 tarihli fatura düzenlendiği ve bu faturaya göre müvekkilin 43.975,00 kilowat tüketim gerçekleştirdiğinin belirlendiği, davacı şirketin müvekkilinin bulunduğu binadaki diğer abonelerinin tüketim bedelini de müvekkile düzenlendiğinin ve bu tutarların faturalara yansıttığı düşünüldüğü, aksi halde müvekkilinin aynı tüketimde bulunmasına rağmen yeni şirketten aldığı hizmete 250.000 TL ile 300.000 TL arası tüketim gerçekleştirmekteyken davacı şirket bu tutar 450.000 TL - 500.000 TL arasında olduğu bu durumun davacı şirket haksız faturalar düzenlediği ve müvekkilinden haksız kazanç elde ettiği, davacı haksız olarak düzenlenen bu faturalardan ------ nolu faturayı ve takip öncesi işlediği iddia olunan faiz tutarlarını Merkezi Takip Sistemi'nin -----. dosyasında takibe konu ettiği, davacının düzenlemiş olduğu faturaların içeriği doğru olmadığından davacı şirket tarafından düzenlenen faturaları konu alan icra takiplerine itiraz edildiği beyan edilmekle, davacı işbu dava ile 515.575,60 TL, ---- Asliye Ticaret Mahkemesi --- 484.611,99 TL, ----- Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü'nün -----sayılı dosyası 591.233,99 TL, ----- Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin ---- 949.048,48 TL talep ettiği, takibe ve davaya konu edilen tutarların bedeli sözleşmede müvekkilinin kefalet bedeli olan 1.500.000 TL'yi aştığı, dolayısıyla davacının müvekkili ... yönünden bu yönüyle de reddine karar verilmesini, teselsül karinesi uyarınca borçlu açısından ticari iş niteliği taşıyan bir borca kefil olunması halinde borçlunun taahhüdünü yerine getirmediği veya ödemeyi yapmadığı hususu ihbar edilmeden kefillere temerrüt faizi yürütülemeyeceği, davacı müvekkili ...'e ihbarda bulunmamasına rağmen dava ve takibe konu ettiği alacaklara temerrüt faizi uygulandığı, mahkeme aksi kanaatte olması halinde dahi davacı ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğinden davanın kabulü halinde müvekkil ... yönünden temerrüt faizine hükmedilmemesini beyan etmiş davanı reddini savunmuştur.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ---- Merkezi Takip Sistemi İcra Müdürlüğünün ------- Esas sayılı dosyası icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır. İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır. b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır. c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ------ Merkezi Takip Sistemi İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyası takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; davalı tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Dosya incelenmek üzere elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi edildiği, 13/11/2025 tarihli, bilirkişi raporunda özetle; Davacının tahakkuk ettiği fatura hesabının, sayaç değerine göre hesap edildiği ve işbu hesabın yerinde olduğuna kanaat getirildiği, incelemesi yapılan; Elektrik Sözleşmesi İncelemesi: -31/08/2022 tarihinde akdedildiği, -36 ay süre ile geçeri olduğu, Davaya Konu 03/02/2025 tarihli Fatura İncelemesi: -77.861,70 kwh tüketim miktarının olduğu, -248.592,70 TL aktif enerji Bedeli, 108.682,79 TL Dağıtım Bedeli, 51.629,94 TL gecikme bedeli, 12.429,64 TL ETV, 84.267,01 TL KDV ile toplamda 505.602,08 TL fatura bedelinin olduğu, -Son ödeme tarihinin 07/02/2025 olduğu, Faturalara Konu Tüketim Miktarı İncelemesi: -31/12/2025 Fatura Dönemi 94.302,90 kwh enerji tüketimi - üzerinden yapıldığı, -31/01/2025 Fatura Dönemi 77.861,70 kwh enerji tüketimi -- üzerinden yapıldığı, -28/02/2025 Fatura Dönemi 48.527,40 kwh enerji tüketimi ---- üzerinden yapıldığı, -31/03/2025 Fatura Dönemi 43.975,80 kwh enerji tüketimi ------ üzerinden yapıldığı, -30/04/2025 Fatura Dönemi 49.413,90 kwh enerji tüketimi --- üzerinden yapıldığı, -31/05/2025 Fatura Dönemi 81.428,55 kwh enerji tüketimi ------ üzerinden yapıldığı, -30/06/2025 Fatura Dönemi 64.581,60 kwh enerji tüketimi ---- üzerinden yapıldığı, dosya muhteviyatına davalı tarafından sunulan fatura suretlerinden elde edilen bilgiler ışığında, davalının, davacı ---- ve sonrasında ------ şirketinden edindiği enerjinin tüketim miktarına ilişkin grafiği incelendiğinde, davalının dönemsel olarak enerjisinin her iki tedarikçiden de azalan ve artan oranda enerji tükettiği analiz edildiği, davalının iddia ettiği şekilde davacının fazla tüketim miktarı hesaplamadığı, davalının dönemsel iş yoğunluğuna göre enerji tükettiği anlaşıldığından davalının iddiasının yerinde olmadığının belirlendiği, raporun sonuç kısmında; dosya muhteviyatına davalı tarafından sunulan fatura suretlerinden elde edilen bilgiler ışığında, davalının, Davacı --- ve sonrasında ------ şirketinden edindiği enerjinin tüketim miktarına ilişkin grafiği incelendiğinde, davalının dönemsel olarak enerjisinin her iki tedarikçiden de azalan ve artan oranda enerji tükettiği analiz edilmiş olup, davalının iddia ettiği şekilde davacının fazla tüketim miktarı hesaplamadığı, davalının dönemsel iş yoğunluğuna göre enerji tükettiği anlaşıldığından davalının iddiasının yerinde olmadığı, davacının tahakkuk ettiği fatura hesabının, sayaç değerine göre hesap edildiği ve işbu hesabın yerinde olduğu mütala edilmiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Bilirkişi tarafından yapılan teknik inceleme ve hesaplama dosya içeriğine, hadiseye uygun bulunduğundan ve davalının elektrik kullanımından kaynaklı faturalar nedeniyle borçlu olduğundan bilirkişi raporu ile sabit olduğu, bilirkişi raporundaki hesaplama mahkememizce de hükme esas kabul edilmiştir. Davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Alacağın varlığı ve miktarı likit olduğundan mahkemece koşulları oluşan icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM: (Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere) Davanın KABULÜNE, 1-Davalıların Merkezi Takip Sisteminin ------ Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazların iptaline, takibin aynen devamına, 2-Kabulüne karar verilen alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca, takibe konu alacağın takdiren %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalılardan alınıp davacıya verilmesine 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 35.218,96 TL harcın, dava açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 8.804,75 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 26.414,21 TL nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 8.804,75 TL peşin harç toplamı 9.420,15 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 345,00 TL tebligat- müzekkere reddiyatı, 7.500,00 TL bilirkişi reddiyatı olmak üzere toplam 7.845,00 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 82.492,10 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından peşin yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalılar vekilinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/526, K. 2026/187, T. 26.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-526-e-2026-187-k-c36acbdf7083