İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/511 E. 2025/840 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/511
Karar No
2025/840
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... "TÜRK MİLLETİ ADINA" T.C. GEREKÇELİ KARAR KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : KARAR NO :

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : TASFİYE MEMURU : DAVA : Limited Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; ihyası istenilen ... Tic. Ltd. Şti.nin müvekkiline borcu nedeniyle Konya . İcra Dairesinin ... Esas (Eski Esas:... ) sayılı dosyasıyla icra takibine başlandığını, icra işlemlerini devam ederken borçlu şirketin 20.07.2015 tarihinde terkin edildiğini, müvekkilinin alacağının borçlu şirketin terkininden önce doğduğunu, müvekkilinin alacağının hüküm altına alınmadan borçlu şirketin terkinine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, usulüne uygun bir terkin olmadığını, hak düşürücü süreye bakılmaksızın şirketin ihyasının gerektiğini beyan ederek, ... Tic. Ltd. Şti.nin ihyasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. Davalı Ticaret Sicili Müdürlüğü, ihyası istenilen şirketin terkin işleminde herhangi bir kusurlarının bulunmadığını, bu davalarda yasal hasım olduklarını beyan ederek, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde tasfiye memuru da tayin edilmesini ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir. İhyası istenilen şirkete ve bu şirketin terkinine ilişkin ilgili ticaret sicili müdürlüğü kayıtları ve Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası getirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, limited şirketin ihyası isteminden ibarettir. Taraflar arasındaki ihtilaf; ... Ticaret Ltd. Şti.'nin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için ihyasının gerekip gerekmediği, ihya kararı verilecek ise tasfiye memuru atanmasının gerekip gerekmediği, gerekirse kimin atanacağı, tasfiye memuruna ve/veya memurlarına ücret takdir edilmesinin gerekip gerekmediği ve davanın kabulü halinde yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilip yükletilemeyeceği hususlarından ibarettir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... E. ... K. sayılı ilamı; "... 11. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirketlere anılan madde hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir. Buna göre davacı sıfatıyla açılmış bir davası bulunan yahut aleyhine açılan bir davada davalı sıfatıyla yer alan şirket hakkında anılan geçici madde kapsamında resen terkin işlemi yapılamaz. Anılan fıkranın uygulanması için şirketin davacı veya davalı sıfatıyla yer aldığı davaların, şirketin terkin tarihinden önce açılmış ve derdest nitelikte olmaları zorunludur. Bu çerçevede 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci madde kapsamında terkini amaçlanan şirketin taraf olarak yer aldığı bir davanın bulunmasına rağmen yapılacak resen terkin işlemi, aynı maddeye aykırılık teşkil edecek olup hukuka uygun bir terkin olarak nitelendirilemez. Ancak şartların varlığının tespiti sonrasında 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul yerine getirilerek ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin terkin tarihinden sonra aleyhine bir dava açılmasına dayanılarak şirket hakkında ifa edilen resen terkin işleminin hukuka aykırı olduğu söylenemez. Başka bir deyişle anılan geçici madde dâhilinde resen terkin için gerekli tüm şartları ihtiva eden bir şirketin ticaret sicilinden terkini sonrasında aleyhine bir dava açılması, anılan geçici madde kapsamında ifa edilen terkin işlemini usulsüz hâle getirmez. ... 15. Esasen bu tür sebeplere dayalı olarak açılan davada şirketin ihyasını talep eden davacı, ticaret sicil müdürlüğünce münfesih kabul edilerek terkin edilen şirketin varlığını devam ettirdiğini veya resen terkin sürecinin hukuka aykırı olarak işletildiğini ileri sürerek bir nevi gerçekleştirilen terkin işleminin iptalini istemekte olup davanın kabulü hâlinde verilecek olan ihya kararı da şirketin terkin işleminin iptali niteliğinde olacaktır. Buradan hareketle hukuka aykırı terkin işlemi nedeniyle 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasına dayalı olarak açılan dava sonrasında verilecek ihya kararı, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi anlamında ek tasfiye olarak nitelendirilemez. Zira hukuka aykırı şekilde anılan geçici madde kapsamında terkin edilen şirketin ihyasında amaç, eksik kalmış tasfiye işlemlerinin tamamlanarak şirketin tekrar ticaret sicilinden silinmesinden ziyade hukuka aykırı terkin işleminin iptaliyle şirketin usulsüz terkin öncesindeki hukuki statüsüne kavuşturulmasıdır. Böyle bir karar sonrasında ihyasına karar verilen şirket, herhangi bir şekilde tasfiye aşamasına girmeksizin hukuken varlık kazanır. 16. Hemen belirtilmelidir ki; 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasının son cümlesi gereğince şirketin ihyası kapsamında hukuka aykırı terkin işleminin iptalini talep edebilecek olanlar haklı sebeplere dayanmak şartıyla şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlardır. Burada dava açabilecek kişilerin dar yorumlanması gerekir; bu kapsamda hukuki menfaati bulunanlardan kasıt şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararı bulunan şirketin pay sahipleri, yöneticileri veya tasfiye memurlarıdır. Ayrıca maddede geçen alacaklıların da bu davayı açabilmeleri için şirketin ihyası kapsamında sicilden terkin işleminin iptalinde hukuki yararının bulunması gerekir. BAŞKA BİR DEYİŞLE HAKLI SEBEPLERİ BULUNAN ALACAKLININ AMACINA 6102 SAYILI KANUN'UN 547 NCİ MADDESİNDE DÜZENLENEN "EK TASFİYE" İLE ULAŞMASI MÜMKÜN DEĞİLSE O ZAMAN 6102 SAYILI KANUN'UN GEÇİCİ 7 NCİ MADDESİ KAPSAMINDA TERKİN İŞLEMİNİN HUKUKA UYGUN OLARAK YAPILIP YAPILMADIĞININ İNCELENMESİ GEREKİR. Zira Kanun'un amacı gözetildiğinde anılan geçici madde kapsamında terkin işleminin iptal edilmemesinde bu şirketin pay sahipleri, yöneticileri veya tasfiye memurlarının menfaatleri de bulunmaktadır. Dolayısıyla 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi kapsamında terkin edilen şirketlerde her alacaklının talebinde 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi kapsamında terkin işleminin hukuka uygun olarak yapılıp yapılmadığının incelenmesi menfaatler dengesi bakımından şirketin pay sahipleri, yöneticileri veya tasfiye memurları lehine olan durumun da bozulması anlamına gelebilecektir. 17. Yukarıda da bahsedildiği üzere ek tasfiye, şirketin tasfiyesinin tamamlanıp kapanarak şirketin ticaret sicilinden terkini sonrası başkaca tasfiye tedbirlerinin alınmasının zorunlu olduğunun anlaşılması hâlinde başvurulabilecek bir tedbirdir (... , Şirketler Hukuku Şerhi, Cilt II, Ankara 2011, s. 1814). Şirket ticaret sicilinden terkin edildikten sonra tasfiye işlemlerinin eksik yahut kanuna aykırı yapıldığının anlaşılması, şirkete ait tasfiye aşamasında değerlendirilmemiş mal varlığı değerlerinin bulunması, organlara karşı sorumluluk davası açılması, şirkete karşı açılmış dava veya icra takibinin bulunması gibi şirketin hukuken temsilinin gerektiği durumlarda ek tasfiyeye gidilebilmesi mümkündür. BU KAPSAMDA 6102 SAYILI KANUN'UN GEÇİCİ 7 NCİ MADDESİ GEREĞİNCE BİR ŞİRKET HIZLI BİR TASFİYEYLE VEYA BAZI HÂLLERDE TASFİYESİZ OLARAK TİCARET SİCİLİNDEN SİLİNMİŞ OLSA DA 6102 SAYILI KANUN'UN 547 NCİ MADDESİ GEREĞİNCE EK TASFİYESİNE KARAR VERİLMESİ MÜMKÜNDÜR. HATTA DAVACI 6102 SAYILI KANUN'UN GEÇİCİ 7 NCİ MADDESİ GEREĞİNCE YAPILAN İŞLEMİN USULSÜZ OLDUĞUNU İLERİ SÜREREK ŞİRKETİN İHYASINI TALEP ETSE DE DAVA AÇMADAKİ AMACINA 6102 SAYILI KANUN'UN 547 NCİ MADDESİ GEREĞİNCE VERİLECEK EK TASFİYE İLE ULAŞABİLECEKSE 6102 SAYILI KANUN'UN GEÇİCİ 7 NCİ MADDESİ GEREĞİNCE YAPILAN İŞLEMİN USULSÜZ OLUP OLMADIĞININ TESPİT EDİLMESİNDE VE ŞİRKETİN İHYASI KAPSAMINDA TERKİN İŞLEMİNİN İPTALİNE KARAR VERİLMESİNDE HUKUKİ YARARI BULUNMAMAKTADIR. BÖYLE BİR DURUMDA MAHKEMECE, 6102 SAYILI KANUN'UN GEÇİCİ 7 NCİ MADDESİ GEREĞİNCE YAPILAN İŞLEMLERİN KAMU DÜZENİYLE İLGİLİ OLMADIĞI HUSUSU DA GÖZETİLEREK DAVACI TARAFINDAN ŞİRKETİN İHYASI TALEP EDİLMİŞ OLSA DAHİ ŞARTLAR OLUŞMUŞ İSE 6102 SAYILI KANUN'UN 547 NCİ MADDESİ GEREĞİNCE ŞİRKETİN EK TASFİYESİNE KARAR VERİLMELİDİR. 18. Öte yandan ek tasfiye nedenleri Kanun’da da sınırlı sayıda belirlenmediğinden yukarıda belirtilenler yanında somut hakka dayanan tüm talepler, şirketin ek tasfiye sürecine girmesi bakımından geçerlidir. Bu kapsamda herhangi bir ticaret şirketinin davada taraf olabilmesi, taraf ve dava ehliyetinin varlığına bağlı olduğundan bir şekilde sicilden terkin edilmiş bir şirket ile ilgili veya onun aleyhinde bu gibi ihtiyacın doğması hâlinde şirket hakkında 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi çerçevesinde ek tasfiye prosedürünün tamamlanması gerekir. Bu tür bir ihtiyaçla ek tasfiye aşamasına döndürülen şirketin ek tasfiyesi, açılan dava ile ortaya çıkan hukuki ihtilafın giderilmesi amacıyla sınırlı olacaktır. 19. Herhangi bir nedene dayalı olarak şirketin ihyasına veya ek tasfiyesine ilişkin açılan davada mahkemece, şartların oluşması hâlinde dava konusu şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince, taraflarca talep edilmese dahi, tasfiye memuru atanarak tescil ve ilanına karar verilmelidir. Ayrıca ek tasfiye kararının davaya konu dosya ile sınırlı olarak verilmesi gerekir. Zira ek tasfiye, niteliği itibariyle geçici bir önlem olup yapılması ihmâl edilen tasfiye işlemlerinin tamamlanmasına kadar devam edecektir (... , s. 207). Dolayısıyla ek tasfiye geçici bir önlem olduğundan ve herhâlde bu şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesi gerektiğinden dosya kapsamındaki tasfiye işleminin tamamlanmasının ardından tasfiye memuru tarafından şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesi için gerekli işlemler yapılacaktır. 20. Sonuç olarak; 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi kapsamında ticaret sicil müdürlüğünce resen terkin edilen bir şirketin aynı maddenin onbeşinci fıkrası kapsamında ihyasına yönelik olarak açılan davada, öncelikle menfaatler dengesi gözetilerek davacının amacına 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi kapsamında ek tasfiye ile ulaşabileceği tespit edilirse 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi kapsamında yapılan terkin işleminin hukuka uygun olup olmadığı araştırılmadan şartları varsa dosya kapsamıyla sınırlı olarak şirketin ek tasfiyesine karar verilecek ve ek tasfiye işlemlerini yürütmesi için tasfiye memuru atanacaktır. Nitekim, Hukuk Genel Kurulunun 15.12.2023 tarihli ve ... Esas, ... Karar sayılı kararında da aynı hususlar vurgulanmıştır. 21. Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı vekili ihyası talep edilen dava dışı şirket ... Tic. Limited Şirketi aleyhine davacı Kurum zararının tahsili için Cihanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi Sıfatıyla) ... Esas sayılı dosyası ile rücuen tazminat dava açtıklarını, Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünce anılan şirketin dava tarihinden önce 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi kapsamında resen sicilden terkin edildiğinin anlaşıldığını ileri sürerek anılan şirketin taraf teşkili ve alacağının tahsili amacıyla ihyasını talep etmiştir. Dosya kapsamından ihyası istenen şirketin 13.01.2014 tarihinde 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi gereğince resen ticaret sicil kaydının silindiği, silinme nedeni olarak ihyası istenen şirketin oda kaydından resen terkin edilmesinin gösterildiği anlaşılmaktadır. 22. Her ne kadar direnme kararında tasfiye işlemlerinin kamu düzeniyle ilgili olduğu belirtilmiş ise de 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi gereğince yapılan işlemlerin kamu düzeniyle bir ilgisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla ihyası istenen şirket 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi gereğince resen terkin edilmiş ve davacı tarafından anılan geçici madde kapsamında şirketin ihyası talep edilmiş ise de yukarıda da bahsedildiği üzere menfaatler dengesi bakımından davacı, taraf teşkili ve alacağının tahsili amacına 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile de ulaşabilecektir. 23. O hâlde BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNCE DAVA KONUSU ŞİRKETİN 6102 SAYILI KANUN'UN 547 NCİ MADDESİ GEREĞİNCE DOSYA KAPSAMI İLE SINIRLI OLMAK ÜZERE EK TASFİYESİNE KARAR VERİLMESİ VE TASFİYE İŞLEMLERİNİN YAPILMASI İÇİN BİR TASFİYE MEMURU ATANMASI GEREKİRKEN İHYASI İSTENEN ŞİRKETİN 6102 SAYILI KANUN'UN GEÇİCİ 7 NCİ MADDESİ GEREĞİNCE TERKİN İŞLEMİNİN HUKUKA UYGUN OLUP OLMADIĞI ARAŞTIRILARAK TERKİN İŞLEMİNİN HUKUKA UYGUN OLMADIĞINDAN BAHİSLE TERKİN İŞLEMİNİN İPTALİ NİTELİĞİNDEKİ ŞİRKETİN İHYASINA KARAR VERİLMESİ DOĞRU OLMAMIŞTIR. ..." şeklindedir. Somut olayda, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takibinde ihyası istenilen şirketin borçlu olarak yer aldığı, takip dosyasının derdest olduğu, buna rağmen şirketin 20/07/2015 tarihinde terkin edildiği, dolayısıyla bu takip dosyasından kaynaklı tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için şirketin ihyasının gerektiği sonucuna varıldığından davanın kabulüne ve şirketin son yetkilisi olan ... tasfiye memuru olarak atanmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-DAVANIN KABULÜ ile Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... ticaret sicil sırasında kayıtlı iken terkin edilmiş olan, ... TİCARET LTD. ŞTİ.'nin Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyası ile sınırlı olarak İHYASINA ve Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yeniden TESCİLİNE, 2-... TC. kimlik numaralı ... ihyasına karar verilen ... Ticaret Ltd. Şti.'ye tasfiye memuru olarak atanmasına, 3-Tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına, 4-Kararın Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce TESCİL VE İLANINA, 5-Karar kesinleştiğinde, karardan bir suretin re'sen Konya Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine, 6-Karar tarihi itibariyle alınması gereken maktu karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderleri ile gerekçeli kararın tebliği için davacı avansından yapılacak olan yargılama giderlerinin 6102 s. TTK'nın geçici 7/15. maddesi uyarınca davacının kendi üzerinde bırakılmasına, 8-6102 s. TTK'nın geçici 7/15. maddesi uyarınca, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine, Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/10/2025

Başkan Üye Üye Katip

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/511, K. 2025/840, T. 22.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-511-e-2025-840-k-e1e0a53d7def