İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/509 E. 2025/996 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/509
Karar No
2025/996
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/509 Esas KARAR NO: 2025/996 DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 13.06.2025 KARAR TARİHİ: 02.12.2025

(Not: Davalı ---- Şirketi yönünden, davanın 6100 sayılı HMK 114/1-i ve 115/2 maddesi gereğince usulden reddine karar verilerek işbu dosyadan tefriki ile Mahkememiz ----- esasına kaydedilmiştir.)Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- tarihinde müvekkiline ait ---- plakalı araç ile davalı sigorta şirketi tarafından---- düzenlenen, davalı ---- adına kayıtlı ve aynı zamanda sevk ve idaresinde olan ---- plaka sayılı aracın karışmış olduğu, ayrıntıları dava dilekçesinde ekli kaza tespit tutanağında ve kolluk görevlileri tarafından tanzim edilen ---- tarihli --------- çözüm tutanağında belirtildiği şekilde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazadan sonra kaza tespit tutanağının tanzim edildiğini, söz konusu kaza tespit tutanağının, olay anına ilişkin kolluk görevlileri tarafından tanzim edilen ---- çözüm tutanağı ve olay yeri fotoğraflarında sabit olduğu üzere davalıya ait aracın sürücüsünün %100 oranında kusurlu olarak müvekkilinin aracına çarparak kazaya sebebiyet verdiğini, gerçekleşen kazada müvekkiline ait aracı işletenin herhangi bir kusurunun bulunmadığı tespit edildiğini, müvekkiline ait araç kaza neticesinde hasar görmekle birlikte, aracın sahibi ve sürücüsü olan davalının kusuru sebebiyle meydana gelen kaza neticesinde ciddi manada değer kaybına uğradığını, bu şekilde oluşan hasar bedelinin ve değer kaybının tazmini için davalıya ait aracın---- başvurularak oluşan zararın tazmin edilmeye çalışıldığını ancak meydana gelen kaza nedeniyle hatalı bir şekilde müvekkilinin gerçekleşen kazada %50 oranında kusurunun bulunduğu gerekçesiyle oluşan araç hasar bedelinin ve araç değer kaybı bedeli maddi zararlarının yarısının karşılandığını ancak dosya kapsamına sunmuş oldukları ------ çözüm tutanağı ile birlikte tüm evraklar incelendiğinde meydana gelen kazada davalıya ait aracın sürücüsünün %100 oranında kusurlu olarak müvekkilinin aracına çarparak kazaya sebebiyet verdiğini, bu nedenle davalı sigorta şirketi ile araç sahibi ve sürücüsü davalının oluşan maddi zararları tamamıyla karşılamaları gerektiğini, davalı sigorta şirketinin karşılamadığı maddi zarar miktarının bulunduğu değerlendirilmekle oluşan toplam zarar miktarının tespiti ile karşılanmayan maddi zararların davalılardan tahsili gerektiğini ayrıca müvekkilinin, aracının tamiri esnasında aracını kullanamamış olup tamir süresince ticari kazanç kaybı zararına uğradığını, müvekkilinin uğramış olduğu ticari kazanç kayıplarının araç sahibi ve sürücüsü olan davalı ------- tahsili için dava yoluna başvurulduğunu, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A Maddesi gereği ticari uyuşmazlıklardan kaynaklanan davalar zorunlu arabulucuk kapsamına alınmış olmasına rağmen trafik kazasından kaynaklanan ------- kapsamında sigorta hukukuna ilişkin Mahkemeye işbu davayı açmadan evvel zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığından arabuluculuk kurumuna başvurunun yapılmadığını, öncelikle -------- kapsamında sigorta şirketine başvuru zorunluluğu bulunan uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılması gerekmediğini, tüm bu nedenlerle; belirsiz alacak davası hükümlerine dayanarak açmış oldukları davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkiline ait aracın haksız fiil sonucu uğramış olduğu; 50,00-TL bakiye hasar bedeli ve 50,00-TL bakiye araç değer kaybı bedelinin (belirli hale geldiğinde artırılmak üzere) kaza tarihi olan 17.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (---- poliçesi limiti kapsamında tüm davalılardan------ limitini aşan kısmı bakımından diğer davalıdan) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkiline ait aracın haksız fiil sonucu uğramış olduğu; 50,00-TL ticari kazanç kaybının (belirli hale geldiğinde artırılmak üzere) kaza tarihi olan 17.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ---- tahsilini, müvekkilinin yapmış olduğu tüm yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında, işbu davanın ikamesinden önce dava şartı arabuluculuk görüşmesinin yapılmadığını, işbu davanın dava şartlarından birisinin de taraflar arasında arabuluculuk görüşmesinin yapılması olduğunu, arabuluculuk görüşmesi yapılmadan davanın ikame edilmiş olması sebebiyle dava şartı yerine getirilmediğinden işbu davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın, Mahkemece kendilerine arabuluculuk son tutanağının sunulması ihtar edilmiş olmasına rağmen vermiş oldukları beyan dilekçesinde arabuluculuk başvurusu yapmadıklarını, diğer davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında başvuru yaptıklarını, bu nedenle işbu davada arabuluculuk başvurusu yapılmasının zorunlu olmadığını iddia ettiğini, bu iddialarına delil olarak da ----------karar sayılı ilamını gösterdiğini, ilgili ilam incelendiğinde tüm tarafların dava açılmadan önce ihtiyari arabuluculuk yaptıkları ancak anlaşma olmaması üzerine karara bahse konu davanın açıldığı görüldüğünü, kararın ilgili kısmının " 2918 sayılı yasanın 97/1 maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ise de, davadan önce tarafların zorunlu olmamasına rağmen ihtiyari olarak arabuluculuk yoluna başvurdukları, bu şekilde davalı sigorta şirketinin rizikonun gerekleştiği ve kapsamı konusunda bilgi sahibi olduğu dolayısıyla 2918 sayılı Kanun'un 97 nci maddesi ile amaçlanan durumun gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca ilk derece mahkemesince dava şartı noksanlığının giderilmiş olduğu gözetilerek işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır." şeklinde olduğunu, işbu davada her ne kadar davacı taraf sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında başvuru yapmış ise de müvekkilinin bu başvurulardan haberi olmayıp kendisi ile ihtiyari arabuluculuk görüşmesinin yapılmadığını, davacı tarafın delil olarak sunduğu ------kararının işbu dava ile bir alakasının olmadığını, bu nedenle yukarıda izah edilen sebeplerden ötürü davanın diğer davalı sigorta şirketi açısından reddi gerektiğini, diğer davalı açısından davanın usulden reddi halinde bu seferde müvekkili açısından açılan davada görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, görevli mahkemenin müvekkili açısından Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, Mahkemeniz görevsiz ise ve dava sigorta şirketi açısından reddedilecek ise bu sefer de Mahkemenin yetkisiz olduğunu, bu seferde yetkili mahkemenin, dava konusu kazanın meydana geldiği -------Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın, dava dilekçesinde kazanın oluşumu nedeniyle müvekkilinin tam kusurlu olduğunu iddia etmiş ise de kazanın oluşumunda müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, söz konusu durumun, mahkemenin yapacağı keşif ve bilirkişi inceleme neticesinde ortaya çıkacağını, bu bakımdan, kazanın olduğu yerin ve bu yerdeki trafik düzeninin yani olaya ilişkin tüm detayları incelenmesi için keşif yapılmasını, davacı tarafın, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/A ve 52/B maddelerini açıkça ihlal ettiğini, müvekkilinin kazanın oluşmasını engellemek adına, kendisine kazadan önce korna çalmak suretiyle uyarmasına rağmen davacı tarafın, hızlı olduğundan kaza meydana geldiğini, davanın oluşumunda müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını, davacı tarafın, trafik kurallarına uymadığını, keşif aşamasında bu durumun net bir şekilde ortaya çıkacağını, müvekkilinin kırmızı ışık ihlali yapmış olduğu iddiasını kabul etmediklerini, davacının ise kazanın oluşumunda yüzde yüz oranında kusurlu olduğunu, davacı aracın, emniyet şeridinden geldiğini ve hızını azaltmadığı gibi kalkmaya hazırlanan araçların önüne geçerek müvekkilinin kullandığı araca çarptığını, kaza tespit tutanağında fren izi olmadığının yazılı olduğunu, davacının kullandığı aracın, müvekkilinin aracına çarptığını, bu aracı orta refüje çıkardığını ve ancak bu şekilde çarptıktan sonra durabildiğini, çarpmanın etkisi müvekkilinin arabasının arkasında bulunan çocuğunun kapıya çarptığını ve müvekkilinin de hastanede bir gün müşahede altında kaldığını, davacı tarafın, araçlarında meydana gelen değer kaybını talep etmiş ise de yukarıda izah ettikleri nedenlerden ötürü, davacı tarafın, kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, bu bakımdan kendisinin bu kaza nedeniyle maddi tazminat talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, davacının aracının tamir edilmesinin uzun sürmediğini, davacının aracında bir kaç gün içerisinde tamir edilebilecek bir zarar olduğunu ayrıca bir anlığına daha fazla gün tamir edilmesini beklediğini varsayılsa dahi burada ilgili aracın ve kazanın boyutu dikkate alınarak makul süre incelemesi yapılması gerektiğini, bu nedenle bu konuda da bilirkişi incelemesi yapılarak aracın hangi makul sürede tamir edilebileceğinin belirlenmesi gerektiğini, ilk olarak işbu davanın reddi gerektiğini, aksi halde, somut olaydaki kusur oranlarının, gerektiği durumlarda önce keşif yapılarak ve daha sonra ---- alınacak olan yeni raporlarla yeniden belirlenmesi gerektiğini ayrıca değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin belirlenmesi hususunda bilirkişiden rapor alınmasını, tüm bu nedenlerle; işbu davanın reddi ile yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; ---- tarihli trafik kazası tarihinde davacıya ait --- plakalı araç ile davalı tarafından ---- kapsamında sigortalanan ve diğer davalı --- plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazası sebebiyle hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybı talebine ilişkindir. ------ tarihli trafik kazası tarihinde davacıya ait ----- plakalı araç ile sigorta şirketi tarafından---- kapsamında sigortalanan ve davalı----- plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacı tarafından sigorta şirketi aleyhine hasar bedeli ve değer kaybı talebiyle ----- numaralı dosyasında başvuru yapıldığı, esasa dair karar verildiği, yapılan itirazın ---- reddine karar verildiği; hasar bedeli ve değer kaybının sigorta şirketinden ve davalı -----kazanç kaybı talebinin davalı --- talep edildiği anlaşılmıştır.Davalı ---- plakalı araç,----- tarihi ile ----tarihi arasında ----- tarafından ---kapsamında sigortalanmış olup kaza tarihinde sigorta poliçesi geçerlidir. Davacı tarafından ------aleyhine, dava konusu trafik kazasından kaynaklı olay sebebiyle------- sayılı dosyasında; meydana gelen kaza neticesinde aracının hasarlandığı ve aracında maddi hasar ve değer kaybı meydana geldiği, işbu maddi hasar ve değer kaybı bedelinin tazmini için davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı ifade edilerek fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle şimdilik 10TL maddi hasar ve 10 TL değer kaybı bedelinin ve 250 TL ekspertiz ücretinin faizi ile tahsiline hükmedilmesi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı sigorta şirketi üzerinde bırakılması talebiyle başvuruda bulunduğu, ------ değer kaybı ile 21.970,76 TL maddi hasar tazminatının ve ekspertiz ücreti olarak ödenen 889,76 TL'nin davalı sigorta şirketinden 28/02/2024 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile alınarak davacı tarafa verilmesine karar verildiği, davacının karara itiraz edildiği, ----sayılı kararı ile itirazın kesin olmak üzere karar verildiği anlaşılmıştır. Davacının, --------- karşı hasar bedeli talebi ile değer kaybı talebi ------ Heyeti kararı ile kesinleştiğinden ve aynı taleplerin somut davada davalı sigorta şirketine karşı ileri sürüldüğünden sigorta şirketine yöneltilen davanın 6100 sayılı HMK 114/1-i ve 115/2 maddesi gereğince usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden ------ sigorta şirketine yöneltilen dava yönünden tefrik kararı verilmiş ve mahkememizin ---- esasına kaydedilmiştir. Yapılan tefrik işlemi sonucunda somut dava; davacı tarafından davalı ---- karşı yöneltilen trafik kazasından kaynaklı hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybı talebini ilişkindir. Davacının ve davalı ----- tacir olmadıkları, uyuşmazlığın ticari işten kaynaklanmadığı, talebin tacir olmayan kişiler arasında gerçekleşen haksız fiilden kaynaklı alacak davası olduğu, yargılamanın genel mahkemede görülmesi gerektiği, mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından mahkememizce görevsizlik kararı verilmiştir. Davalı ---- vekili sunduğu cevap dilekçesinde, yetkili mahkemenin -------- Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu belirterek yetki ilk itirazında bulunmuştur. Yetki itirazının görevli mahkemede değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından ve mahkememiz görevli olmadığından yetki itirazı hakkında değerlendirme yapılmamış ve görevli mahkemenin ------ Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevli mahkemenin ------Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, 2-Yargılama giderleri ile harçların görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine, 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren (süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren) 2 hafta içinde mahkememize başvurularak dilekçe ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın bu davaya bakmaya görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, 4-Kararın kesinleşmesinden itibaren (süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren) 2 haftalık süre içinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde davanın açılmamış sayılmasına, Dair, davacı vekilinin ve davalı -----vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle---- Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02.12.2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/509, K. 2025/996, T. 02.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-509-e-2025-996-k-3ebfd9bf23d1