İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/497 E. 2025/1061 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/497
- Karar No
- 2025/1061
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2025/497 KARAR NO: 2025/1061
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/04/2025 KARAR TARİHİ : 02/12/2025 K. YAZIM TARİHİ : 12/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;Müvekkil firma ile davalı ... arasında, ... firmasının ..., ...,...ve... illerindeki şantiyelerinde çalıştırılmak üzere toplam 75 kalifiye personelin tedarik edilmesine ilişkin yazılı bir sözleşme imzalandığını, söz konusu sözleşmeye göre; personel tedariği dışındaki tüm saha organizasyonu, iş güvenliği, ulaşım ve çalışma düzenine dair yükümlülük ... firmasına ait olacağını, müvekkili firmanın, sözleşme gereklerini eksiksiz yerine getirdiğini, talep edilen personellerin belirlenen niteliklerde ve zamanında sahalara yönlendirildiğini, taraflar arasında yapılan mutabakata göre, ....’un gelir kaleminin yalnızca personel başına belirlenen komisyon olup, bu tutar hakedişler üzerinden hesaplandığını, müvekkili tarafından tedarik edilen ve sahada aktif olarak çalıştırılan personel karşılığı olarak, 24.02.2015 tarihinde düzenlenen ve vergisel yükümlülüğü doğmuş olan 240.333,62 TL tutarındaki fatura, ...’a iletildiğini, .... firmasının bu işe yönelik 55.000,00 TRY ödeme yaptığını, 185.033,62 TL bakiye alacağı ödemediğini, müvekkilinin ifa ettiği edimin karşılığı olan bedelin, sözleşmeye uygun şekilde ifadan sonra ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin bu borcunu tam ve zamanında ifa ettiğini, buna karşın davalının edimini yerine getirmediğini, taraflarınca yapılan hesaplamaya göre, (25.03.2015) den , (21.02.2025 ) tarihine kadar reskont faizi toplamı 319.278,24 TL olduğunu, bu kapsamda, dava tarihine kadar olan toplam alacak miktarının 504.311,24 TL olduğunu(Ana para + işlemiş faiz), davalı şirketin, ödeme yapmamak için sözleşmeye ve ticari teamüllere aykırı şekilde, sonradan geliştirdiği "sertifika eksikliği" gibi mesnetsiz iddiaları ileri sürdüğünü, oysa ki ...'ın, personeli uzun süre çalıştırdığını, hiçbir değişiklik ya da iade talebinde bulunmadığını, davalının söz konusu fatura içeriğine süresinde itiraz etmediği gibi, halen ödeme de yapmadığını, TTK m. 8, m. 21/2 ve 6098 sayılı TBK m. 117 ve m. 120 uyarınca davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren temerrüt faizi (reskont faizi) ile birlikte ödeme yükümlülüğü doğduğunu, tüm bu nedenlerle; davalıdan olan 185.033,62 TL tutarındaki asıl alacağın, 25.03.2015 – 21.02.2025 tarihleri arasında işlemiş 319.278,24 TL reskont faiziyle birlikte toplam 504.311,24 TL olarak tahsiline, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal ticari temerrüt faizi, ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, fazlaya ilişkin her türlü faiz, alacak ve sair talep haklarının saklı tutulduğunun kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında kurulan cari hesap ilişkisinde müvekkili şirketin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, iddiaların somut duruma aykırı olup kabulünün mümkün olmadığını, davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı gibi, bahsi geçen fatura ve devamında tanzim edilen faturaların davacıya iade edildiğini, faturalara noter aracılığı ile itiraz edildiğini, davacıya iade edildiğini, söz konusu fatura ve açıklamasında belirtilen teknik destek ve danışmanlık hizmeti adı altında herhangi bir hizmet satın alınmadığını, zira Tanap projesine kaynak işçisi temini konusunda firma ile sözleşme yapılmış ancak sözleşme tahtında belirlenen nitelikte kaynak işçisi sağlanmadığını ve sözleşme konusu işler de yapılmadığını, davacının var olmayan borç bakiyesi hakkında dahi yazılı bildirim/ihtarat yapmaksızın, vade ile ifa günü belirlemeksizin kötü niyetli olarak huzurdaki davayı ikame ettiğini, davalının temerrüde düşürülmüş olduğundan bahsedilmesinin de mümkün olmadığını, davacı tarafça talep edilen işlemiş ve işleyecek tüm faizler ile faiz oranının da taraflarınca kabulü mümkün olmayıp ayrıca ve açıkça itiraz ettiklerini, davayı asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla davaya konu alacak kaleminin zamanaşımına uğradığını, davacının taleplerinin her durumda zamanaşımına uğradığı açıkça ortada olduğundan, bu sebeple de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketten hiçbir alacağının bulunmadığı bilinmesine rağmen icra takibi başlatan davacı şirket aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle davacının haksız ve her türlü hukuki dayanaktan yoksun davasının öncelikle zamanaşımından reddine, mahkemece aksi kanaat hasıl olursa esastan reddine, davacının huzurdaki davayı kötüniyetli açmış olmasından dolayı %20'den aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyete tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Tarafların ticaret sicil kayıtları, vergi kayıtları, BA-BS formları, ticari defter ve kayıtlar, taraflar arasında düzenlenen Tedarik-Danışmanlık Sözleşmesi, SGK kayıtları ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, fatura alacağının tahsili talebine ilişkindir. Davacının iddialarının ispatı bakımından dosya kapsamı ve ekleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, ara karar ile de davacı vekiline belirlenen bilirkişi ücreti delil avansını ikmal için 6100 sayılı HMK'nun 324. maddesi uyarınca iki haftalık kesin mehil verilmiştir. Verilen süre içerisinde ve sonrasında bildirilen delil avansı ikmal edilmemiştir. 6100 sayılı HMK'nun 266/1 maddesinde "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." denilmektedir. Dosya kapsamında davanın dayanağını teşkil eden uyuşmazlığın çözümü bakımından bilirkişi incelemesi talep edildiği anlaşılmıştır. Dava şartı olmayan ve 6100 sayılı HMK'nun 324. maddesinde düzenlenen, taraflardan birinin, ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen ve verilen kesin süre içinde yatırılmak zorunda olunan (delil ikamesi için) avansa ilişkin yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi halde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Mahkeme mevcut delil durumuna göre karar verir. 04/09/2025 tarihli oturum 5 nolu ara kararı uyarınca davacı vekiline “iki haftalık kesin mehil içerisinde 7.000,00 TL bilirkişi ücretinin 6100 sayılı HMK'nun 324. maddesi gereğince delil avansı olarak karşılanması, aksi halde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağına” ilişkin ihtar yapılmış olup, son elsede de davalı tarafından delil avansının taraflarınca yatırılmayacağı beyan edildiğinden 6100 sayılı HMK'nun 324. maddesine göre bunun yaptırımının, davacının bu delilden vazgeçmiş sayılıp, diğer delillere göre karar verilmesi olacağı açıktır. Davanın dayanağını teşkil eden uyuşmazlığın çözümü için konusunda uzman kişiler tarafından kayıtların incelenmesi ve nitelikli hesaplama yapılması için bilirkişi incelemesi yaptırmanın da zorunluluk içermesi karşısında, eldeki delillerle ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcının peşin alınan 8.612,39 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 7.996,99 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.833,33 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davalının kendisini vekil ile temsil ettiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 80.689,80 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 5-Kararın talep halinde taraflara tebliğine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/12/2025
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı