İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/495 E. 2026/53 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/495
Karar No
2026/53
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/495 Esas KARAR NO : 2026/53

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/06/2025 KARAR TARİHİ : 26/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25.02.2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde;Davalının Çerkezköy şubesi için yemek hizmeti satın aldığını, davalının söz konusu ödemeleri gerçekleştirmediğini, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü .... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ettiğini ve takibinin durduğunu, itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalıya bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle:Taraflar arasında herhangi bir ticari alışveriş oluşmadığından düzenlenen faturaların gerçeği yansıtmadığını, faturaların içeriğinde yer alan hizmetlerin yerine getirilmediğini, davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, tüm muhakeme giderleri ile ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Takibe konu icra dosyası, faturalar ve ticari defter kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır. Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Küçükçekmece İcra dairesi ... Esas sayılı icra takip dosyasından ... Emlak İnşaat Limited Şirketi tarafından ... sanayi ve ticaret Limited şirketi aleyhine 28.943,07-TL toplam alacak için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 08/03/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından icra takibine 21/01/2025 tarihinde borca itiraz ettiği anlaşılmıştır. SMMM Bilirkişi tarafından dosyaya sunulan bilirkişi heyet raporunda özetle; Davacı tarafın 2024-2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı tarafın 07.11.2025 tarihli defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, bu nedenlerle davalı tarafın ticari defterleri üzerinden inceleme yapılamadığı, bu husustaki değerlendirmenin sayın mahkemenin takdirine bırakıldığı, HMK 222 (5) maddesinde "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.” ifadesi yer almıştır.Takip Talebi, Davacı tarafın davalı taraf hakkında 27.500,00 TL asıl, 1.443,07 TL işlemiş faiz olmak üzere 28.943,07 TL toplam alacağın takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yıllık TTK. 1530. temerrüt faizi oranlarıyla tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyası üzerinden 28.02.2025 tarihinde takibe geçtiği, davalı tarafın takibe itiraz ettiği, takip talebine açıklama olarak takibe konu 2 adet faturanın bilgisinin yazıldığı, Takibe konu davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2024 yılına ait KDV dahil 27.500,00 TL/KDV hariç 25.000,00 TL tutarlı 2 adet faturanın olduğu, davacı tarafın 27.500,00 TL toplam fatura tutarının tamamı üzerinden takibe geçtiği, faturaların açıklama kısmına “yemek bedeli” diye yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, iş bu faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, “Türk Ticaret Kanunu'nun MADDE 21- (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." İfadesi yer almaktadır. Tarafların 2024 Yılı BS-BA Formu Beyanlarının Karşılaştırılması-Değerlendirme, Takibe konu davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2024 yılına ait KDV dahil 27.500,00 TL/KDV hariç 25.000,00 TL tutarlı 2 adet faturanın olduğu, iş bu 2 adet faturanın taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, Davacı Tarafın Cari Hesap Ekstresi, Davacı tarafın davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 30.11.2024 tarihli ve 15.812,50 TL tutarlı takibe konu 1. faturanın kayıt işlemi ile başladığı, 31.12.2024 tarihli ve 11.687,50 TL tutarlı takibe konu 2. faturanın kayıt işlemi ile davacı tarafın davalı taraftan 27.500,00 TL alacaklı olduğu, 31.12.2024- 01.01.2025-28.02.2025 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 27.500,00 TL alacaklı olduğu, Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 27.500,00 TL alacaklı olduğu, Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı, borcu olmadığını ispat etmesi gerektiği, Takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 27.500,00 TL alacağı talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihi itibariyle 1.443,07 TL işlemiş faiz talebinin olduğu ancak davalı tarafın takip tarihinden önce temerrüde düştüğünün/düşürüldüğünün ispat edilmesi gerektiği, davacı tarafın takip tarihinden itibaren yıllık TKK. 1530. temerrüt faizi talep edebileceği, sonuç ve kanaatine varılmıştır. TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE; Dava, faturaya dayalı ticari ilişki nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olduğu iddiasına dayalı yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319) Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup tarafların iddiaları doğrultusunda delilleri toplanarak taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ihtaratlı ara karar kurulmuş inceleme günü sadece davacı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde dosyamıza sunmuştur. Yapılan inceleme neticesinde davacı defterlerine göre davacının davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiş fakat davalı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde ibraz etmemiştir. Rapor neticesinde incelenen davacı defterlerine göre davacının davalıdan faturalar karşılığında 27.500,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirilmeden önceki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. " şeklindedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir. 7251 sayılı yasanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesindeki değişikliği düzenleyen 23. maddesine ait Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekçesi " Maddeyle, Kanunun ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin 222 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Mevcut metne göre diğer tarafın defter kayıtlarında ilgili hususta hiçbir kayıt bulunmaması halinde, ibraz eden tarafın ticari defterindeki kayıtlar, sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmektedir. Ticari defteri ibraz edenin tek taraflı işlemiyle oluşturduğu kayıtların, bu kayıtlardan hiçbir şekilde haberi olmayan karşı taraf aleyhine delil teşkil ediyor olması hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabileceği gibi hukuk güvenliği ilkesine de aykırılık teşkil edebilmektedir. Bu sebeple maddede yapılan değişiklikle, ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için öngörülen unsurlardan biri olan, diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtların “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” hali, madde metninden çıkarılmaktadır. Kural tersine çevrilmekte ve karşı tarafın maddede belirtilen usule uygun olarak tuttuğu ticari defterini ibraz ettiği halde ileri sürülen hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterin, sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı açıkça hükme bağlanmaktadır. Madde metni dışına çıkarılan “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” durumunun yerine, “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” durumu maddeye ilave edilmektedir. Buna göre ticari defterde yer alan herhangi bir kaydın, sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi gerekecektir. Bu düzenlemenin hakkaniyete ve hukuk güvenliği ilkesine uygun olduğu düşünülmektedir. Zira ticari defteri ibraz edenin defterinde yer alan ve diğer tarafı muhatap alan kayıt, diğer tarafa sunulmakta ve diğer tarafın kendi defterindeki kayıtlara dayanarak karşı delilini ileri sürmesi beklenmektedir. Diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi hali, ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığı anlamına gelecektir. Belirtilmelidir ki defter ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın ticari defterindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlama hakkı saklıdır." şeklindedir. Kanun değişikliği sonrasında madde gerekçesi içeriğinden anlaşıldığı üzere, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının, davacı tarafça ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Bu durumda davacının ticari defter kayıtları ile alacağın varlığının ispatlandığı, fatura teslim olgusunun artık ispatının gerekmeyeceği yine yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın ticari defterlerde belli olduğu, yani likit olduğu, davacının davalıyı takipten evvel temerrüde düşürdüğüne dair dosyada delil bulunmadığı, bu nedenle işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, reddedilen kısma ilişkin ise davacının takip yapmada kötü niyetinin ispatlanamadığı anlaşılmakla tüm talepler bakımından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; DAVANIN KISMEN KABULÜNE, 1-Davalının Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 27.500,00-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, 2-Hüküm altına alınan asıl alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 5.500,00-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE 3-Davacının işlemiş faize yönelik talebinin REDDİNE, 4-Reddedilen kısma yönelik davalının kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE, 5-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 1.878,52-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 1.318,30-TL peşin harç, başvurma harcı ve vekalet harcının mahsubu ile bakiye 560,22-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, 6-Davacı tarafından yatırılan toplam 1.318,30-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 7.142,50-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 27.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife Hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 9-Taraflarca yatırılıp harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; miktar yönünden KESİN olmak üzere hazır olan taraf vekilinin yüzüne karşı karar verildi.26/01/2026

Katip ... ¸E-imza

Hakim ... ¸E-imza

Atıf: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/495, K. 2026/53, T. 26.01.2026, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-495-e-2026-53-k-267e4924ca2d