İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/495 E. 2026/38 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/495
- Karar No
- 2026/38
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/495 Esas - 2026/38
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/495 KARAR NO : 2026/38
DAVA : Marka ... kararı iptali - Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 28/04/2022 KARAR TARİHİ : 16/02/2026 Yazım Tarihi: 03/03/2026
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilinin 2009 yılına kadar ilaç sektöründe yer aldığını ancak bundan sonra faaliyet alanını değiştirdiğini, dava dışı şirket ile maliki oldukları ... alışveriş merkezini ve konut ofis ve avm bloğundan oluşan toplu yapısını işlettiğini, ... numaralı ..., ... numaralı ...+..., ... ... , ... numaralı ..., ... numaralı ..., ... numaralı ..., ...numaralı ... ibareli markaların sahibi olduğunu, ... markası olarak yoğun bilinirliğe sahip olduğunu, müvekkiline ait markaların 2004 yılından beri koruma altında olduğunu, ... ibaresinin davalı tarafından tescil edilmek istendiğini, müvekkili tarafından yayına itirazda bulunulduğunu, ... sayılı kararla itiraza gerekçe gösterilen ... numaralı ..., ... ... , ... numaralı ... + ..., ... numaralı ... markaları yönünden kullanım ispatı açısından sunulan delillerin yeterli olmadığı, ... numaralı ..., ... numaralı ..., ... numaralı radyokanyon markaları yönünden karıştırılma ihtimali bulunmadığından itirazın reddine karar verildiğini, buna yapılan itirazın ise ... tarafından reddedildiğini, ciddi kullanımın ispatlanamadığına yönelik kurul kararının hatalı olduğunu, ... ibaresinin ayırt edici özelliği haiz olmadığını, ... ibaresinin tescilinin mümkün olmadığını, davalının müvekkiline ait markaların toplumdaki tanınmışlığından ve bilinirliğinden yararlanmak istediğini ileri sürerek dava konusu ... sayılı ... kararının iptalini dava konusu ... sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davacı tarafın itiraza konu etmiş olduğu "..." nolu sınıfta, "..." nolu sınıfta ve " ..." nolu sınıfta tescilli markalar olup, müvekkilin başvuru ve tescil talebinde bulunduğu ... nolu sınıflar ile herhangi bir ayniyeti ve benzerliği bulunmadığından, bu markalar bakımından yapılan itirazın, 6769 Sayılı Kanun'un 6/1. maddesinde düzenleme altına alınan ve kümülatif nitelikteki şartları taşımıyor olması sebebiyle, başkaca bir delile gerek kalmaksızın evleviyetle reddi gerektiğini, müvekkiline ait "..." ibareli marka ile davacı tarafından itiraza konu edilen, ...nolu sınıflarda tescilli "...", "... " markalarının ise, 6769 Sayılı Kanun'un 6/1.maddesi kapsamında salt ... nolu sınıflar bakımından tescili talep edilmiş olmakla, bu sınıflar bakımından incelemeye tabi tutulması gerektiğini, marka ibareleri içerisinde tek harfin farklı olmasının dahi markaların ayırt edilebilirliğini sağladığını, Markalar bir bütün olarak değerlendirildiği zaman, diğerinden ayırt edilmesini sağlayan kelime, harf, ..., sayı vs den oluşan markanın bütüncül şekilde bıraktığı izlenimin dikkate alınması gerektiğini, Davacı tarafından gerek bu aşamada sunulan ve gerekse de huzurdaki dava ile Sayın Mahkemeye sunulan delillere bakıldığı zaman; markanın Türkiye genelinde ciddi bu kullanım alanı olmadığı görüleceği gibi, bu markanın İstanbul sınırları içerisinde dahi, yalnızca belirli bir bölge ile sınırlı olarak kullanımının olduğu ve dolayısıyla "halk tarafından tanınırlığının" olmadığının açık olduğunu, salt İstanbul ili sınırları içerisinde, ... 'da mevcut ortalama 130 AVM'nin yalnızca birinde yapılan etkinlik ve organizasyonlarda mevcut mamül veya hizmet için kullanılan markanın, tüm Türkiye'de bilinirliğini iddia etmek açıkça gerçeğe aykırı bir iddia olup, sunulan delillerin dahi belirli bir alanda, belirli bir kitleye yönelik olduğunun açıkça ortada olması karşısında, müvekkil markası ile davacı taraf markasının halk nezdinde iltibas yaratmayacağının ortada olduğunu, ... ile tanınmış markanın tescilinde esas alınacak kriterleri belirlendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. " , 19/2 maddesi "6/1 fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir." hükmü ; SINAİ MÜLKİYET KANUNUNUN UYGULANMASINA DAİR YÖNETMELİK; Madde 29 " (1) Kanunun 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasının uygulanabilmesi için başvuru sahibinin, yayıma itiraza ilişkin görüşünü sunması gereken süre içinde kullanımın ispatına ilişkin talebini açıkça ve yazılı olarak Kuruma bildirmesi gerekir. Belirtilen koşulları taşımayan ve süresi içinde yapılmayan kullanımın ispatına ilişkin talepler yapılmamış sayılır. (2) Kullanımın ispatı talebi açık, net ve koşulsuz olarak yapılır. Bu talepte, kullanımın ispatı istenilen markaların tescil numaralarının açıkça belirtilmesi zorunludur. Aksi halde talep yapılmamış sayılır. (3) Başvuru sahibinin talepte bulunması halinde Kurum, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması için itiraz sahibine bir aylık süre verir. İtiraz sahibi tarafından süresi içinde delil sunulmaması veya sunulan delillerin itirazla ilgili olmaması halinde ve ayrıca başka bir itiraz gerekçesi veya itiraza gerekçe gösterilen başka bir marka da yoksa Kurum itirazı reddeder." hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Taraf markalarında AYNI işaret olması ve kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/5 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Toplumda tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin, farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, itiraz üzerine ret edilir. Tanınmış marka kavramı Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Kullanılmama def'i; 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU'nda 6/1 maddesine göre marka başvurularında, 25.nci maddeye göre hükümsüzlük davasında ve de 29.ncu maddesindeki tecavüz davalarında iltibasa dayalı itiraz gerekçesi mesnet marka ( ya da markaları) yönünden kullanılmama def'i imkanı getirilmiştir. Buna göre kendisine ispat yükü düşen taraf ileri sürdüğü davaya konu başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde mesnet (dayanak) marka/markaların kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından markasını Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğunu ispatlamalıdır. Aksi takdirde itiraz yapılmamış veya açmış olduğu davasını da ispat edememiş sayılması sonucu ortaya çıkacaktır. ... davalarında, 6769 sayılı SMK'nın Uygulanması Yönetmeliği 29/1-2 maddede belirtilen kullanımın ispatına dayanan taraf yayına itiraza ilişkin görüşünü sunması gereken süre içinde kullanımın ispatına ilişkin talebini açıkça ve yazılı olarak ve de kullanımın ispatı istenilen markaların tescil numaralarının açıkça belirtmesi gerekmektedir. Aksi halde talep yapılmamış sayılacaktır. ÖNCEKİ DEĞERLENDİRME; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın Kurum nezdinde ileri sürdüğü '' ...'' ibareli tescilli markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, ... itiraz mesneti bazı markaları açısından kullanım ispatı yapılamadığı değerlendirmesinin yerinde ve doğru olup olmadığı, ... ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği; Kurum aşamasında ileri sürülmeyen ancak dava dilekçesinde ileri sürülen davacının SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının hükümsüzlük talebi açısından yerinde ve doğru olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 08/03/2022 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 28/04/2022 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı ".. ..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Başvuru sahibinin ... (...) nezdindeki yayına itiraz işlemlerinde, itiraz gerekçesi ... sayılı markalar hakkında SMK m. 19(2) çerçevesinde kullanım ispatı talebinde bulunduğu; yayına itiraz sahibi tarafından sunulan delillerin incelenmesi neticesinde ... tarafından bu markaların kullanımının ispatlanamadığının tespit edildiği görülmüştür. Yayına itiraz sahibinin Kurul nezdinde yapmış olduğu işbu incelemenin konusunu oluşturan itirazında, ... tarafından yapılan bu tespite ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığı ve karara itiraz dilekçesinde bu hususla ilgili herhangi bir gerekçe ya da açıklamaya yer vermediği tespit edilmiş olmakla birlikte, kulanım ispatı konusunun daha önceki aşamada (... nezdindeki yayına itiraz sürecinde) tartışılmış olması, kullanım ispatı konunun ana uyuşmazlığa (SMK m. 6(1) bağlı ve aynı uyuşmazlık içinde çözülmesi gereken bir mesele olması nedeniyle ve Kurul kararının bütünlüğü de gözetilerek yapılan incelemede ...'nin söz konusu tespitinde bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Dolayısıyla, kullanım ispatı talebine konu ... sayılı markaların kullanımının ispatlanamadığı sonucuna varılmış olduğundan SMK m. 19(2) hükmü uyarınca söz konusu markalar SMK m. 6(1) kapsamında değerlendirmeye alınmamıştır. ..... yapılan incelemede başvuru ile itiraz gerekçesi ... sayılı markalar belli düeyde benzer olsalarda, başvurunun tescile konu mal/hizmetlerinin belirtilen markaların tescil kapsamında bulunanlarla farklı türden olduğu tespit edilmiş ve başvuru ile itiraz gerekçesi ...sayılı markalar arasında ilişkilendirme/karıştırılma olasılığının bulunmadığı tespit edilmiştir. KARAR: İtirazın reddedilmesine oybirliğ ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. Davalı başvuru Markası Davacı Markaları ... (...) ...
19/02/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda ÖZETLE; "Davalıya ait marka başvurusu ile davacıya ait mesnet markalar arasında SMK md. 6.1 anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu; Davacının ... kararına kullanım ispatına yönelik itiraz etmemiş olmasının diğer taraf lehine usuli kazanılmış hak olarak değerlendirilmesi halinde ... kararının iptalini gerektirir koşulların bulunmadığı, Davacının ... kararına kullanım ispatına yönelik itiraz etmemiş olmasının diğer taraf lehine usuli kazanılmış hak olarak değerlendirilmemesi halinde ise heyetimizce yapılan inceleme neticesinde 35.01 ve 35.03. sınıflar açısından davacıya ait ... ve ... numaralı markaların kullanımının ispatına ilişkin yeterli delilin dosya kapsamında mevcut olduğu, ... sayılı ... kararının bu açıdan iptalinin gerektiği, Kurum aşamasında ileri sürülmemiş olsa da heyetimize verilen görev çerçevesinde yapılan tanınmışlık incelemesinde davacıya ait ... ve ... numaralı markaların SMK. 6.5 anlamında tanınmış olduğu ve bu açıdan hükümsüzlük talebinin yerinde olduğu " şeklinde ifade edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonunda 12/04/2023 tarih ve ...Sayı ile " davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve seçil benzerlik oluşmakla beraber, ... kararı iptali davasında, itiraz mesnedi ...sayılı markalar açısından itiraz sürecinde davalı tarafca kullanmama def'i ileri sürülüp sunulan deliller üzerinde ... tarafından kullanımının ispatlanamadığı tespit ve değerlendirmesine karşı ... nezdinde yapılan itiraz formunda bu tespite ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığı ve karara itiraz dilekçesinde bu hususla ilgili herhangi bir gerekçe ya da açıklamaya yer vermediğinden SMK 19/2 hükmü uyarınca bu markalara karşı itirazın reddi kararının yerinde ve doğru olduğu sonucuna varıldığı, diğer itiraz mesnedi ... sayılı markalar açısından ise dava konusu markanın kapsamındaki mallar/hizmetler ile itiraz mesnedi bu markaların kapsamındaki mallar / hizmetler benzer olmadığı gibi ilişkili ve bağlantılı mallar/hizmetler de olmadığından SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas / karıştırılma koşulları oluşmadığından anılan ... kararı yerinde ve doğru olduğu, hükümsüzlük davasında, itiraz mesnedi ...sayılı markalar açısından dosyaya sunulan kanıt ve belgeler ele alınıp incelendiğinde bu markaların kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmakta olduğuna kanaat verilecek yeterli deliller olmadığından SMK 19/2. maddesi göndermesi ile aynı Kanun'un 6/1. maddesindeki iltibas değerlendirmesine esas alınamayacağı, diğer itiraz mesnedi ...sayılı markalar açısından ise dava konusu markanın kapsamındaki mallar/hizmetler ile itiraz mesnedi bu markaların kapsamındaki mallar / hizmetler benzer olmadığı gibi ilişkili ve bağlantılı mallar/hizmetler de olmadığından SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas / karıştırılma koşulları oluşmadığı, SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davalının ... ibareli başvurusu ile ayniyet şeklinde benzer olmayan davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen ... ibareli markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hususlarının kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine " şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından İSTİNAF yoluna gidilmiş olup .... HD.nin 26/09/2025 tarih ve ... sayı ile "Mahkemece, ... kararı iptali davasında, itiraz mesnedi ... sayılı markalar açısından itiraz sürecinde davalı tarafca kullanmama def'i ileri sürülüp sunulan deliller üzerinde ... tarafından kullanımının ispatlanamadığı tespit ve değerlendirmesine karşı, ... nezdinde yapılan itiraz formunda bu tespite ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığı ve karara itiraz dilekçesinde bu hususla ilgili herhangi bir gerekçe ya da açıklamaya yer vermediğinden, SMK'nın 19/2. hükmü uyarınca bu markalara karşı itirazın reddi kararının yerinde ve doğru olduğu sonucuna varılmış ise de, mahkemece yapılan bu değerlendirmenin hukuki bir zemini bulunmamaktadır. Zira, itiraza mesnet olarak gösterilen, ... sayılı markalar açısından itiraz sürecinde davalı tarafca kullanmama def'i ileri sürülmüş, sunulan deliller üzerinde ... tarafından kullanımının ispatlanamadığı yönünde tespit ve değerlendirme yapılmıştır. Bu karara yönelik olarak ... nezdinde itiraz yapıldığına ve yapılan itirazın ... Kararının bütününe yönelik olduğuna göre, mahkemenin bu yöndeki değerlendirmesinin yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan mahkemece bu yönde yapılan değerlendirme için bir hukuki niteleme yapılmamakla birlikte söz konusu durumun usuli kazanılmış hak yaratması da söz konusu olmayacaktır. Bu kapsamda Usule ait kazanılmış hak müessesi ile ilgili açıklama yapmak gerekmektedir. Öncelikle usule ait kazınılmış hak Usul Hukukunun dayandığı ana esaslardandır ve kamu düzeni ile de ilgilidir. Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)’nda “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktaydı. Usulî kazanılmış hak kurumu, davaların uzamasını ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak amacıyla Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda da usulî kazanılmış hakka ilişkin açık bir düzenleme bulunmamakta ise de, bu ilkenin uygulanma gerekliliği HMK hükümleri karşısında da varlığını sürdürmektedir. Yargısal ve bilimsel içtihatlarda “usulî kazanılmış hak” ya da “usulî müktesep hak” olarak adlandırılan bu ilke Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.02.1988 tarihli ve ... sayılı kararında “Mahkemenin bozma kararına uymasıyla meydana gelen bozma gereğince işlem yapma ve hüküm verme durumu, taraflardan birisinin lehine ve diğeri aleyhine hüküm verme neticesini doğuracak bir durumdur ve buna usulî kazanılmış hak denilmektedir...” şeklinde tanımlanmaktadır ( ... Karar). Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, usulî kazanılmış hak, davaların uzamasını ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak amacıyla Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş, anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade ettiğine göre, yargısal bir faaliyet yapmayan idari bir makamın kararına yönelik olarak açık bir şekilde itiraz edilmemesi halinin diğer taraf yararına usuli kazanılmış hak yaratmasından bahsedilemeyecektir. Diğer yandan markanın kullanılma zorunluluğu, SMK'nın 9. maddesinde düzenlenmiştir. Kullanım ispatı ise, SMK m. 9.1 ve 19.2’de düzenlenmektedir. Buna göre içerik bakımından markanın tescil edilmiş olduğu mallar ve/veya hizmetler kapsamında kullanıldığı, nitelik bakımından kullanımın ciddi olduğu, kişi bakımından markanın sahibi veya sahibinin izni kapsamında üçüncü kişiler tarafından kullanıldığı, yer bakımından Türkiye’de kullanıldığı ve zaman bakımından kullanımın tescilden itibaren beş yıl içerisinde gerçekleştiği ya da bu süre içerisinde kullanmamaya dair haklı sebeplerin bulunduğunun ispatı gerekmektedir. Bu kapsamda mahkemece hükümsüzlük davasında, mesnet olarak gösterilen ... sayılı markalar açısından dosyaya sunulan kanıt ve belgeler ele alınıp incelendiğinde bu markaların kapsamlarındaki mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmakta olduğuna kanaat verilecek yeterli deliller olmadığı, SMK'nın 19/2. maddesi göndermesi ile aynı Kanun'un 6/1 maddesindeki iltibas değerlendirmesine esas alınamayacağı yönünde kanaate varılmıştır. Ancak, davacı tarafça, “...”nin 01 Haziran 2006 tarihinden bu yana alışveriş merkezi olarak faaliyet gösterdiği, Türkiye’nin ve hatta Avrupa’nın en tanınmış alışveriş merkezlerinden biri olduğu, hatta “...” markasının bu tanınmışlığı sayesinde, İstanbul’da başlı başına bir lokasyon haline geldiği ileri sürülmüş olup, bilirkişi raporunda da, davacının, kullanım ispatı aşamasında delil olarak alışveriş merkezini gösterir toplam yedi adet fotoğraf + 2014 yılından bir adet, 2015 yılından bir adet + 2016 yılından bir adet + 2017 yılından bir adet + 2018 yılından beş adet + 2019 yılından dokuz adet fatura sunduğu, bu faturalardan beş adetinin ... numaralı markayı ihtiva etmekte olduğu, fotoğraflardan iki adetinin ... numaralı markayı ihtiva ettiği, sunulan bilgi ve belgeler kapsamında kullanım ispatına yönelik inceleme yapıldığında 35. Sınıfın 1. ve 3. alt sınıflarında yer alan ‘Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık hizmetleri’nde özellikle avm yönetimlerinin yatırım ve işletme maliyetleri de göz önünde bulundurularak davacıya ait ... numaralı ve ... numaralı markalar yönünden idari / kurum aşamasında sunulan kullanım ispatına yönelik delillerin belirtilen alt sınıflar açısından yeterli olduğu değerlendirilmiştir. Bu kapsamda gerek davacının esaslı itirazları gerekse de bilirkişi raporundaki değerlendirmeler tartışılmadan, bu iddiaların yerinde olmadığı açıklığa kavuşturulmadan, bu yönde hüküm vermek için gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan, mesnet olarak gösterilen ... sayılı markalar açısından, bu markaların kapsamlarındaki mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmakta olduğuna kanaat verilecek yeterli deliller olmadığı sonucuna varılması ve ulaşılan bu kanaate göre hüküm kurulması doğru olmamıştır. Bu itibarla, yukarıda belirlenen hususlar yönünden yapılan eksik inceleme nedeniyle hüküm kurulamayacağı anlaşıldığından, Dairemizce, davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ... Hukuk Mahkemesince verilen 12/04/2023 gün ve .... sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE," şeklinde İADE kararı ile dosya yeniden mahkememize gönderilmiştir. GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının "... " ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli itiraz mesnedi markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Diğer yönden ... iade kararında "davacı tarafça, “...”nin 01 Haziran 2006 tarihinden bu yana alışveriş merkezi olarak faaliyet gösterdiği, Türkiye’nin ve hatta Avrupa’nın en tanınmış alışveriş merkezlerinden biri olduğu, hatta “...” markasının bu tanınmışlığı sayesinde, İstanbul’da başlı başına bir lokasyon haline geldiği ileri sürülmüş olup, bilirkişi raporunda da, davacının, kullanım ispatı aşamasında delil olarak alışveriş merkezini gösterir toplam yedi adet fotoğraf + 2014 yılından bir adet, 2015 yılından bir adet + 2016 yılından bir adet + 2017 yılından bir adet + 2018 yılından beş adet + 2019 yılından dokuz adet fatura sunduğu, bu faturalardan beş adetinin ... numaralı markayı ihtiva etmekte olduğu, fotoğraflardan iki adetinin ... numaralı markayı ihtiva ettiği, sunulan bilgi ve belgeler kapsamında kullanım ispatına yönelik inceleme yapıldığında 35. Sınıfın 1. ve 3. alt sınıflarında yer alan ‘Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık hizmetleri’nde özellikle avm yönetimlerinin yatırım ve işletme maliyetleri de göz önünde bulundurularak davacıya ait ... numaralı ve ... numaralı markalar yönünden idari / kurum aşamasında sunulan kullanım ispatına yönelik delillerin belirtilen alt sınıflar açısından yeterli olduğu değerlendirilmiştir. " şeklinde geçtiği üzere davacının ... ibareli ... numaralı ve ... numaralı markalar yönünden dava konusu başvuru markasının kapsamındaki emtialar ile SMK 19/2 maddesi kapsamında kullanım ispatı yerine getirilen emtialar açısından dava konusu edilen ... başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan 35. Sınıftaki " Reklamcılık , pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonları hizmetleri ... İş yönelimi , idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık hizmetleri " yönünden davacı markasının kapsamındaki mallarla aynı/benzer/ilişkili emtialar olduğundan kısmen emtia benzerliği de gerçekleştiği; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu yukarıda belirtilen hizmetler açısından ayırdığı satın alma /faydalanma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının itiraz mesnedi ... ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki taraf markasındaki benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, benzerlik nedeniyle bu hizmetler açısından her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği , taraf markaları arasında bu hizmetlerde SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu; Bu emtialar açısından aksi yöndeki ... kararı yanlış olarak değerlendirildiği; Bunun dışında kalan emtialarda ise SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluşmadığı; Diğer yönden ise ; Somut olayda SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( yani davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan davalı başvurusu nedeniyle " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Ancak bu durumlar yukarıda açıklanan kısmi iltibası ortadan kaldıran sebepler oluşturmadığından dava kısmen kabul edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1- Davanın KISMEN KABULÜNE, 2- Dava konusu ...'nın ... sayılı ... kararının dava konusu edilen ... başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan 35. Sınıftaki " Reklamcılık , pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonları hizmetleri ... İş yönelimi , idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık hizmetleri " yönünden ... kararının kısmen iptaline , markanın bu emtialar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ...'ya müzekkere yazılmasına 3- Diğer kısımlar yönünden davanın reddine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin düşümü ile bakiye 651,30 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 5-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine, 6-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 7-Davacının yaptığı; 2.400,00 TL bilirkişi ücreti, 795,00 TL tebligat gideri, 80,70 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 3.275,70 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 1.637,85 TL nin davalılardan eşit tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 16/02/2026
Katip ... Hakim ... E imzalıdır E imzalıdır