İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/489 E. 2025/489 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/489
Karar No
2025/489
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/489 Esas - 2025/1049 T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2025/489 KARAR NO: 2025/1049

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLLERİ: DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/04/2025 KARAR TARİHİ : 25/11/2025 K. YAZIM TARİHİ : 09/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;Müvekkilinin cari hesap alacağından kaynaklanan toplam 43.229,00 TL tutarında alacağının tahsili için davalı aleyhine Kahramankazan İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, Davalının haksız ve kötü niyetli olarak ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, davalı ile müvekkili şirket arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen faturalara konu borca ilişkin, bugüne kadar müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalının borca ilişkin herhangi bir açıklama getirmediğini ve ödeme belgesi de sunmadığını, davalının müvekkiline cari hesap alacağından dolayı borçlu olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı borçlunun %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkili firma ile davacı arasında hiç bir ticari ilişki bulunmadığını, dolayısı ile müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olduğunun kabul edilmesinin imkansız olduğunu, ortada bir ilişki yok iken alacağın varlığının kabul edilemeyeceğini, davacının sadece faturaya dayalı olarak alacak talebinde bulunduğunu, faturanın tek başına alacağın varlığına delil olmayacağını, davacı yan fatura içeriği malların teslim edildiğini iddia ve ispat edemediğine göre davanın bu açıdan reddi gerektiğini, temerrüt oluşturulmadan faiz talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacı yanca icra takip tarihinden önce temerrüt ihtarı gönderilmediğini, dolayısı ile faizin ancak icra takip tarihinden sonrası için talep edilebileceğini, tüm bu nedenlerle haksız ve davanın reddine, davacının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Kahramankazan İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası, ticaret sicil kayıtları, ticari defter ve kayıtlar, vergi kayıtları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. Bilirkişi 03/11/2025 tarihli raporu ile özetle; Dosya kapsamı ve davacı kayıtlarının incelenmesi neticesinde; Davacının Kahramankazan İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında, 11.11.2024 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile davalıdan 38.003,00 TL asıl alacak ile 5.226,00 TL işlemiş faiz toplamı olan 43.229,00 TL alacağını faizi ile talep ettiği, dosya kapsamında davacının davalıyı temerrüde düşürücü bir belgesinin bulunmadığı, davacının 2023-2024 yılları ticari defter kayıtlarına göre, davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 38.182,32 TL alacaklı olduğu, davalının 2023-2024 yılları ticari defter kayıtlarına göre, davalının icra takip tarihi itibariyle davacıya 38.012,80 TL borçlu olduğu, taraf kayıtları arasındaki farkın davalının davacı adına düzenlediği ve kayıtlarına aldığı 24.10.2023 tarihli ... nolu 169,52 TL tutarlı faturanın davacı kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı, davacının takipteki anapara alacağının 38.003,00 TL olduğu tespitlerine varıldığı bildirilmiştir. GEREKÇE : Dava, fatura ve cari hesaptan kaynaklı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/06/2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır ( 6102 sayılı TTK'nın 21/2 maddesi). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, 2019/3926 Esas -2020/2954 Karar). Somut olayda takibe konu edilen faturalar davalı tarafın ticari defterlerine kaydedilmiş olup akdi ilişkinin de somut bir şekilde inkar edilmediği; Bu kapsamda Taraflara ait ticari defterlerin karşılaştırılması neticesinde Tarafların ticari defterlerinin birbiriyle uyumlu olduğu ve bu hususun fatura konusu malların teslimine karine teşkil ettiği, ve aksinin ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Kaldı ki, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin ticari defterine kayıtta bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde ticari defterlerine kayıtta bulunmuştur. Bu kapsamda tarafların ticari defter kayıtları ile tespit edilen davalının 38.003,00 TL borçlu olduğu kanaatiyle, Davalının Kahramankazan İcra Dairesinin ... esas sayılı takibe itirazının 38.003,00 TL üzerinden iptali ile takibin devamına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, Davalının Kahramankazan İcra Dairesinin ... esas sayılı takibe itirazının 38.003,00 TL üzerinden iptali ile takibin devamına, Fazlaya dair istemin reddine, 2-38.003,00 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 2.595,98 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 738,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.857,73 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00TL'nin kabul oranına göre hesaplanan 3.164,79 TL'sinin davalıdan, 435,21 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 738,25 TL peşin harç, 615,40TL başvuru harcı, 87,50TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.441,15TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 107,00 TL tebligat ve posta gideri ile 5.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.107,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesap edilen 4.489,61 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 38.003,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 5.226,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 7-Kararın talep halinde taraflara tebliğine, Dair, davacı vekilini ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.25/11/2025

Katip ...E-imzalıdır Hakim ...E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/489, K. 2025/489, T. 25.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-489-e-2025-489-k-9056fcb19622