İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/488 E. 2026/291 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/488
Karar No
2026/291
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/488 Esas KARAR NO : 2026/291

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/05/2025 KARAR TARİHİ : 24/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, akıllı iletişim cihazları ve teknolojik ürünlerin distribütörlüğü alanında faaliyet göstermekte olduğunu, davalının ise müvekkili şirketin bayilerinden biri olup taraflar arasında cari hesaba dayalı sürekli bir ticari ilişki bulunduğunu, bu kapsamda, müvekkili şirket tarafından davalı tarafa ürün tedariği sağlanmakta olduğunu, bu çerçevede, müvekkili tarafından davalıya yapılan ürün tedariğine istinaden; 43.457,00 TL bedelli, 13.02.2024 tarih ve ... numaralı fatura düzenlenmiş olduğunu, davalı tarafından, işbu faturaya karşı kısmi ödeme yapılmış ancak 28.884,50 TL’lik bakiye kısım ödenmemiş olduğunu, bu sebeple, müvekkili şirket tarafından davalıya müteaddit defalar başvurulmuş, ancak borcun ödenmemesi üzerine 01.10.2024 tarihli Beyoğlu .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bakiye borcun ödenmesi ihtar edilmiş olduğunu, ihtarnamenin 03.10.2024 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen, davalı tarafından müvekkili şirkete bu zamana kadar herhangi bir ödeme yapılmamış olduğunu, davalı tarafa gönderilen herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine taraflarınca borcun tahsili amacıyla Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmış olduğunu, davalının, bu takibe haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz etmiş olduğunu, nitekim, dilekçe ekinde sunulan faturanın bir kısmının herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin davalı tarafından ödenmiş olup bakiye borcun varlığı kabul edilmiş nitelikte iken, kalan tutarın ödenmesinden imtina edilmekte olduğunu, bununla birlikte, tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde de davalının borçlu olduğunun açıkça görülecek olduğunu, müvekkili şirketin, uzun süredir Türkiye genelinde faaliyet gösteren kurumsal ve güvenilir bir distribütör olduğunu, davalı taraf ile aralarında ticari güvene dayalı, süreklilik arz eden bir iş ilişkisi kurulmuş olup bu kapsamda mal teslimi gerçekleştirilmiş, fatura düzenlenmiş ve teslim edilen ürünlerin davalı tarafça herhangi bir itiraza konu edilmeden kabul edilmiş olduğunu, davalının takibe karşı herhangi bir somut belge ya da haklı gerekçe ileri sürmeden yaptığı itirazın açıkça kötü niyetli ve sadece ödemeyi geciktirme amacı taşımakta olduğunu, davalının icra takibine kötü niyetli itirazı üzerine, dava şartı zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş olup arabuculuk görüşmesi sırasında da borcun varlığının karşı tarafça kabul edilmiş ancak ödeme yapılmayacağının taraflarına iletilmiş olduğunu, bu sebeple sürecin, anlaşamama ile sonuçlanmış olduğunu beyanla; davanın kabulüyle davalının yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, itiraz kötü niyetli olarak yapıldığından alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarındadır. Davalı yönünden yapılan tacir araştırmasında davalının bilanço esasına göre defter tuttuğu anlaşılmakta Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmakla yargılamaya devam olunmuştur. Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı şirket tarafından davalı aleyhine 28.884,50 TL acık hesap alacağı, 1.536,84 TL ihtarname gideri alacağı, 3.864,79 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 34.286,13 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça takibe itiraz edildiği ve takibin durmuş olduğu görülmüştür. Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarının tespiti için tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 10/11/2025 günü saat 14:00'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, SMMM bilirkişi .... 03/01/2026 tarihli raporunda özetle; taraflardan davacı tarafın duruşma salonunda yapılan incelemeye gelmiş ve yerinde inceleme talep etmiş olup davalı tarafın ise incelemeye gelmemiş olduğunu, davacı tarafın ticari defter ve belgelerinin incelemesi yapılmış olup, 2024- 2025 yılları ticari defterlerinin incelendiğinin, defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının kanuni süresinde olduğunun, defter kayıtlarının birbirlerini doğrular nitelikte olduğunun ve lehinde delil niteliği taşıdığının kanaatine varılmış olduğunu, davacı tarafın 13.02.2024 tarihli .... numaralı KDV Dahil 43.457,00 TL e-faturayı davalıya düzenlediğinin tespit edilmiş olduğunu, davalı tarafından 8 günlük yasal itiraz süresinde itiraz edildiğine dair herhangi bir belge dosyaya sunulmamış olduğunu, davacının ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan icra takip ve dava tarihi itibariyle 28.884,50 TL alacaklı olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davacının iddia ettiği faturaları BS formları ile bağlı bulunduğu Vergi Dairesine beyan etmiş olduğunun, davalının da aynı faturaları alım olarak BA beyanı ile beyan etmiş olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davacının ihtarnamesinde özetle 13.02.2024 tarihli .... numaralı h) faturadan kaynaklı 28.884,50 TL müvekkiline borcu bulunduğunu, defalarca istenmesine rağmen bu borcun ödenmediğini işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde ödenmesini aksi takdirde yasal yollara başvurulacağını ihtar etmiş olduğunu, davacının işbu ihtarnamesini göndermek için notere 01.10.2024 tarih ve .... numaralı noterlik makbuzu ile 1.536,84 TL ödeme yapmış olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davacının icra takibinde bu masrafı davalıdan talep etmiş olduğunun görülmüş olduğunu, davacının davalıya göndermiş olduğu ihtarname ile davalının temerrüde düşmüş olduğunun ve temerrüt tarihinden takip tarihine kadar olan sürede %24 yasal faiz oranı ile davacının talep edebileceği toplam işlemiş faiz 1.861,27 TL olarak hesaplanmış olduğunu, davacının talebinin incelenmesi neticesinde toplam alacağının 32.282,61 TL olarak tespit edilmiş olduğunu bildirmiştir. Ticari defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticari davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4). Öte yandan taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticari defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticari defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticari defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, HMK’nın 222/5. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, s. 1834).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve 2019/11-172 E. - 2022/69 K. sayılı kararı ) Davacı tarafın delillerinde tarafların ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce usulüne uygun ihtara rağmen davalı taraf ticari defterlerini incelemeye sunmamış, delil olma niteliğine sahip olduğu belirlenen davacı ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde 2024- 2025 yılları ticari defterlerinin incelendiği, defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının kanuni süresinde olduğu, defter kayıtlarının birbirlerini doğrular nitelikte olduğu ve lehinde delil niteliği taşıdığının kanaatine varılmış olduğu, davacı tarafın 13.02.2024 tarihli ... numaralı KDV Dahil 43.457,00 TL e-faturayı davalıya düzenlediğinin tespit edilmiş olduğu, davalı tarafından 8 günlük yasal itiraz süresinde itiraz edildiğine dair herhangi bir belge dosyaya sunulmamış olduğu, davacının ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan icra takip ve dava tarihi itibariyle 28.884,50 TL alacaklı, davacının iddia ettiği faturaları BS formları ile bağlı bulunduğu Vergi Dairesine beyan etmiş olduğu, davalının da aynı faturaları alım olarak BA beyanı ile beyan etmiş olduğunun tespit edilmiş olduğu, davacının ihtarnamesinde özetle 13.02.2024 tarihli .... numaralı faturadan kaynaklı 28.884,50 TL müvekkiline borcu bulunduğu, defalarca istenmesine rağmen bu borcun ödenmediğini işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde ödenmesini aksi takdirde yasal yollara başvurulacağını ihtar etmiş olduğu, davacının işbu ihtarnamesini göndermek için notere 01.10.2024 tarih ve ... numaralı noterlik makbuzu ile 1.536,84 TL ödeme yapmış olduğunun tespit edilmiş olduğu, davacının icra takibinde bu masrafı davalıdan talep etmiş olduğunun görülmüş olduğu, davacının davalıya göndermiş olduğu ihtarname ile davalının temerrüde düşmüş olduğunun ve temerrüt tarihinden takip tarihine kadar olan sürede %24 yasal faiz oranı ile davacının talep edebileceği toplam işlemiş faiz 1.861,27 TL olarak hesaplanmış olduğu, davacının talebinin incelenmesi neticesinde 28.884,50 TL açık hesap alacağı, 1.536,84 TL ihtarname gideri, 1.861,27 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam alacağı 32.282,61 TL olarak tespit edilmiştir. Davacı taraf ticari defterlere diğer deliller ile birlikte dayanmış olup mahkemece de davalının ticari defterlerini ibrazı HMK 222/3 ihtarı ile birlikte davalıya duruşma zabtıyla gönderilmiş olmasına rağmen ticari defterler incelemeye sunulmamıştır. Bu durumda HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uyarınca; davalının HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilerek ticari defterlerde kayıtlı fatura konusu malların teslim edildiği ve bedelinin ödenmediği hususunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davalının vergi dairesine sunmuş olduğu BA formunda da takip konusu alacağın doğduğu faturanın yer alması nazara aşınarak takip konusu borcun davalının kabulünde olduğu sonucuna varılmıştır. Takip talebinde işlemiş faiz talebinini de yer aldığı ve dava değerinin işlemiş faiz dahil bedel üzerinden harçlandırıldığı görülmekle davalı tarafın takip öncesi ihtarname tebliği ile temerrüde düşürüldüğü ve temerrüt tarihinden takip tarihine kadar olan süre için 1.861,27 TL faiz hesaplandığı anlaşılmakla takibin işlemiş faiz yönünden 1.861,27 TL üzerinden devamına karar verilmiştir. Takipte yer alan ihtarname gideri yönünden ise dava dilekçesi ekinde noterlik makbuzunun yer aldığı ve bedelinin 1.536,84 TL olduğu anlaşılmakla belirtilen talep yerinde görülmüştür. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki davada, satın alınan ve faturası belirli alacak likit (belirlenebilir) olup, hüküm altına alınan miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmaktadır. Açıklanan bu nedenlerle açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı tarafın Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 28.884,50 TL açık hesap alacağı, 1.536,84 TL ihtarname gideri, 1.861,27 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 32.282,61 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, icra inkar tazminatı talebinin kabulü il asıl alacağın %20 sine tekabül eden 6.456,52 TL icar inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 1-Davalı tarafın Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİ İLE takibin 28.884,50 TL açık hesap alacağı, 1.536,84 TL ihtarname gideri, 1.861,27 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 32.282,61 TL üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 6.456,52 TL icar inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 2.205,23 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.589,83 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 4- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinden kabul oranı ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 4.331,36 TL'nin davalıdan 268,64 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 1.230,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 7.457,50 TL yargılama giderinden kabul oranı (%94,16) ret oranı (%5,84) dikkate alınarak hesaplanan 7.021,98 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmen davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 32.282,61 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının talep halinde davacıya İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda İstinaf yasa yolu yargısal miktar sınırının altında kalmakla kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/03/2026

Katip ... ¸

Hakim ... ¸

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/488, K. 2026/291, T. 24.03.2026, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-488-e-2026-291-k-936d79496908