İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/486 E. 2025/706 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/486
Karar No
2025/706
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/486 KARAR NO : 2025/706

DAVA : İstirdat DAVA TARİHİ : 22/06/2023 KARAR TARİHİ : 06/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesi ile; ... uygulamasını telefonuna yüklediğini ve üye olduğunu, bir miktar para aktardığını, sonra parça parça para aktarmaya başladığını, yatırım amaçlı yatırıp geri çekeceğini, toplamda 2.500.000,00-TL yatırdığını, geri çekmek istediğinde parası yüklü miktarda olduğu için çekemediğini, cüzdanına baktığında parça parça 780.000,00-TL düştüğünü, geri kalan parasını çekmek için...'yu aradığını, yüklü miktarda olduğu için parasının emirde kaldığını ve 780.000,00-TL'nin de gitmiş olduğunu, tekrar müşteri hizmetlerini aradığında destek ekibine yönlendirildiğini, paranın dekontlarının istediklerini ve hepsini gönderdiğini, geri dönüş yaptıklarını ama ...alışverişte para kesintisi aldıklarının aktarıldığını, neticeten parasının geri iadesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirketin, ... varlık alım satımına aracılık faaliyeti yürütmekte olup müvekkil şirket sistemlerinde alım/satım yapan kullanıcılar alıp sattıkları ... varlıklardan anlık veya sürekli gelir elde etmeyi diğer bir deyişle ticari bir kaygıyı güttüklerini, bu kapsamda davacının tüm mal varlığını ...varlıklara yatırmış olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı yan dava dilekçesinde davacının hesabından 2.500.000,00-TL değerinde ... varlığın yok olduğunu iddia ettiğini ancak hesap hareketlerinden görüleceği üzere yüklü miktarda tutarları kendi banka hesabına çektiğini, davacının kendisini ve ailesinin geçimini zor duruma düşürecek derecede tüm mal varlığını ... varlıklara yatırmış olması ve bu nedenle yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğunun kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ...varlıklar hukuk sistemimizde varlığı ve detayları düzenlenmiş birer yatırım araçları olmadığını, bu sebeple de ... varlık borsaları ya da buralarda alınıp satılan ... varlıklar Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), BDDK, T.C. Merkez Bankası ya da herhangi bir otoritenin denetim ve gözetim ile yükümlü olmadıklarını ve bu şekilde bir mevzuatatabi olmadığını, davacı ... 18.04.2021 tarihinden bu yana müvekkil şirket üyelerinden olduğunu,... kullanıcısı olmak için davacı da her kullanıcı gibi "Kullanım Sözleşmesi"ni elektronik ortamda imzaladığını, davacı çeşitli tarihlerde çeşitli ... varlıklar alıp sattığını, kullanıcı bu işlemleri için adına kayıtlı banka hesabından Türk Lirası transfer ettiğini akabinde de... varlık alış verişlerinde bulunduğunu, davacı müvekkil şirkette nezdinde bulunan kullanıcı hesabına 2.433.977,00-TL. yatırdığını ve süreç içinde 319.700,8-TL. banka hesabına çektiğini, ... varlıkların volatilitesi yüksek bu sebeple saatler hatta dakikalar içinde fiyatları büyük değişkenlik gösterdiğini, davacı hesabından herhangi bir... varlık transferi gerçekleşmediğini ancak alış emri verildiği sıradaki market fiyatının satış emri verildiği sıradaki market fiyatından yüksek olması sebebiyle zararına alış-satış işlemleri gerçekleştirdiğini, davacı yanca neredeyse bütün alış satış işlemlerinde zarar edildiğini, bu nedenlerle kesin süreye rağmen HMK gereğince hukuka uygun bir dava dilekçesi sunmayan davacının davasının açılmamış sayılmasına, dava harç ve giderlerinin tamamlatılmasına aksi halde davanın usulden reddine, davacının adli yardım talebinin itirazen kaldırılmasına, haksız ve hukuka aykırı davanın tümden reddine; yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı yan uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davacı tarafın, ... varlık alım satımına aracılık faaliyeti yürütmekte olan davalı şirketin uygulamasına aktardığı paraya haksız olarak el konulduğundan bahisle, söz konusu meblağın iadesi istemine ilişkin bulunmaktadır. Eldeki dava dosyası ilk olarak asliye hukuk mahkemesi nezdinde ikame edilmiş ve İstanbul ... Asliye Hukuk Mahkemesinin... esas sırasına tevzi olmuş, mahkemenin 06/05/2025 tarihli,... esas ve ... karar sayılı kararıyla; "TTK'nın 5/1. maddesi uyarınca, ticari davalara bakma görevi, asliye ticaret mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, her iki tarafın da "Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nın 4/1-a ilâ f bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır. "6502 sayılı yasanın 3/1-k maddesinde tüketici " Ticari veya mesleki olmayan amaçlı hareket eden gerçek veya tüzel kişi" olarak; 3/1- ı bendinde ise tüketici işlemi "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır. 2 Temmuz 2024 tarihli RG'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7518 sayılı kanun ile Sermaye Piyasası Kanununda değişiklik yapılarak ...varlıklar sermaye piyasası aracı kabul edilmiştir. TTK'nın 4/1-f maddesi uyarınca "bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde yer alan hususlardan doğan davalar mutlak ticari dava niteliğindedir. ... varlıklar ile ilgili yasal düzenlemenin yapılmasıyla birlikte kar amacıyla hareket eden davacının tüketici sıfatı olmadığından uyuşmazlıkta görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir." (İstanbul BAM 12. HD 2024/1953 Esas 2024/1856 Karar sayılı ilamı). Somut olayda da dava konusunun kripto parayla ilgili olduğu, davanın mutlak ticari dava olduğu, bu haliyle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu..." gerekçesiyle mahkemelerinin görevsizliğine ve dosyanın, İstanbul nöbetçi asliye ticaret mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi üzerine dosya, İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sırasına tevzi edilmiş, mahkemenin 23/06/2025 tarihli, ...esas ve ...karar sayılı kararıyla; "2 Temmuz 2024 tarihli ...'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7518 sayılı kanun ile Sermaye Piyasası Kanununda değişiklik yapılarak kripto varlıklar sermaye piyasası aracı kabul edilmiştir. TTK'nın 4/1-f maddesi uyarınca "bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde yer alan hususlardan doğan davalar mutlak ticari dava niteliğindedir.

Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 25.11.2021 tarihli 1232 sayılı kararı uyarınca 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda ihtisas mahkemeleri olarak İstanbul 6, 7, 8 ve 9 numaralı mahkemeleri finans mahkemeleri olarak belirlenmiş olmakla..." gerekçesiyle dosyanın, görevli İstanbul 6, 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret mahkemelerine tevzii edilmek üzere tevzi bürosuna iadesine karar verilmesi üzerine dosya, mahkememizin 2025/486 esas sırasına tevzi edilmiştir. 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre; Madde 5/A- (1) "Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." Yine 05/04/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31. maddesiyle 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiş, 7445 sayılı Kanunun 43/1-a maddesiyle, bu Kanunun 31. maddesinin 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe gireceği kararlaştırılmıştır. Söz konusu kanun hükümleri dikkate alındığında, 01/09/2023 tarihi itibariyle menfi tespit davaları bakımından, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirildiği anlaşılmaktadır. Eldeki davanın açılış tarihi 22/06/2023'tür. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun “Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 18/A. maddesine göre; "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." Söz konusu yasal düzenlemeler ve dosya kapsamı dikkate alındığında, eldeki davanın istirdat davası olduğu, 01/09/2023 tarihi itibariyle açılan istirdat davalarında artık dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, davacı tarafça dosyaya arabuluculuk son tutanağı sunulmadığı gibi, arabulucuya başvurulduğuna ilişkin bir beyanda da bulunulmadığı, hatta 06/11/2025 tarihli duruşmada, davacı tarafça, asliye hukuk mahkemesince verilen görevsizlik kararı sonrasında arabulucuya başvuru yapılmadığının beyan edildiği anlaşılmakla, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2, 6102 sayılı TTK'nun 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 30. maddesiyle değişik 5/A-1 maddesi, 6100 sayılı Kanunun 114/2, 115. maddeleri gereğince, açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6325 Sayılı Kanunun 18/A-2, 6102 Sayılı Sayılı TTK'nın 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 30. maddesiyle değişik 5/A-1 maddesi, 6100 Sayılı Kanunun 114/2, 115. maddeleri gereğince, açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcının, davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Adli yardım kapsamında suçüstü ödeneğinden karşılanan 2 adet fiziki tebligat gideri 420,00-TL, 12 adet elektronik tebligat gideri 180,00-TL ve 3.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.600,00-TL yargılama giderinin, davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplamam 30.000,00-TL vekalet ücretinin, davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine, Dair, hazır olan tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/11/2025

Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/486, K. 2025/706, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-486-e-2025-706-k-5c55b1c0afe9