İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/470 E. 2026/150 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/470
- Karar No
- 2026/150
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/470 Esas KARAR NO : 2026/150 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/07/2025 KARAR TARİHİ : 11/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, Davalı ile davacı şirket arasında 20.711,66 TL bedelli ... numaralı 30.09.2024 tarihli fatura, 20.711,66 TL bedelli ... numaralı 31.10.2024 tarihli fatura, 20.711,66 TL bedelli ... numaralı 30.11.2024 tarihli fatura, 20.711,66 TL bedelli ... tarihli 31.08.2024 tarihli fatura, 17.950,10 TL bedelli ... numaralı 31.12.2024 tarihli fatura, 24.480,00 TL bedelli ... numaralı 26.02.2025 tarihli fatura olmak üzere toplamda 6 adet ekte sunulan faturalara konu hizmetlere ilişkin ticari ilişki kurulduğunu, davacı şirketin ödenmeyen toplam 6 faturaya ilişkin 125.276,94 TL toplam alacağının mevcut olduğunu, davalı tarafından talep edilen ürünlere karşılık verilmesi gereken hizmetin davacı şirket tarafından her ay ve eksiksiz şekilde yerine getirildiğini, akabinde davalıya hizmet bedeline ilişkin faturalar düzenlenerek iletildiğini, ancak davalının, faturalara konu hizmet bedellerini davacı şirkete tam ve süresinde ödemediğini, davalı tarafın bu hususta defalarca sözlü olarak uyarılmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı tarafça borcu doğuran faturalara, faturanın kendisine tebliğinden itibaren süresinde itirazda bulunmadığını, davalı tarafından ödeme yapılmaması nedeniyle davacı şirketin, söz konusu faturalardan kaynaklı cari hesap alacağına ilişkin ... 2. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı numarası ile icra takibi başlattığını, davalının ise hiçbir gerekçe sunmadan haksız bir şekilde borca itiraz ederek icra takibinin durmasına sebebiyet verdiğini, dava öncesi, dava şartı arabuluculuğa müracaat edilmiş ise de yapılan müzakereler neticesinde icra takibine konu borcun ödenmesi hususunda taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, açıklanan tüm bu nedenlerle, ... 2. İcra Dairesi'nin... E. sayılı dosyasına yapılan ve borca itirazın iptali ile takibin devamını, takibe konu alacağa ticari faiz işletilmesini, asıl alacak üzerinden %20 oranından aşağı olmamak üzere işleyecek icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun yapılan tebligatlara rağmen cevap vermediği görülmüştür. DELİLLER DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, itirazın iptali davasıdır. Huzurdaki davada davacı taraf davalıya temizlik hizmeti verdiğini ve bu hizmet karşılığı kesilen faturaların davalı tarafça ödenmediğini belirterek davalı aleyhine ... 2. İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyası ile takip başlattıklarını davalının bu takibe itiraz etmesi sebebiyle itirazın iptalini talep etmiştir. ... 2. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ...Ltd. Şti. borçulunun dosyamız davalısı ... A.Ş. olduğu alacak kaleminin muhtelif tarihli faturalardan kaynaklı 125.276,74 TL olduğu anlaşılmıştır. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır. Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda davacı taraf davalıdan alacağı olduğunu ispatlamak durumundadır. Dosya SMMM bilirkişine tevdi edilmiş ve bilirkişi dosyaya sunduğu 12/12/2025 tarihli raporda; Dosyanın tamamı incelendiğinde davacı tarafından kesilmiş olan faturalara davalı tarafından itiraz yapılmadığı, itiraz yapılmadığı için faturaların kabul edilmiş sayıldığı görülmektedir. Davalı tarafından ticari defter incelemesine başvurulmadığından ticari defterler üzerinde inceleme yapılamadığından HMK.222 Maddesi uyarınca sahibi lehine delil teşkil edememiştir. Davacı tarafın sunmuş olduğu ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu tespit edilmiş olup sahibi lehine delil teşkil etmiş olduğundan dosyada mevcut bulunan cari hesap ekstresi ve faturalar incelendiğinde davacı tarafın davalı taraftan 125.276,74TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Şeklinde rapor ibraz etmiştir. HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ...K.... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir. Davalı taraf defter incelemesinde defterlerini sunmamış olduğundan davacının defterleri HMK 222/3 Maddesi gereği davacı lehine kesin delil niteliğine haiz olup davacı defterleri üzerinde yapılan incelemede ise davacının davalıdan 125.276,74TL alacaklı olduğu tespit edilmesi sebebiyle davacı taraf üzerine düşen ispat külfetini yerine getirmiştir. Davacının davasının kabulü ile Davalının ... 2.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 125.276,74 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 125.276,74 TL'ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi uygulanmasına, alacak likit olduğundan %20 oranındaki 25.055,34 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, Davalının ... 2.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının İPTALİNE, takibin 125.276,74 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 125.276,74 TL'ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi uygulanmasına, %20 oranındaki 25.055,34 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 8.557,65-TL karar harcından peşin olarak alınan 2.139,42-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.418,23-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcının 2.139,42-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen bilirkişi ücreti ve posta giderlerinde kullanılan toplam 7.870,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 7-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/02/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır