İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/465 E. 2025/507 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/465
- Karar No
- 2025/507
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/235 Esas KARAR NO :2025/605 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:07/04/2025 KARAR TARİHİ:10/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalı ile 12/03/2024 tarihli imzalı ve kaşeli teklif formundan ve e-maillerden de müvekkili şirketçe temin edilecek bir takım mamullerin satın alımı konusunda anlaştıklarını, 13/03/2024 tarihli e-irsaliyede ilgili ürünler davalı şirkete sevk edildiğini, 13/03/2024 tarihli ... no'lu fatura hazırlanarak davalı şirkete iletildiğini ve borçlu davalı tarafından ilgili fatura içeriğine itiraz edilmediğini, ilgili faturada davalının borcu fatura tarihinde 191.733,16 TL olup fatura vade tarihi 11.06.2024 olduğunu, taraflar arasındaki teamül gereğince 191.733,16 TL bedelin müvekkili şirkete ne zaman ödeneceğinin teyit edilebilmesi amacıyla davalı şirkete 05/04/2024 9:27 tarihli e-mail atıldığını, belirtilen e-maile cevap gelmediğini ve davalı şirkete telefonla ulaşılamadığı için 30/04/2024 9:30 tarihinde yeniden e-mail atıldığını, davalı şirketin Elektrik İşleri Koordinatörü tarafından 30/04/2024 10:40 tarihli e-mail ile ödeme ile ilgili finans biriminden bilgi bekledikleri için dönüş yapamadıklarını, konu ile ilgili dönüş yapacakları bildirildiğini, işbu e-mailden sonra 21/05/2024 tarihine kadar halen ödeme tarihine ilişkin bir cevap alınamadığından müvekkili şirketçe 21/05/2024 9:47 tarihinde davalı şirkete ödeme hakkında bilgi için yeniden e-mail atıldığını, davalı şirket tarafından 21/05/2024 tarihinde yönetim kararı gereği çek veremediklerini, dilenirse vade tarihinde yeniden görüşme yapılacağı bildirildiğini, vade tarihi olan 11/06/2024 tarihinden 1 gün sonra, 12/06/2024 9:53 tarihinde bilahare ve 27/06/2024 10:36, 03/07/2024 8:57, 11/07/2024 2:57 tarihlerinde müvekkili şirketçe davalı şirkete defalarca e-mail atıldığını ve ödeme hakkında bilgi sorulduğunu, davalı şirketten hiçbir cevap alınamadığını, müvekkili şirketçe 12/07/2024 10:00 tarihli e-mail ile yukarıda izah edilen tüm bu durumlara rağmen iyi niyetle vadesi halihazırda dolmuş olan bedelin 19/07/2024 tarihine kadar ödemesinin yapılması talep edildiğini, 30/07/2024 tarihine kadar halen davalı şirketten bir ödeme ya da ödemeye ilişkin bir bilgi alınamadığından müvekkili şirketçe 30/07/2024 09:35 tarihli e-mail ile son bir kez daha dönüş yapılması talep edildiğini ve aksi durumda yasal sürecin başlatılacağı belirtildiğini, davalı tarafından alacaklı müvekkili şirkete ilgili bedel halihazırda da ödenmediğini, müvekkili şirket tarafından davalı şirket aleyhine ... no'lu 13/03/2024 tarihli faturaya dayalı olarak taraflarınca 18/11/2024 tarihinde .... İcra Dairesi'nin 2024/... E no'lu dosyası ile faturadaki bedel olan 191.733,16-TL alacak ve faizi için icra takibi başlatıldığını, ödeme icra emri ve takibin dayanağı belge borçluya 22/11/2024 tarihinde tebliğ olduğunu, davalı vekili 22/11/2024 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin böyle bir borcu olmadığı iddiasıyla takibe, asıl borca, fer'ilerine, işlemiş faize, talep edilen faiz oranına, faizin başlangıç tarihine, takibin fer'ilerine ve sair tüm takip taleplerine itiraz ettiğini, bunun üzerine ilgili icra dairesince 25/11/2024 tarihli karar tensip tutanağı ile takibin borçlu yönüyle durdurulmasına karar verildiğini, yapılan arabuluculuk görüşmeleri ile anlaşma sağlanamadığını, davamızın kabulüne, davalı borçlunun .... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazının iptali ile takibin aynı koşullar ile devamını, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere borçlu davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ... İnşaat 1993 yılında İstanbul’da kurulduğunu; hastane, nitelikli konutlar, özel villa, endüstriyel yapılar, yönetim binaları ve tarihi binalar, banka binaları, sosyal tesis ve alışveriş merkezleri gibi birçok alanda mühendislik, mimarlık ve müteahhitlik hizmetleri veriğini; çok sayıda projeyi başarıyla tamamladığını, güçlü ve deneyimli bir kuruluş, iştigal konusunu oluşturan İnşaat sektöründe Hem Türkiye'de Hem başka ülkelerde tanınmış ve önde gelen bir firma olduğunu, davacı tarafın sözleşme ilişkisine ve alacak iddiasına ilişkin beyanları gerçek dışı olduğunu, sözleşme ilişkisine dayanak olarak bir takım belgeler sunulmuş ise de ilgili belgeler müvekkili şirketin kaşesi ve şirket yetkilisinin imzasının bulunmadığını, davacı tarafın sözleşme ilişkisine ve ödenmemiş fatura alacağı olduğuna dair beyanları gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin iş hacmi ve büyüklüğü düşünüldüğünde davacı şirketin piyasada müvekkili şirketin ticari itibarına telafisi mümkün olmayan zararlar verecek şekilde hareket ettiğini, davacı tarafın talep etmiş olduğu fatura alacağının mevcudiyeti yargılamayı gerektirdiğini, fatura alacağına ilişkin talepler mevzuata aykırı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, taraflarınca borca itiraz ettiklerini, davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı dosyası, ... no'lu 13/03/2024 tarihli e-irsaliye, 12/03/2024 tarihli teklif formu, 13/03/2024 tarihli ... e-fatura, e-mail dökümleri, ambar tesellüm fişi, taraflara ait BA/BS formları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine fatura alacağından kaynaklı İİK 67 maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı taraf aleyhine faturadan kaynaklı alacak nedeniyle icra takibi başlatıldığını, icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu, bu nedenle başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının davacıya borcunun bulunmadığını, davanın ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 31/01/2025 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. Bu açıklamalar ışığında davacı ve davalının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, davacının ve davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için bilirkişi raporu alınmıştır. .... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 191.733,16 TL asıl alacak ve 40.342,76 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 232.075,92 TL borcun ödenmesi amacıyla 18/11/2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 27/11/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 22/11/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce davacı ve davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından 16/09/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; ...Dava konusu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı dına düzenlenen 13/03/2024 tarihli, ... numaralı, “... Kablo rünleri” açıklamalı ve 1191.733,16 TL tutarındaki takibe konu faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2024 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davacının 2024 yılı envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davacı 2024 yılında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2024 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen takibe konu 13/03/2024 tarihli, ... numaralı, “... Kablo Ürünleri” açıklamalı ve 1191.733,16 TL tutarındaki faturanın davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve 120 hesap kodu altında kayda alındığı, bu işlemler neticesinde davacı yanın düzenlenen faturadan kaynaklı takip tarihi (20.11.2024) itibariyle davalıdan 191.733,16 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, Davalının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2024 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davalının 2024 yılı envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davalı 2024 yılında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2024 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davalının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen takibe konu 13/03/2024 tarihli, ... numaralı, “... Kablo Ürünleri” açıklamalı ve 1191.733,16 TL tutarındaki faturanın davalı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve 320 hesap kodu altında kayda alındığı, bu işlemler neticesinde davalının takip tarihi (20.11.2024) itibariyle davacı yana 191.733,16 TL cari hesap bakiye borçlu olduğu, Tarafların incelenen 2024 yılı ticari defter ve kayıtları birbirini teyit ettiği ve birebir uyumlu olduğu anlaşıldığı, Davacı tarafından davalı adına düzenlenen cari hesaba konu faturaların E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlendiği, dosya kapsamındaki inceleme sonucunda; davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve cari hesaba konu edilen faturanın hem davacı hem de davalı tarafın yasal ticari defterlerine kaydedildiği, fatura içeriğinin “... Kablo Ürünleri” ne ilişkin olduğu, açıklamalarda da bu malzemelere yönelik ibarelerin yer aldığı anlaşılmıştır. Söz konusu faturanın e-fatura sistemi üzerinden davalıya gönderildiği ve davalı tarafından kabul edildiği, buna karşılık fatura içeriğine ilişkin herhangi bir iade faturası, ihtarname ya da ödeme konusunda bir çekince beyanının dosyada bulunmadığı, ayrıca davalının takibin başlatılmasından önce yasal süre içerisinde somut bir itirazda bulunmadığı görülmüş olup, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturanın davalının bilgisi ve kabulü dahilinde olduğu kanaatine varıldığı, Tarafların incelenen 2024 yılı karşılaştırmalı BS/BA bildirimleri incelendiğinde takibe konu fatura davacı ve davalı tarafından Maliye'ye bildiriminin yapıldığı ve birebir uyumlu olduğu, Neticeten; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, tarafların incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı tarafından davalı adına düzenlenen 13/03/2024 tarihli, ... numaralı, “... Kablo Ürünleri” açıklamalı ve 191.733,16 TL tutarlı takibe konu faturadan kaynaklı davacının takip tarihi (20.11.2024) itibariyle davalıdan toplamda 191.733,16 TL asıl, 40.342,76 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 232.075,92 TL alacaklı olduğu..." şeklinde rapor düzenlemiştir. Taraflar arasında kablo ürünleri alım-satımından kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından davalıya taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde davacı tarafından 13/03/2024 tarihli, ... numaralı, “... Kablo Ürünleri” açıklamalı ve 191.733,16 TL tutarlı faturanın düzenlendiği, davacının ve davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, faturanın davacının ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, ve davacı ve davalı tarafından faturanın maliyeye bildiriminin yapıldığı, bu durumda davalının bu faturaların içeriği malı ve hizmeti teslim aldığına dair karine oluştuğu, aksini ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının TTK 21/2 maddesi gereği süresinde faturaları iade etmediği faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerektiği, davalı tarafça borcu bulunmadığı hususunda ispata yarar delil ibraz edemediği, bu haliyle davacı taraf takip konusu fatura alacağından dolayı davalıdan alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla, düzenlenen uzman bilirkişi raporunun da mahkememizce dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunması nedeniyle davacı tarafın davalıdan takip konusu fatura alacağından kaynaklanan 191.733,16 TL alacağının bulunduğu sabit olmuştur. TTK'nın 1530. maddesi, sadece mal ve hizmet tedariki amacıyla akdedilen sözleşmelerde, mal veya hizmet karşılığı ödenecek bedelde temerrüde düşüldüğü durumda ve iki ticari işletme arasında akdedilen sözleşmeler bakımından uygulanır. Maddede, borcunu zamanında ödemeyen borçlunun ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşmesi ve alacaklının faize hak kazanması öngörülmüştür. Ancak söz konusu hüküm mal tedarik sözleşmesine ilişkin olup, taraflar arasında mal ve hizmet tedariki sözleşmesi bulunmadığından TTK 1530. maddesinin somut olayda uygulanması mümkün değildir. Bu halde davalı takip öncesinde temerrüte düşmediğinden işlemiş faiz talep edilemez.Faturada belirtilen vade de ancak alacağın muacceliyetini sağladığından davacı tarafından talep edilen takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 27/03/2025 tarihli 2025/465 E. 2025/507 K. Sayılı ilamı) Davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulü ile; davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, asıl alacak likit olduğundan hükmolunan asıl alacağın %20'si (38.346,63 TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 191.733,16 TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 191.733,16 TL alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile devamına, faize ilişkin istemin reddine, b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si (38.346,63-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 13.097,29-TL karar harcından peşin yatırılan 2.802,90-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 10.294,39-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 30.677,31-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvuru harcı ve 2.802,90-TL peşin harç olmak üzere toplam 3.418,30-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 6.000,00-TL Bilirkişi ücreti ve 120,00-TL posta giderinden ibaret toplam 6.120,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 10/10/2025 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı