İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/455 E. 2025/1264 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/455
Karar No
2025/1264
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/455 Esas KARAR NO : 2025/1264

DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/05/2025 KARAR TARİHİ : 23/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulmuş olup; ekte sunmuş oldukları iki adet fatura tanzim edilmiş olduğunu, yine taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, buna ilişkin cari hesap dökümünün ekte sunulmuş olduğunu, bu faturalardan ve cari hesap ilişkinden bakiye kalan 359.160,00 TL' nin ödenmemesi üzerine müvekkili şirket adına Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas numaralı dosyasıyla icra takibi başlatılmış olduğunu, ancak davalı şirketin herhangi bir borcu olmadığından bahisle icra takibine itiraz etmiş ve takibin durmuş olduğunu, borçlunun itirazı haksız olup, borçlunun itirazında kötü niyetli olduğunu, davanın asıl alacakları ile ilgili olup icra takibine konu ettikleri icra takibi öncesi faizi dava konusu etmiyor olduklarını, alacaklarına dava tarihinden itibaren işleyecek icra takibindeki faizin uygulanmasını talep ediyor olduklarını, borçlunun borca itirazının kabul edilemez olduğunu, müvekkili şirketin kayıtlarından da anlaşılacağı üzere borçlu şirketin müvekkili şirkete takibe konu faturanın bakiyesini ödememiş olduğunu, icra takibi öncesi ve sonrasında davalı borçlunun borcunu ödememekte ısrar etmiş olduğunu, borçlunun, itirazında haksız olup kötü niyetli olduğunu, icra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz etmiş olduğunu, arabuluculuğa başvuru yapıldığını, ancak taraflar arasında anlaşmanın sağlanmasının mümkün olmadığını beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla davanın kabulüne, davalı borçlunun Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas numaralı icra dosyasına, 359.160,00 TL asıl alacak üzerenden itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapıldığı, davalı vekilince cevap dilekçesi sunmak üzere süre uzatım talebinde bulunulduğu, süre uzatım talebinin kabul edildiği, ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarındadır. Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 236.400,00 TL 14/02/2025 tarihli fatura, 122.760,00 TL 25/02/2025 tarihli fatura, 10.456,65 TL işlemiş faiz, 3.607,97 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 373.224,62 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı şirketin vekili aracılığıyla takibe itiraz ettiği anlaşıldı. Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarının tespiti için tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 20/10/2025 günü saat 14:00'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, SMMM bilirkişi ... 30/11/2025 tarihli raporunda özetle; davacı tarafın incelemeye ibraz edilen 2025/6 dönemi yevmiye ve kebir defterinin Gelirler İdaresi Bilgi Sistemine yasal süre içerisinde yüklendiğinin, defterlerin davanın esasını kapsayan kısımların birbiriyle uyumlu olduğunun ve denetim ve tespit yapmaya elverişli olduğunun, muhasebe teknik usullerine uygun tutulduğunun değerlendirilmiş olduğunu, defterlerin kesin delil niteliği taşıması hususunun ise mahkememiz takdirinde olduğunu, inceleme gününe davalıca katılan olmadığı gibi yerinde inceleme yetki talebinin de dosya muhteviyatı itibariyle yapılan incelemede görülememiş olduğunu, davacının ürünlerin teslimini elektronik temel irsaliye ile gerçekleştirdiğinin görülmüş olduğunu, davacıyla davalı arasında yazılı sözleşme olmasa da davacının davalıya tekstil malzemesi satışını gerçekleştirdiğinin, dosyadaki faturalar üzerinden görülmüş olduğunu, faturaların davalıya e-ticari fatura olarak gönderildiğinin, 7 gün içinde reddedilme imkanı bulunan ticari faturaların davalıca reddedilmediğinin, elektronik ortamda gönderilen ticari faturalara TTK.21-2 maddesince davalıca noter huzurunda veya iade fatura şeklinde düzenlenerek yasal 8 gün süre içerisinde de bir itirazın dosya içeriğinde ve yapılan ticari defter incelemelerinde görülememiş olduğunu, davalının dosyaya istenen 2025/6 dönemi Ba formlarında dava konusu faturaların davalıca bağlı olduğu vergi dairesine beyan edildiğinin görülmüş olduğunu, davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturaları 2025/6 yılı defter ve kayıtlarına muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak işlediğinin, raporun denetim ve tespitler kısmında yer alan yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm işlemlerden sonra 21.03.2025 icra takip tarihi itibariyle; 359.160,37 TL’si defter ve kayıtlarında davalıdan alacaklı gözüktüğünün tespit edilmiş olduğunu, Netice İtibariyle; huzurdaki davada davacının, 359.160,37 TL’si bakiye fatura alacağına ve 14.064,62 TL’si işlemiş faiz alacağına 21.03.2025 tarihinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davacı tarafından icra takibi başlatıldığını, davacının alacağının defterlerinde ve dosyaya delil olarak sunulan mali belgelerde, davalının vergi dairesine beyan ettiği formlarda tespit edilmiş olduğunu, işlemiş faiz alacağının ise TTK.1530 maddesine göre fatura tarihi +30 gün temerrüt tarihi esas alınarak takip tarihine kadar 2.378,78 TL’si işlemiş faiz hesap edilmiş olduğunu, tespit edilen asıl alacağın ve hesap edilen işlemiş faizin ödenebileceği görüşü oluşmuş olup, lakin alacak taleplerinin ödenmesinin yerindeliğinin ve takibin devamının yine tamamen mahkememiz takdirinde olduğunu, takip tarihinden sonra talep edilen işlemiş faiz ve fer’ilerine ilişkin tüm alacak taleplerinin mahkememize bırakıldığını bildirmiştir. Ticari defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticari davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4). Öte yandan taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticari defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticari defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticari defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, HMK’nın 222/5. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, s. 1834).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve 2019/11-172 E. - 2022/69 K. sayılı kararı ) Davacı tarafın delillerinde taraflara ait ticari defter ve belgelere delil olarak dayandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce usulüne uygun ihtara rağmen davalı taraf ticari defterlerini incelemeye sunmamış, delil olma niteliğine sahip olduğu belirlenen davacı ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacı tarafın incelemeye ibraz edilen 2025/6 dönemi yevmiye ve kebir defterinin Gelirler İdaresi Bilgi Sistemine yasal süre içerisinde yüklendiği, defterlerin davanın esasını kapsayan kısımların birbiriyle uyumlu olduğu ve denetim ve tespit yapmaya elverişli olduğu, muhasebe teknik usullerine uygun tutulduğu, defterlerin kesin delil niteliği taşıması hususunun ise mahkememiz takdirinde olduğu, inceleme gününe davalıca katılan olmadığı gibi yerinde inceleme yetki talebinin de dosya muhteviyatı itibariyle yapılan incelemede görülememiş olduğu, davacının ürünlerin teslimini elektronik temel irsaliye ile gerçekleştirdiğinin görülmüş olduğu, davacıyla davalı arasında yazılı sözleşme olmasa da davacının davalıya tekstil malzemesi satışını gerçekleştirdiği, faturaların davalıya e-ticari fatura olarak gönderildiği, 7 gün içinde reddedilme imkanı bulunan ticari faturaların davalıca reddedilmediği, elektronik ortamda gönderilen ticari faturalara TTK.21-2 maddesince davalıca noter huzurunda veya iade fatura şeklinde düzenlenerek yasal 8 gün süre içerisinde de bir itirazın dosya içeriğinde ve yapılan ticari defter incelemelerinde görülememiş olduğu, davalının dosyaya istenen 2025/6 dönemi Ba formlarında dava konusu faturaların davalıca bağlı olduğu vergi dairesine beyan edildiğinin görülmüş olduğu, davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturaları 2025/6 yılı defter ve kayıtlarına muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak işlediği, raporun denetim ve tespitler kısmında yer alan yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm işlemlerden sonra 21.03.2025 icra takip tarihi itibariyle; 359.160,37 TL’si defter ve kayıtlarında davalıdan alacaklı gözüktüğü belirlenememiştir. Davacı taraf ticari defterlere diğer deliller ile birlikte dayanmış olup mahkemece de davalının ticari defterlerini ibrazı HMK 222/3 ihtarı ile birlikte davalıya duruşma zabtıyla gönderilmiş olmasına rağmen ticari defterler incelemeye sunulmamıştır. Bu durumda HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uyarınca; davalının HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilerek ticari defterlerde kayıtlı fatura konusu malların teslim edildiği ve bedelinin ödenmediği hususunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Dava değeri işemiş faiz hariç bedel üzerinden gösterildiğinden takipte yer alan işlemiş faiz talebi yönünden ayrıca inceleme yapılmamıştır. Eldeki davada, satın alınan ve faturası belirli alacak likit (belirlenebilir) olup, hüküm altına alınan miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmaktadır. Açıklanan bu nedenlerle açılan davanın kabulü ile davalı tarafın Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin asıl alacak üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 71.832,00 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; 1-Davalı tarafın Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ İLE, takibin asıl alacak üzerinden DEVAMINA, 2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 71.832,00 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 24.534,22 TL harçtan peşin alınan 4.267,44 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.266,78 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 4.882,84 TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 7.302,00 TL olmak üzere toplam 12.184,84 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 57.465,60 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı (e-duruşma ortamında), kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/12/2025

Katip .. ¸

Hakim ... ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/455, K. 2025/1264, T. 23.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-455-e-2025-1264-k-2fc9b16b6fd8