İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/394 E. 2025/889 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/394
- Karar No
- 2025/889
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : ... - ... ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Davalıya karşı ... numaralı 651.450,00TL bedelindeki e faturaya dayanak Konya . İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile başlatmış olduğu icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini iş bu itiraz doğrultusunda takibin durduğunu, bu nedenle davacı tarafça arabuluculuğa başvurulduğunu iş bu başvuru sonucunda anlaşma sağlanamadığını, itirazın iptali davası açma zorunluluğu hasıl olduğunu, itirazlarının haksız olduğunu ve itirazın kötü niyetli olduğu gibi nedenlerle öncelikle davanın kabulünü, borçlunun kötü niyetli ve haksız olarak borca ve icra takibine yaptığını itirazın iptalini, takibin Konya . İcra Müd. ... E. Sayılı dosyası üzerinden devamını, borçlunun takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalının cevap dilekçesinde özetle;Davacının davasının haksız ve dayanaksız olduğunu, davaya konu 651.450,00TL bedelli e faturaya ilişkin mal tesliminin gerçekleşmediğini bozuk ürünlerin iade edildiğini, taraflar arasında mutabık kalınan bir borç kalmadığını, faturanın tek başına borcun kesildiğini ispatlayamadığını, davacı tarafın sunduğu Whatsapp mesajları içeriğinin tek taraflı olduğunu, mesajların içerikleri bağlamandan koparılmış şekilde dosyaya sunulduğunu, hiçbir mesajda kesin bir borç ikrarı ya da ödeme vaadinin bulunmadığını aksine taraflar arasında geçmişten gelen alacak verecek durumlarının netleşmediğinin ortada olduğunu, ortak tanıdıkları ... 45.000,00TL nakit olarak teslim edildiğini, ... kartından da 50.000,00TL tutarında bir çekim gerçekleştirildiğini, ... ile birlikte Afyon'a seyahat esnasında 480 gr etin iade gönderimi yapıldığı gibi nedenlerle davacının haksız ve dayanaksız olarak açmış olduğu itirazın iptali davasının reddini, davacı tarafın kötü niyetli ve yersiz talebi nedeniyle lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizin 28/07/2025 tarihli tensip zaptında dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Mahkememize sunulan 03/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının ticari defterlerinin 6100 sayılı HMK 222 ve 6102 sayılı TTK'nun 64,82,83 madde hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, açılış kapanış tasdiklerinin yapıldığını, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin dava ve icra takibine konu faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davacı tarafından takip ve dava konusu 31/01/2025 tarihli ... numaralı 651.450,00TL tutarında e arşiv satış faturasının davacı ile davalının ba ve bs formlarına beyan edildiği, davalı vekili tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulan davalı tarafından ... İban numarasına gönderilen toplam 435.000,00 TL tutarındaki ödeme belgelerine açıklama yazılmadığı için , ödemelerin ne için gönderildiğinin tespit edilemediği, söz konusu ödeme belgelerine davacı ticari defter kayıtlarında rastlanılmadığı, davacı yasal defter ve kayıtlarına göre ; Takip tarihi itibariyle davacının davalıdan takip ve dava konusu faturadan kaynaklanan 651.450,00TL fatura alacağının bulunduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın faturaya dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkin olduğu görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde ise ticari defterlerin delil olması düzenlenmiş olup; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olduğu, taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın, ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağı öngörülmüştür. Anılan maddede belirtilen koşullar gerçekleşmedikçe ticari defterlerin sahibi yararına delil olma niteliği bulunmayacağı gibi, hükme dayanak teşkil edemeyecektir. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi, ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir. Ancak faturanın içeriğine yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesini doğurmakla beraber, tek başına faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin yapılmış olduğu, malın teslim edildiği anlamını taşımaz. Zira karşı tarafça akdi ilişkinin inkar edildiği hallerde, fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilen bu faturaya süresinde itiraz edilmemesi tek başına alacağın varlığını göstermez (Bkz. Yargıtay . HD'nin 19/09/2016 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı ile Yargıtay HGK'nın 01/07/2021 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı). " Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." (Y. . HD. ... E. ... K. sayılı ilamı) Yukarıda belirttilen emsal Yargıtay ilamı ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkememizce taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davalı ticari defterlerini ibraz etmediğinden usulüne uygun tutulmuş davacı ticari defterlerine göre alınan bilirkişi raporu ile davacının davalıdan alacaklı olduğu, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının dava tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerektiği, kaldı ki davacının defterlerinde takip konusu faturaların yer aldığı, bu durumda ticari defter kayıtları ve diğer kayıtlar ile alacağın ispatlandığı değerlendirilmiştir. Ayrıca davalının yapmış olduğunu savunduğu bir kısım ödemeye ilişkin; ödeme yapılan kişinin davacı olmadığı, ödeme belgelerinde bir açıklama bulunmadığı, ne için gönderildiğinin anlaşılamadığı, davacı ticari defterlerinde bu ödemelerle ilgili bir kayıt bulunmadığı değerlendirilmekle bu yöndeki savunmaya itibar edilmemiştir. Yine bir kısım faturaya konu etin bozuk olması nedeniyle iadesine ilişkin; etlerin bozuk olduğuna yönelik bir tespit-belirleme yapılmadığı, iade işlemlerinin de nerede ne şekilde kime ne miktarda yapıldığı ispatlanamamıştır. Kaldı ki davalı davaya konu faturayı BA Formlarında beyan etmiş olup faturaya karşı herhangi bir itirazda da bulunmamıştır. T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 18/09/2018 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı emsal alınarak davalı/borçlunun icra takibinden önce 6098 Sayılı TBK'nın 117. Maddesi çerçevesinde temerrüde düşürüldüğünün davacı tarafından dosyadaki mevcut delil durumuna göre ispat olunamadığı görülmekle takibe 651.450,00 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faizi üzerinden devam olunmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Asıl alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşılmakla icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Tüm bu nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; -Davalının Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 651.450,00TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihiden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte devamına, takipten önce işlemiş faiz yönünden fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 130.290,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 44.500,44-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 7.491,54-TL peşin harç ve 3.363,60TL icra harcının mahsubu ile bakiye 33.645,41-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Hazine tarafından karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre (651.450,00/726.719,62) hesaplanan 4.123,56-TL'sinin davalıdan alınarak, 476,44-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcı, 7.491,54 peşin harç ve 3.363,60-TL icra harcı olmak üzere toplamda 11.470,54-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından karşılanan 1.315,00-TL posta ve tebligat gideri, 3.500,00-TL bilirkişi ücreti gideri ve 87,50-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 4.902,50- TL'nin haklılık oranına göre (651.450,00/726.719,62) 4.394,73-TL'sinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine, bakiye kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 103.717,50-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine, 8-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi.18/12/2025
Katip ... Hakim ...