İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/448 E. 2026/278 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/448
Karar No
2026/278
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/448 Esas - 2026/278 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/448 KARAR NO: 2026/278

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/06/2025 KARAR TARİHİ : 14/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından 27/06/2024 tarihli ... numaralı 3.990.000,00-TL bedelli E-fatura düzenlendiğini, müvekkili tarafından faturaya konu malların tam olarak teslim edilmesine rağmen davalı tarafından fatura bedelinin ödenmediğini, Kahramankazan ... Noterliğinin 24/12/2024 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile alacağını talep ettiğini ancak davalı tarafından ödeme yapılmadığını, fazlaya ilişkin saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL alacağın fatura tanzim tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; faturanın kendisine gelir gelmez iade faturası düzenlediğini, bu durumu Trabzon ... Noterliğinin 31/12/2024 tarih .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kendisine bildirdiğini, teslime dair yazılı delil bulunmadığını, söz konusu uyuşmazlık ile ilgili tanık dinlenemeyeceğini, müvekkilinin bağlı bulunduğu grup şirketlerden olan ve aynı adreslerde faaliyet gösteren ..... şirketinin davacıdan alacaklı olduğunu, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ......E. Sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından yapılan takibe itiraz edildiğini, Ankara Batı ..... ATM'nin ..... E. Sayılı dosyası ile itirazın iptali davasının görüldüğünü, davacının bu davayı dava dışı ..... şirketinin alacağını boşa düşürmek için açtığından bahisle öncelikle Ankara Batı .... ATM dosyası ile birleştirme kararı verilmesini, neticeten davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, E-Faturadan kaynaklı alacak talebine ilişkindir. Taraflara ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere süre verilmiş, taraflarca ticari defter ve kayıtları ile bulundukları yer bildirilmiş, defter üzerinde inceleme yapmak üzere Mali müşavir bilirkişi görevlendirilmiştir. Ticari defterlerin delil olması Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 222. Madde düzenlenmiştir. Buna göre kanunun ilgili hükmü aşağıdaki gibidir; "...(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur." Mahkememizce taraf defterleri üzerinde yerinde inceleme yapmak üzere görevlendirilen SMM Bilirkişi tarafından sunulan raporda; tarafların ticari defterlerinin yasada belirlenen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, fatura içeriğindeki emtianın davalıya teslim edildiğinin kanıtlanması gerektiği, davacının davalı şirkete düzenlediği 27/06/2024 tarihli 3.990.000,00-TL bedelli faturanın temel fatura olarak düzenlendiği, 526 sıra numaralı Vergi Usul Kanununun tebliğinde belirtildiği üzere temel ve diğer fatura senaryolarında düzenlenen faturalara faturanın alıcıya iletildiği tarihten itibaren 8 günlük süre içinde itiraz edilebileceği teknik olarak temel fatura sistem üzerinden reddedilemediğinden reddi istenen faturaya karşılık iade E-Fatura oluşturulması ve esas faturayı düzenleyen firmaya iletilmesi gerektiği, davalı şirketin söz konusu faturaya istinaden 29/06/2024 tarih .... numaralı iade faturası düzenlediği ve Trabzon .... Noterliğinin 08/07/2024 tarihli .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile yasal süre içerisinde davacıya gönderdiği, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davalı şirketin defterlerinde davacının herhangi bir alacağının bulunmadığı, davalının defterlerinin incelenmesi ile düzenlenen bilirkişi raporunda da vergi dairelerinden gelen BA & BS kayıtlarının incelenmesinde davacının düzenlediği temel fatura senaryosunda düzenlenen faturaya karşılık davalı tarafından iade faturası düzenlendiği, davacının teslim iddiasının ispatlanamadığı, dosyadaki sevk irsaliyelerinin imzasız olduğunun tespit edildiği, davaya konu fatura ile bu faturaya karşı düzenlenmiş iade faturası bakımından ticari defter ve kayıtların uyumlu olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir. Davacı tarafından 21/06/2024 tarihli ..... numaralı ve 21/06/2024 tarihli ..... numaralı E-İrsaliyelerin dosyaya sunulduğu, söz konusu irsaliye belgelerinde davalının çalışanı tarafından atılan herhangi bir imzaya rastlanılmadığı, belgelerin imzasız olduğu, davacı vekilince mahkememize aynı belgelerin teslim alan ve teslim eden isim yazmaksızın kime ait olduğu bilinmeyen imzalı suretinin sunulduğu görülmüş, işbu belgenin teslime karine teşkil edecek açıklıkta olmadığı kabul edilmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, faturaya itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması karşısında bu olguyu değiştirimez. Bu durumda borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. (Yargıtay 11. HD. 2017/2642 E, 2018/8096 K sayılı 19/12/2018 tarihli ilamı) Taraf defterlerinin incelenmesinde; yukarıdaki yüksek mahkeme ilamında belirtildiği üzere teslim yerine geçen herhangi bir kayıt bulunmadığı görülmüştür. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse diğer tarafa yemin teklif eder. Yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen taraf yapar. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde (dava dilekçesinde veya cevap lahiyasında yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde) yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. Kendisine yemin teklif edilen taraf, yemin teklifinin kabulünden sonra, usulüne uygun biçimde (HMK m. 233) yemin eder ise, yemin teklif eden tarafın iddia ettiği vakıanın mevcut olmadığı kesin delil ile ispat edilmiş olur. Yemin teklif eden taraf, bundan sonra iddiasını ispat için başkaca delil gösteremez. (Ankara BAM 22. HD. 2023/1756 E, 2025/1720 K) Davacı tarafa 14/04/2026 tarihli celsede, dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı hatırlatılmış, davacı tarafından yemin deliline dayanmayacaklarının beyan edildiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının davaya konu fatura içeriğindeki emtiayı teslim ettiğini, yazılı deliller ile ispatlayamadığı, davacının yemin hakkını kullanmadığı, dosyada davacının alacağını ispata yarar başkaca bir delil bulunmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, dava konusu miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/04/2026

Katip .... E-imzalıdır Hakim .....E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/448, K. 2026/278, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-448-e-2026-278-k-7bd92740dc82