İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/448 E. 2025/1153 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/448
Karar No
2025/1153
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/448 Esas KARAR NO : 2025/1153

DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) DAVA TARİHİ : 19/05/2025

BİRLEŞEN BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) DAVA TARİHİ : 25/08/2025 KARAR TARİHİ : 15/12/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/12/2025 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin 35 yılı aşkın süredir yerli ve yabancı müşterilerine hizmet vermekte, masterbach boya üretimi, matbaa mürekkepleri ve baskı malzemelerinin satışı ve ihracatıyla iştigal etmekte olduğunu, davacı şirket tarafından davalı şirkete farklı türden masterbatch boyalar ve mürekkepler satılarak eksiksiz ve sorunsuz şekilde teslim edilmiş olduğunu, taraflar arasındaki satış ve teslim sürecinin bu şekilde tamamlandıktan sonra davalı tarafın 24.11.2024 tarihinde iade faturaları düzenlemiş olduğunu, ancak fiziken bir ürün iade etmediklerini, müvekkili şirketin, davalının 24.11.2024 tarihli faturalarını yasal 8 günlük süre içerisinde ihtarname keşide ederek aynen iade etmiş olduğunu, davalı tarafın bu aşamadan sonra keşide ettiği ihtarnameyle 42 kutu mürekkebin ayıplı olduğunu iddia etmiş olduğunu, davalının ayıplı olduğunu iddia ettiği mürekkep haricindeki masterbach ürünlerin de bedelini ödemediğini, buradan da davalının cari hesap borçlarını ödememek amacıyla iade fatura düzenleyerek borçtan kurtulmaya çalıştığını, davalının düzenlediği faturaların aynen iade edilerek iptal haline geldiğinde ise sözde ayıp iddiasında bulunduğunun anlaşıldığı tüm bu nedenlerle; Davanın kabulü ile Davacı şirketin 285.789,83 TL alacağının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin alacaklı firmaya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin alacaklı şirkete cari hesap borcuna istinaden ...bank ... Şubesine ait 07/02/2024 keşide tarih ve 332.663,00-TL bedelli çeki teslim ettiğini, ancak alacaklı şirket tarafından 332.663,00-TL mahsup edilmeden söz konusu bedel yönünden Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile haksız ve kötü niyetli olarak takip başlatılmış olduğunu, devamla davacı tarafından müvekkile 42 adet boya satılmış ve karşılığında faturalar düzenlenmiş ancak söz konusu boyaların ayıplı olmasından ötürü Müvekkil Şirket tarafından işbu faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmiş ve ayıp ihbarı yapılmış olduğunu, ancak faturalara itiraz edilmesinin üzerine alacaklı şirket tarafından yeniden temel faturaların kesilmesi üzerine müvekkili şirketin söz konusu faturalara istinaden 24/11/2024 tarihli ve ... ,...,...,...,...,... 07 No'lu iade faturaları kesmiş ve Ankara Yenimahalle ... Noterliği'nin 27/11/2024 tarih ve ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile alacaklıya söz konusu boyaların ayıplı olmasından ötürü tarafına iade faturaları kesildiğini ve sözleşmeden dönüldüğünden mallarını teslim alması gerektiği ihtaren bildirilmiş olduğunu, ancak buna rağmen alacaklı yan yine haksız ve kötü niyetli olarak söz konusu malları iade almayarak, temel faturalar düzenlemiş ve müvekkili haksız olarak borçlandırmış olduğunu, malların bedellerini de cari hesap alacağı olarak işbu davaya konu etmiş olduğunu, müvekkili aleyhine açılmış olan işbu davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu bu nedenlerle; davanın reddi'ne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesi ile Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında uzun yıllardır gelen bir ticari alım satım ilişkisi ve aralarında cari hesap ilişkisi olduğunu, yaptıkları son ticarette müvekkili şirket davalı şirketten aşağıda detayları belirtilen birtakım boyalar sipariş vermiş ancak müvekkili şirkete teslim edilen boyalar sipariş edilenlerden farklı ürün kodlarında geldiğini, bu nedenle ayıplı bir teslim söz konusu olup müvekkili bundan kaynaklanan hukuki haklarını kullanmak için işbu davayı ikame etmek zorunda kaldığını, müvekkili taahhüt edilen ürünlerden farklı ürün teslim edildiğini düzenlendiği iade faturalara karşılık yeniden temel fatura düzenlenmesinden dolayı mağduriyet yaşamış hem de ayıplı malları kullanamadığı için yeniden başka sipariş vermek zorunda kalarak zarara uğradığını müvekkilinin ayıplı olan malların bedellerinden sorumlu olmadığını, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacak bedelleri üzerinden iade faturalara ilişkin bedellerin indirilmesinin tespiti için ayıplı maldan kaynaklı sözleşmeden döndüğünün kabulü ile fatura numaralı yazılı toplam faturalardan 187.822,59 TL'nin taraflar arasındaki cari hesaptan indirimi konulu davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf 42 kutu boya aldığını teslim edilen boyaların pantone kodlarına uygun olmadığını ileri sürdüğünü, davacı taraf ürünlerin ayıplı olduğunu iddia ettiği halde basiretli bir tacir olarak yasal süresinde ayıp ihbarından bulunmadığını, dava konusu faturalara yasal 8 günlük süre içerisinde itiraz edilerek tüm faturalar aynen iade edildiğini, dolayısıyla dava dayanağı faturalar hukuken yok hükmünde olduğunu, davacı tarafından faturaların hukuken ve ticari olarak temeli bulunmadığını, öncelikle düzenlenen iade faturalara konu ürünler müvekkili şirkete fiilen iade edilmediğini, davacı şirketin hem ürünleri iade ettiğini bildirmesi hem de ürünlerin kendi adresinden alınması beklemesinin ne ticareten ne de mantıken bir nedeni bulunmadığını müvekkil şirket, iade fatura konusu ürünleri sorunsuz ve eksiksiz biçimde teslim ettiğini, satış işlemi bu şekilde tamamlandığını, dolayısıyla haklı bir nedene veya alacağa dayanmayan, gerçeği yansıtmayan ve itiraz edilen faturaların hukuken bir değeri bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde ihtarnameye cevap verilmediği iddia etmesi son derece kötü niyetli, davacının dayanağı Yenimahalle .... Noterliğinin ... yevmiye, 27.11.2024 tarihli ihtarnamesine cevaben Bakırköy ... Noterliğinin ... yevmiye, 03.12.2024 tarihli ihtarnamesi keşide edildiğini, davacının bu şekilde bir iddia ortaya atabilmesi kabul edilebilir olmadığını, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada davacı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili ve birleşen davada davacı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin mahkememize vermiş oldukları 10/12/2025 tarihli dilekçeleri ile açmış oldukları davadan vekaletnamelerindeki yetkiye dayanarak feragat ettikleri ve taraf vekillerinin herhangi bir yargılama ve vekalet ücreti talebi olmadığını beyan ettikleri anlaşıldığından feragat nedeniyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl ve birleşen davanın vaki feragat nedeniyle ayrı ayrı REDDİNE, Asıl dava yönünden; 2-Harçlar Kanunu'nun 22. Maddesi uyarınca feragat ilk celseden sonra vaki olduğundan alınması gereken 410,26-TL harcın peşin yatırılan 4.880,58-TL harçtan mahsubu neticesinde fazlaca alındığı anlaşılan 4.470,32-TL harcın, kararın kesinleşmesine müteakip ve talep halinde davacıya iadesine, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Talep edilmediğinden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden açılmış dava yönünden; 6-Harçlar Kanunu'nun 22. Maddesi uyarınca feragat ilk celseden sonra vaki olduğundan alınması gereken 410,26-TL harcın peşin yatırılan 3.207,55-TL harçtan mahsubu neticesinde fazlaca alındığı anlaşılan 2.797,29-TL harcın, kararın kesinleşmesine müteakip ve talep halinde davacıya iadesine, 7-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 8-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Talep edilmediğinden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 15/12/2025

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/448, K. 2025/1153, T. 15.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-448-e-2025-1153-k-dbfc90514f1f