İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/434 E. 2025/1220 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/434
Karar No
2025/1220
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/434 Esas KARAR NO : 2025/1220

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 12/05/2025 KARAR TARİHİ : 11/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından ...... no'lu Trafik Poliçesi ile sigorta edilen davalının maliki olduğu ..... plakalı araç, 28.08.2023 tarihinde Ehliyetsiz sürücü ...... sevk ve idaresinde iken ...... plakalı araca çarpması sebebiyle araçta ağır hasar meydana geldiğini, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre; ..... plakalı araç meydana gelen kazada 8/8 kusurlu olduğu ve sürücüsünün ehliyetsiz olduğu sabit olduğunu, ekpertiz çalışmaları sonucu; ..... plakalı araçta 27.500,00-TL hasar tespit edildiğini, ..... plakalı araç malikine 27.09.2023 tarihinde 27.500,00-TL hasar tazminatı ödendiğini, Trafik Sigorta Poliçesi Genel Şartları B.4/b hükmüne göre; "tazminatı gerektiren olay aracın ktk hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda meydana gelmiş ise" sigortacının, sigorta ettirene rücu edebileceğini kabul ettiğini bu nedenlerle davanın kabulünü talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Her ne kadar davacı, karşı tarafın %100 kusurlu olduğunu iddia etmişse de trafik kazalarında kusur değerlendirmesi için görevlendirilen teknik bilirkişiler, polisler veya eksperler hukuk bilgileri olmadığı için, yalnızca trafik kurallarına uyulup uyulmadığı yönünden değerlendirme yapmakta olduğunu eylem ile zararlı sonuç arasındaki nedensellik bağını, zararın hangi eylem ve davranıştan doğduğunu dikkate almamakta olduklarını, kusur değerlendirilmesi için görevlendirilecek bilirkişinin somut olayı değerlendirmeleri gerektiğini, dolayısıyla davacının kusur oranına ilişkin bu iddiaları gerçeğe uygun olmadığından kabul etmediklerini, davacıların bu iddiası yalnızca olay yerine düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağına dayandığını bu nedenlerle davanın reddini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava ; haksız fiil nedeniyle rücuen tazminat istemlidir. Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller: 1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. 2-Mahkememizce: a-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğüne müzekkereler yazılmıştır. 3-Mahkememizce res'en seçilen Bilirkişi Heyeti bilirkişi raporunda özetle; ''Kusur Yönünden; ..... plaka sayılı araç sürücüsü ..... nun Yukarıda Kusur yönünde İrdeleme bölümünde 67/7-a (Sürücülerin, park yapmış taşıtlar arasından çıkarken, duraklarken veya park yaparken taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, sağa veya sola dönerken, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmaları yasaktır.) ön görüsü ile gereken manevra kurallarına aykırı bir davranışı sergilediğinden ASLİ KUSURLU OLDUĞU, Sürücü .... sevk ve idaresindeki ..... plakalı ticari taksi ile Köprü Sokak üzerinde Akyurt Caddesi istikametine seyir halinde olduğu tespit edildiği ve meydana gelen olayda kusurunun olmadığı, 2918 Sayılı K.T.K. ve bağlı Karayolları Trafik Yönetmeliğine aykırı bir davranışının olmadığı KUSURUNUN OLMADIĞI kanaatine varılmıştır. Hasar Yönünden; Davacı tarafın sunduğu deliller sonrasında, kaza sonucu oluşan hasara ilişkin değişimin gerekli olduğunu değerlendirdiğimiz ekspertiz raporunda tespit edilen, parça ve işçilik ihtiyacı, sonrası; toplam 27.500,00-TL olarak tarafımızca uygun bulunduğu, Sigorta Mevzuatı Yönünden; ehliyetsizlik nedeniyle davacı sigorta şirketinin, sözleşmenin tarafı olan davalı sigortalısına KZMMS Genel Şartları (b) bendi gereğince sürücünün alkollü olması nedeniyle davacı sigorta şirketinin, sözleşmenin tarafı olan davalı sigortalısına rücu hakkı olduğu görüş ve kanaatine varılmaktadır.'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir. 5-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri: Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile; sigorta poliçesi ile sigorta teminatı altına alınan davalının maliki olduğu aracın kusurlu hareketi ile sebebiyet verdiği trafik kazası nedeniyle üçüncü kişiye tazminat ödendiğini, kaza sırasında maliki davalı olan aracın ehliyetsiz kişi tarafından sürüldüğünü bu sebeple sigortacının rücu koşullarının oluştuğunu, davalının borcunu ödemediği gibi takibe de itiraz ettiğini belirterek davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise de davaya konu haksız fiilin Büyükçekmece'de meydana geldiği bu suretle Büyükçekmece icra dairelerinin haksız fiilin meydana geldiği yer olması sebebiyle yetkili olduğu anlaşılmakla davalının icra dairesinin yetkisine itirazının yerinde olmadığı anlaşılmakla iptali ile davanın esasına girilmiştir. Buna göre sigortalısına rücu etmeyen isteyen davacı sigortacının öncelikle sigortalının kusurunu ve illiyet bağını ispatlaması gerektiği anlaşılmaktadır. Haksız fiillere ilişkin 6098 sayılı Kanun'un 49 ve 50. Maddesi şu şekildedir: "MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. II. Zararın ve kusurun ispatı MADDE 50- Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." İlgili hükümlerden görülebileceği üzere haksız fiil nedeniyle sorumluluğun söz konusu olabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil nedeniyle zararın meydana gelmesi gerekmekte olup, zarar ve kusuru ispat yükü davacı üzerindedir. 2918 sayılı Kanun'un 85. Maddesi ise şu şekildedir: "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." Mahkememizce meydana gelen kazada kusur ve trafik kurallarına aykırılıkların tespiti için trafik uzmanı bilirkişiden rapor alınmış olup, trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen 10.10.2025 tarihli bilirkişi raporunda şu tespitler yapılmıştır: "davalının maliki olduğu ..... plaka sayılı araç sürücüsü ..... nun Yukarıda Kusur yönünde İrdeleme bölümünde 67/1-a (Sürücülerin, park yapmış taşıtlar arasından çıkarken, duraklarken veya park yaparken taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, sağa veya sola dönerken, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmaları yasaktır.) ön görüsü ile gereken manevra kurallarına aykırı bir davranışı sergilediğinden ASLİ KUSURLU OLDUĞU kanaatine varılmıştır." Bilirkişi raporundaki tespitler, Karayolları Trafik Kanunu hükümlerinde belirlenen trafik kuralları, olaya ilişkin kaza tespit raporu bir arada değerlendirildiğinde; bilirkişi raporundaki kusur tespitinin usul ve yasaya uygun olduğu, Karayolları Trafik Kanunu kapsamındaki trafik kurallarının olaya doğru uygulandığı, olaya ilişkin kaza tespit tutanağındaki tespitlerin ve bilirkişi raporundaki tespitlerin ve kusur durumu tespitinin usul ve yasaya uygun olduğu, davalıya ait aracın sürücüsünün park yerinden çıkarken akan trafikteki araçlar yönünden tehlike doğurabilecek şekilde manevra yaparak Karayolları Trafik Kanunu'nun 67/1-a maddesinde düzenenlenen kuralı ihlal ettiği ve bu suretle kazaya sebep olduğu bu nedenle davaya konu kazanın meydana geldiği anlaşılmakla bilirkişi raporunun kusur durumu yönünden hükme esas alınması gerektiği anlaşılmış, davalının aksi yöndeki somut delile dayanmayan soyut itirazlarına itibar edilmemiştir. Davacı tarafından meydana gelen trafik kazasındaki davalıların kusuru ve illiyet bağının ispat edildiği anlaşılmakla zarar tespiti aşamasına geçilmiştir. Davalının maliki olduğu aracın sürücüsünün kusuru ile meydana gelen trafik kazası neticesinde diğer aracın sol tarafından hasar alarak, sol arka kapı, sol ön kapı parçalarının ağır hasar aldığı, ayrıca B direği ve sol arka çamurluğunun hasar aldığı gelen hasar dosyası ile bilirkişi tarafından tespit edilmiş olup, ilgili araç için davacının ödediği onarım bedeli 27.500,00-TL'nin makul olduğu ve kaza tarihi itibariyle piyasa rayiçlerine uygun makul ve kadri maruf olduğu teknik bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Davalı tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilerek onarım bedelinin yüksek belirlendiği iddia edilmiş ise de dosya içerisinde bulunan hasar resimleri, hasarın boyutu, davacı sigorta şirketi tarafından parça değişimi yerine onarımın makul olarak değerlendirilerek onarım yoluna gidilerek dava dışı üçüncü kişinin hasarının giderilmesinin makul olduğu, hasar boyutu ve hasarlı parçalara göre onarım işçilik bedellerinin kaza tarihi itibariyle makul olduğu, Mahkememizce alınan teknik bilirkişi raporunda da bu hususun tespit edildiği anlaşılmakla davalı tarafından herhangi bir somut delile dayanmayan soyut bedel itirazına itibar edilmemiştir. Son olarak gerçek zararın tespit edilmiş olduğu anlaşılmakla davacı sigortacı yönünden sigortalısına rücu şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilmelidir. , Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 'nın Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı nı düzenleyen maddesinde şu düzenleme bulunmaktadır: "Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekliel konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise, " Görülebileceği üzere mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından aracın kullanılması ve trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş kazalar nedeniyle sigorta şirkete tazminat için kendi sigortalısına rücu edebilecektir. Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin yabancı ülke ehliyetlerine ilişkin 88. Maddesi ise şu şekildedir: "b) Yabancıların dış ülkelerden aldıkları sürücü belgeleri ile ülkemizde araç kullanmaları; 1) Dış ülkelerden alınan sürücü belgeleri ile ülkemize giriş yapıldığı tarihten itibaren en fazla altı ay süreyle araç kullanılabilir. 2) Altı ayın sonunda ülkemizde araç kullanılabilmesi için dış ülkelerden alınan sürücü belgelerinin ülkemiz sürücü belgesi ile değiştirilmesi zorunludur." Dosya içerisinde bulunan Büyükçekmece Trafik Büro ekibi kolluk memuru tarafından düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı incelendiğinde davalıya ait aracı kullanan ...... isimli şahsın ehliyetinin olmadığı tutanakta belirtilmiş olup, davalı tarafından hiçbir aşamada ilgili şahsa ait yabancı ülkede alınmış yeterli sınıfa sahip bir ehliyetname dosya arasına sunulmamıştır. Bu bağlamda davalının maliki olduğu aracı süren ve kazaya sebebiyet veren şahsın ehliyetsiz olduğunun kabul edilmesi gerekmiştir. İlgili şahsın ehliyetinin sunulmadığı gözetildiğinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereğince davacı sigortacının rücu koşullarının davaya konu somut olayda mevcut olduğu sabit kabul edilmiş, davalının aksini ispatlayamadığı kabul edilmiştir. Davalı aracın kiralandığını bu sebeple işleten sıfatının olmadığını öne sürmüş ise işleten sıfatını kaldıracak mahiyette uzun süreli kiralamaya ilişkin davalı tarafından herhangi bir delil sunulmadığı anlaşılmakla davalının bu yöndeki itirazına da itibar edilmemiştir. Sonuç olarak davacı tarafından üçüncü kişiye ödenen 27.500,00-TL hasar tazminatının rücusunun koşulları oluştuğu anlaşılmakla 27.500,00-TL asıl alacak üzerinden davalının itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından 11.371,00-TL işlemiş faiz de talep edilmiş olup, davacı tarafından üçüncü kişiye ödeme 27.09.2023 tarihinde ödeme yapıldığı, tarafların tacir olduğu anlaşılmakla davacının 27.09.2023 ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. Maddesine göre avans faizi talep edebileceği anlaşılmaktadır. Buna göre 27.500,00-TL için 27.09.2023 tarihinden takip tarihi olan 03.12.2024 tarihine kadar değişen oranlarda avans faizine göre işlemiş faiz hesabı şu şekilde olacaktır:

Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi Gün Faiz Oranı Faiz Tutarı 27.09.2023 01.11.2023 35 %31,75 837,24

Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi Gün Faiz Oranı Faiz Tutarı 01.11.2023 01.12.2023 30 %36,75 830,65

Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi Gün Faiz Oranı Faiz Tutarı 01.12.2023 23.12.2023 22 %41,75 692,02

Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi Gün Faiz Oranı Faiz Tutarı 23.12.2023 01.04.2024 100 %44,25 3333,9

Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi Gün Faiz Oranı Faiz Tutarı 01.04.2024 03.12.2024 246 %51,75 9591,47

Davaya konu icra takip dosyasında davacı tarafından 11.371,00-TL işlemiş faiz talep edilmiş olup, söz konusu meblağın hesaplamadan düşük olduğu anlaşılmakla 11.371,00-TL işlemiş faiz ve 3095 sayılı Kanun'un 2/2. Maddesine göre işleyecek faiz oranı yönünden de davalının itirazının iptaline ve takibin devamına karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından tazminat talep edilmiş ise de hasar miktarı ve rücu şartları yönünden uyuşmazlığın yargılama gerektirdiği, alacağın likit olmadığı anlaşılmakla davacının koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE, -Buna göre; davaya konu icra takip dosyasında davalının yetkiye, asıl alacak, işlemiş faiz ve 3095 sayılı Kanun'un 2/2. Maddesine göre işleyecek faiz oranı yönünden itirazının İPTALİNE, takibin DEVAMINA, 2-Davacının koşulları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 2.665,30-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 2.039,87-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.600,00-TL arabulucuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.230,80-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 12.107,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 38.871,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8--Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; miktar itibari ile KESİN olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/11/2025

Katip ..... Hakim .....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/434, K. 2025/1220, T. 11.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-434-e-2025-1220-k-0c847efd307b