İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1040 E. 2025/1263 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1040
Karar No
2025/1263
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1040 Esas KARAR NO : 2025/1263

DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ : 23/08/2023 KARAR TARİHİ : 25/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili, yurt içi ve yurt dışında sigortacılık sektöründe faaliyet gösteren saygın bir sigorta şirketi olduğunu, bu kapsamda .... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ("Sigortalı") iş faaliyeti yürüttüğü ... Mahallesi, ... Sitesi, Bina No:14 Beylikdüzü/İstanbul adresindeki işyeri ... numaralı Yangın Ticari Sigorta Poliçesi (EK-1) ve Yangın Sinai Ticari Komisyon Düzeltme Tahakkuk Zeyilnamesi (EK-2) kapsamında her türlü zarara karşı sigortalandığını, Poliçede riziko adresi olarak belirtilen ... Mahallesi, ... Sitesi, Bina No:14 Beylikdüzü/İstanbul adresinde 01.12.2021 ve 02.12.2021 tarihlerinde meydana gelen hırsızlık olayı (EK-3) neticesine 85.493,00 TL tutarında, 14.12.2021 tarihli ekspertiz raporu ve 13.12.2021 tarihli ekspertiz raporuyla da tespit edilen maddi zarar oluştuğunu, Maddi zarar 29.12.2021 tarihinde müvekkili tarafından sigortalıya ödenmek suretiyle karşılandığını, Müvekkili şirket tarafından Sigortalı'nın zararının karşılanması için ödenen tutarın faizi ile birlikte ödenmesi için davalılardan ...'e bildirimde bulunulduğunu, bildirime rağmen ödeme yapmayan davalı aleyhine, zararın rücuen tazmini için İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatılmış ancak davalının yetki itirazı nedeniyle dosya yetkisizlikle kapatılarak Büyükçekmece İcra Müdürlüklerine gönderildiğini, yetkisizlikle gönderilen icra dosyası, Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sırasına kaydedilmiş olup davalılardan ...'in süresi içerisinde yapmış olduğu borca itiraz neticesinde icra takibi durduğunu, huzurdaki alacak davası ikame edilmeden önce her iki davalı bakımından Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Başvurusunda bulunulmuşsa da anlaşma sağlanamamış ve 03.08.2023 tarihinde Büyükçekmece Arabuluculuk Bürosu ... Dosya Numaralı, ... Büro Dosya Numaralı dosyasından tarafların anlaşamadığına ilişkin son tutanak tanzim edildiğini, sigortalı ile davalılardan ... arasında 01.01.2016 tarihli Güvenlik Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, taraflarca akdedilen bu sözleşmede yer alan 18. Madde'de "işbu sözleşmenin uygulanmasından doğabilecek anlaşmazlıkların çözümünde münhasıran Bakırköy Mahkemeleri ve İcra Daireleri'nin" yetkili olduğu hususunda taraflar mutabık kaldığını, her iki tarafı da tacir olan Güvenlik Hizmet Sözleşmesi'nde uyuşmazlıkların münhasıran Bakırköy Mahkemelerinde çözüleceği hususunda mutabık kalınması yetki sözleşmesi niteliğinde olduğunu, bu nedenle tarafımızca ikame edilen işbu davada sayın mahkemeniz görevli ve yetkili olduğunu, davalıların müvekkili şirkete olan borcu bakımından teminatsız olarak veyahut mahkemenizin takdir edeceği teminat miktarı ile taşınırları, taşınmazları, banka hesapları ve malvarlığı üzerinde ihtiyati haciz kararı verilmesini, müvekkili şirket tarafından ödenen 85.493,00 TL'nin, ödeme tarihi olan 29.12.2021 tarihinden itibaren hesaplanacak olan ticari avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraflara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlık özel güvenlik görevlilerinin mesleki sorumlulukları kapsamında olup, davalı şirket nezdindeki Özel Güvenlik Mali Sorumluluk Poliçesinin teminat kapsamı dışında bulunmaktadır. Müvekkil şirket tarafından akdedilmiş olan poliçede mesleki mesuliyete ilişkin bir teminat bulunmadığını, bu sebeplerle, davalı şirketin poliçeden kaynaklanan herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, öte yandan hak kaybı yaşamamak adına talep edilen zarar tutarını da kabul etmediklerini alınacak raporun taraflarına tebliğine dek her türlü itiraz haklarını saklı tutarak davaya konu uyuşmazlık, davalı şirket nezdinde bulunan Özel Güvenlik Mali Sorumluluk Poliçesinin teminat kapsamı dışında bulunduğu için, davalı şirketin poliçeden kaynaklanan bir sorumluluğu bulunmadığı göz önüne alınarak huzurdaki davanın reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava ; rücuen tazminat davasına ilişkindir. Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacı sigorta şirketinin sigorta sözleşmesi kapsamında sigortalısına yapmış olduğu ödemenin davalıların kusuru olduğu iddiasına dayalı olarak açmış olduğu rücuen tazminat davası olduğu mahkememizce tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre HMK'nin 14/2 maddesi gereğince işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK'nun 1521.maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır. İSTİNAF ÖNCESİ YARGILAMA ÖZETİ: Mahkememizin 21/11/2023 tarihli celsesinin (3) no'lu ara kararı uyarınca davalı yana tanıklarını bildirmek üzere süre verilmiş olmakla: Davalı ... Tanığı: ... ... beyanında: ''Ben davalı güvenlik şirketi bünyesinde çalışmaktayım. Ben davalı şirkette güvenlik müdürü olarak çalışmaktayım. Dava konusu hırsızlık olayına ilişkin bilgi sahibiyim. Hırsızlık olduğunun 2 gün sonrasında orada çalışan bir personel hırsızlık olduğunu bizim güvenlikçilere söylüyor. ... bünyesinde çalışan bir işçi bunu güvenlik personeline söylüyor. Bizim güvenlik amiri ve personel hırsızlığın nerede ve nasıl olduğunu araştırıyorlar. Polise ihlas şirketinin yetkilileri ile birlikte şikayete gidiliyor. Polis ve olay yeri inceleme ekibi geliyor, bizde olay yerine gidiyoruz, hırsızlık olayı gerçekleştikten sonra ... şirketi personeli hırsızlığın gerçekleştiği yerin kapısını bir daha hırsızlık gerçekleşmesin diye kaynak ile kapatıyor. Gelen polis ekibi de hırsızlığın olmadığı kapıdan içeri girdi. Polis memurları nereden girildiği yönünde soru sorduğunda demin belirttiğim kaynak yapılan yer olduğu belirtildi. Dolayısıyla olay yeri ekipleri burada kaynak yapıldığından herhangi bir delil incelemesi yapılamayacağını belirterek gittiler. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir. Hırsızlık olayının gerçekleştiği yer bizim görev alanımızın dışındadır, burası otopark alanıydı daha öncesinde, yol kenarında bulunmaktadır. Bu otopark alanı daha sonra sac ile depo alanı haline getirilmiştir. Fabrikanın ana dış duvarı dışındadır. Benim sorumlu 2 personelimin güvenlik alanı dışında bir alanda hırsızlık gerçekleştirilmiştir. Ayrıca ''bu hırsızlığın olduğu yer her iki güvenlik görevlisinin görüş alanı dışındadır, cadde boyunu gören kamera mevcuttur ancak eski tip analog kameradır, plaka dahi tespit edilemiyor. Daha önce aynı yerde hırsızlık teşebbüs olmuştu, yönetime güvenlikli bir yer olmayan bu alana kıymetli malzemelerin koyulmaması gerektiğine ilişkin ihtarımızı yaptık. Benim olaya dair bilgim ve görgüm bu kadardır, Tanıklık ücreti talebim yoktur'' şeklinde tanıklık etmiştir. Mahkememizin 14/03/2024 tarihli ara kararı gereğince tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler incelenmek sureti ile dosya kapsamında meydana gelen hırsızlık olayı sebebiyle kusur oranlarının tespiti ve var ise dava konusu yapılan zararın miktarının belirlenmesi ve hesaplanması açısından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla bilirkişi raporunda özetle; ''Davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına 29.12.2021 tarihinde 85.493,00 TL hasar tazminatı ödediği ve TTK 1472 madde kapsamında sigortalısının haklarına halef olduğu, Davalı güvenlik firmasının diğer davalı ... Sigorta A.Ş nezdinde özel güvenlik mali sorumluluk sigorta poliçesi mevcut olduğu, poliçenin 3.şahıs zararlarını teminat altına aldığı, ancak davacı şirketin sigortalısının 3. şahıs olmadığı, bu nedenle .... Sigorta A.Ş nin sorumluluğunun oluşmadığı, Uyuşmazlık hakkında yalnızca görüş bildirildiği, şeklinde 6754 sayılı Bilirkişilik Kanununun 3.maddesinin 2.fıkrası doğrultusunda, hukuki gerekçeli ve denetime elverişli olarak, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ile Yasanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik ve diğer ilgili mevzuat Hükümlerine göre ve diğer Genel Kanun hükümleri doğrultusunda'' tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, mahkememizce bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli ve yeterli bulunmuştur. Mahkememizce verilen 17/06/2025 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı İstanbul .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile kaldırılmış olmakla ilamda özetle; davacı vekilinin, müvekkilinin sigorta poliçesi uyarınca sigortalısına ödediği hasar tazminatının davalılardan faizi ile birlikte rücuen tahsilini talep ederek işbu davayı açtığını ancak Mahkememizce HMK'nun 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesine aykırı şekilde dava itirazın iptali olarak değerlendirildiğini neticede buna göre hüküm tesis edildiğini, bu nedenle tesis edilen karar usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek mahkememiz kararı kaldırılmıştır. İSTİNAF SONRASI YARGILAMA ÖZETİ: Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye ve karar ilamı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, sunulan ve toplanan deliller, tanık beyanı, bilirkişi raporu kapsamında; Dava; davacı sigorta şirketinin sigortalısının iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayından kaynaklı olarak sigortalısına yaptığı tazminat ödemesinin davalılardan rücuen tazmini talebinden ibarettir. Davalı ... şirketi Yönünden Yapılan Değerlendirme: Davalı ... şirketi ile davacının sigortalısı dava dışı ... şirketi arasında özel güvenlik hizmet sözleşmesinin bulunduğu sabittir. Davacının sigortalısı dava dışı .... şirketinin iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayına ilişkin bilgi ve belgeler incelendiğinde; dava dışı şirkete ait iş yerinin deposuna gelen beyaz renkli araç ile birden fazla kişinin iki gün arka arkaya deponun kapı kilidini açarak hırsızlık yaptıklarının beyan edildiği anlaşılmaktadır. Kolluk tarafından düzenlenen kamera görüntülerine yönelik tutanak incelendiğinde; dava dışı ... şirketinin deposuna otomobil ile gelen hırsızların deponun kapısını levye ve benzer bir cisim ile zorlayarak açtıklarını, daha sonra ilerleyerek yine deponun ikinci kapısını levye ve benzer bir cisim ile zorlayarak açtıklarını depo içerisindeki çuval ve torbalarda bulunan eşyaları arabaya yüklediklerini, aracın içerisini tamamen doldurduklarını, eylemin yaklaşık 6 dakike 43 saniye sürdüğünü, 02.12.2021 günü yani ertesi gün de aynı yere gelerek aracın içerisine eşyaları yüklediklerinin tespit edildiği anlaşılmaktadır. Davalı ... şirketi ile davacının sigortalısı dava dışı ... şirketi arasındaki dosya içerisinde mübrez özel güvenlik hizmet sözleşmesi incelendiğinde; sözleşmenin konusunun; İHEVA'nın işbu sözleşmenin "Hizmet Verilecek Adresler” başlıklı 17. maddesinde belirttiği adreslerde, lokasyonlarda ihtiyaç duyulan ve karşılıklı tespit edilen güvenlik ve koruma hizmetlerinin 5188 sayılı yasa gereklilikleri uyarınca "EK-... İmalat San. Tic. A.Ş. Güvenlik Hizmetleri — 2016 Maliyet Analizi” formlarında belirtilen sayıda özel güvenlik görevlisi ekibi ile verilmesi ve 17. maddede belirtilen adreslerdeki binanın/binaların ve içinde bulunduğu açık alanın/alanların iç ve dış güvenliği işi olduğunun belirtildiği, sözleşmenin 17. Maddesinde belirtilen adresler arasında hırsızlığın meydana geldiği deponun da hizmet verilecek adresler arasında belirtildiği, dolayısıyla davalı ... Şirketi'nin deponun da güvenliğinden sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple davalı ... Şirketi'nin aksi yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir. Dava dışı ... şirketi tarafından güvenlik kamera sisteminin kurulduğu, nitekim hırsızlık anına ait kamera görüntülerinin kolluk tarafından incelendiği bu suretle dava dışı şirketin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiği, kameraları ve kameralardan gelişen güvenliğe dair olayları izleme ve takip etme sorumluluğunun ise davalı ... Şirketi'nde olduğu, yukarıda belirtildiği şekilde dava dışı ... şirketine ait depoda meydana gelen hırsızlık olayının meydana gelme şekli ve süresi incelendiğinde özel güvenlik personeli tarafından hırsızlık olayının olay anında tespitinin mümkün olduğu, dava dışı şirkete ait deponun kapısının levye ve benzeri bir cisim ile zorlanarak açıldığı, aynı yerden iki gün arka arkaya hırsızlık gerçekleştirildiği ve davalı özel güvenlik şirketinin personeli tarafından fark edilemediği ve müdahale edilmediği bu bakımdan davalı şirketin üzerine düşen yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmediği ve kusurlu olduğu değerlendirilmiştir. Davalı ... Şirketi bilirkişi raporuna itiraz ederek hırsızlık olayının meydana geldiği yer ve kamera sistemi hususunda dava dışı ... şirketinin daha önce uyarıldığı bu sebeple zarardan sorumlu olmadığını iddia etmiş ise de taraflar arasındaki sözleşmenin 6.1.11. maddesi incelendiğinde; davalı ... Şirketi tarafından bildirilen güvenlik zaafiyetleri hususunda tarafların mutabık kalması halinde mutabık kalınan kusur ve zaafiyetlerden dolayı davalı ... Şirketi'nin sorumlu olmayacağı belirtilmiş ise de davalı tarafından sözleşme hükmü çerçevesinde davalının bildirdiği hususlarda dava dışı şirket ile mutabık kalındığına dair bir delilin dosyaya sunulmadığı bu sebeple sözleşmenin ilgili maddesinin uygulanamayacağı anlaşılmakla davalının aksi yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile birlikte meydana gelen hırsızlık olayının meydana geliş şekli, iki gün arka arkaya benzer şekilde ve deponun kapısının levye ile zorlanarak açıldığı gözetilerek davalı özel güvenlik şirketinin meydana gelen olayda tam olarak kusurlu olduğu bu sebeple ödeme yapan sigortacı davacının kusurlu olan davalıdan hizmetin gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle halefiyet ilkelerine göre tazminat talebinde bulunabileceği, davacı şirket tarafından sigortalısına ödenen bedel yönünden 85.493,00-TL asıl alacağın davacı tarafından sigortalıya ödeme yapılan 29.12.2021 tarihinden itibaren tarafların tacir olduğu gözetilerek 3095 sayılı Kanun'un 2/2. Maddesine göre hesaplanacak faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Davalı Sigorta Şirketi Yönünden Yapılan Değerlendirme: Davalı sigorta şirketi ile diğer davalı özel güvenlik şirketi arasında Özel Güvenlik Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi bulunduğu sabittir. Özel Güvenlik Mali Sorumluluk Sigortasına ait genel şartların teminat dışı kalan hallere ilişkin hükmü incelendiğinde; "Zarara sebebiyet veren bir olay sonucunda, sağlanan özel güvenlik hizmetinin eksik veya yetersiz olduğu iddiasıyla sigorta ettirene yöneltilebilecek zarar ve ziyan talepleri," husunun teminat dışı kaldığı anlaşılmaktadır. Davaya konu somut olayda da zarara sebebiyet veren olayın diğer davalı tarafından sağlanan özel güvenlik hizmetinin eksiklik ve yetersizliğinden kaynaklandığı nitekim kusur tespitinin de bu yönde olduğu anlaşılmakla davalı sigorta şirketi yönünden tazminata konu olayın teminat dışında kaldığı değerlendirilmiştir. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Dava dışı işveren firmanın sigortacısı tarafından dosyamız davacısı aleyhine aynı olaya ilişkin olarak İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında açılan itirazın iptali davasında alınan bilirkişi raporunda da aynı tespitlere yer verilerek güvenlik şirketinin tam kusurlu olduğu belirlenmiştir. Her iki bilirkişi raporu ve ceza soruşturmasında alınan ifadeler birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece olayın gerçekleşmesinde davacı güvenlik şirketinin tam kusurlu olduğunun kabulü isabetlidir. Bu doğrultuda davacı vekilinin bilirkişi raporundaki tespitlere ve kusura yönelik olarak ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Dolayısıyla somut olayda zarar, özel güvenlik hizmetinin eksik veya yetersiz olmasından kaynaklandığından, poliçe teminatı kapsamında değildir. Bu nedenle söz konusu zarardan davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulması mümkün değildir." Yukarıda detaylıca açıklanan gerekçeler kapsamında davalı sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, -Buna göre; 85.493,00-TL'nin 29.12.2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. Maddesine göre hesaplanacak faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine, 2-Davalı ... Sigorta yönünden davanın REDDİNE, 4-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 5.840,00-TL harçtan peşin alınan 1.460,01-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 4.380,00-TL harcın davalı ... Şirketi'nden alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabulucuk ücretinin davalı ... Şirketi'nden alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Davacı tarafça yatırılan 1.460,01-TL peşin harç ve 269,85-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.729,86-TL harcın davalı ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yapılan 13.883,75-TL yargılama giderinin davalı ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı ... Şirketi tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 10-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının (bilirkişi masrafı olan 4.500,00-TL ücret hariç olmak kaydı ile) HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 12-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/11/2025

Katip ... E¸

Hakim ... E¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1040, K. 2025/1263, T. 25.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1040-e-2025-1263-k-9e1f8a08844f