İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/427 E. 2026/155 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/427
Karar No
2026/155
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/420 Esas - 2026/154 T.C. ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2025/420 KARAR NO: 2026/154

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/03/2025 KARAR TARİHİ : 03/03/2026 K.YAZIM TARİHİ : 01/04/2026

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından davalı firma aleyhine Kahramankazan İcra Dairesi ...... Sayılı dosyasında cari hesap kaynaklı borca ilişkin olarak icra takibi başlatıldığını, borca ilişkin ödeme emri davalıya tebliğ edildiğini, Davalının 24.01.2025 tarihli itiraz dilekçesi ile borca ve ferilerine haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, taraflarınca arabuluculuğa başvurulmuş ise de yapılan görüşmeler neticesinde taraflar arasında anlaşma sağlanamamış olduğundan 26.02.2025 tarihli son tutanak ile arabuluculuk görüşmelerine son verildiğini, davalı firmanın icra müdürlüğüne yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı firma ile davacı müvekkili arasında bir ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişki nedeniyle doğmuş olan ve dilekçe ekinde sunulan (icra takibine dayanak) cari hesap ekstresinden de açıkça gözükmekte olan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 192.230,33TL tutarlı borç davalı firmadan talep edilmiş olmasına rağmen tahsil edilemediğini, bu sebeple de taraflarınca müvekkili şirket adına Kahramankazan İcra Dairesi ..... E. Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, taraflar arasında devam eden ticari ilişkiye ilişkin muhasebe kayıtları ve bu ilişkiye istinaden düzenlenen fatura ve cari hesap ekstresi incelendiğinde davalının davacı müvekkiline takip tarihi itibariyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 192.230,33 TL borçlu olduğu açıkça görüleceğini, İİK md. 67/1 uyarınca alacak likit nitelikte olduğunu; davalı borç miktarını bilebilecek durumda olmasına rağmen kötü niyetli şekilde itiraz ederek takibi uzattığını, Yargıtay içtihatları da faturaya dayalı alacakların likit olduğunu ve haksız itiraz halinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek, davalının itirazının iptali ve takibin devamı ile birlikte asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili; davacı ile müvekkili şirketi arasında herhangi bir Cari Hesap Sözleşmesi mevcut olmadığını, davacı şirket tarafından Kahramankazan İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı dosya ile müvekkili şirkete karşı icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin borcu bulunmadığından yasal süresi tamamına, ferilerine, faizine ve ödeme emrine itiraz ettiğini, takip durdurulduğunu, davacı yan ile davalı müvekkili arasında iddia edilen borcu doğuran bir alım satım, hizmet görüm ve dahi herhangi bir surette borç doğuran ve müvekkili borçlu kılan bir ilişkinin bulunmadığını, davacı tarafın taraflar arasında cari hesap olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacı tarafın söz konusu cari hesap olduğu iddiasını yazılı sözleşme ile ispat etmesi gerektiğini, düzenlenen ekstre iddia olunan borcun mevcudiyetine delalet etmediğini, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi de kurulmadığını, bu sebeple, yazılı şekilde kurulması gereken bir cari hesap sözleşmesine dayanmayan cari hesap ekstresinin borcun varlığını tek başına kanıtladığı iddia olunamayacağını, davacı şirketin, iddia olunan borca dayanak ilişkiyi kanıtlar nitelikte sözleşme, ticari satımda düzenlenmesi TTK ya göre zorunlu olan fatura ya da herhangi bir surette borcun dayanağı yazılı belge ya da senede davaya konu icra takibinde dayanmadığını bu haliyle davaya konu ilamsız icra takibinde iddia olunan borç kanıtlanamadığını, dava dilekçesinde delil olarak dayanılan tarafların ticari defterlerine, cari hesaplarına ve diğer delillere hiçbir surette muvafakat etmediklerini, Yargıtay kararlarına göre icra takibinde sunulmayan belgeler itirazın iptali davasında hükme esas alınamayacağını; bu nedenle Kahramankazan İcra Müdürlüğünün .....E. dosyasında yalnızca imzasız cari hesap ekstresi bulunduğundan, dava dilekçesinde ileri sürülen ticari defter, cari hesap, muhasebe kayıtları ve diğer delillere muvafakat etmediklerini, fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Kahramankazan İcra Dairesinin .... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, tarafların 2024 yılına ait BA BS formları, davacı yanın ticari defter ve kayıtları, 12/01/2026 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. Bilirkişi raporunda, davacı... Ticaret Limited Şti'nin 2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin e defter olduğu, defterlerin açılış ve kapanış berat onaylarının Gelir İdaresi Başkanlığı e-defter sistemine süresinde yüklenildiği, defterlerin bu hali ile usule uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfının bulunduğu, söz konusu inceleme dönemlerine ilişkin 6102 sayılı TTK 64. Maddesi ve 6100 sayılı HMK 222.maddesi kapsamında davacının ticari defterlerin bu halleri ile delil niteliği hususunun mahkemenin takdirinde olduğu, davacının 2024 yılı ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde; davacı tarafından davalıya düzenlenen toplam 746.530,33 TL tutarındaki 11 adet fatura karşılığında, davalıdan yapılan 548.00,00 TL tutarındaki tahsilat ile Davalının düzenlemiş olduğu 6.300,00 TL tutarındaki fatura mahsup edildiğinde, dava ve takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan olan bakiye alacağının 192.230,33 TL olduğu, dosya kapsamında yer alan davacının 2024 yıllarına Ba-Bs (Alış-Satış analiz ) formlarının incelenmesi neticesinde; Davacı... Limited tarafından Davalıya düzenlenen 746.530,33 TL tutarındaki 11 adet faturanın hem davacı hem de davalı tarafından beyan edildiği, davalı tarafından dava ve takibe konu edilen faturalara ve içeriğine yasal süresi içinde itiraz ettiğini gösterir herhangi bir belge ibrazında bulunmadığı, dava dosyası içeriği bilgilere göre takibe itiraz ederek durdurduğu belirtilmiştir.

GEREKÇE : Dava; taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi kapsamında faturaya dayalı cari hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 26.01.2025 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 24.01.2025 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır. Davacı yan davalı şirkete muhtelif tarihli faturalara konu malları satıp teslim ettiğini, bu faturalardan kaynaklı bakiye cari hesaba dayalı alacağının bulunduğunu iddia ederek bakiye alacağının tahsili amacıyla başlattığı takibe davalının vaki itirazının iptalini talep etmiş, davalı yan ise, taraflar arasında iddia olunduğu şekilde ticari ilişki bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Uyuşmazlık, takibe konu edilen alacak yönünden davacının alacaklı olup olmadığına ilişkindir. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2024 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. İncelenmesinde; davacı tarafça davalı adına 11 adet belge karşılığında KDV hariç 622.108,60TL tutarında mal/hizmet satışı, 1 adet belge karşılığında KDV hariç 5.250,00TL tutarında mal/hizmet alışı bildiriminde bulunulduğu, davalı tarafça davacı adına herhangi bir bildirimin bulunmadığı tespit edilmiştir. Davalıya verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve kayıtlar sunulmadığından ve bulunduğu yerin adresi de bildirilmediğinden davacı yanın defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 12/01/2026 tanzim tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafından davalıya düzenlenen toplam 746.530,33TL tutarındaki 11 adet fatura karşılığında, davalıdan yapılan 548.00,00TL tutarındaki tahsilat ile davalının düzenlemiş olduğu 6.300,00TL tutarındaki fatura mahsup edildiğinde, dava ve takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan olan bakiye alacağının 192.230,33TL olduğu rapor edilmiştir. Dava konusu alacak faturadan kaynaklanan bakiye cari hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. İddia ve savunma, sunulan ve mahkememizce toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davacı yan taraflar arasında muhtelif tarihli faturalara konu malların alım satımından kaynaklanan ticari ilişki olduğunu, bu faturalardan kaynaklı bakiye cari hesaba dayalı alacağının bulunduğunu iddia etmiş, davalı yan ise taraflar arasında iddia olunan şekilde ticari ilişki bulunmadığını savunmuştur. Davacının alacağın varlığından önce taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. Bu hususta ispat yükü davacı üzerindedir. Dosyada sunulu bulunan faturalar ve tek taraflı düzenlenen davacı defterleri tek başına taraflar arasında iddia olunan şekilde ticari ilişki olduğunu ispat için yeterli değildir. Davalı tarafça vergi dairesine de herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır. Bu kapsamda dosyada taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ispata yarar delil bulunmadığından ve davacı yanın yemin deliline de dayanmadığı görüldüğünden ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Davalı yanın kötü niyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine, 3-Alınması gereken 732,00TL karar ve ilam harcının peşin alınan 2.321,67TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.589,67TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.833,33TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davalının kendisini vekil ile temsil ettiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 03/03/2026

Katip .... e-imzalı Hakim ....e-imzalı

Atıf: Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/427, K. 2026/155, T. 03.03.2026, www.arakarar.com/karar/ankara-bati-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-427-e-2026-155-k-b3ecd097e57f