İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/415 E. 2025/934 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/415
- Karar No
- 2025/934
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/415 Esas KARAR NO : 2025/934
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/05/2025 KARAR TARİHİ : 24/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.İDDİANIN ÖZETİ; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ilaç satış sektöründe faaliyet gösterdiği, bu faaliyet konusu doğrultusunda davalı şirkete de çeşitli zamanlarda peyderpey ilaç satışı yaptığını, davalının ticari alım satım ilişkisinin başlarında bir süre satın aldığı ilaçların bedellerini anlaşılan vadede ödediğini, bir müddet sonra geç ödeme yapmaya başladığını ve bir süre sonra tamamen ödemeleri durduğunu, yapılan tüm yazılı ve sözlü uyarılara rağmen müvekkili şirkete olan bakiye ...-TL'lik borcunu ödemekten imtina ettiğini, davalı şirketin bu kötü niyetli tutumu karşısında, davalı şirket aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı dosyası kapsamında icra takibine geçildiğini, ancak davalı şirket aynı tutumunu devam ettirerek, söz konusu icra takibine de ... tarihli dilekçesi ile itiraz ederek takibin durmasına neden olduğu, arabuluculuk başvurusunun yapıldığını, anlaşma sağlanamadığını, itirazın iptaline, takibin devamına, davalı şirket aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. II. SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı şirkete dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalının davaya cevap vermediği anlaşılmıştır. III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, davalı tarafa defter inceleme gün ve saatinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalının ticari defter ve belgelerini sunmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış rapor alınmıştır. Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden yapılan inceleme sonunda; alacaklı/ davacı tarafından borçlu/ davaleı aleyhine toplam ... TL fatura alacağından dolayı ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı/ borçlunun süresinde icra takibine, borç miktarına borca, faize ve tüm ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Alınan ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; * Davacı ... A.Ş.'nin ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulduğu, e-defterlerin yasal geçerliliğe haiz olduğu, defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, takip konusu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı bulunduğu, *Davalı ... A.Ş.'nin ise ticari defter ibraz etmediği, *Davacı defterlerinde davalı şirket adına ... TL alacak bakiyesi bulunduğu, takip konusu ... TL asıl alacak talebinin ticari defter ve belgelerde karşılandığı, *Davacı / Alacaklı ... A.Ş.'nin icra takip dosyası kapsamında; Davalı/ Borçlu ... Şirketinden ... TL Alacaklı olduğu, ... TL. alacak üzerinden ... tarihinden itibaren yıllık %53,25 oranında ticari temerrüt faizinin uygulanmasının yerinde olacağı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ Dava fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İtiraza konu Davaya konu Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas nolu takip alacaklısının davacı, borçlusunun davalı, takibe konu alacağın ...-TL olduğu, işlemiş faiz talepe dilmediği anlaşılmıştır. Takibe yapılan itiraz üzerine takip durmuştur. Takibin dayanağı olark; ... tarihli ... numaralı ... TL bedelli ... tarihli ... numaralı ... TL bedelli ... tarihli ... numaralı ... TL bedelli ... tarihli ... numaralı ... TL bedelli ... tarihli ... numaralı ... TL bedelli ... tarihli ... numaralı ... TL bedelli ... ... numaralı ... TL bedelli ... ... numaralı ... TL bedelli toplam bedeli ... TL olan 8 adet fatura sunulmuştur. Taraflar iddia ve savunmalarını ticari defterlere dayandırmış olup, Mahkememizce davalı şirkete ticari defterlerinin ibrazı için TTK 83. ve HMK 220-222 ihtarlı davetiye çıkartılmış, tebliğ edilmiş, ancak davalı yanca ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediği tespit edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Yine 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi (3. Fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere eklenen cümlele uyarınca) diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise; 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinin; davacının ticari defterlerini ibraz etmemesi veya davacının defter kayıtlarının aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlayamamış/ispatlamamış olması halinde davalı yönünden kesin delil niteliğini haiz olduğu kabul edilecektir. Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup, davacının yasal süre defterlerini ibraz ettiği, davalının ise ibraz etmediği görülmüştür. Davacının mali müşavir bilirkişi aracılığı ile incelenen ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı lehine kesin delil teşkil ettiği anlaşılmıştır. Davacının ticari defterlerine göre taraflar arasında davacının davalıya mal (...) satması karşılığında fatura düzenlenmesi şeklinde ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, bu ticari ilişki gereğince davacının toplam takip tarihi itibari ile Antalya Genel icra Müdürlüğünün .../... esas sayılı icra takibi konusu alacağın dayanağı olan bedelli faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ticari defterlere göre bu faturalar karşılığiında ...-TL davalı ödemesinin kayıtlandığı, takip dayanağı cari hesap ekstresinde ise ... tarihli ... TL. Pos tahsilat, ... tarihli ... TL Pos tahsilatın ticari defterlerde kayıtlı olmadığı belirlenmiştir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Bu nedenle itirazın iptalinde icra takibine dayanak borç yönünden inceleme yapılmaktadır (Yargıtay HGK, 25.04.2018, E: 2017/19-903, K: 2018/974; Yargıtay 19. HD, 01.02.2018, E: 2016/15512, K: 2018/313) Yukarıdaki açıklamalar ışığında, ticari defterlerde kayıtlı olmasa dahi dava konusu Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas Sayılı icra takibinin dayanağında gösterilen cari hesap ekstresindeki kayıtların davacı yönünden bağlayıcı olduğu, cari hesap ekstresinde yer almayan fakat ticari defterlerde kayıtlı ... tarihli ...-TL ödemenin muhasebe yanlışlığından ileri geldiğine dair davacı itirazına ise basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü ve ticari defterlerin kesin delil mahiyeti itibarı ile kıymet verilemeyeceği, neticeten yukarıda anılan takip dayanağı 8 adet faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, katma değer vergisi dahil ...-TL bedelli faturalardan davacının ...-TL tahsilat yaptığı belirlenmekle, davacının ...-TL bakiye alacağının bulunduğunu, icra dosyasında daha azının talep edildiği, ticari defterlerle kesin delille ispat etiğine kanaat getirilmiş, işlemiş faiz talep edilmemesi de nazara alınarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Taraflar tacir olsa da takip talebinde faiz talebi daraltıldığından takip tarihinden tahsili kadar işleyecek faizde taleple bağlı kalınmıştır. İİK’nun 67/2. madde hükmündeki düzenlemeye göre, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına; alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde ise istem varsa, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Alacağın likid olmasından, borçlunun borcun miktarını tereddütsüz bir şekilde bilmesi ya da belirleyebilecek durumda olması anlaşılır. Somut olayda, dava konusu itirazın haklılık nispeti, konusunda uzman bilirkişi marifeti ile saptansa da, dava konusu alacak temelini taraflar arasındaki miktarı muayyen faturaların oluşturmasından boçlunun borcun miktarını tereddütsüz şekilde bilmesi ya da belirleyebilmesi beklenebileceğinden, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı icra dosyasına vaki davalı itirazının iptali ile takibin devamına, 2- Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 2/2 maddesi uyarınca değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, 3-Hüküm altına alınan alacağın %20 sine tekabül eden ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Alınması gerekli ... TL harçtan alınan ... TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin, ... TL başvuru harcı olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat-posta-müzekkere masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 9-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMK’nın 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/12/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır