İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/391 E. 2025/543 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/391
Karar No
2025/543
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/391 KARAR NO : 2025/543

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 16/05/2025 KARAR TARİHİ : 07/10/2025

Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... plakalı araç ile davalı ...'a ait ... plakalı aracın ... tarihinde ... sokak istikametinden ... caddesi istikametine doğru ... sokak ... üzerinde seyir halinde iken ... sokak kesişiminde kazanın meydana geldiğini ve müvekkiline ait aracın pert olduğunu, sigorta şirketi tarafından müvekkiline ... TL pert bedeli ödendiğini, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin rayiç bedelin altında olduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmesinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek şimdilik ... TL pert bedeli ve ... TL araç mahrumiyet bedelinin tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... tarihli kazada meydana gelen hasar sonrası müvekkili şirket tarafından kasko poliçesi kapsamında ödeme yapıldığını, ancak davacı taraf pert bedeli eksik ödendiği iddiası ile müvekkili şirket aleyhine huzurdaki davayı ikame ettiğini, ... plaka sayılı aracın ... numaralı ... ... Genişletilmiş Kasko sigorta poliçesi ile müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, kaza nedeniyle meydana gelen kaza sonrası davacının zararının karşılandığını, davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, bakiye hasar onarım (pert total) bedeli ile araç mahrumiyeti talebine ilişkindir. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nun 114/c maddesi gereğince mahkemelerin görevi dava şartı olup, yasanın 115. maddesi gereğince mahkeme dava şartının bulunup bulunmadığının res'en araştırmakla yükümlüdür. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un “Amaç” başlıklı 1. maddesi “Bu Kanunun amacı, kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemleri almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir” şeklinde olup, 2. maddesinde ise, Kanun’un birinci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü "tüketici işlemini" kapsadığı belirtilmiştir. Tüketici mahkemelerinin görevleri, Kanun’da; “Bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır” denilmek suretiyle belirlenmiştir (4077 sayılı Kanun m. 23/1). Maddede açıkça “bu Kanun…” tabiri kullanıldığına göre, 4077 sayılı Kanun’un kapsamının ne olduğunu belirlemek gerekir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3.maddesi ile Tüketici: ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak, Tüketici İşlemi: mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi olarak tanımlanmıştır. Öte yandan, 4077 sayılı Kanun’un kapsamı belirlenirken “her türlü tüketici işleminden” bahsedilmiş olup, “tüketici işlemi”nin ne olduğu da “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde açıklanmıştır. Buna göre; tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukukî işlemi ifade etmektedir (m. 3/h). Bir hukukî işlemin, 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukukî işlemin olması gerekir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.01.2020 tarihli ve 2017/19-1637 E., 2020/13 K. sayılı kararında da yer verilmiştir. Somut olayda her ne kadar taraflar arasında sigorta sözleşmesi olsa da davacı tarafın sigorta sözleşmesini kendi şahsına ait özel aracı için, ticari veya mesleki bir amaç gütmeksizin yaptırdığı anlaşıldığından taraflar arasında düzenlenen Kasko sigorta sözleşmesinin tüketici işlemi niteliğinde olduğu davacının tacir sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla açılan davada mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin 6502 sayılı kanunun 73. Maddesi uyarınca Tüketici Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c bendine göre görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup, dava şartlarından oluşu ve yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla, davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın 6100 sayılı Kanunun 114/1-c maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 115/2. Maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın görevli Antalya Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, 2-Taraflardan birinin, H.M.K.'nun 20. Maddesi gereğince görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceği, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına 3-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına, Dair, davacı vekili ...'in yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/10/2025

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/391, K. 2025/543, T. 07.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-391-e-2025-543-k-dba76c48099f