İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/385 E. 2026/53 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/385
Karar No
2026/53
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/385 Esas KARAR NO : 2026/53 Karar

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/06/2025 KARAR TARİHİ : 14/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; Taraflar arasında 25.09.2020 tarihli ... (...) Satış ve Ariyet ... Tesisi Teslim Sözleşmesi ("Sözleşme") imzalandığını, sözleşme'nin konusunun davacı şirket tarafından ...'na ... satışı ve ariyet olarak teslim edilecek ... tesis teslimini oluşturduğunu, Sözleşme'nin 3.5. Maddesi "... tesisinin, Müşteri'ye kurulması sırasındaki nakliye, vinç ve sözleşmenin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde doğabilecek tüüm demontaj, gaz çekme, nakliye, vinç vb bedellerinin ödenmesini Müşteri peşinen kabul ve taahhüt eder.(...)" Sözleşme'nin 3.6. Maddesi "Müşteri, bu sözleşmenin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde, kendisine teslim edilmiş olan tank ve teçhizatı sözleşme fesih tarihinden itibaren 10 (on) gün içerisinde İpragaz tarafından belirtilecek adrese iade etmek üzere tank sahasında teslim edecektir. Tank ve teçhizatın arızalı, eksik, bozuk olarak iade edilmesi durumunda, Müşteri cihazların o günkü değeri üzerinden bedellerini nakit olarak İpragaz'a ödeyeceğini peşinen kabul ve taahhüt eder. Hangi sebeple olursa olsun sözleşme sona erdiğinde Müşteri tank ve teçhizatı sözleşme bitim tarihinden itibaren 10 (on) gün içerisinde iade etmediği takdirde, tank ve teçhizatın iadesi için İpragaz'ın dava açma hakkı saklı olmak kaydıyla, Müşteri İpragaz'a tesisi iade edinceye kadar geçen süre için, cezai şart olarak günlük KDV hariç 200-Euro ödeyecektir." şekilde düzenlendiğini, davalı yan tarafından 2022 yılı Kasım ayı itibariyle şebeke doğal gaz kullanımına geçileceği gerekçesi ile Sözleşmenin feshedildiğini, sözleşme'nin fesih tarihinden itibaren tank ve teçhizatın 10 (on) gün içinde taraflarına iadesi gerekmekteyse de davalı yanın böyle bir tutumunun söz konusu olmadığını, davalı yan ile yapılan görüşmelerin sonuç vermediğini ve tank teslim edilmekten imtina edildiğini, yine de sonuç alınamamış olup tank sistemi müvekkili şirkete 26.01.2023 tarihine dek iade edilmediğini, sözleşme'ye göre ekipman 71 gün geç teslim edildiğini, tankın geç tesliminin yanı sıra, aynı zamanda demontaj ve vinç masrafları karşılanmaktan imtina edildiğini, söküme ilişkin masrafların davalı borçlu tarafından karşılanması gerekmekteyse de, masraflar müvekkili şirket tarafından karşılandığını, sözleşme'nin 3.5. maddesinin bu yönde olduğunu, ... 32. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin 5. Maddesi ile tanka ilişkin demontaj masrafının davalı borçlu yana yükleneceği yönünde ihtar edildiğini, demontaj ve vinç hizmet bedeline ilişkin olarak ... fatura numaralı, 30.01.2023 tarihli ve 11.899,00-TL tutarında fatura düzenlenmişse de, faturaya davalı borçlu tarafından itiraz edildiğini, bu sebeple müvekkili şirket tarafından aynı tutarlı, ... fatura numaralı ve 09.02.2023 tarihli fatura düzenlendiğini, davacı tarafından ... 37. İcra Dairesi'nin .... E. Sayılı dosyası ile işbu tankın demontaj masraflarına ilişkin davalı borçlu aleyhine takip başlatılma zorunluluğu hasıl olduğunu, işbu takibe haksız şekilde itiraz edildiğini, bu nedenle fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı tutarak; itirazın iptalini, (Asıl alacağın icra takibinden itibaren ticari faizi ile tahsiline), haksız ve kötü niyetli olan davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun tebligat hazırlandığı ancak cevap dilekçesi sunmadığı ve duruşmalara da katılmadığı anlaşılmıştır. GEREKÇE: Dava, itirazın iptali davasıdır. Huzurdaki davada davacı taraf davalı ile aralarında 25/09/2020 tarihli LPG satış ve ariyet ... teslim sözleşmesi olduğunu, davalıya ... satışı ve ... tesisinin davalıya ariyet olarak teslim edildiğini, davalı tarafça sözleşmenin 2022 yılı kasım ayında feshedildiğini, davalının kendisine ariyet olarak bırakılan tankı geç teslim ettiğini ve demontaj ve vinç masrafını karşılamadığını belirterek bu masraflar için davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını davalını bu takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir. ... 37.İcra Müd. ...esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ... A.Ş, borçulunun dosyamız davalısı ... Tic. A.Ş olduğu alacak kaleminin 11.899,12 TL fatura bedeli 66,59 TL işlemiş faiz olmak üzere 11.965,71 TL olduğu anlaşılmıştır. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır. Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda davacı taraf davalıdan montaj bedeli alacağı olduğunu ispatlamak durumundadır. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin incelenmesinde sözleşmenin 3.5 maddesinde "... tesisinin, Müşteri'ye kurulması sırasındaki nakliye, vinç ve sözleşmenin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde doğabilecek tüüm demontaj, gaz çekme, nakliye, vinç vb bedellerinin ödenmesini Müşteri peşinen kabul ve taahhüt eder. ... tesisinin montaj ve demontajı sırasında oluşabilecek saha ve peyzaj düzenlemesi maliyetleri müşteri tarafından karşılanacaktır" hükmü bulunmaktadır. Sözleşmenin 3.6 maddesinde ise sözleşmenin sona ermesinden sonra müşterinin kendisine teslim edilen tank ve techizatı sözleşme fesih tarihinden itibaren 10 gün içinde ipragaz tarafından belirlenecek adrese iade edeceği hüküm altına alınmıştır. Dosya davacının davalıdan alacağının olup olmadığı yönünde rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve bilirkişi heyeti dosyaya sunduğu 31/10/2025 tarihli raporda Davacı şirket vinç hizmetini ... Tic. Ltd. Şti'den almış olup, ilgili şirket tarafından davacı şirkete “...” açıklamasıyla 26.01.2023 tarihli, ... numaralı 5.000,00 TL + KDV tutarında fatura düzenlenmiştir. ... sisteminin söküm işlemi ise ...tarafından yapılmış olup, karşılığında davacı şirkete “...” açıklamasıyla 01.02.2023 tarihli, ... numaralı, KDV dahil 5.084,00 TL + KDV tutarında fatura düzenlenmiştir Her 2 faturanın KDV dahil toplamı ise; (5.999,12 + 5.900,00) = 11.899,12 TL olup, faturaların davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüştür. Davalı tarafa yansıtılan demontaj ve vinç hizmet bedeli masrafı da KDV dahil 11.899,12 TL olduğuna göre, davacı tarafın davalıdan tesisin sökümü için yüklenmiş olduğu masraflar haricinde ilave bir talepte bulunmamış olduğu açıktır. Her ne kadar sözleşmenin 3.6. maddesiyle sözleşmenin süresinden önce sona ermesi halinde tank ve tesisin iadesi için 10 günlük süre belirlenmiş ise de, söz konusu 10 günlük süre heyetimizce söküm masrafları yönüyle davalı tarafı temerrüde düşürecek süre olarak değerlendirilmemiştir. Zira, tesisin sökümü teknik olarak davalı tarafça yapılabilecek bir işlem olmadığı gibi, sözleşmede tank ve tesisin iadesi için öngörülen 10 günlük sürenin aşılmış olmasına davalı tarafın sebep olduğuna dair her hangi bir bilgi ve belge dosya içeriğinde bulunmamaktadır. Davacı tarafça davalıya gönderilen 07.12.2022 tarihli ihtarname ise işbu söküm masrafları ile ilgili olmayıp, sözleşme ile öngörülen cezai şart konusuna ilişkindir. Bu itibarla, tesisin söküm masrafları yönüyle temerrüt koşulu yerine getirilmemiş olduğundan, davacı tarafın” 09.02.2023 fatura tarihinden itibaren faiz talep edemeyeceği değerlendirilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin süresinden önce sona ermiş olması nedeniyle sözleşmenin 3.5. maddesi gereğince davacı tarafın tesisin sökümü için yapmış olduğu masrafları davalı taraftan talep edebileceği, bu itibarla davalının ... 37. İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 11.899,12 TL asıl alacak yönüyle haksız olduğu, ancak davalı taraf temerrüde düşürülmemiş olduğundan davacı tarafın işlemiş faiz talebinde bulunamayacağı şeklinde rapor ibraz etmişlerdir. HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ... K. ... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir. Davalı taraf defterlerini mahkememize ibraz etmemiştir. Bu sebeple davacının defterleri HMK 222/3 maddesi gereği kendisi lehine kesin delil niteliği taşımakta olup davacı taraf defterleri üzerinde yapılan incelemede taraflar arasında yapılan sözleşmenin 3.5 maddesi gereği davalının yükümlüğüne olan montaj ve demontaj masrafları için davacı tarafa davadışı şirketlerce faturalar düzenlendiği, bu faturaları davacı tarafın defterlerine işlediği anlaşılmakla davacının dava dışı şirketlere ödediği bu montaj ve demontaj masraflarını davalıdan talep edebileceği ancak davacının davalıyı temerrüde düşürmemesi sebebiyle takip öncesi faiz talep edemeyeceği kanaatine varılarak davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalının ... 37. icra müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptaline, takibin 11.899,12 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 11.899,12 TL'ye takip tarihinden itibaren ticari avans faiz işletilmesine, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20 oranındaki 2.379,82 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, Davalının ... 37. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 11.899,12 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 11.899,12 TL'ye takip tarihinden itibaren ticari avans faiz işletilmesine, asıl alacağın %20 oranındaki 2.379,82 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 812,83-TL karar harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 197,43-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL peşin harç ile 615,40-TL başvurma harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 11.899,12-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafça yatırılan 12.125,00-TL yargılama giderinin kabul ve red oranları dikkate alınarak 12.057,10-TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerine bırakılmasına, 6-Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Taraflarca yatırılan, kullanılmayan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine, 8-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00-TL'nin kabul ve red oranları dikkate alınarak 4.574,24-TL'sinin davalıdan, 25,76-TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 14/01/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/385, K. 2026/53, T. 14.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-385-e-2026-53-k-383c30ea27ed