İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/364 E. 2026/288 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/364
- Karar No
- 2026/288
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/364 Esas KARAR NO: 2026/288 DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 25/04/2025 KARAR TARİHİ: 24/03/2026
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dilekçesinde özetle; ------ teslim edilmek üzere çeşitli nevilerde 55 adet kartuş ürünü----- kargo takip numarası ile uygun ambalaj ve nakliye koşullarında davalı şirket personellerine tam ve sağlam olarak, ürünler kartuş olduğu ve faturası da gösterilerek teslim edildiğini, Davalı şirket personellerinin işbu kartuş nevi ürünleri teslim almadan önce kontrol ve muayene ettiklerini, iş bu ürünlerde hiçbir sorun olmadığı görüldüğünden teslim aldıklarını Davalı taşıma şirketine teslim edilen ürünler dava dışı ------- teslim edilmek istenildiği sırada, dava konusu edilen ürünlerin kötü taşıma, istifleme, yığma, vurma, çarpma vb herhangibir nedenden dolayı ürünlerin büyük bir kısmının patladığı, patlayan ürünlerin diğer ürünlere ve ürünlerin ambalajlarına sıçradığı, ürünlerin son haliyle tekrar kullanılamaz ve satılmaz hale geldiğinin dava dışı firma çalışanlarınca tespit edildiği ve dava konusu ürünler dava dışı firmaca teslim alınmaksızın tekrar davalı kargo şirketi aracılığı ile kendilerine iade edildiğini, Kendisine iade edilen iş bu ürünler davalı yana ait personellerin huzurunda davacı tarafa ait iş yerinde açılmış, taşıma konusu olan ürünlerin çok büyük bir kısmının patlaması nedeniyle zarar gördüğü, küçük bir kısmının da (patlayan ürünlerin bu ürünlere ait ambalajlarına ve asıl ürünlere sıçraması nedenleriyle) mevcut haliyle satılması yada kullanılmasının da mümkün olmadığının tespit edildiği, Davalı kargo şirketi ile temasa geçilerek gerekli yazışmaların yapıldığı, faturaların sunulduğu,, zarara uğrayan ürünlerin mümkünse aynen, bunun mümkün olmaması halinde ürün bedeli olan 160.657,82 TL bedelin tarafına iade edilmesi/ödenmesi talep edildiği, ancak hem ürünlerin iade edilmediği hemde ürün bedelinin tarafına ödenmediği,.. ‘’ şeklindedir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; “Haksız ve hukuki mesnetten yoksun davaya karşı cevaplarımızın ve itirazlarımızın sunulmasından ibarettir.” Konulu Cevap Dilekçesinde; ( …) Taşıma sözleşmesinin konusu olan eşya nedeniyle açılacak dava ve talep hakları, 1 yıl içerisinde zamanaşımına uğramaktadır. Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için, davaya konu uyuşmazlıkta davacının müvekkil şirket nezdinde hak ve alacağının bulunduğu kabul edilse dahi; davacının tüm alacakları zamanaşımına uğramış olacağından, huzurdaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerekmektdir.
DELİLLER:Yerinde inceleme tutanağı, fatura, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.---- tarihli ara karar ile dosyanın bir değerleme uzmanı ve taşıma alanında uzman bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş --- tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir. Bilirkişi raporunda özetle; Davaya konu 55 adet Kartuş mürekkep ürünlerinin tümünün deforme olup kullanılmaz ve satılamaz olduğu, --------Teslim Alınma Tarihi itibariyle toplam değerinin KDV Hariç 136.845,7 TL (3.992$) olduğu, KDV Dahil (%20 KDV ) 164.214,8 TL (4.790,4 $ ) olduğu , Davaya konu kargo içeriğinde, akan ve aktığında kendisine ve etrafına zarar veren toner olması nedeniyle taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 7.4. Maddesi gereğince ürünlerin sigortasız taşınacağı ve bu nedenle tazmin kapsamında bulunmadığı kanaatine ulaşılmakta olup, hukuki kanaat ve taktirin tamamen sayın mahkemeye ait olduğu; Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise ve Davaya konu hasarlı taşımacılıkta Sözleşme Maddelerine Göre Davalı Taşıyıcının tazmin ödemesini taktir etmesi halinde; Davaya konu uyuşmazlıkta, hasarlı olan ürünlere yönelik taraflar arasında mutabık kalınmış olan bir değer tespiti yapılmadığı; bu nedenle, kargonun teslim alındığı tarih olan --- tarihinde her türlü vergiden ayrı piyasa değerinin Ürün Değer Tespiti Bilirkişisi tarafından -------- olduğunun tespit edildiği; sayın mahkeme davaya konu hasarlı taşımacılıkta davalı taşıyıcının sorumlu olduğu ve tazmin ödemesi kanaatinde ise ve tazmin ödemesinde türk ticaret kanunu taşımacılık hükümlerine göre kanaat oluşturması halinde; ttk hükümlerine göre tespitlerin alternatif olarak aşağıaki gibi olduğu; *Davaya konu uyuşmazlık TTK 886’ya göre incelendiğinde; her ne kadar kargo taşıma esnasında hasarlanmış olsa da somut olayda, Davalı Taşıyıcının kasten pervasızca bir fiili eylemi, davranışı tespit edilememiş olup, Davalı taşıyıcının tazmin sorumluluğunun TTK Madde 882 Sorumluluk Sınırı ilkesine göre hesaplanması gerektiği kanaatine ulaşılmakta olup, hukuki taktir ve kanaatin tamamen sayın mahkemeye ait olduğu; TTK Madde 882’ye göre Davalı Taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun ----- olarak hesap edildiği; *Gönderinin Davalı Taşıyıcıya teslim edildiği --- tarihi ile -18. Maddenin üçüncü fıkrasına göre nitelikli bildirim şekli kabul edilen------- tarihli Noterden gönderilen ihtarname arasındaki geçen süre 1 yıldan az olup, TTK Madde 855’e göre zamanaşımına uğramadığı kanaatine ulaşılmakta olup, konunun hukuki kanaat ve taktirinin tamamen sayın mahkemeye ait olduğu şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, kargo taşıması için davalıya teslim edilen emtianın alıcısına teslim edilmeden zarara uğraması nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkememizce çözülmesi gereken uyuşmazlık davalının görevlilerince teslim alındıktan sonra alıcısına teslim edilmeden zarar gördüğü iddia olunan üründen dolayı davalının zarardan sorumlu olup olmadığı, davacının zarar talebinin yerinde olup olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı olarak davalıya başvurulmasının mümkün olup olmadığı, mümkün ise zararın belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Davacı tarafça alıcısına teslim edilmek üzere --------- tarihinde kargo davalıya teslim edildiği, taşıma sırasında zarar görmesi nedeniyle teslim alınmadığından şubede bekletildiği, alıcısına teslim edilmediği hususu ihtilaf konusu değildir. Bu duruma göre kargoya konu emtianın davalı taşıyıcı sorumluluğunda iken zarara uğradığının kabulü gerekir. Davalı taraf her ne kadar cevap ve rapora karşı itiraz dilekçelerinde; davanın zamanaşımına uğradığı, eşyanın içeriği taşıyana teslim anında beyan edilmediğini, kargonun içeriğinin ve değerinin taşıcıya tam ve eksiksiz olarak bildirme yükümlülüğünün yerine getirilmediği, taşıma sözleşmesinin 7.4.maddesine göre zararın talep edilmesinin mümkün olmadığı, ürünün ambalajlama işleminin gereği gibi yapılmadığı, içeriğinin bilinmemesi nedeniyle sınırlı sorumluluk söz konusu olduğu, sevk irsaliyesinin düzenlenmediği savunulmuştur.Davacı şirket tarafından alıcısına kargo içeriğindeki emtia satılmış ve buna ilişkin fatura düzenlenmiş, ---- tarihli faturaların içeriğinden 55 adet kartuşun bedelinin KDV dahil --- olduğunun ve faturaya ilişkin sevk irsaliyesinin dosya içeriğinde bulunmadığı anlaşılmaktadır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu(VUK)'nun 230/5. Maddesi uyarınca da, satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarası, (Malın alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde satıcının, teslim edilen malın alıcı tarafından taşınması veya taşıttırılması halinde alıcının taşınan veya taşıttırılan mallar için sevk irsaliyesi düzenlemesi ve taşıtta bulundurulması şarttır.24/12/2015 tarih ve 29572 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan -----Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin Kargo ve Lojistik İşletmeleri başlıklı 3.4. Maddesinde, kargo ve lojistik işletmeleri ticari nitelikteki gönderileri Vergi Usul Kanunu uyarınca düzenlenmesi zorunlu tevsik edici belgeler ile birlikte kabul edecekleri ve taşıma esnasında istenildiğinde ibraz edilecek şekilde gönderiye ekleyecekleri hususları düzenlenmiştir. Davalı şirket, dava konusunun ticari bir taşıma olması ve taşıttıranın tüketici olmaması nedeniyle taşımaya konu emtiayı kabul ederken gönderiye ilişkin sevk irsaliyesiyle birlikte kabul etmek zorunda olduğundan, davacının gönderi ile birlikte sevk irsaliyesini de verdiğinin kabulü gerekir. Aksinin davalı tarafça ispatı gerekmektedir. Dosyada böyle bir ispat bulunmadığı nazara alındığında kargo içeriğinin davacının dava dışı şirkete kestiği fatura içeriğiyle aynı olduğu anlaşılmaktadır.6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Davalı taşıyıcı, taşımaya konu emtiayı alıcısına teslim edilmemesine ve zarara uğramasına ilişkin hiç bir somut gerekçe ileri sürmemektedir. Alıcısına malı teslim etmeyen taşıyıcının sorumluluğu kural olarak TTK nun 882. maddesi uyarınca sınırlı sorumluluk ise de teslim edilmeme durumuyla ilgili olarak hiç bir gerekçe gösterilmemesi ve taşıma sırasında zarar gördüğünün anlaşılması karşısında ve nitekim teknik incelemede malın düşme, çarpma , ezilme sebebinden kaynaklı olarak hasara uğradığının bildirildiğinden bu eyleminin pervasızca davranış olarak kabulü gerektiğinden, TTK'nın 886. maddesi uyarınca taşıyıcının sınırlı sorumluluktan yararlanma hakkını kaybettiğinin kabulü gerekir. Bu nedenle davalı taşıyıcı, taşıma konusu emtianın gerçek değerini ödemekle yükümlüdür. Her ne kadar taşıma bilirkişisi tarafından eylemin pervasızca kabul edilmemiş ise yukarıda anlatılan gerekçelerle bilirkişinin tespitine katılmak mümkün değildir. TTK'nın 855/1. maddesinde; bu kitap hükümlerine tabi taşımalarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğü zedeleyen bir zarara uğraması hâlinde istem haklarının on yılda, diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrayacağı; ikinci fıkrasında bu sürenin, eşya taşımasında eşyanın gönderilene teslimi, yolcu taşımasında yolcunun varma yerine ulaşması, eşyanın tamamen zayi olmuş veya yolcu gideceği yere ulaşamamış olması halinde ise eşyanın teslimi ve yolcunun ulaşması gereken tarihten itibaren işlemeye başlayacağı düzenlenmiştir. Hükmün beşinci fıkrasında ise eşyanın zayi olmasının, geç teslim edilmesinin veya hasara uğramasının taşıyıcının kasıtlı ya da pervasızca bir davranışından kaynaklanması halinde taşıyıcının sorumluluğun üç yılda zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. Bu nedenlerle somut olayda zamanaşımı defi yerinde değildir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 7.4. Maddesinin somut olay çerçevesinde incelenmesinde madde metninde kartuş özellikle sayılmamış, bu madde düzenlemesinden madde içeriği sınırlı olmamak üzere yanıcı patlayıcı özelliği olmayan her türlü sıvı madde ve temas halinde insan sağlığına zararı olmayan sıvılar olarak belirtilmiş, bu nitelikteki emtianın hasarından davacının sorumlu olduğu belirtilmiştir. Somut olayda davacı yanca kutu içerisinde paketler içerisinde konulan kartuşların bulunduğu, davacının emtianın paketlenmesinden kaynaklı zararın oluştuğuna ilişkin emare bulunmadığından zararın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığı, zararın düşme, çarpma , ezilme sebebinden kaynaklı olarak oluştuğu, davalını pervasızca eylemi söz konusu olduğu, bu maddenin davalının pervasızca eylemi söz konusu olduğunda da belirtilen maddenin davaya konu oluşan zarardan davacının sorumlu olduğunun kabul edileceğini düzenlemediğinden somut olayda uygulanma imkanı bulunmamaktadır.Malın gerçek değerinin TTK'nın 880/3. maddesine göre belirlenmesi gerekir. Taşımaya konu emtianın alıcısına satıldığı ticari kayıtlarla ispatlanmıştır. Yani, emtia davacı tarafından satılmış ve alıcısına gönderilmek üzere davalı kargo şirketine verilmiştir. Bu durumda, alıcıya kesilen fatura değerinin davacının zararı olarak kabulü gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır. Nitekim alınan teknik incelemede malın değerinin ---- olarak tespit edilmiştir. Emtia zararı bakımından temerrüt tarihinin ----- tarihi olarak kabul edilerek, takip tarihini kadar işlemiş faizin yerinde olduğu, mahkememizce işlemiş faizin denetlendiğinde --- bulunduğu, takip talebinde ihtar gideri bakımından yasal faiz olarak 18,21 TL talep edilmiş ise temerrüt söz konusu olmadığından bu talebin yerinde görülmediği, davanın kısmen kabulü ile 160.657,82 TL asıl alacak, 15.974,44 TL işlemiş faiz ve 1.457,83 TL ihtar gideri üzerinden itirazın iptaline karar verildiği, alacağın varlığı ve miktarı yargılama gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından ------ esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 160.657,82 TL asıl alacak, 15.974,44 TL işlemiş faiz ve 1.457,83 TL ihtar gideri olmak üzere toplam 178.090,09 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi, ihtar giderine takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi İŞLETİLMESİNE, 3-Alacağın varlığı ve miktarı yargılama gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 4-Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, 5-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 178.090,09 TL lik kısım yönünden alınması gereken 12.165,33 TL harçtan peşin alınan 2.151,02TL harcın mahsubu ile bakiye 10.014,31 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, 6-Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 2.151,02 TL peşin harç ve 615,40 TL başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 18,21 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 9-Davacı tarafından yapılan toplam 16.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 304,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 16.304,50 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 16.302,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA, 10- 4.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/03/2026