İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/355 E. 2026/397 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/355
- Karar No
- 2026/397
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/355 Esas KARAR NO: 2026/397 DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 25/04/2025 KARAR TARİHİ: 16/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince ----- yargılama yapmaya görevli ve yetkili ---Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Müvekkili şirketin yazılım alanında hizmet verdiğini, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete verilen yazılım hizmeti kapsamında------ bedelli faturaların kesildiğini, davalı şirketin faturala ilişkin itiraz etmediğini, ancak vade süresi geçmesine rağmen borca konu ödemeleri gereği gibi ifa etmediğini, davalı şirketin müvekkili şirkete ---- borcunun bulunduğunu, davalı şirket yetkililerinden gerek telefon gerekse de ihtarname gönderilmesi yolu ile fatura borçlarının ödenmesi konusunda talepte bulunulduğunu, ancak davalı şirketin müvekkili şirketi sürekli geçiştirdiğini ve müvekkili şirketin iyiniyetli yaklaşımlarına rağmen ödemelerini yapmadığını, bunun üzerine davalı şirket aleyhine ----- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının haksız itirazı üzerine icra takibinin durduğunu belirtmiş olup, davanın kabulüne, davalının icra takibine yaptığı itirazının iptali ile takibin tüm ferileri ile devamına, davalının asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; Davacı taraf ile müvekkili şirket arasında yazılım geliştirme ve sistem desteği sağlanmasına yönelik bir hizmet ilişkisinin mevcut olduğunu, söz konusu sözleşme kapsamında tarafların iş teslimi, ödeme planı ve teknik koşulları karşılıklı mutabakatla belirlemiş olup, hizmet sürecinin müvekkili tarafından yakından takip edildiğini, ancak müvekkili şirketin ekonomik sıkıntılara ve döviz kurlarındaki aşırı dalgalanmaya rağmen ödemelerini yaptığını, davacının ise iyi niyet kurallarına aykırı şekilde, hizmetin belirli bölümlerinin hiç ifa edilmediği ya da eksik/ayıplı ifa edildiği dönemlere ilişkin te tam bedel talep ettiğini, müvekkilinin, bu eksikliklere ilişkin olarak uyarılarını yaptığını ve çeşitli yazılım modüllerinin revize edilmesini talep ettiğini, ancak birçok teknik eksikliğin giderilmediğini, bu nedenle hizmetin karşılığı olmayan tutarların talep edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının talep ettiği alacak kalemleri, faiz başlangıcı ve faiz oranlarının açıkça fahiş nitelikte olup, kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın bu haliyle kabulü durumunda dahi müvekkili açısından ağır bir mağduriyet doğacağını belirtmiş olup, davacının kötü niyetle yönelttiği tüm haksız ve talepleri ile mesnetsiz iddialarının davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :Dava ; Taraflar arasındaki Ticari ilişkiden kaynaklandığı bildirilen alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik davalı itirazının İİK.nun 67-1-2 maddesi uyarınca iptaline ilişkindir.Davacının ;-----Esas sayılı icra dosyası ile --- işlemiş faiz olmak üzere toplam ---- alacağın tahsili için ilamsız icra takibine başladığı, ödeme emrinin davalıya --- tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından -- tarihinde icra takibine itiraz edildiği, davanın yasal 1 yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, --- Esas sayılı icra dosyası, bilirkişi raporu, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.Uyuşmazlığın tespiti teknik bilgiyi gerektirmekle dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş ---- tarihli bilirkişi raporunda özetle; Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin 2024 ve 2025 yıllarına ilişkin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu,Raporumuzun 4.a.2 bölümünde açıklandığı üzere davalı şirket defterleri incelenemediği ve hesap incelemesi yapılamadığı, Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere; takip konusu alacağı oluşturan faturaların davacı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen e-faturalara, davalı şirket tarafından süresinde iade veya itiraz işleminin uygulanmadığı tespit edilmiş olup, tüm bu hususlar doğrultusunda fatura içeriği hizmetin davalı şirkete ifa edildiğine ilişkin karinenin oluşacağı, hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, hizmetin ifa ediminin kabul edilmesi halinde, davalı şirketin fatura bedellerini ödediğini ispat etmesi gerektiği, bu hususta davalı şirket tarafından ödeme yapıldığına ilişkin somut herhangi bir belge sunulmadığı hususları topluca değerlendirildiğinde, davacının --- icra takip tarihi itibariyle, 5 adet faturadan kaynaklanan ----- tutarlı alacağını talep edebileceği, Davalı vekilinin cevap dilekçesindeki beyanları yönünden: Davalı vekilince ileri sürülen, hizmetin hiç ifa edilmediği veya eksik/ayıplı ifa edildiği yönündeki iddiaları destekler nitelikte dosya kapsamında herhangi bir somut delil sunulmadığı, bu hususta yapılacak nihai ve hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu,
FAİZ: Tacir olan taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme ya da haricen başkaca somut belgede ödeme vadesi bulunmadığı ve davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhine havi ihtarname ya da eş eğer belge bulunmadığından, takip öncesinde davacı alacağının muaccel olmadığından davacının takip öncesi faiz talebinin yerinde olmadığı, Sayın Mahkemece alacağın kısmen veya tamamen kabulü hâlinde, takip tarihinden sonraki dönem yönünden, yabancı para ---- ana para alacağı için 3095 s.k m.4/a maddesi kapsamındaki “…Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır. (3095 Sayılı Kanun m. 4/a)…” maddesinde öngörülen faiz oranı üzerinden hesaplama yapılmasının mümkün olduğu, icra inkâr tazminatı ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı şeklinde sonuç bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, ---- tarihli bilirkişi raporunun gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla mahkememizce de hükme esas alındığı, davacının ----yıllarına ait incelemeye sunulan ticari defter ve dayanak belgelerinin usulüne uygun tutulduğu, davalının ise usulüne uygun ihtarata rağmen mazeretsiz olarak ticari defter ve dayanak belgelerini incelemeye sunmadığı, takibe konu edilen faturaların davacı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen e-faturalara, davalı şirket tarafından süresinde iade veya itiraz işleminin uygulanmadığı, tüm bu açıklamalar çerçevesinde davacı tarafından fatura içeriği hizmetin davalıya ifa edildiğine ilişkin karinenin oluştuğu, bu kez davalı şirketin fatura bedellerini ödediğini ispat etmesi gerektiği, bu hususta davalı şirket tarafından ödeme yapıldığına ilişkin somut herhangi bir belge sunulmadığı, davalının usulüne uygun ihtarata rağmen mazeretsiz olarak ticari defter ve dayanak belgelerini dosyaya sunmadığı, her ne kadar davalı vekilince gerek cevap dilekçesinde gerekse bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde ayıp iddiasında bulunulmuş ise de, dosyamız taraflarının tüzel kişi tacir olduğu, tacirlerin ayıp ihbarlarını nasıl yapacaklarının 6098 sayılı TBK ve 6102 sayılı TTK çerçevesinde belirlenmesi gerekeceği, ayıp ihbarının davalı tarafça usulüne uygun olarak 6098 sayılı TBK ve 6102 sayılı TTK hükümleri uyarınca eksiksiz yapılması gerekeceği, hem davacı hem de davalının ticari şirket olmakla tüzel kişi tacir oldukları bu noktada somut olaya uygulanacak kanunun 6102 sayılı TTK ve 6098 sayılı TBK olacağı, hukukumuzdaki cari olan ayıp ve ihbarı ile ilgili mevzuat incelendiğinde 6102 sayılı TTK'nın 23. maddesinde ticari satış ve mal değişimi hususunun düzenlendiği maddenin başında bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerinin uygulanacağı, 1. fıkranın c bendinde ise malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesinin gerektiği, açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğu, diğer durumlarda ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağının vazedildiği, 6098 sayılı TBK'nın 223. maddesi incelendiğinde ise alıcının devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorunda olduğu, alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılacağını, ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağının vazedildiği, 6102 sayılı TTK'nın 23. maddesi delaletiyle ticari satış ve mal değişimi hususunun düzenlendiği maddenin başında bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerinin uygulanacağı, 1. fıkranın c bendinde ise malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesinin gerekeceğinin vazedildiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağının vazedildiği, 6098 sayılı TBK'nın 223. Maddesi incelendiğinde ise alıcının devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorunda olduğu, alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılacağı, bu doğrultuda somut olayda davacı tarafından kendi adına düzenlenen faturalara konu mal ve hizmetin ayıplı olduğunu iddia eden davalının süresinde gerekli muayeneyi yapmadığı ve ihbarda-ihtarda da bulunmadığı, TTK 18/3 gereğince ayıp ihbarının ne şekilde yapılacağının kanun tarafından belirlendiği ancak davacı tarafından isbat yükü üzerinde olmakla süresinde ayıp ihbarında bulunulduğunun ispat olunamadığı, bu sebeple yasal süresinde muayene külfetini yerine getirmeyen davalının almış olduğu mal ve hizmetin ayıplı olduğu savunmasında bulunamayacağı, bulunsa dahi mahkememizce bu savunmaya itibar edilemeyeceği anlaşılmış, ezcümle davacının ----- takip tarihi itibariyle, 5 adet faturadan kaynaklanan ------- tutarlı alacağını davalıdan talep edebileceği, tacir olan taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme ya da haricen başkaca somut belgede ödeme vadesi bulunmadığı ve davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhine havi ihtarname ya da eş eğer belge bulunmadığından, takip öncesinde davacı alacağının muaccel olmadığından davacının takip öncesi faiz talebinin yerinde olmayacağı mahkememizce anlaşılmış ve açılan davanın asıl alacak talebi yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş, alacak likit olmakla icra inkar tazminatına da hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere : 1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ ile, ---------- dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 10.579,78-USD asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, Asıl alacak olan 10.579,78 USD'ye takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi gereğince değişen ve değişecek oranlarda faizi işletilmesine, Alacak likit olmakla asıl alacağın %20'si oranında hesap edilen (10.579,78 USD x 36,31 TL=384.151,81 TL) = 76.830,362-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-HARÇLAR Alınması gerekli 27.730,18 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 4.673,43 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 23.056,75 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-VEKALET ÜCRETİ Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 75.869,72 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 3.962,54 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-ARABULUCULUK ÜCRETİ 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 4.600,00 TL'nin davanın kabul/red oranına göre 4.561,62 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, kalan 38,38 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-YARGILAMA GİDERLERİ Davacı tarafından harç olarak yatırılan 615,40 başvurma harcı ve 4.673,43 TL peşin harç olmak üzere toplam 5.288,83'TLnin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından sarf edilen toplam yargılama gideri olan 15.348,00 TL'nin davanın kabul/red oranına göre 15.219,95'TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 128,05 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde --- nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 16/04/2026