İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/338 E. 2026/98 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/338
- Karar No
- 2026/98
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/338 Esas - 2026/98
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/338 KARAR NO: 2026/98
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLLERİ: DAVALI-1 :
DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 17/06/2025 KARAR TARİHİ : 10/02/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 06/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Borçlulardan ....Tic. Ltd. Şti. ile davacı banka arasında 01.08.2024 tarihli ... ürün nolu Destek Kredisi Sözleşmesi imzalandığını, borçlulardan ....'nın, ... ürün numaralı destek kredisi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatı ile imzalaması sebebiyle, kefalet limiti ile sınırlı olarak sorumluluğu bulunduğu, borçluların, sözleşme hükümlerini yerine getirmedikleri için mütemerrid duruma düştükleri,... Ltd. Şti.ve ...ya bahsi geçen ürünlerden doğan borçların ödenmesi talepli 24.12.2024 tarihli ihtarname gönderildiği, ihtarnameye rağmen borçların ödenmemesi üzerine, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, söz konusu takibe ilişkin ödeme emri, davalı asıl borçlu şirkete ve kefile 29.03.2025 tarihinde e-tebliğ edildiğini, davalılar tarafından 02.04.2025 tarihinde icra takibine, takip konusu alacağa, faize ve diğer tüm fer'ilerine itiraz edildiğini, davalı taraflarca yapılan itiraz hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve alacağın tahsili geciktirmeye yönelik olduğunu, iddia edip, Davalı taraflarca Ankara Batı İcra Dairesi Müdürlüğünün, davalılardan....'nın sorumluluğu ... ürün numaralı destek kredisinden kaynaklanan borçlar ile sınırlı olmak üzere; Davalı taraflarca Ankara Batı İcra Dairesi Müdürlüğünün .... E. Sayılı takip dosyasına yapılmış olan itirazın iptali, takip talebindeki diğer kayıt ve koşullarda takibin devamı, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir Davalı taraf, cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER : - Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ...Esas Sayılı Dosyası, - Kredi Sözleşmesi, - Banka Kayıtları, - 24/11/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu İle Tüm Dosya Kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, davalı şirketin asıl borçlu davalı gerçek kişinin de kefil sıfatıyla imzaladığı genel kredi sözleşmesi kapsamında alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ekleri celp edilmiştir. Davacı tarafından davalıılara 24/12/2024 tarihli ihtarnameler gönderilmiş, akabinde davalı aleyhineAnkara Batı İcra Müdürlüğünün ....Esas Sayılı Dosyası ile icra takibi başlatılmış, 22/03/2025 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibine ilişkin ödeme emrinin davalılara 29/03/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalıların 02/04/2025 tarihli dilekçesi ile borcun tamamına itiraz edilerek icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 17/06/2025 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce tüm deliller toplanmış ve yargılama esnasında Bankacılık ve Finans alanında uzman bilirkişiden rapor alınmış, 24/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda; ''Davacı banka ile davalı asıl borçlu..... Tic. Ltd. Şti. arasında 01.08.2024 tarihli ve 984.774,51 TL limitli Destek Kredisi Sözleşmesinde, davalı....'nın 984.774,51 TL limitle müteselsil kefil sıfatı ile imzası bulunduğu, Davacı banka tarafından, imzalanan sözleşmeye istinaden davalı asıl borçlu Şirkete Destekleme Kredisi kullandırılmış olduğu, Kredinin 30.09.2024 vadeli 1. taksit tutarının gecikmeli olarak 10.11.2024 tarihinde ödendiği, kalan taksit tutarlarının ödenmemiş olduğu, 24.12.2024 kat ihtarından sonra, 30.12.2024 tarihinde hesaba 60.000,00 TL tahsilat yapılmış olduğu, Hususları belirlenmiş olmakla, Davacı bankanın talebiyle bağlı olduğu, Ankara Batı İcra Dairesi .... E. sayılı takip dosyasında, 24.03.2025 takip tarihi itibariyle, tahsilde tekerrür olmamak kaydiyle davalı asıl borçlu .... Tic. Ltd. Şti. ve müteselsil kefil....'dan 565.903,18 TL alacaklı olduğu hesaplanmıştır. Davacı bankanın Desdekleme Kredisi kaynaklı asıl alacağı 560.381,90 TL'na % 90 oranında temerrüt faizi ve faizin 5,00 BSMV'si ile birlikte talep hakkının bulunduğu''nun belirlendiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Öncelikle kefaletin geçerli bir kefalet olup olmadığının tespiti için Türk Borçlar Kanununun (TBK) kefaletin şeklini düzenleyen 583. Maddesine bakılması gerekmektedir. TBK m.583/1 : "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." TBK m.584/1,3:"Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. ..... (Ek fıkra: 28/3/2013-6455/77 md.) Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz." denilmektedir. Dosyaya sunulan sözleşmelerin incelenmesinde kefalete ilişkin düzenlemenin yazılı olarak yapıldığı, kefalet tarihinin belirli olduğu, sorumlu olunan azami tutarın belirli olduğu, kefilin el yazılı beyanının bulunduğu görülmüştür. Dosyaya alınan 07/07/2023 tarih .... sayılı ve 17/09/2024 tarih ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesi dökümlerinden de anlaşılacağı üzere davalı ....davalı şirketin bu tarihler arasındaki şirket müdürü ve yetkilisidir. Sözleşme tarihi 01/08/2024 olup, bu tarihte davalı .... şirket müdürü olduğundan TBK 584/3 maddesi gereğince eş kefaleti aranmayacağından geçerli bir kefalet ilişkisinin varlığının kabulü gerekir. Kefalet sözleşmesiyle kefil, asıl borçlunun borcunu ödememesi durumda, söz konusu borçtan şahsen sorumlu olacağını taahhüt etmektedir. Daha yalın bir anlatımla bu sözleşme ile kefil, borçlunun asıl borcu ifa edememesi riskini üzerine alır. Kefalet sözleşmesiyle kefil, borcun ifa edilmemesi hâlinde, alacaklının ifaya menfaatini sağlamayı kişisel olarak üstlendiğine göre, bir kişinin zaten kişisel olarak sorumlu olduğu borç için kefil olması anlamsızdır. Zira bu hâllerde kefalet sözleşmesinin teminat sağlama amacı gerçekleşmez (..., Kefalet Sözleşmesi, Ankara 2018, s. 17). Kefalet sözleşmesi; 6098 sayılı Kanun'un 581 inci maddesinde; “Kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir” şeklinde tanımlanmıştır. Kefaletin türleri ise 6098 sayılı Kanun'un 585 vd. maddelerinde düzenlenmiş ve uyuşmazlık konusu müteselsil kefaletle ilgili olarak da 586 ncı maddesinin birinci fıkrası; “Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir” hükmünü içermektedir. Bu maddenin müteselsil kefaleti ele alış biçiminden çıkarılabilecek ilk sonuç, adi kefalete tanınan bazı savunmaların müteselsil kefile tanınmamış olmasıdır. Müteselsil kefil, adi kefilin tipik savunması olan kefilin önce esas borçlunun takip edilmesi def'înden yoksundur. Bundan başka, müteselsil kefil önce rehnin paraya çevrilmesi def'înden adi kefile oranla daha sınırlı kapsamda yararlanır (...., 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Çerçevesinde Kefalet Sözleşmesi, İstanbul 2014, s. 302). Önemle vurgulamak gerekir ki; bu maddeye göre krediyi kullandıran tarafından yapılan icra takiplerinde müteselsil kefiller de kredi borcuna ilişkin takibin borçlusu olabilmektedirler. Başka bir ifadeyle alacaklı borçluyu takip etmeden kefili takip edebilir. Ancak bunun için borçlunun ifa da gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. İlk hâlde bu hükme göre ifada geciken borçluya alacaklı tarafından ihtar gönderilmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması durumunda alacaklı müteselsil kefile başvurulabilir. Borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması durumda ise alacaklı asıl borçluya ihtar göndermeden müteselsil kefili takip edebilmektedir. (Ankara BAM 21. HD. 2023/23 E, 2025/901 K sayılı ilamı) Somut olaya gelindiğinde davalı şirkete icra takibinden önce ihtarname gönderilmiş, ihtarname 27/12/2024 tarihinde tebliğ edilmiş, ihtarnamede verilen 1 günlük süre 29/12/2024 tarihinde dolmuş, bu tarih itibariyle davalı şirketin mütemerrit olduğu görülmüştür. Davaya konu alacak ile ilgili davacı tarafından düzenlenen ihtarnamenin usulüne uygun olarak asıl borçluya tebliğ edildiği görülmüş, davalı kefil yönünden TBK 586. Maddesinde düzenlenen takip şartı oluşmuştur. Kefalete ilişkin sorumluluğa gelindiğinde; taraflar arasındaki kefalet sözleşmesinin 11. maddesinde kefil kefalet limiti ve kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumlu olacaktır. Bu bağlamda alacak ne olursa olsun davalının kefaleti 984.774,51 TL ile sınırlı olduğundan asıl alacak yönünden bu alacak miktarından fazlası davalıdan talep edilemeyecektir. Davalıya gönderilen ihtarnamenin ise davalıya 27/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği, ödeme için bir gün süre verildiği ve 29/12/2024 tarihi itibariyle davalı kefilin temerrüdünün oluştuğu anlaşılmıştır. TBK 117 ve 118. Maddeleri nazara alınarak davalının temerrüde düşürüldüğü tarihten takip tarihine kadar olan faizden sorumluluğunun doğacağına kuşku yoktur. Davacı tarafından her ne kadar takibe konu edilen alacağa %90 oranında temerrüt faizi işletilmesi gerektiği belirtilmiş, her ne kadar 2024 yılı Aralık dönemi TCMB faiz oranları raporunda en yük sek faiz oranının %67,27 olduğu, sözleşmeye göre bu oranın 1,5 katı %100,91 oranında temerrüt faizi hesaplanabilecekken taleple bağlı kalınarak %60 akdi, %90 temerrüt faizi uygulanmıştır. Davacının icra inkar tazminatı taleplerinin değerledirilmesinde; davalının kefaletinin 984.774,51 TL ile sınırlı olduğu dolayısıyla sorumluluğunun 984.774,51 TL olduğu, ödenen tutarın bu tutardan düşülmesi ile bu anlamda alacağın likit olduğunun kabulü gerekmiş ve bu miktar üzerinden icra inkar tazminatı talebinin kabulü gerekmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dosyaya sunulan bilirkişi raporunun bilimsel verilere uygun, tarafların ve mahkememizin denetimine açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmüş, bilirkişi raporunda belirlenen tespitlere itibar edilmiş, davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek, kabul edilen tutar üzerinden icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; Davanın Kısmen KABULÜ ile; 1-Davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın KISMEN İPTALİNE, Takibin 560.381,90-TL asıl alacak, 5.258,36-TL işlemiş faizi, 262,92-TL BSMV olmak üzere toplam 565.903,18 TL yönünden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Kabul edilen asıl alacak (560.381,90-TL) miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 38.656,85-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 9.713,47-TL harcın mahsubu ile bakiye 28.943,38-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 9.713,47-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 90.544,51-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafça yapılan 8.137,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 8.095,99-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiyenin dava 7-Davacı tarafça yapılan 8.137,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 8.096,00-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 9-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.700,00 TL arabuluculuk giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/02/2026
Katip ... E-imzalıdır Hakim ...E-imzalıdır