İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/321 E. 2026/51 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/321
Karar No
2026/51
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/321 KARAR NO : 2026/51

DAVA : Şirketin İhyası (TTK 547. Madde uyarınca) DAVA TARİHİ : 21/07/2023

BİRLEŞEN DAVA : Şirketin İhyası (TTK 547. Madde uyarınca) BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 09/10/2025 KARAR TARİHİ : 14/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası (TTK 547. Madde uyarınca) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Müvekkilinin Banka’nın ---- Şubesi nezdinde davalı -----kefil olduğu sözleşmeye istinaden kredi kullandırıldığını, -----. firması kredi kullandırımı ve esnasında Ticaret Sicile kayıtlı olup, tacir sıfatını taşıdığını, ----. İcra Müdürlüğü'nün --- Esas sayılı dosyasından takibe geçildiğini, Davalı şirket hakkında takip kesinleşmiş olup takip devam ettiğini, müvekkilinin banka davacılardan alacaklı olduğunu, usulüne uygun tasfiye işlemlerı yapılmadan borçlu firmanın kaydı sicilden terkin edildiğini, alacağının tahsili için terkin işleminin iptali ile tüzel kişiliğinin yeniden oluşturulması gerektiğini, borçlu ---- sicil no ile ------ Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı iken, 14.11.2022 tarihinde sicildeki kaydı terkin edildiğini, müvekkili banka alacağının tahsili amacıyla gerekli işlemleri yapabilmek için, ticaret sicilden terkin işleminin kaldırılması ve şirket tüzel kişiliğinin ihya edilmesi amacıyla iş bu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, Tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen borçlu şirketin sicildeki terkin kaydının kaldırılmasına, ticaret sicil kaydının ihya edilerek şirket tüzel kişiliğinin devam ettiğine, masraf ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: olağan tasfiye sonucu gerekli prosedürün yerine getirilmesi ve talep üzerine ticaret sicilinden terkin edilen Tasfiye Halinde --- Şirketinin (SN: ------) ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, davacının, husumeti yalnızca yasal hasım olan Müvekkili müdürlüğe yönelttiğini, oysa usule ve Yargıtay içtihatlarına göre, husumetin aynı zamanda tasfiye memuru ----- yöneltilmesi gerektiğini, davanın ticaret sicilinden terkin edilerek tüzel kişiliği ortadan kalkmış bulunan şirketin ihyası istemine ilişkin olduğu, şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasının, ihyası istenilen şirketin tasfiyesini yürütmüş olan tasfiye kurulu üyeleri veya tasfiye memuru ile yasal hasım durumundaki terkin işlemini yapan Ticaret Sicil Memurluğuna husumet yöneltilerek açılması gerekmekte ve bu hususun mahkemece re'sen nazara alınması icap ettiğini, Ticaret Sicili Müdürlüğü, Türk Ticaret Kanunu m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, Olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili Müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen ----. ATM'ni---- Sayılı dosyasında; DAVA: müvekkili olan davacı bankanın ---- Şubesi nezdinde davalı ----- İle imzalanan ve ---- kefil olduğu sözleşmeye istinaden kredi kullandırıldığını-----firması kredi kullandırımı ve esnasında Ticaret Sicile kayıtlı olup, tacir sıfatını taşıdığını, davacı ile borçlu Tasfiye Halinde ----- ünvanlı şirket arasında yapılan kredi sözleşmeleri kapsamında şirketin davacı bankadan çeşitli tarihlerde nakdi ve gayrinakdi kredi kullandığını ancak borçlarını vadesinde ödemediğini, Kredi borcunun muaccel olmasına ve usulüne uygun olarak kat ihtarnamelerinin tebliğ edilmiş olmasına rağmen borcun ödenmemiş olması sebebi ile davacı borçlu şirket aleyhine ---. İcra Müdürlüğü'nün -----. sayılı dosyası üzerinden yasal takip başlatıldığını ancak yasal takip sürecinde şirketin tasfiye ilanlarının yapıldığının anlaşıldığını ve icra dosyası üzerinden borcun tahsil ve tasfiyesi tamamlanana kadar şirket kaydının kapatılmamasını teminen müzekkere gönderimi, alacak kaydı ve ödeme emri tebliği işlemleri usulüne uygun tamamlanmasına rağmen tasfiye süreci sonucunda borçlu şirket kaydının ticaret sicilden silindiği ve bu nedenle şirket tüzel kişiliğinin sona erdiğinin anlaşıldığını, --- İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyasından takibe geçildiğini, Davalı şirket hakkında takip kesinleşmiş olup takibin devam ettiğini,------. Şirketi tarafından tasfiyenin ilan edilmiş olup, ilan tarihinden sonra taraflarınca Yasal süre içinde alacak kaydı için ----- Gazetesinde ilan edilen davalı şirketin tasfiye memurunun adresine usulüne uygun olarak başvuru yapılmış olmasına, İcra ödeme emrinin tasfiye ilanından sonra şirket tasfiye memuruna tebliğinin sağlanmış olmasına, Diğer taraftan ticaret sicil müdürlüğüne icra dosyası üzerinden alacağımızın devam ettiği ve şirket kaydının Banka alacağı tahsil edilinceye kadar kapatılmaması yönünde müzekkere gönderilmesine ve şirketin tasfiyesi usulüne uygun tamamlanmamış olmasına rağmen davalı şirketin ticaret sicil kaydının terkin edildiğini, yasal takip işlemleri sürdürülürken, borçlu tüzel kişinin sicilden kaydının terkin edildiğini öğrenmeleri üzerinde ihya davası açma zorunluluğu doğduğunu, davacı banka alacağının tahsili için gerekli işlemleri yapabilmemiz için, sicildeki terkin kaydının kaldırılarak borçlu şirketin ticaret sicil kaydının yeniden oluşturulması suretiyle şirket açısından tüzel kişiliğin, sıfatının devam ettiğine karar verilmesini talep etmeleri gerektiğini, ilgili şirket hakkında yasal takip başlatıldığı bilgisi icra dosyası üzerinden müzekkere ile Ticaret Sicile bildirilmiş olmasına rağmen, ilgili şirket ------ ilanı ile tasfiye süreci tamamlanarak ticaret sicilden silindiğini, tasfiyesinin tamamlanmış olması sebebi ile, şirket tüzel kişiliği ortadan kalktığından, yasal takip işlemlerine devam edilemediğini, ancak davacı banka alacağının şirketin tasfiyesi öncesinde muaccel hale gelmiş olduğundan ve yasal takip süreci de şirketin tasfiyesi öncesinde başlatılmış olduğundan Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca, tasfiyesi sona erdiğini, borçlu şirketin yeniden ihyası gerektiğini, usulune uygun tasfiye işlemlerı yapılmadan borçlu firmanın kaydı sicilden terkin edildiğini, alacaklarının tahsili için terkin işleminin iptali ile tüzel kişiliğinin yeniden oluşturulması gerektiğini, Tasfiyesi sonucu ticaret sicilden terkin edilen şirket husumet ehliyetine sahip olmadığından, alacaklarının tahsili için ticaret sicilden terkin işleminin kaldırılmasını, yeniden ihyasının zorunlu olduğunu, davacı tarafında---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin -----. sayılı dosyası üzerinden borçlu şirket ve ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine ihya davası açıldığını, ----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------. sayılı dosyası üzerinden açmış oldukları ihya davasına ilişkin yapılan yargılamanın 10.07.2025 tarihli celsesinde verilen 1 no'lu tensip ara kararı uyarınca; "Dava dışı Tasfiye Hali---- TTK 547 Maddesi uyarınca terkin edildiği görülmekle tasfiye memuru ----- hakkında birleştirme davası açmak üzere süre verilmesine" şeklinde karar verilmiş olup, mevcut davada tasfiye memurunun hasım gösterilmemesi nedeniyle, davanın tasfiye memuru aleyhine yöneltilmesi için taraflarına süre verildiğini, işbu dava dilekçesi ile tasfiye memuru ----- davalı gösterilmek sureti ile ihya talebinde bulunulduğunu, müvekkili olan davacı bankanın alacağının tahsili ve başlatılmış yasal takibin sonuçlandırılabilmesini teminen,Tasfiye edilmiş bulunan---- ünvanlı borçlu şirketin tasfiye memuru ---- hasım gösterilmesi sureti ile açmış oldukları davanın kabulüne ve -- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---. sayılı dosyası dosyası ile birleştirilmesine, Tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen----- Şirketi ünvanlı borçlu şirketin sicildeki terkin kaydının kaldırılmasına, ticaret sicil kaydının ihya edilerek şirket tüzel kişiliğinin devamına, masraf ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, davalı şirketin -----. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyası için ihyası talebidir. TTK'nın 547. Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir. Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır. Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir. Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen müzekkere cevabının incelenmesi sonucu, şirket merkezinin yetki alanlarımız içinde olduğu tespit edilmiştir. Davacının, davaya devam edebilmesi için şirketin ihyası davası açmasında ve tasfiye ve terkinden sonra dava açılması nedeniyle davacı bakımından tasfiyenin usulüne uygun sonlandırıldığının kabul edilemeyeceği ve dava açmakta hukuki yararı olduğu sabittir. Somut Olayda; davalı şirketin --- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyasında terkin edilmesinden dolayı taraf sıfatının sağlanması talebiyle ihyası talep edilmiştir. Dosya içerisine alınan ------ Ticaret Sicil kayıtları uyarınca dava dışı şirketin genel kurul kararı gereği tasfiye kararının 14.11.2022 tarihinde tescil edildiği ve alacaklılara usulüne uygun olarak ----- Gazetesinde ilanların yapıldığı, üçüncü ilanın yayınlanmasının üzerinden 1 yıl süre geçtiğinden, tasfiyenin sonuçlandırılmasına ve tasfiye memuru olarak ----- ibra edilmesine karar verildiği tespit edilmiştir. Buna göre tasfiye işlemleri eksik yapılmış olup, tasfiye işlemlerinin eksik yapılmasından tasfiye memuru sorumludur. Tasfiye halinde bulunan şirkete dava dilekçesinin tebliğ edilmemiş olması veya şirket kaydı silindikten sonra tebliğ edilmiş olması sonucu değiştirmeyecektir. Dava konusu dosyada; şirketin fesih ve tasfiye işlemlerinden sonra ----. İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı dosyasında davanın görülebilmesi için davaya konu terkin edilen şirketin ihyası zorunlu bulunmakla davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar vermek gerekmiştir.Davacı tasfiye memuru tasfiye işlemlerini eksik bıraktığından dava açılmasına sebep olmuştur. Bu nedenle yargılama giderlerinden davacı tasfiye memurunun sorumlu tutulması gerekir. Tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun HMK'nun 326. maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olup, yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz.TTK'nun 547.maddesi uyarınca, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memuru bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin ticaret siciline yeniden tescilini isteyebilirler. Olayımızda ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından, talebin kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir. (Benzer nitelikte ---- BAM ----. HD -----

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın KABULÜ İLE, 2----- Ticaret Sicil Müdürlüğünün ---- sicil numaralı Tasfiye Halinde ---- İcra Dairesinin---- Esas sayılı dosyada taraf sıfatı ve diğer bütün işlemlerin yapılabilmesi için İHYASINA, 3-Tasfiye memuru olarak şirket yetkilisi ----- atanmasına, 4-Karar kesinleştiğinde ----- Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine, 5-Asıl dosyada Tasfiye halindeki ----- açılan davanın 6100 Sayılı TTK'nın 114/1-d bendi uyarınca taraf sıfatı DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN REDDİNE, 6-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL peşin harçtan başlangıçta yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile 116,60 TL'nin Tasfiye memuru ----- alınarak hazineye irat kaydına, 7-Davacı taraf yararına takdir edilen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davanın açılmasında davalı ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün kusuru olmadığı ve yasal hasım olduğu anlaşılmakla davalı Tasfiye Memuru ------ alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 9-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 10-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı ve yargılama aşamasında sarfedilen 1.767,50 TL olmak üzere toplam 536,70 TL yargılama giderinin davanın açılmasında davalı ---- Ticaret Sicil Müdürlüğünün kusuru olmadığı ve yasal hasım olduğu anlaşılmakla davalı Tasfiye Memuru ------ alınarak davacıya verilmesine, 11-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, İlişkin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/321, K. 2026/51, T. 14.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-321-e-2026-51-k-2986a22ec02a