İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/311 E. 2026/90 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/311
- Karar No
- 2026/90
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/311 Esas KARAR NO : 2026/90
DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 15/04/2025 KARAR TARİHİ : 12/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:Davacı banka ile davalı-borçlu şirket arasında 15.08.2022 tarihli Finansmaaş Sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasında akdedilmiş olan 15.08.2022 tarihli sözleşme uyarınca davalı-borçlu şirket her ay toplam 194 adet personelin maaş ödemesinin davacı banka aracılığıyla ödenmesini kabul ve taahhüt ettiğini, işbu sözleşmede davalı-borçlu şirkette çalışan tüm personellerin maaş, tazminat, avans vs. gibi tüm ödemeleri davacı banka aracılığıyla gerçekleştireceğini ayrıca iş mevzuatı hükümleri de dahil olmak üzere, her ne sebep ve suretle doğmuş yahut doğacak olursa olsun personellerin tüm alacaklarını bu sözleşmede belirtilen şekillerde davacı bankaya yatırarak ödeyeceğini kabul ve taahhüt ettiğini, davalı-borçlu şirketin işbu taahhütleri uyarınca da davacı banka işbu sözleşme uyarınca davalı şirkete 410.000-TL promosyon ödemesi yapacağını kabul ve taahhüt ettiğini, davacı banka, akdedilen sözleşme uyarınca davalı şirkete; 11.08.2021 tarih-... numaralı fatura uyarınca KDV dahil 410.000-TL, net 378.728,81-TL ödeme yaptığını, davacı banka, davalı şirket ile akdetmiş olduğu sözleşmedeki tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen davalı şirket taahhüt ettiği üzere personellerin maaş ve sair haklarını davacı banka aracılığı ile ödemeyerek sözleşmenin kendisine yüklediği edimleri yerine getirmekten imtina ettiğini ve sözleşmeyi ihlal ettiğini, davacı banka, sözleşme kapsamında yüklendiği edimleri yerine getirmiş olup davalı şirketin icra takibine itirazı mesnetsiz olduğunu, kamu düzeninden olan hususlar doğrultusunda, fazlaya ilişkin her türlü dava, şikayet ve talep haklarımız saklı kalmak kaydı ile; davanın kabulü ile, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün...Esas sayılı dosyası ile borçlu hakkında başlattığımız işlemiş faiz dahil 1.149.591,45-TL tutarında ilamsız takibe borçlunun borca, fer’ilerine yönelik itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalının itiraz ettiği asıl alacağın % 20’nden az olmamak üzere icra inkar tazminatının karar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine, alacağın muaccel olması, rehinle temin edilmemiş olması, ihtiyati haciz taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediğini, yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, davanın karara çıkmasının beklenilmesi halinde tahsilde güçlük çekilecek olması nedenlerinden dolayı 2004 sayılı İ.İ.K’nın 257.maddesi uyarınca davalının taşınır taşınmaz mallarına, üçüncü kişilerde bulunan hak ve alacaklarına, adına kayıtlı araçlara, bankalardaki mevduatlarına-hesaplarına her türlü hak ve alacaklarına dava değeri kadar ihtiyati haciz şerhi konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile müvekkil şrkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı dava dilekçesi ile ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün... Esas nolu icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilemesini ve asıl alacağın %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatının karar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ettiğini, Ancak bu talep usule, yasaya ve emredici hukuk ilkelerine, hakkaniyete aykırı olduğunu, İcra dosyasında bulunmayan dava aşamasında dava dilekçesi ekinde sunulan belgelere, talep edilen delillere muvafakatleri bulunmadığını, Davanın itirazın iptali olduğunu, İcra dosyasına dayanak belge olarak sadece taraflar arasındaki sözleşme ve ihtarname tebliğ mazbatası sunulduğunu, Sözleşmesinin yapılması, sunulması davalının davacıya borçlu olduğunun kanıtı olamayacağını, Yine tebliğ mazbatasından da davalının borçlu olduğunun kabulüne yada başka bir durumun ispatına imkan bulunmadığını, Bu belgeler dışında davacının mahkeme aşamasında sunduğu ve toplanmasını talep ettiği belgelere muvafakatleri bulunmadığını, İcra dosyasındaki belgelere göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Takip talebindeki açıklamalar ve talepler ile icra dosyasına sunulan mevcut belgelere göre davacının alacağının neye dayandığı, faizin neye göre hesaplandığının ispatı mümkün olmadığını, Bu belgelere dayalı bilirkişi incelemesinde de bilirkişi bir sonuca ulaşamayacağını, İtirazın iptali davasının mahiyeti gereği davanın reddi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini, %20 den aşağı olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLER / Taraf vekillerinin belirttiği, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyası, ... Arabuluculuk Bürosu’nun; Büro Dosya Numarası: ... - Arabuluculuk Dosya Numarası: ...numaralı dosyası,... 1. Noteri’nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, noterlik kayıtları, 15.08.2022 tarihli Finansmaaş Sözleşmesi ve Tebliğ mazbatası, Promosyon ödemesine ilişkin ödeme dekontu ve fatura, Davalının personel maaş ödemesine ilişkin hesap hareketleri, Davalının müvekkili Banka nezdinde yer alan her türlü bilgi, belge ve kayıt Bilirkişi İncelemesi, banka defter ve kayıtları, hesap hareketleri, Davalı taraf defter ve kayıtları, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün vekil edenin sermaye durumuna ilişkin kayıtları delil olarak değerlendirilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı ile davalı arasında Finansmaaş sözleşmesi imzalandığı, davacının sözleşmenin 17. Maddesini ihlal edildiği gerekçesi ile sözleşmeyi feshederek ödenen promosyon bedelinin faizi ile birlikte bedelin iadesi isteminin yerinde olup olmadığı, bankanın alacağı olduğu kanaatine varılır ise miktarı, davalının borca itirazının haklı olup olmadığı, icra inkar ve kötü niyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin olduğunun tespitininden ibaret olduğu anlaşıldı. 07/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda “Davalı Ģirketin davacı banka nezdinde bulunan .... Nolu mevduat hesabından maaĢ ödemesi ve kıdem tazminatı avans ödemesi yaptığı, taraflar arasında akdedilen sözleĢme kapsamında maaĢ ödemelerinin “10-Bu Sözleşme Taraflarca 15/08/2022 tarihinde imzalanmış olup, Sözleşme, KURUMLAR Personellerinin ilk maaş ödemesinin gerçekleştiği tarihten itibaren üç (3) yıl süre ile yürürlükte kalacaktır” 3 yıl itibari ile yani haziran 2022- haziran 2025 dönemine kadar ödenmesi gerekeceği, ancak Haziran 2024 tarihine kadar davacı banka nezdindeki hesaplardan yapıldığının görüldüğü, Söz konusu Sözleşmeye istinaden Davacı banka tarafından davalı firma hesabına 19.09.2022 tarihinde 378.728,81 TL + KDV = 410.000,00 TL ödeme yaptığı, Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin cezai şart ile ilgili 17. Maddesinin “KURUMLAR’ın, bu Sözleşme ve bilcümle eklerinde yazılı taahhütlerinden herhangi birini gününde ve tam olarak yerine getirmemesi veya Sözleşme süresi içinde Sözleşme’nin uygulamasını fiilen durdurması, vazgeçmesi ya da Sözleşme’yi süresinden önce feshetmesi halinde yahut promosyon ödemesini takip eden aylarda maaş ödemesi yapılacak olan 194 personelin 6 ay boyunca tam ve eksiksiz olarak ödenmesi, 6 aydan sonra ise % 10’dan daha fazla düşmesi/azalması veyahut taahhüt ettiği tutarda maaş ödememesi hallerinde KURUM, BANKA’nın fazlaya dair zararlarını talep hakkı saklı kalmak kaydıyla, söz konusu durumun meydana geldiği günü takip eden 3 (üç) iş günü içerisinde 410.000-TL (DÖRTYÜZONBĠN Türk Lirası)’yi, Sözleşme’nin imzalandığı tarihten itibaren BANKA’nın o tarihte kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte, herhangi bir ihtara, ihbara gerek kalmaksızın ve herhangi bir itiraz ve def’i iddiasında bulunmaksızın derhal BANKA’ya ödemeyi taahhüt eder. Hükümleri doğrultusunda davacı bankanın faiz talep edebileceği, Davacı Banka vekilinden temin edilen kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranı talep edilmiş olup, takip tarihinin 30.10.2024 olduğu , davacı alacaklı bankanın 2 adet emsal faiz oranı sunduğu ve her iki ödeme planında da akdi faiz oranlarının 6,09 olduğu, davacı alacaklı bankanın 1.857,00 TL noter makbuzu da sunmuş olduğu, Davacı alacaklı bankanın takip talebinde ihtarname masrafına yasal faiz talep etmiş olduğu, Sayın Mahkemenizin davacı bankanın talebini kabulü durumunda talep edebileceği tutarın 1.117,191,83 TL olacağı, bu hususta nihai takdirin Sayın Mahkemenize ait olacağı, Talebe bağlı olarak davacı alacaklı bankanın talep edebileceği tutarın 1.117.190,66 TL olacağı, ” sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE / Dava, davalı şirket çalışanlarının maaşların davacı banka kanalı ile ödenmesine ilişkin sözleşmesi kapsamında cezai şart alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir ... Banka Alacaklıları İcra Dairesi’nin ....esas sayılı genel haciz yoluyla ilamsız takip dosyasının incelemesinde, alacaklının dosyamız davacısı...Şirketi borçlusunun ise dosyamız davalısı ... Limited Şirketi olduğu, alacak tutarının toplam 1.149.591,45 TL olduğu, 31.10.2024 tarihli takibin promosyon bedeli, işlemiş faiz ve masraflara dayandığı, ödeme emrinin davalıya 06.11.2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 13.11.2024 tarihli borca itiraz dilekçesi ile icra dairesinin yetkisine, borca, faize ve faiz oranlarına itiraz ettiği, borca itiraz dilekçesinin takip alacaklısı vekiline 19.11.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davacının 15.04.2025 tarihinde iş bu itirazın iptali davasını açtığı görülmekle, davanın İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, icra dairesinin yetkili olup olmadığı, davalının sözleşmeyi ihlal edip etmediği, davacının cezai şart alacağının doğup doğmadığı hususundan kaynaklandığı anlaşılmıştır. 13.11.2024 tarihli icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise, taraflar arasında imzalanan 15.08.2022 tarihli finansmaaş sözleşmesinin 13.maddesinde taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkemelerinin ve icra dairelerinin yetkili olduğunun düzenlendiği görülmekle HMK 17/1 uyarınca İstanbul icra daireleri yetkili olduğundan borçlu vekilinin buna dair itirazının reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında 15/08/2022 tarihinde finansmaaş sözleşmesi imzalandığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 19. Maddesi uyarınca davalının 194 personelin maaşını davacı banka yoluyla ödemeyi taahhüt ettiği, bunun karşılığı olarak davacı bankanın davalıya 410.000 TL yi promosyon ödemeyi üstlendiği, davacının 19.09.2022 tarihinde davalıya 410.000 TL ödemede bulunduğu, davalının bir süre personellerinin maaşlarını davacı banka aracılığıyla ödediği, daha sonrasında personel maaşlarının davacı banka aracılığıyla ödenmediğinden bahisle davacının ... 1.Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözlemenin 17.maddesi gereğince sözleşmeyi feshettikleri, sözleşmenin 17.maddesi uyarınca hesap edilen 634.385,00 TL cezai şart bedelini 15.08.2022 tarihinden itibaren bankanın kısa vadeli avanslara uyguladığı faiz oranı üzerinden işleyen faiz ile birlikte toplam 1.046.621 TL yi 3 gün içinde ödemesi ihtar edilmiş, ihtarnamenin 22.08.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalının ödemede bulunmaması üzerine davacı tarafça icra takibine girişildiği görülmüştür. Davalı vekili tarafından, taraflar arasında cezai şartın kararlaştırılmadığını, 410.000 TL lik promosyon a " %6,38 aylık faiz talebinin hukuki dayanağının bulunmadığı, sözleşmenin bitmesine yaklaşık 1 yıldan az bir zaman kaldığı, bu sebeple davacının ödemiş olduğu 410.000 TL promosyonun tamamının ve sözleşme tarihinden itibaren aylık % 6,38 faiz oranı ile hesaplanan faizinin istenmesi de usule ve yasaya, hak ve nefaset kurallarına, emredici ilkelere aykırı olduğunu beyan etmiştir. Davalı tarafça cezai şarta itiraz edilmiş ise de sözleşmenin tarafları tacir olup sözleşme hükümleri kolayca anlaşılabilecek niteliktedir. Sözleşmenin 17.maddesinde cezai şartın kararlaştırıldığı görülmüştür. Taraflar arasındaki sözleşmenin 10.maddesinde; sözleşmenin 15.08.2022 tarihi imzalandığı, sözleşmenin davalının personellerinin ilk maaş ödemesinin gerçekleştiği tarihten itibaren üç (3) yıl süre ile yürürlükte kalacağı, sözleşme'nin yürürlük süresinin bitiminden 3 (üç) ay öncesine kadar Taraflardan herhangi birinin fesih ihbarında bulunmaması halinde Sözleşme'nin yürürlüğü otomatik olarak 1'er yıllık dönemler halinde uzayacağının düzenlendiği, bilirkişi raporunda davalının 194 personelinin maaş ödemesinin 2022 yılı haziran başladığı tespit edildiği, davalının personel ödemelerinin davacı banka kanalıyla yapılmamasına ilişkin beyanda bulunmadığı görülmekle davacı tarafça sözleşmenin haklı olarak feshedildiği değerlendirilmiştir. Sözleşmede öngörülen personel sayısından daha az sayıda maaş ödemesi yapılması halinde sözleşmenin 15. Maddesi ve 17.maddesi kapsamında cezai şart ödeneceği, bahsi geçen sözleşme hükmünde cezai şart, 410.000-TL'ye sözleşmenin en başından itibaren bankanın o tarihte kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranı üzerinden faiz işletilerek belirleneceği kararlaştırılmıştır. Cezai şart alacağı belirlenirken davalıya herhangi bir ihtar gönderilmesi ve davalının temerrüde düşürülmesi gibi bir şart öngörülmemiştir. Her ne kadar sözleşmenin 17. Maddesinde davalının temerrüde düşürülmesi için ihtara gerek olmadığı belirtilmiş ise de sözleşmenin ihlali halinde fesih sonrası ortaya çıkan alacağa ilişkin olarak davacı tarafından davalıya ihtarname gönderildiğinden artık yeni bir temerrüt tarihinin oluştuğunun kabul edilmesi gerektiği buna somut olayda davacı tarafça keşide edilen ... 1.Noterliğinin ...tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin 22.08.2024 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, ihtarda davalıya verilen 3 günlük mehil müddetinin ilavesi ile davalının 26.04.2024 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilmiştir. Sözleşmenin tarafları sözleşme özgürlüğü çerçevesinde sözleşmenin konusunu ve cezai şartın miktarını belirlemede özgür iseler de bu özgürlük sınırsız ve sonsuz değildir. TBK'nın 27. maddesi bu özgürlüğün sınırını çizmiştir. TTK'nın 22. maddesi gereğince tacir sıfatını haiz borçlunun TBK'nın 182/3 uyarınca cezai şartın tenkisini isteyemeyeceği düzenlenmiş ise de TBK'nın 27. maddesi gereğince hakimin, fahiş gördüğü cezaları resen tenkis etmekle yükümlüdür. Sözleşmenin 10 maddesi gereğince, sözleşmenin 2022 yılı haziran ayında geçerlilik kazandığı, davalı şirketin 2024 yılı haziran ayında personellerinin maaş ödemesini yaptığı tespit edildiğinden sözleşmenin 15.06.2022 - 15.06.2024 tarihine kadar ayakta kaldığı (25 ay) değerlendirilmiş buna göre hesaplanan cezai şart miktarından 25/36 tenkis yapılmıştır. 410.000 TL promosyon bedeline, sözleşmenin imzalandığı 15.08.2022 tarihinden temerrüdün gerekleştiği 26.08.2024 tarihine kadar 742 gün için davacının talebi doğrultusunda aylık 6,08 faiz oranı ile 617.566,60 TL faiz ile birlikte asıl alacağın 1.027.566,60 TL olduğu tespit edilmiş, 1.027.566,60 TL asıl alacaktan ayakta kalan 25/36 tenkisi ile sözleşmenin ayakta kalmayan süreye isabet eden değer asıl alacak 313.978,68 TL olduğu, tenkis sonucu elde edilen 313.978,68 TL nin 26.08.2024 temerrüd tarihinden 30.10.2024 takip tarihine kadar 65 gün için aylık 6,09 faiz ile 41.429,49 TL işlemiş temerrüt faiz hesaplanmış, işleyen faizin 41.429,49 TL nin % 5 i oranı ile 2.071,47 TL BSMV miktarı hesaplanmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının davalıdan 313.978,63 TL asıl alacak, 41.429,49 TL işlemiş faiz ve 2.071,47 TL bsmv alacaklı olduğu değerlendirilmiş, dosyada ihtarname makbuzu bulunması sebebiyle davacının 1.857,00 TL ihtarname masrafı ve 84,25 TL ihtarname faiz talebinin de kabulüne karar verilmiş, cezai şart miktarının fahiş olup olmadığı yargılama ile açıklığa kavuşacağından cezai şart alacağı, likit ve belirlenebilir nitelikte olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın Kısmen Kabulü ile A)Davanın kısmen kabulü ile davalının ... Banka Alacaklıları icra dairesinin ...e sayılı icra dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile takibin 313.978,63 TL asıl alacak, 41.429,49 TL işlemiş faiz ve 2.071,47 TL bsmv ,1.857,00 TL ihtarname masrafı ve 84,25 TL ihtarname faizi olmak üzere 359.420,84 TL üzerinden devamına , B)Koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 24.552,04- TL karar ilam harcının davacı tarafça peşin alınan 19.632,15- TL den mahsubu ile bakiye 4.919,89- TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, -Davacı tarafça yatırılan 19.632,15- TL peşin harcın ve 615,40- TL başvuru harcı olmak üzere toplam 20.247,55- TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan 6.500- TL bilirkişi raporu ücreti ve 97,50- TL tebligat ve posta masrafları olmak üzere toplam 6.597,50- TL yargılama giderinin haklılık durumuna göre (% 31,26 - %68,74) 2.062,37- TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider/delil avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleşmesinden sonra yatıran ilgili tarafa iadesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) haklılık durumuna göre 1.125,36- TL sinin davalıdan, bakiye 2.474,64- TL sinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 57.507,20-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 124.525,50- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, -Dair, taraf vekillerinin huzurunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*