İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/306 E. 2026/314 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/306
- Karar No
- 2026/314
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/306 Esas KARAR NO : 2026/314 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/10/2021 KARAR TARİHİ : 13/04/2026
Mahkememizden verilen ... tarih ve ... /... Esas ... /... Karar sayılı kararı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... . Hukuk Dairesi'nin ... tarih ve ... /... Esas ... /... Karar sayılı istinaf ilamı üzerine kaldırılmış olmakla mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydedildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında alım satım ilişkisi olduğunu davalının bir kısım fatura bedellerini ödemediğini bunun için icra takibi yaptıklarını takipten sonra asıl alacağı ödeyip faize itiraz ettiklerini belirtip itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile taraflar arasında cari hesap sözleşmesi ile borç miktarının belirlendiğini müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini bu sebeple faiz ve sair giderlerden sorumlu olmadığını öne sürmüş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Ara buluculuk dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. İcra dosyasının incelenmesinde takibe itirazın 1 haftalık süresi için yapıldığı itirazın iptali davasının 1 yıllık süresi içinde açıldığı görülmüştür. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe Eldeki dava satım sözleşmesi çerçevesinde ödenmeyen fatura alacaklarına ilişkin başlatılan takibe itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili davalın faizi ödemediğini savunmuş davalı ise müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini belirtmiştir. Taraflar arasında borcun varlığı ve miktarı hususunda anlaşmazlık bulunmamaktadır. Sorun davalının temerrüde düşüp düşmediği noktasındadır. Bilindiği üzere kural olarak tacirler arası temerrüt ihtarı ancak noter kanalıyla yapılır. Buna karşın kesin vadeli sözleşmelerde vade tarihi ile tacirler arası satım ve hizmet sözleşmelerine ilişkin alacaklarda teslimden itibaren 30 gün sonra temerrüt gerçekleşir. Taraflar arasındaki satışın faturaya dayalı olduğu ve malın teslim edildiği uyuşmazlık dışıdır. Bu halde temerrüt için ayrıca bir ihtara gerek olmadığından davalının iddiaları yerinde görülmemiş ve davanın kabulüne dair hüküm kurulmuştur. Davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, mahkememizden verilen ... tarih ve ... /... Esas ... /... Karar sayılı kararı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... . Hukuk Dairesi'nin ... tarih ve ... /... Esas ... /... Karar sayılı ilamı ile kaldırılmıştır. Taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilmiştir. Mali müşavir bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacı ... .... . Ltd. Şti. ile ... ... A.Ş.'nin ticari defterleri usule uygun ve delil niteliğine haizdir. Takip konusu ... TL bedelli faturalar davacı defterlerinde alacak, davalı defterlerinde ise borç olarak kayıtlıdır. GİB kayıtları ve ticari defter kayıtları taraflar arasında 2020 yılında ticari ilişki bulunduğunu teyit etmektedir. Ticari ilişki kaynaklı fatura karşılığı alacak için ... icra takip tarihi itibariyle Davalı tarafından Davacıya ödenmesi gereken ... TL. tutarında ana para alacak bulunduğu ve bu tutarın Davalı tarafından Davacıya icra takip tarihinden itibaren avans faizi ve fer'ileri ile birlikte ödenmesi gerekmektedir. ... tarihi itibariyle fatura karşılığı alacakların muaccel hale geldiği, ancak taraflar arasında ödeme günü bilgisi yer alan sözleşme bulunmaması, ihtarname çekilmemesi ve vade tarihi gösteren fatura bulunmaması gibi temerrüt başlattığına dair bilgi belge sunulmaması sebebiyle temerrüt olgusunun oluşmadığı, dolayısıyla işlemiş faize hak kazanılmadığı sonucuna varılmıştır. Ancak Sayın Mahkemenin temerrüt oluştuğuna hükmetmesi halinde ise işlemiş faiz ... TL. olarak hesaplanmış olup, icra takibinde talep edilen işlemiş faiz ... TL., dava esas değeri ise ... TL. olduğu" sonucuna varılmıştır. Bilirkişinin ... tarihli ek raporunda özetle: Dava dosyasında yer alan mevcut bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesinde; ... tarihli ara karar (TTK 1530/4-a hükmüne göre temerrüt olgusunun gerçekleştiği nazara alınarak) kapsamında; Defterlerin incelenmesi sonucu, hem davacı hem davalı defterlerinin usule uygun ve delil niteliğinde olduğu, taraf kayıtlarının birbirini teyit ettiği, GİB kayıtları ve Karşılaştırmalı Alış Satış Analizi (BA/BS) formlarıyla da uyuştuğu, Bu kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında mal tedarikine dayalı ticari ilişki bulunduğu ve bunun kayıtlardan anlaşıldığı, TTK m.1530/4-a hükmü gereği, davalı taraf, faturaların alınmasını takip eden 30 günlük sürenin sonunda ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşmüş olup, davacı bu tarihten itibaren faiz talep edebileceği, ... TL'lik ödeme; faizi ve tüm masraf/giderleri tamamen kapatıldığı, ana paradan ... TL düştüğünde; kalan bakiye (ana para) ... TL. olduğu, Ticari ilişki kaynaklı fatura karşılığı alacak için .... icra takip tarihi itibariyle davalı tarafından davacıya ödenmesi gereken .... TL. tutarında ana para alacak bulunduğu ve bu tutarın davalı tarafından davacıya icra takip tarihinden itibaren avans faizi ve fer'ileri ile birlikte ödenmesi gerektiği" sonucuna varılmıştır. Toplanan Deliller Işığında Yapılan Yargılama neticesinde; Dava, ticari satımdan kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine, davalı borçlunun feri alacaklar yönünden itirazı nedeniyle İİK 67.maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır. 6100 sayılı HMK.nun 222.maddesi aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir. Madde 222 - (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Ek cümle: 22.07.2020 - 7251 S.K./23. md) Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. Antalya Bam ... . HD'nin ... /... esas, ... /... karar sayılı ilamı ile taraflar arasında mal tedarik ilişkisi bulunup bulunmadığı, davalı tarafın itirazlarının faize ilişkin olduğu gözetildiğinde, tarafların ticari defter ve kayıtlarında inceleme yapılarak temerrüt olgusunun tespit edilmesi gerekçesiyle mahkememizce verilen davanın kabulüne dair hükmün kaldırıldığı, istinaf kaldırma ilamı doğrultusunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, mali müşavir bilirkişinin hazırlamış olduğu asıl ve ek raporun Yargıtay ve İstinafça aranan ''mal tedarik ilişkisi'' kriterlerine uygun olarak hazırlanmadığının tespiti üzerine mahkememizce ... tarihli celsede ayrıntılı görevlendirme yazısı ile hem bu hususta hem de TBK 100, 101,102 maddeleri gereğince asıl alacak ferilerine dair hesap yapılması için bilirkişi incelemesine yönelik ara karar kurulduğu, takdir edilen bilirkişi ücretlerinin davacı tarafça kesin süre içinde kurulan ihtara rağmen yatırılmadığı, taraflar arasında mal tedarik ilişkisi olduğunun ve takip öncesi davalının temerrüde düşürülmesi olgusunun davacı tarafça ispat edilemediği ancak davalı tarafça yapılan asıl alacak ödemesinin, asıl alacak ferilerini tamamen kapsamadığı anlaşılmakla, bu hesaplamanın İcra Müdürlüğünce yapılacak kapak hesabı ile bulunabileceği gözetilerek bu yönden davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul Anadolu ...İcra Dairesinin ... /... E sayılı takibine takip öncesi işlemiş faiz yönünden yapmış olduğu itiraz haricindeki diğer itirazlarının reddi ile takibin asıl alacağın fer'isi niteliğindeki talepler yönünden devamına, alacaklı tarafından icra dosyasına yapılan harici bildirimin icra müdürlüğünce kapak hesabı yapılırken dikkate alınmasına, davalı tarafça yapılan itirazın işlemiş faize ilişkin olduğu ve bunun da haksız olduğu iddiasıyla açılan somut davada işlemiş faiz yönünden temerrüt olgusunun ispat edilememesi nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine, kısa kararda maddi hata yapılarak ''davalının icra inkar tazminat talebinin reddine'' kısmının ''davacının icra inkar tazminat talebinin reddine'' şeklinde tashihi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; davalının İstanbul Anadolu ... .İcra Dairesinin ... /... E sayılı takibine takip öncesi işlemiş faiz yönünden yapmış olduğu itiraz haricindeki diğer itirazlarının REDDİ ile takibin asıl alacağın fer'isi niteliğindeki talepler yönünden devamına, alacaklı tarafından icra dosyasına yapılan harici bildirimin icra müdürlüğünce kapak hesabı yapılırken dikkate alınmasına, 2-Davacının icra inkar tazminat talebinin REDDİNE, 3-Davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE, 4-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davacıdan tahsiline, hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça yapılan ... TL posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine 6-A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Sarf edilmeyen gider avansının HMK.'nın 333. maddesi uyarınca yatırana iadesine, 8-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.13/04/2026
Katip ... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza