İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/296 E. 2025/977 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/296
- Karar No
- 2025/977
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/296 Esas KARAR NO : 2025/977
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/03/2025 KARAR TARİHİ : 21/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı firmanın, müvekkili şirketten malzeme satın almış ve bedelini ödememiş olduğunu, davalının müvekkilinden malzeme satın almış olduğunu, buna ilişkin davalının; 28.01.2025 tarihli ... seri nolu, 312.864,00-TL, faturadan ve cari hesap alacağından bakiye TOPLAM 162.864,00-TL cari hesap borcu bulunduğunu, faturanın da malların teslimi ile birlikte davalı şirket .... Sanayi Tic. Ltd. Şti.'ye teslim edilmiş olduğunu, fakat davalı şirketin hiçbir surette malların karşılığı bedeli ödememiş olduğunu, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ödeme emri gönderilmiş, tebliğ olmuş olup, davalı firmanın 03/03/2025 tarihinde borca, faizine ve fer’ilerine itirazda bulunmuş olduğunu, bu hususta arabuluculuk yoluna başvurulmuş, ancak söz konusu toplantılarda anlaşma sağlanamamış olduğunu, davalının borcunu ifa etmemiş ödememiş, kötü niyetli bir şekilde hiçbir hukuki dayanak olmaksızın itirazda bulunarak müvekkilinin haklı alacağına engel olmaya çalışmakta olduğunu, takip konusu faturanın, cari hesap ve birbirini destekler nitelikteki ticari defterlerin borcun varlığını ispatlar nitelikte olduğunu, ispat yükünün aksini iddia eden davalı tarafta olduğunu, davalı yanın soyut ve dayanaktan yoksun beyanlarda bulunduğunu beyanla; fazlaya dair her türlü hakkın saklı kalması kaydıyla Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında asıl alacak yönünden borçlunun itirazının kaldırılmasına ve asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari işlerde uygulanacak temerrüt faizi işletilerek takibin devamına, davalı borçlunun haksız ve mesnetsiz olarak yaptığı itirazı sebebi ile kötüniyetli olması sebebi ile %20’den aşağı olmamak üzere inkar tazminatının müvekkiline ödemesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu faturanın taraflarına teslim edilmemiş olduğunu, şayet fatura taraflarına teslim edilmiş ise bunun ne şekilde teslim edildiğinin ispat yükünün faturayı teslim ettiğini iddia eden taraf üzerinde olduğunu, faturanın müvekkiline ödeme emri ile tebliğ edilmiş ve taraflarınca yasal süresi içerisinde itirazlarının sunulmuş olduğunu, buna mukabil davacı tarafın, işi müvekkili ile anlaştığı şekilde değil hatalı, farklı nitelikli mallardan ve eksik ürün teslimi ile tamamen anlaşmaya aykırı şekilde yerine getirmiş olduğunu, buna mukabil müvekkili tarafça doğru yerine getirilen hizmetin masrafı ödenmiş yerine getirilmeyen hizmet için ise 07/03/2025 tarihli ... fatura numaralı 162.864,00 TL tutarında iade faturası düzenlenmiş olduğunu, müvekkili firmanın .... AVM'de "..." isimli dükkanı işletmek için ".... Ortaklığı A.Ş. ile kira kontratı imzalamış olduğunu, iş bu kira kontratı uyarınca müvekkilinin mecuru en geç 16/12/2024 tarihinde teslim alacak ve en geç 15/01/2025 tarihinde mecurda faaliyete başlanıp halka hizmete açılacak olduğunu, müvekkilinin mülk sahibi mecuru 16/12/2024 tarihinde teslim etmiş, ancak müvekkilinin davacı tarafın vermiş olduğu zarardan ötürü 07/02/2025 tarihinde dükkanı halkın hizmetine sunmuş olduğunu, buna mukabil müvekkilinin dükkanı yetiştirebilmek için toplam 204.000,00 TL ekstra harcama yapmış olduğunu, bu harcama faturasını da dilekçe ekinde sunuyor olduklarını, müvekkilinin işin gereği gibi yapılmamasından, dükkanın geç açılmasından ve fazladan yapılan kira, malzeme ve işçi maliyetlerine ilişkin haklarını saklı tutuyor olduklarını ve davacı tarafın hiç bir iddia beyanlarını kabul etmediklerini, davacı ile müvekkili arasında yapılan anlaşma gereğince kullanılacak tüm ürünlerin 304 numaralı çelikten olması gerekirken, davacı tarafın 430 numaralı çelik kullanmış olduğunu, iş bu durumun basit bir bilirkişi incelemesi ile tespit edilebileceği gibi müvekkili ile davacı taraf arasında yapılan whatsapp konuşmaları ile de sabit olduğunu, bu çeliklerden 304 numaralı olanın gıda sektöründe kullanıldığını ve kesinlikle paslanmaz mıknatıs tutmaz ve buna mukabil 340 numaralı çeliğin çok kolay paslandığını ve mıknatıs testi ile kendini belli ettiğini, bu durumu ispat eder şekilde video kayıtlarının dava dosyasına usb flash bellek ile sunulacak olduğunu, haricen bu durumun tespitinin mahalde yapılacak bir bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacak olduğunu, bu nedenle mahalde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesi talep ediyor olduklarını, davacı tarafın kuracağı ürünlerin üç kere ölçüsünü almaya gelmiş olmalarına rağmen kurulum için duvarları kırmış olduklarını, duvardan içeri girecek şekilde monte etmiş olduklarını, buna mukabil soğuk kumpir ve waffle teşhir tezgahında ve diğer ekipmanlardaki bozukluklardan ötürü yeni bakır borulama ve gazların takılma işleminin yapılmış, iç rafların değiştirilmiş, konulmayan fanlar konulmuş, yeni camlar takılmış ve dolabın teşhir ürünlerinin konulacağı kap kısmı yamuk olduğu için çelik profiller eklenmiş ve kaplar yeniden sığsın diye tüm kapların revize edilmiş olduğunu, bu durumu ispat eder şekilde video kayıtlarının dava dosyasına usb flash bellek ile sunulacak olduğunu, haricen bu durumunun tespitinin mahalde yapılacak bir bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacak olduğunu, bu nedenle mahalde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesini talep ediyor olduklarını, tüm nötr ekipmanların aksi beyan edilmesine rağmen, desteksiz ve kaynakları paslanan cinsten olduğu için revize edilmiş olduğunu, bu durumu ispat eder şekilde video kayıtlarının dava dosyasına usb flash bellek ile sunulacak olduğunu, haricen bu durumun tespitinin mahalde yapılacak bir bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacak olduğunu, bu nedenle mahalde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesini talep ediyor olduklarını, dükkana yapılacak fırın için müvekkilinin diğer dükkanlarından bir örneğin direkt davacıya teslim edilmesine rağmen, doğru fırın yapılamamış olduğunu, bu durumu ispat eder şekilde video kayıtlarının dava dosyasına usb flash bellek ile sunulacak olduğunu, haricen bu durumunun tespitinin mahalde yapılacak bir bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacak olduğunu, bu nedenle mahalde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesini talep ediyor olduklarını beyanla; haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile cari hesap ve fatura alacağına dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 162.864,00 TL asıl alacak, 5.702,47 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 168.566,47 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı şirketin vekili aracılığıyla takibe itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu görüldü. Mahkememiz 01/07/2025 tarihli duruşmasında davalı vekiline cevap dilekçesinde eksik ve ayıplı olarak teslim edildiği belirtilen ürünlerin incelenebileceği adresi bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine ve kesin süre içerisinde bildirimde bulunulmaması halinde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarının yapılmasına rağmen süresinde veya sonrasında bu hususta beyanda bulunulmadığı anlaşılmıştır. Tarafların 2023-2024-2025 yılı ticari defter ve kayıtlarının 28/07/2025 günü saat 14:10'da bir mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla mahkememiz duruşma salonunda incelenmesine karar verilmiş olup, Mali Müşavir bilirkişi ... 01/08/2025 tarihli raporda özetle; davacı tarafın 2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğunu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığını, davalı tarafın 2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğunu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığını, davacı tarafın davalı taraf hakkında 162.864,00 TL asıl, 5.702,47 TL işlemiş faiz olmak üzere 168.566,47 TL toplam alacağın takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yıllık TTK. 1530. madde temerrüt faizi tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100.maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün 2... Esas sayılı dosyası üzerinden 24.02.2025 tarihinde takibe geçtiğini, davalı tarafın 03.03.2025 tarihinde itiraz ettiğini, takip talebine açıklama olarak, “28.01.2025 tarih, ... Numaralı Fatura Ve Cari Hesap Alacağı 312.864,00 TL” diye yazıldığını, takibe konu davacı tarafın davalı taraf düzenlediği 28.01.2025 tarihli, ... numaralı, KDV dahil 312.864,00 TL tutarlı 1 adet faturanın olduğunu, davacı tarafın 312.864,00 TL toplam fatura tutarının 162.864,00 TL tutarı üzerinden takibe geçtiğini, faturanın açıklama kısmına mal-hizmet bilgilerinin yazıldığını, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiğini, faturanın e-arşiv fatura olduğunu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığını, imza karşılığında teslim edilmediğini ve teslim alınmadığını, iş bu faturanın tarafların yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiğini, takibe konu davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2025 yılı ocak ayına ait 1 adet faturanın olduğunu, tarafların 2025 yılı ocak ayı BS-BA Formu beyanlarının karşılıklı olarak adet ve tutar yönünden birbirini teyit ettiğini ve takibe konu 1 adet faturanın taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiğini, davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 10.01.2025 tarihli 100.000,00 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığını, 28.01.2025 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 162.864,00 TL alacaklı olduğunu, davacı taraf ile cari hesap ilişkisinin 04.01.2025 tarihli 100.000,00 TL tutarlı kayıt işlemi ile başlandığını, 28.01.2025 tarihinde davalı tarafın davacı tarafa 162.864,00 TL borçlu olduğunu, 07.03.2025 tarihli 162.864,00 TL tutarlı kayıt işlemi ile davacı tarafa olan 162.864,00 TL tutarlı borcun kapatıldığını, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 162.864,00 TL alacaklı olduğunu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacı tarafa 162.864,00 TL borçlu olduğunu, taraflar arasında takip tarihi itibariyle herhangi bir cari hesap farkının olmadığını, davacı tarafın her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında 162.864,00 TL alacaklı olduğunu, davacı tarafın düzenlediği takibe konu 312.864,00 TL tutarlı faturanın ve davalı tarafın yaptığı 150.000,00 TL tutarlı ödemenin tarafların ticari defterlerine kaydedildiğini ve takibe konu 162.864,00 TL tutarlı alacağın ortaya çıktığını, davalı tarafın ticari defterlerine, kendi lehine tek taraflı olarak takip tarihinden sonra olmak üzere 07.03.2025 tarihli, ... numaralı, KDV dahil 162.864,00 TL tutarlı iade fatura kayıt işlemi yaptığını ve davacı tarafa olan 162.864,00 TL tutarlı borcunu kapattığını, iş bu faturanın sadece davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, iş bu kayıt işlemlerinin içeriğinin ispat edilmesi gerektiğini, bu hususta takdirin mahkememize bırakıldığını, SONUÇ OLARAK: Ticari defter ve kayıtlara göre takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 162.864,00 TL asıl alacağı talep edebileceğini, davacı tarafın takip tarihi itibariyle 5.702,47 TL işlemiş faiz talebinin olduğunu, işlemiş faizin fatura tarihinden takip tarihine kadar yıllık TTK. 1530. Madde temerrüt faiz oranlarıyla 5.782,79 TL olarak hesaplandığını ve nihai takdirin mahkememize bırakıldığını, davacı tarafın takip tarihinden itibaren yıllık TTK. 1530. Madde temerrüt faizi talep edebileceğini, tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri taleplerinin mahkememiz takdirinde olduğunu bildirmiştir. Davacının talebi, fatura ve cari hesaptan kaynaklı alacağının tahsili amacı ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı taraf ise, faturanın kendilerine teslim edilmediğini, davacı tarafından yapılan işin aralarında yer alan anlaşma şartlarına aykırı olduğunu, bu nedenle zararının doğduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi ve bu doğrultuda ilkelerin somut olaya uygulanması gerekmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde “yüklenicinin bir eser meydana getirmesi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme” olarak nitelendirilmiş, sözleşmenin tarafları yüklenici ve iş sahibi olarak isimlendirilmiştir. Sözleşmeye ilişkin bu temel unsurlar yanında her sözleşme türünün kendine özgü unsurları bulunmaktadır. Eser sözleşmesinin de kendine özgü olan iki temel unsuru vardır. Bunlar eser ve bedeldir. Bu sözleşme ile bir taraf (yüklenici) istenen özellikle sonucu (eser) meydana getirmeyi, diğer taraf (iş sahibi) ise bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi (bedel) üstlenmektedir.. Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK'nın 474-478. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun eserin kabulü başlıklı 477. Maddesinde, eserin açıkça veya örtülü kabulünden sonra yüklenicinin her türlü sorumluktan kurtulacağı, ancak yüklenici tarafından kasten gizlenen ve usulüne uygun gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğunun devam edeceği düzenlenmiştir. Eserin teslimi ve kabulü ayrı kavramlardır. Eserin teslimi sözleşmenin konusu olan işlerin iş sahibine verilmesi-teslim edilmesidir. Yüklenici teslim ile sözleşme ile üstlendiği edimi ifa etmiş olur ancak sözleşmeden doğan yükümlülüklerinden kurtulmaz. Yüklenicinin sorumluluktan kurtulması teslim edilen eserin iş sahibi tarafından açıkça ya da örtülü kabulü ile olur. Yüklenici bu doğrultuda eseri teslim edildiğini kanıtlamış ancak eserin eksik ya da ayıplı olması nedeniyle yükleniciye iade edildiği savunulmakta ise bu iade olgusundan lehine hak çıkarmaya çalışan taraf iş sahibi olacağından eserin eksik veya ayıp sebebiyle iade edildiğini iş sahibi ispatlamalıdır. ( Örn: Yargıtay 15. H.D 23.12.2015 Tarih 2015/1090 Esas 2015/6779 Karar Sayılı İlamı ) Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı). Yapılan bu açıklamalar uyarınca somut olayın değerlendirilmesinde davacı ve davalı taraf defterlerinde takibe konu fatura ve cari hesap alacağının kayıtlı olduğu, davalı taraf defterlerinde kendi lehine tek taraflı olarak takip tarihinden sonra olmak üzere 07.03.2025 tarihli, ... numaralı, KDV dahil 162.864,00 TL tutarlı iade faturasının kayıtlı olduğu, iş bu faturanın sadece davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, belirtilen iade faturasının dayanağı olarak alınmış bir tespit raporu, davalı tarafa yapılmış bir ihtarın sunulmadığı gibi Mahkememiz 01/07/2025 tarihli duruşmasında davalı vekiline cevap dilekçesinde eksik ve ayıplı olarak teslim edildiği belirtilen ürünlerin incelenebileceği adresi bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine ve kesin süre içerisinde bildirimde bulunulmaması halinde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarının yapılmasına rağmen süresinde veya sonrasında bu hususta beyanda bulunulmadığı, alacak talebine konu cari hesap ve faturanın davalı taraf defterlerinde kayıtlı olması ve BA-BS bildirimlerinin de uyumlu olması hususları nazara alındığından teslim olgunun gerçekleşmiş olduğunun kabulü gerekeceği, buna rağmen davalı tarafın borcun bulunmadığını, edimin ayıplı olduğunu veya borcun ödendiğini aynı mahiyette yazılı delil ile ispat edilmediği, fatura ve cari hesaba dayalı alacak talebinin belirlenebilir olduğu kanaati ile açılan davanın kabulü ile, Davalı tarafın Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin asıl alacak üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 32.572,80 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; 1-Davalı tarafın Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ İLE takibin asıl alacak üzerinden DEVAMINA, 2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 32.572,80 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 11.125,24 TL harçtan peşin alınan 1.938,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.186,76 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 2.553,88 TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 8.270,00 TL olmak üzere toplam 10.823,88 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (e-duruşma ortamında) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/10/2025
Katip ... ¸
Hakim ... ¸