İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/295 E. 2025/845 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/295
Karar No
2025/845
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/295 Esas KARAR NO : 2025/845 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/04/2025 KARAR TARİHİ : 21/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı ile davalı taraf arasında 08.05.2024 imza tarihli yazılı sözleşme kapsamında -------- işletmesinin mekanik tesisat ve bir kısım montaj işlerini kapsayan sözleşme ile mutabık olunduğunu. Davacı ilgili sözleşme kapsamına yükümlülüklerini süresi içerisinde yerine getirmeye başladığını. İlgili sözleşme kapsamında davalı taraf sözleşmenin imzalanmasına mütcakip olarak yapması gereken tüm ödemelerini vadesinden sonra ve sözleşmeye aykırı olarak ileri tarihli vadelerde gerçekleştirmiş ancak davacı sözleşme kapsamında kendisinden beklenen işleri süresi içerisinde yerine getirdiğini. İş bu süre boyunca davalı tarafından davacından ek işlerde talep edilmiş ve davacı tarafından ilgili işlemlerde gerçekleştirildiğini. Davalı tarafından gerçekleştirilen ödemelere ve davacı tarafından düzenlenen, süresi içerisinde davalı tarafından itiraz edilmeyen faturalara ilişkin cari hesap gi ü ve fatura görüntüleri iş bu dilekçe ekinde sunulduğunu. Davacı ile davalı arasında mevcut sözleşmeye binaen davacı tarafından düzenlenen faturalara karşı ödeme gerçekleştirilmesi gerekirken davalı firma tarafından faturanın itiraz süresi geçtikten ve ilgili fatura defterlere işlendikten sonrasında davacıya bir iade faturası kesilmiş ve davacı tarafından ilgili iade faturası reddedilerek fatura tahsil tarihi gelmesi itibari ile davalı aleyhine --------- İcra Dairesi -------- E. sayılı takip dosyası ile icra takibi başlattığını. Davalı tarafça iş bu takip dosyasına hiç bir haklı gerekçesi olmaksızın itiraz ettiğini beyan ederek; Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibin devamına, kötü niyetli davalı borçlu aleyhine 9620'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Dava dilekçesi ve tensip zaptı davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesi vermemiştir.

DELİLLER:------- ve --------- Vergi Dairesi Müdürlüklerine yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür. SMMM Bilirkişi ------- tarafından hazırlanan 20/08/2025 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı olarak davacının davalıdan eser bedeli alacağına ilişkin kestiği faturadan kaynaklı alacağının tahsili için başlatıığı -------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. (2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur." Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gib fatura alacağına dayalı itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere dayandığı, ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın ticari defterlerini ibraz ettiği, davalının ise verilen kesin süre ve usulüne uygun ihtara rağmen ibrazdan kaçındığı, bu sebeple davacının usule ve kanuna uygun tutulmuş açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulamış defter kayıtlarının kendisi lehine kesin delil teşkil ettiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği ve yukarıda açıklandığı üzere kesin delil niteliğindeki davacı defterlerinde 300.454,68 TL alacağın varlığının görüldüğü, bu sebeple davacının alacağını ispatladığı, borcun ödendiğine veya sair sebeple istenemeyeceğine dair davalı tarafından herhangi bir savunmada bulunulmadığı gibi bir delil de ileri sürülmediği, yine temerrütün TTK 1530 uyarınca fatura tarihinden itibaren 30 gün sonra gerçekleştiği ve bilirkişi tarafından takip öncesi işlemiş faizin 9.722,51 TL olarak tespit edildiği, tüm bu sebeplerle davanın kısmen kabul edilmesi gerektiği, yine dava konusu alacağın faturaya dayanması ve likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve davalının itirazında haksız çıkması nedeniyle borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı borçlunun --------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı takibine yaptığı itirazın 300.454,68 TL asıl alacak ve 9.722,51 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 310.177,19 TL yönünden İPTALİNE, takibin takip tarihi itibariyle bu miktarlar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Kabul edilen alacağın (310.177,19 TL) yüzde 20'sine karşılık gelen 62.035,43 TL icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (310.177,19 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 21.188,20 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 5.297,98 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 15.890,22 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan 6.000,88 TL dava açma masrafı ve 7.395,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 13.395,88 TL yargılama giderinin kabul/dava değeri oranına (310.177,19/310.231,35) göre 13.393,54 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 6-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (310.177,19 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 49.628,35 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilmesi gereken 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/dava değeri oranına (310.177,19/310.231,35) göre 4.599,19 TL'sinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, bakiye 0,81 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/10/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/295, K. 2025/845, T. 21.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-295-e-2025-845-k-8913a497cc36