İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/291 E. 2026/39 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/291
- Karar No
- 2026/39
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/291 Esas KARAR NO : 2026/39
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/04/2025 KARAR TARİHİ : 21/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 08/02/2023 tarihinde Temizlik Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin sözleşme gereği kendi personelini davalı şirkete istihdam ettiğini ve temizlik hizmeti sunduğunu, müvekkili şirketin sözleşme gereği davalı şirkete kesintisiz şekilde hizmet verdiğini, bu yüzden müvekkili şirketin davalıya fatura kestiğini, kesilen faturanın işçi maaşları ve hizmet bedelini kapsadığını, müvekkili şirketin üzerine düşün yükümlülüğü yerine getirdiğini, davalının üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini, fatura bedelinin müvekkili şirkete ödenmediğini, yapılan görüşmelere rağmen davalının bu bedeli ödemediğini, bu yüzden davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının icra takibine itiraz ettiğini bu yüzden takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından sözleşme kapsamı dışında fazla mesai ücretlerinin kendilerin fazladan fatura edildiğini, bu durumun davacıya bildirildiğini, davacının bunu kabul edip faturanın iade edildiğini, davacının müvekkili şirkete fatura alacağına ilişkin ihtar gönderdiğini, sonrada sözleşmenin feshini amaçlayan beyanlarda bulunulduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sonlandığını halihazırda devam eden bir iş ilişkisinin bulunmadığını, davacının kusurlu hizmet sunumu nedeniyle müvekkili şirketin ciddi zararlara uğradığını, 02.09.2024 tarihinde üretim bandında kirli tartım kaplarına temiz etiketi yapıştırıldığını bu yüzden 600 kg mamul ürünün ve 6 kg hammaddenen imha edilmek zorunda kalındığını, bu durumun davacıya 104.357,55 TL zarara uğranıldığının ihtarname ile bildirildiğini belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyasının 24/09/2025 tarihli celsesinin 4 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 09/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Tarafların ticari defterleri, BA-BS formları, celp edilmiş olan belgeler ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle, davacının .... İcra Müdürlüğünün 2024/... E Sayılı icra takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın tutarı, davalının itirazının yerinde olup olmadığı, davacının takip tarihi itibari ile davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarında verilen görevlendirme çerçevesine göre; ... Vergi Dairesi, 17.09.2025 tarih, 94864 sayılı yazısına ekli karşılaştırmalı ba-bs formlarına göre: davacı şirketin 2024 yılında davacı şirkete 12 belge karşılığı KDV hariç 2.896.254,21.-TL mal/hizmet düzenlediği, aynı yıl davalı şirketten 3 belge karşılığı, KDV hariç 428.711,79.-TL fatura aldığı, 25 Ocak 2021 tarihli ve 31375 sayılı Resmi Gazete'de Form Ba ve Form Bs uygulamasında değişiklik yapan 523 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği gereği, 2021 Yılının Temmuz ayından itibaren mükelleflerin birbirlerine düzenledikleri e- faturaların (e- arşiv fatura dahil) kendileri tarafından ba- bs formunda bildirilmediği, Gelir İdaresi Başkanlığı sistemi üzerinden otomatik olarak Ba-Bs formuna işlendiği, bu nedenle tarafların birbirlerine düzenleyip aldıkları faturaların her iki tarafın da Ba- Bs formlarında re'sen yer aldığı, Davacı tarafından, davalı şirkette çalışan işçiler ile ilgili oluşturulan 2024/Ekim ayına ait bordro icmalleri davacı şirketin [EPOSTA] uzantılı mail adresinden, davalı şirketin ...@)... uzantılı e-mail adresine gönderildiği ve ...@... mail adresinden bordro icmallerinin teyit edildiği, Davacı şirket tarafından, davalı şirkette çalıştırılan ve davalı tarafından teyit edilen 2024/Ekim icmalinde isimleri yazılı 11 kişi için 31.10.2024 tarih, ... numaralı, “Temizlik hizmet bedeli” içerikli. KDV dahil 245.282,96.-TL bedelli fatura düzenlendiği bu faturanın e-ticari fatura olduğu ve Gelir İdaresi Başkanlığı elektronik sistemi üzerinden davalı şirkete tebliğ edildiği, Davacı şirketin 2024 Yılında ticari defterlerini TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile elektronik ortamda tuttuğu, defter yüklemelerinin zamanında yapıldığı, dönem beratlarının alındığı, 2024 Yılı envanter defteri noter açılış tasdikinin zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı bu nedenlerle; davacı şirket ait 2024 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davacı şirketi ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; davacı şirketin ödeme emri tarihinde davalı şirketten 629.297,68,.-TL cari hesap alacağının olduğu, ancak takibin; davalı şirkete düzenlenen 31.10.2024 Tarih, ... numaralı 245.282,96.-TL fatura üzerinden başlatıldığı, Davalı şirketin 2024 Yılında ticari defterlerini TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile elektronik ortamda tuttuğu, defter yüklemelerinin zamanında yapıldığı, dönem beratlarının alındığı, 2024 Yılı envanter defteri noter açılış tasdikinin zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı bu nedenlerle; davalı şirket ait 2024 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davalı şirketi ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; takip konusu 31.10.2024 Tarih, ... numaralı 245.282,96.-TL bedelli Temizlik hizmeti içerikli faturanın da davalı şirket ticari defterlerinde yer aldığı, davalı şirketin ödeme emri tarihinde, davacı şirkete 377.894,20.-TL cari hesap borcunun olduğu, Taraf ticari defterlerindeki farkın 629.297,68-377.894,20- 251.403,48.-TL olduğu, bu farkın ise; davalı tarafından davacı adına 05.12.2024 tarihinde düzenlenen ... numaralı “Zayi mal bedeli içerikli” 104.357,55.-TL ve yine 05.12.2024 tarihinde düzenlenen ... numaralı “gecikme faizi içerikli” 147.045,96.-TL bedelli toplam 251.403,51.-TL (0,3 kuruş irdelenmemiştir.) temel faturadan kaynaklandığı, Bilindiği üzere; e- temel faturaların; fatura düzenlenen kişi/kurum tarafından TTK 21/2 hükmü kapsamında e-fatura portalı üzerinden 8 gün içerisinde kabul etmeme hakkının bulunduğu, ancak iptal yetkisinin bulunmaması sebebiyle kabul edilmeyen temel faturanın TTK 18/3 maddesi kapsamında itiraz edilerek fatura düzenleyene gönderilmesi gerektiği, davacı şirketin bu faturalara Gelir idaresi Başkanlığı e-fatura iptal/itiraz portalı üzerinden 1 gün içerisinde 06.12.2024 tarihinde iptal talebi oluşturulduğu ve yine davacı vekili aracılığı ile .... Noterliği 09.12.2024 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi eşliğinde davalı şirkete geri gönderildiği ve davacı şirketin ticari defterlerine kaydedilmediği, Davalı şirket vekili tarafından davacı şirkete keşide edilen .... Noterliği, 24.09.2024 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamede; Davacı şirket elamanları tarafından kusurlu hizmet sunumu nedeniyle taraflarının ciddi zarara uğradığını, 02.09.2024 tarihinde üretim bandında kirli tartım kaplarına “temiz” etiketi yapıştırılarak kullanılan kaplar sebebiyle 600 kg mamul ürün ve 6 kg hammadde imha edilmek zorunda kalındığını bu durumun 104.357,55 TL doğrudan zarara neden olduğunu ihtar ettiği, ihtarnamenin davacı şirket çalışanına 25.09.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davacının bu ihtarname içeriği zarardan dolayı davacı şirkete 05.12.2024 tarihinde ... numaralı “Zayi mal bedeli” içerikli 104.357,55.-TL bedelli e-temel fatura düzenlediği, ayrıntısı taraf ticari defterleri arasındaki farkın incelenmesi başlıklı 7. Kısmında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere bu faturaya davacı şirket tarafından itiraz edilerek ticari defterlerine kaydedilmediği, Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, davacı tarafından takibe konu edilen faturaların herhangi bir itiraza yer verilmeden davalı ticari defterlerinde yer alması ve ödeme emri tarihinde davalı ticari defterlerindeki davacı alacağının (davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen ancak davacı şirket tarafından kabul edilmeyen faturaların, davacıya olan cari hesap borcundan düşülmüş halinde bile) 377.894,20.-TL olması ve yine davacının takip talebinin 245.282,96.-TL ile sınırlı olması bir araya geldiğinde; Davalı şirket tarafından, .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas Sayılı dosyasına edilen itirazın; 23.01.2025 takip tarihinden itibaren, 245.282,96.-TL- fatura alacağı üzerinden iptali, takip tarihinden tahsil tarihine kadar asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsil talebi ile icra inkar tazminatı hükmünün Yüce Mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; davacı tarafından fatura alacağının tahsili için davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. Sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. Huzurdaki davanın süresinde açıldığı görülmüştür. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, ilgili müzekkere cevapları celbedilmiş, davalı vekiline; cevap dilekçesi içeriğinde geçen ayıp iddiasına ilişkin ihtarnamenin ve tebliğ mazbatasının bir suretini dosyaya sunmak üzere kesin süre verilmesine karar verilmiş, bilirkişi raporu aldırılmıştır. Dosya kapsamında alınan 10/10/2025 tarihli raporla " Davacı tarafından, davalı şirkette çalışan işçiler ile ilgili oluşturulan 2024/Ekim ayına ait bordro icmalleri davacı şirketin [EPOSTA] uzantılı mail adresinden, davalı şirketin ...@... uzantılı e-mail adresine gönderildiği ve ...@... mail adresinden bordro icmallerinin teyit edildiği, Davacı şirket tarafından, davalı şirkette çalıştırılan ve davalı tarafından teyit edilen 2024/Ekim icmalinde isimleri yazılı 11 kişi için 31.10.2024 tarih, ... numaralı, “Temizlik hizmet bedeli” içerikli KDV dahil 245.282,96.-TL bedelli fatura düzenlendiği bu faturanın e-ticari fatura olduğu ve Gelir İdaresi Başkanlığı elektronik sistemi üzerinden davalı şirkete tebliğ edildiği, Davacı şirketin 2024 Yılında ticari defterlerini TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile elektronik ortamda tuttuğu, defter yüklemelerinin zamanında yapıldığı, dönem beratlarının alındığı, 2024 Yılı envanter defteri noter açılış tasdikinin zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı bu nedenlerle; davacı şirket ait 2024 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davacı şirketi ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; davacı şirketin ödeme emri tarihinde davalı şirketten 629.297,68,.-TL cari hesap alacağının olduğu, ancak takibin; davalı şirkete düzenlenen 31.10.2024 Tarih, ... numaralı 245.282,96.-TL fatura üzerinden başlatıldığı, Davalı şirketin 2024 Yılında ticari defterlerini TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile elektronik ortamda tuttuğu, defter yüklemelerinin zamanında yapıldığı, dönem beratlarının alındığı, 2024 Yılı envanter defteri noter açılış tasdikinin zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı bu nedenlerle; davalı şirket ait 2024 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davalı şirketi ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; takip konusu 31.10.2024 Tarih, ... numaralı 245.282,96.-TL bedelli Temizlik hizmeti içerikli faturanın da davalı şirket ticari defterlerinde yer aldığı, davalı şirketin ödeme emri tarihinde, davacı şirkete 377.894,20.-TL cari hesap borcunun olduğu, Taraf ticari defterlerindeki farkın 629.297,68-377.894,20= 251.403,48.-TL olduğu, bu farkın ise; davalı tarafından davacı adına 05.12.2024 tarihinde düzenlenen ... numaralı “Zayi mal bedeli içerikli” 104.357,55.-TL ve yine 05.12.2024 tarihinde düzenlenen ... numaralı “gecikme faizi içerikli” 147.045,96.-TL bedelli toplam 251.403,51.-TL (0,3 kuruş irdelenmemiştir.) temel faturadan kaynaklandığı, Bilindiği üzere; e- temel faturaların; fatura düzenlenen kişi/kurum tarafından TTK 21/2 hükmü kapsamında e-fatura portalı üzerinden 8 gün içerisinde kabul etmeme hakkının bulunduğu, ancak iptal yetkisinin bulunmaması sebebiyle kabul edilmeyen temel faturanın TTK 18/3 maddesi kapsamında itiraz edilerek fatura düzenleyene gönderilmesi gerektiği, davacı şirketin bu faturalara Gelir idaresi Başkanlığı e-fatura iptal/itiraz portalı üzerinden 1 gün içerisinde 06.12.2024 tarihinde iptal talebi oluşturulduğu ve yine davacı vekili aracılığı ile .... Noterliği 09.12.2024 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi eşliğinde davalı şirkete geri gönderildiği ve davacı şirketin ticari defterlerine kaydedilmediği, Davalı şirket vekili tarafından davacı şirkete keşide edilen .... Noterliği, 24.09.2024 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamede; Davacı şirket elamanları tarafından kusurlu hizmet sunumu nedeniyle taraflarının ciddi zarara uğradığını, 02.09.2024 tarihinde üretim bandında kirli tartım kaplarına “temiz” etiketi yapıştırılarak kullanılan kaplar sebebiyle 600 kg mamul ürün ve 6 kg hammadde imha edilmek zorunda kalındığını bu durumun 104.357,55 TL doğrudan zarara neden olduğunu ihtar ettiği, ihtarnamenin davacı şirket çalışanına 25.09.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davacının bu ihtarname içeriği zarardan dolayı davacı şirkete 05.12.2024 tarihinde ... numaralı “Zayi mal bedeli” içerikli 104.357,55.-TL bedelli e-temel fatura düzenlediği, ayrıntısı taraf ticari defterleri arasındaki farkın incelenmesi başlıklı 7. Kısmında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere bu faturaya davacı şirket tarafından itiraz edilerek ticari defterlerine kaydedilmediği, Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, davacı tarafından takibe konu edilen faturaların herhangi bir itiraza yer verilmeden davalı ticari defterlerinde yer alması ve ödeme emri tarihinde davalı ticari defterlerindeki davacı alacağının (davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen ancak davacı şirket tarafından kabul edilmeyen faturaların, davacıya olan cari hesap borcundan düşülmüş halinde bile) 377.894,20.-TL olması ve yine davacının takip talebinin 245.282,96.-TL ile sınırlı olması bir araya geldiğinde; Davalı şirket tarafından, .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas Sayılı dosyasına edilen itirazın; 23.01.2025 takip tarihinden itibaren, 245.282,96.-TL fatura alacağı üzerinden iptali, takip tarihinden tahsil tarihine kadar asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsil talebi ile icra inkar tazminatı hükmünün Yüce Mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede;6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmüne yer verilmiştir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/4521 E. 2016/549 K. sayılı ilamı; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/062003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Faturalar ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır.... Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.)...Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 14/01/2020 tarihli 2019/1984 E. 2020/62 K. sayılı ilamı; ".., Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte davalı aşamalardaki beyanları ile akdi ilişkinin varlığını kabul etmiştir. Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen faturadaki alacakla ilgili olarak, itiraz süresi geçtikten sonra, faturaların doğrudan iade edilmesi veya iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır. Faturaya itiraz edilmemesi sözleşme ilişkisini kanıtlamaz ise de, sözleşme ilişkisinin kanıtlanması halinde, bu sözleşme gereğince düzenlenmiş olan ve süresinde itiraz edilmeyen faturadaki miktar kesinleşir. Somut olayda davacı tarafından düzenlenen ve takibe dayanak yapılan faturanın ihtarname ekinde davalıya tebliğ edildiği ancak davalı tarafından faturaya yasal süresinde itiraz edildiğinin kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda fatura içeriğinin kesinleştiğinden mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi ve istinaf başvurusunun reddi doğru olmamış davalı yararına bozulması gerekmiştir." şeklindedir. Vergi Usul Kanunu'nun 229. maddesine göre; fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. Vergi Usul Kanunu'nun 231/5. maddesine göre; fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır. 6102 sayılı TTK 21. maddesi uyarınca ise; ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Somut dosyada, davacının takibe dayanak yaptığı faturası davalı tarafından defterlerine işlenmiştir. Davalı tarafından faturaların tebliğ alınarak defterlerine işlendiği ve süresi içerisinde itiraz edilmediği sabittir. Davalı tarafça, davacının düzenlediği faturaya itiraz edilmeyerek defterlerine kaydedilmesi ile dava konusu faturanın içeriği hizmetin davacı tarafça yerine getirildiği ve borcun davalı tarafça benimsendiğinin kabulü gerekmektedir. Süresinden sonra iade faturası düzenlenmesi sonuca etkili değildir. Kaldı ki davaya konu edilen faturanın süresinden sonra iade edilmesi de söz konusu değildir. Bu bağlamda; mahkememizce asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Nitekim dosyamız ile emsal mahiyetteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2020/1583 E., 2022/1747 K. Sayılı kararında; " bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmaması halinde fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağı, dava konusu edilen fatura davalının ticari defterlerine kayıt edilmiş olduğundan, fatura kapsamındaki malların teslim alındığının kabulünün gerektiği, faturanın ticari defterlere kaydedilmesinden ve süresinden sonra iade faturası düzenlenmesinin borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç olmadığı, bu durumda davalının takibe dayanak faturadan kaynaklanan ve raporda belirlenen alacağın ödendiğini ispat etmesi gerektiği, dosyaya bu yönde bir delil de sunulmadığı, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde davalı vekilinin istinaf nedenlerinin ayrıntılı olarak karşılandığı, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Kaldı ki dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda; davalı şirketi ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; takip konusu 31.10.2024 Tarih, ... numaralı 245.282,96.-TL bedelli Temizlik hizmeti içerikli faturanın da davalı şirket ticari defterlerinde yer aldığı, davalı şirketin ödeme emri tarihinde, davalı şirket tarafından düzenlenip davacı şirket tarafından kabul edilmeyen faturaların düşülmüş halinde bile davalının defterlerine göre davacı şirkete 377.894,20.-TL cari hesap borcunun olduğu, tespit edilen bu miktarın takip konusu edilen tutarın da üzerinde olduğu, ticari defterleri usulüne uygun tutulsun ya da tutulmasın sahibi aleyhine delil teşkil edeceği açıklanan nedenlerle davacının davasının kabulüne karar vermek gerektiği kanaatine varılmış alacak faturaya dayanıp likit ve belirlenebilir olduğundan davacının icra inkar tazminatı isteminin de kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının DAVASININ KABULÜ ile; davalının .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile; takibin takip talebinde belirtilen koşullarda kaldığı yerden devamına, 2-Davalının haksız itirazları nedeniyle mahkememizce kabulüne karar verilen asıl alacak tutarı olan 245.282,96 TL 'nin %20'si oranında olan 49.056,59 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 16.755,28 TL harçtan peşin alınan 2.962,41 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.792,87 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 4-Davacı tarafından yatırılan 2.962,41 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 105,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 702,90 TL ilk masraf (615,40 TL başvurma harcı + 87,50 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 7.807,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 8-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/01/2026
Katip ...
Hakim ...