İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/290 E. 2026/295 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/290
Karar No
2026/295
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/290 Esas KARAR NO:2026/295

DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ:24/04/2025 KARAR TARİHİ:01/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yurtiçi ve yurtdışı kargo taşımacılığı alanında hizmet veren bir olduğunu, davalının talepleri üzerine verilen kargo hizmetinden dolayı davacı şirketin davalı şirketten 177.119,82-TL alacağının bulunduğunu, davacı şirketin davalıya ait taşıma işlemlerini gerçekleştirdiğini, davalı tarafın bu hizmet bedelini davacı şirkete ödemediğini, davacı şirketin yazılı ve sözlü olarak geri dönüş alamadığını, bunun üzerine davalı tarafa karşı .... İcra Müdürlüğü 2024/... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibinin başlatıldığını, davalı tarafın itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğunu, davacı şirketin arabuluculuk başvurusunda bulunduğunu ancak anlaşmanın sağlanılmadığını, davalının itirazının haksız olduğunu, davalı tarafın isteği üzerine kendilerine kargo hizmetinin tam ve eksiksiz olarak verildiğini, davalının faize itirazının haksız olduğunu, icra takibinin devam edilebilmesi için itirazın iptali talebi ile işbu davayı açmak zarureti doğduğunu, davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı talebinin olduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesi talebinin olduğunu arz ve talep etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı şirkete başlatılan ... Dairesi 2024/... Esas dosyasında davalı şirketin hem yetkiye hem ede takip borcuna faizine ve ferilerine itiraz ettiğini, davalı tarafın Ticaret Sicil Gazetesinde kayıtlı adresinin bağlı olduğu adliyenin Büyükçekmece Adliyesinin olduğunu, Büyükçekmece Adliyesinde ticaret mahkemesinin olmadığından Bakırköy Adliyesinin yetkili olduğunu, takibin yetkisiz bir adliyede başlatıldığını ve bundan dolayı takibe itiraz edildiğini, davanın Bakırköy Adliyesine götürülmesi gerektiğini, davacı tarafın fatura bedelini, borç bakiyesinin ödenmediğini, faturaların e fatura olduğunu, fatura içinde hizmetin gerçekleştiğinin tespitinin gerektiğini, davacının sunmuş olduğu iddiaların gerçek dışı olduğunu ve reddinin talep edildiğini, davalı şirket ile davacı şirket arasında herhangi bir cari hesap ilişkisinin bulunmadığını, taraflar arasında sadece alım satımın bulunduğunu, davacı tarafın yazılı sözleşme ile ispat etmesi gerektiğini, davalı şirkete fatura içeriğinde belirtilen hizmetin gerçekleşmediğini, davanın yetki yönünden reddine eğer olmazsa usulden reddinin talep edildiğini, alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20 den az olmamak üzere tazminatının talep edildiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 117.119,82-TL borcun ödenmesi amacıyla 29/12/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 04/01/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 02/01/2025 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Bilirkişiler ... ve ...'nin 20/01/2026 tarihli raporunda özetle; taraf defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, onayların bulunup bulunulmadığı yönünden değerlendirme davacının ibraz edilen ticari defterleri kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğu görülmüş olup, mevcut tespitlere göre davalının ibraz edilen ticari defterlerinin kendi lehine delil vasfı taşımakla birlikte nihai karar sayın mahkemeye ait olduğu, davalı taraf ticari defterleri ile ticari defterler kayıtlarına esas teşkil eden davalı taraf adına tanzim edilmiş olan tüm faturalar ile davacıya yapılan ödemeleri ait bilgi ve belgeler ile davacıya ait cari hesap bilgileri ibraz etmemiştir. Bu nedenle davalı tarafa ait ticari defterlerde davacıya ait borç veya alacak tutarının doğruluğu ve gerçekliği hakkında somut inceleme tespit ve değerlendirme yapılamadığı, dava konusu açık cari hesap ilişkisindeki faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, itiraza uğrayıp uğramadığı, yönünden değerlendirme dava konusu olan faturaların davacını ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, icra takip tarihi itibariyle icra takibine konu edilen fatura tutarından dolayı davalıdan 177.119,82.-TL alacağı olduğu tespit edildiği, davalı tarafından ticari defterler ibraz edilmediğinden dolayı davalı ticari defterleri üzerinden inceleme tespit ve değerlendirme yapılamadığı, icra ve dava konusu olan faturalar e fatura olarak tanzim edildiği, e -fatura olan olarak tanzim edilen faturaların e-fatura portalı üzerinden davalı tarafından tebliğ alındığı, dava dosyasındaki ibraz edilen bilgi ve belgelere göre icra dava konusu yapılan faturaların davalı tarafından itiraz edildiğine yönünde herhangi bir itiraz belgeleri ibraz edilmediği, taşıma ilişkisi kapsamında sunulan belge ve faturalar kapsamındaki işlerde gönderici veya alıcının davalı taraf olup olmadığı, hizmeti alıp almadığı, taşıma sözleşmesi ile buna dayanan faturaya ilişkin bakiyeye dair alacak iddiasının dayanağı ve sözleşmeye göre yerindeliği, taraflar arasında çerçeve taşıma sözleşmesi ile akdi ilişkinin sabit olduğu, davacının taşıyıcı, davalının taşıtan-gönderen sıfatları ile akdi ilişki içinde olduğu, davacının davalı için 10 faturaya konu taşımaları icra ettiği, faturaların sözleşmeye uygun tanzim edilip edilmediği, davacının ücretin tamamına hak kazanıp kazanmadığı, delil durumu yönünden davacı lehine sözleşmedeki münhasır delil kaydı da gözetilerek takip tarihi itibariyle davacının alacağının bulunup bulunmadığı yönünden dosyanın, rapor tanziminin istenilmesine, davacının karine olarak kendi ücret tarifesine göre fatura tanzim ettiğinin değerlendirildiği, davacının elektronik ortam kaydı ve ticari defter kayıtlarına göre alacağının sabit olduğu, davacının tam ücretlere hak kazandığının değerlendirildiği, davacının T.C. ....İcra dairesinin 2024/... E dosya numarası ile davalı aleyhine yaptığı icra takibi tarihi itibarı ile davalıdan 177.119,82.-TL alacağı olduğu değerlendirildiği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. DELİLLER: -.... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyası, -Bilirkişi raporu, -Tarafların beyan ve dilekçeleri, -Tüm dosya kapsamı, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava konusu alacak taraflar arasındaki uluslararası taşımacılık kapsamında düzenlenen faturalara dayanmaktadır. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı HMK’nın 222. maddesinde “ Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır” düzenlemesi yer almaktadır. Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin diğer tarafın defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Davalı yan usulüne uygun ihtarata rağmen ticari defterlerini de sunmamış, bunun sonucunda dava konusu faturanın ticari defterlere kaydedilip kaydedilmediği, kayıt varsa hangi tarihte olduğu tespit edilememiştir. HMK 222/3 maddesi kapsamında ticari defter ibraz etmemenin sonucu diğer taraf defterlerinin kendi lehine sonuç doğurmasıdır. Davalı yan mazeretsiz defter sunmayarak davacının dayandığı kendi defterlerinin delil gücünü ortadan kaldıramayacaktır. Taraflar arasında çerçeve taşıma sözleşmesi ile akdi ilişkinin bulunduğu, davacının taşıyıcı, davalının taşıtan-gönderen olduğu, davacının davalı için 10 faturaya konu taşımaları icra ettiği, dava konusu olan faturaların davacını ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, icra takip tarihi itibariyle icra takibine konu edilen fatura tutarından dolayı davalıdan 177.119,82.-TL alacağı olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, icra ve dava konusu olan faturalar e fatura olarak tanzim edildiği, e -fatura olan olarak tanzim edilen faturaların e-fatura portalı üzerinden davalı tarafından tebliğ alındığı, dava dosyasındaki ibraz edilen bilgi ve belgelere göre icra dava konusu yapılan faturaların davalı tarafından itiraz edildiğine yönünde herhangi bir itiraz belgeleri ibraz edilmediği anlaşıldığından davanın kabulüne itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir. İcra inkar tazminatı yönünden; Dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; Davanın KABULÜ ile; 1-Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin 117.119,82-TL asıl alacak üzerinden devamına, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatı 23.423,96-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Alınması gereken 12.099,05-TL harcın, peşin alınan 2.139,17-TL harçtan mahsubu ile bakiye 9.959,88-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcı ve 2.139,17-TL peşin harç olmak üzere toplam 2.754,57-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.620,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.01/04/2026

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/290, K. 2026/295, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-290-e-2026-295-k-febe3b6ae810