İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/29 E. 2026/323 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/29
- Karar No
- 2026/323
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/29 KARAR NO : 2026/323
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/01/2025 KARAR TARİHİ : 02/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın davalı firmadan 15/09/2023 tarihinde 23X9-10 2 adet ve 18X7-8 2 adet dolgu lastik satın aldığını, satın alınan bu malların 08.10.2024 tarihinde olağan kullanım sırasında parçalandığının görüldüğünü ve parçalanınca dolgu değil yapıştırma lastik olduğu ortaya çıktığını, dolayısıyla satılan malların gizli ayıplı olduğunun tespit edildiğini, (EK-2: Ürünlerin video ve fotoğrafları ektedir.) müvekkili şirket tarafından hemen aynı gün davalı firmaya telefon yoluyla bildirim yapılarak ürünlerin değiştirilmesi talep edildiğini ancak taleplerinin sonuçsuz kaldığını, 16.10.2024 tarihinde mail yoluyla yeniden ihbar ve ihtar yapıldığını ancak davalı tarafça geri dönüş yapılmadığını, müvekkili şirket söz konusu lastikleri dolgu lastik olduğu bilgisi ile satın aldığını ve söz konusu lastiklerin dolgu değil yapıştırma olduğunun bilinmesi halinde müvekkili şirket tarafından alınmayacağının aşikar olduğunu, müvekkilinin bu ayrımı göz kontrolü ile önceden bilmesi ve/veya ayırt etmesi mümkün olmadığını, davalı firmadan alınan lastiklerin olağan kullanım esnasında parçalanmış ve parçalandıktan sonra lastiklerin dolgu değil yapıştırma olduğu anlaşılmış olduğunu, lastiklerin dolgu değil yapıştırma olduğu hususunun olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkmayacak bir ayıp olduğunu, dolayısıyla satılan bu mallar gizli ayıplı olup, davalıya ayıp ihbarında bulunulduğunu, devamında öncelikle satın alınan ürünlerin ayıpsız misliyle değiştirilmesi eğer mümkün değilse ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsili talep edildiğini, dava şartı zorunlu arabuluculuk başvurusunda tarafların anlaşamadığını beyan ile, davanın kabulü ile, müvekkili fifma tarafından davalı firmadan 15/09/2023 tarihli ----- nolu fatura ile satın alınan 23X9-10 2 adet ve 18X7-8 2 adet ----- isimli ürünlerin gizli ayıplı olması sebebiyle ayıpsız misliyle değiştirilmesi eğer mümkün değilse ödenen 27.776,35 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava konusu ürünün üreticisi veya yetkili distribütör olarak satıcısı konumunda olmadığını, dava konusu ürün dilekçe ekinde yer alan evraklardan da görüleceği üzere; davacı yanın oluşturduğu sipariş doğrultusunda ---/- dolgu lastik olarak satın alındığını ve davacı yana teslim edildiğini, davanın --/--- ihbar edilmesinde tarafları açısından hukuki yarar bulunduğunu, mail yazışmalarında yer aldığı üzere davacı yana----- Ürünün satışı yapıldığını ve faturası da kesilmek sureti ile davalı yana teslim edildiğini, söz konusu lastiklerin teslimi 2023 yılının 9. ayında yapılmış ve bu tarihten itibaren de bir yıldan fazla süre ile davacı yanca kullanıldığını, belirtilen lastiklerin taşıdığı yükün ağırlığı ve taşınan yükün niteliğine göre dayanıklılık süresi değişiklik gösterdiğini, bu kapsamda davacı yanın bu bir yıllık süre içerisinde söz konusu lastikleri hangi şartlarda ve ne suret ile kullandığı taraflarında bilinmediğini, ayrıca davacı yan satın aldığı 4 adet lastiğin ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de 4 lastiğin aynı anda dava dilekçesinin ekinde yer alan fotoğraflarda görülen şekilde hasar görmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, söz konusu hasarın meydana gelmesinde davacı yanın kusurunun bulunup bulunmadığının da açıkça tespit edilmesi gerektiğini, yasal süreler içerisinde davacı yan üzerine düşen kontrol yükümlülüğünü yerine getirmemiş ve ayıp ihbarını da yasal süreler içerisinde ve kanunda aranan şekil şartlarına uygun olarak gerçekleştirmediğini, davacı yanın dava konusu ürünün ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebinin kabulü mümkün olmadığını, dünyada ve ülkemizde yaşanan ekonomik sorunlar, enflasyonist ortam göz önünde bulundurulduğunda malın bedelinin orantısız bir biçimde arttığını, müvekkili şirket yönünden malın ayıpsız mislinin tedarikinin büyük maddi külfete sebebiyet verecek olması hususu bir arada düşünüldüğünde bu seçimlik hakkında kullanılmasının mümkün olmadığını, dosya kapsamından kaç adet lastiğin zarar gördüğü, satılan ürünlerden kaç adetinin ayıplı olduğu hususunun anlaşılamadığını, davacı yanın söz konusu ürünleri kullanması nedeni ile elde ettiği fayda ve bu süre içerisinde ürünlerin kullanımı ile aşınma meydana gelecek olması hususu bir arada düşünüldüğünde davacı yanın bedel iadesi talebine ilişkin faiz talep edemeyeceğini, davacı yanın taleplerinin bu yönü ile de reddi gerektiğini beyan ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, davalıdan satın alınan malın ayıplı olduğu iddiasıyla ayıpsız misli ile değişimi istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun, davalı tarafından davacıya dolgu lastik olarak satışı yapılan araç lastiklerinin yapıştırma lastik olup olmadığı, lastiklerin gizli ayıplı olup olmadığı, gizli ayıplı ise bu üründeki gizli ayıbın ne kadar süre ve kullanımda fark edilebileceği hususlarının tespiti ile, davalının davacının zararını tazmin borcu bulunup bulunmadığı hususlarında olduğu belirlenmiştir.6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi uyarınca ticari satışlarda; “malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme soncunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, TBK'nun 223. maddesinin 2. fıkrası uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. TBK'nun 223. maddesinin 2. fıkrasında ise; “Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmelidir. Bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır” şeklidedir.Alıcının sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullanması halinde ise TBK’nın 229. maddesi uyarınca, alıcı satıcıdan, ödemiş olduğu satış bedelinin, faiziyle birlikte geri verilmesi, satılanın tamamen zaptında olduğu gibi, yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi, ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesini isteyebileceği gibi ayrıca satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlüdür. Davacı vekilince mahkeme huzurunda dava konusu lastiklerin davacının iş yeri deposunda olduğu beyan edilmiş, dosya makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek davacı adresinde bulunan davaya konu lastikleri yerinde incelemek suretiyle rapor düzenlenmesi istenmiş, bilirkişi raporunda; ''Davanın konusunun; davacı firmanın, davalı firmadan aldığı 2 adet ----- lastik olduğu, dosya kapsamındaki mevcut fotoğraflardan ve video kaydından yeterli ayrıntı olmadığından/seçilemediğinden, fotoğraflarda lastiklerin 4 ünün de görülmediği- ebatlarının seçilmediği gibi mevcut video görüntüsünde görülen 1 adet lastiğin sadece markasının görüldüğü, ebadının-ölçülerinin görülmemesi nedeniyle dava konusu satın alınan ebat ve ölçüde lastik olduğu anlaşılamadığından, davacı firmanın aldığı 4 adet 18x7-8, 23x9-10 ebattaki lastiklerin kaplama olduğu gösterir bulguya rastlanmadığı, Dosya kapsamındaki mevcut fotoğraflardan ve video kaydından yeterli ayrıntı olmadığından/seçilemediğinden (Fotoğraflarda lastiklerin 4'ünün de görülmediği gibi mevcut video görüntüsünde görülen lastiğin sadece markasının görülmesi, ebatlarının görülmemesi nedeniyle) davacı firmanın aldığı marka ve ebattaki 4 lastiğin de teknik olarak kaplama olduğuna dair somut bir veri, 4 lastiğe ait teknik bir tespit bulunmadığından ve dava dosyasında belirtilen adreste (Davacı vekilince Lastiklerin belirtilen adreste bulunmadığı-temin edilemediği Mahkeme Kalemine bildirildiğinden) inceleme konusu kaplama olduğu beyan edilen 4 adet lastik bulunmadığından/temin edilemediğinden tarafınca da lastikler üzerinde yerinde inceleme yapılamadığından, mevcut verilere göre davacı firmanın aldığı marka ve ebattaki (2 adet ------ lastik) 4 adet lastiğin mevcut verilere göre teknik olarak ayıplı sayılabilmesini gerektirir bir bulguya rastlanmadığı, Video kaydı ve fotoğraflarda görülen (Ebatları 18x7-8, 23x9-10 görülmeyen) 1 adet lastiğin dava konusu marka ve ebatta lastik olduğunun Sayın Mahkemece kabulü halinde ve diğer fotoğraf ve video kaydı bulunmayan 3 adet lastiğinde dava konusu marka ve ebatta lastik olduğunun (4 lastiğin de kaplama olduğunun ) Sayın Mahkemece kabulü halinde ise; Dava konusu lastiklerin kaplama olmasının, işin ehli olmayan sıradan bir kullanıcının dışarıdan gözle bakarak veya aracı kullanırken ilk bakışta fark etmesinin mümkün olmadığı, ancak işin ehli kişilerce özel alet ve ekipmanlar kullanılmak suretiyle anlaşılabileceği dikkate alındığında, dava konusu lastiklerin AYIPLI mal kapsamında değerlendirilebileceği, söz konusu ayıp, açık ayıp niteliğinde olmayıp, satın alanın satın alma esnasında makul ve yeterli bir süre incelemesi ile anlayamayacağı nitelikte olduğu, belirli bir kullanım mesafesinden sonra ortaya çıkması nedeniyle teknik olarak GİZLİ AYIP niteliğinde olabileceği sonucuna varılmış ise de, Nihai karar elbette Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Sayın Mahkemece Ayıbın kabulü halinde; Satış tarihi itibariyle söz konusu lastiklerin bedeli olan KDV dahil 27.776,35 TL tutarın serbest piyasa koşullarında kabul edilebilir makul fiyat aralığında, günün rayicine ve dosya kapsamına uygun olabileceği,'' yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.Tüm dosya kapsamına göre; yapılan yargılama ile her ne kadar davacı tarafından ayıp iddiasına dayalı ayıpsız misli ile değişim olmaz ise ödenen bedelin istirdatı istemi ile huzurdaki dava açılmış ise de davaya konu 4 adet araç lastiği davacı tarafça bildirilen mahalde bulunmadığından bilirkişi tarafından incelenemediği gibi, davacı tarafça mahkeme kalemine incelemeye sunulamayacağı ifade edilmiş, dosya kapsamına sunulu fotoğraf ve videoda ise markası belli ancak ebatı anlaşılamayan yalnızca 1 adet lastik görseli bulunduğu, neticeten satıma konu 4 adet dolgu lastik ürününün ayıplı olduğuna ilişkin dosya kapsamına somut delil sunulamadığı anlaşıldığından ispat edilemeyen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Davalı kendini vekille temsi ettirdiğinden, yürürlükte olan AAÜT göre hesaplanan 27.776,35-TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, 6-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde resen yatıran tarafa iadesine, Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.