İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/285 E. 2026/36 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/285
Karar No
2026/36
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/285 Esas - 2026/36 T.C. ANKARA 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA Esas No : 2025/285 Karar No : 2026/36

.... Dava : Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti, Durdurulması ve Giderilmesi Dava Tarihi : 07/07/2025 Karar Tarihi : 04/02/2026 Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 04/02/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti, Durdurulması ve Giderilmesi istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçelerinde özetle; davacının .... sayılarla tescilli “...” markalarının sahibi olduğu, bu markaların tüketiciler nezdindeki çekim gücü ve güvenilir marka algısı nedeniyle kötü niyetli kişilerce taklit edildikleri, davacının bu ihlaller hakkında yoğun ve kararlı bir şekilde mücadele ettiği, davalıya ait işletmede, taklit ürünlerin satışa sunulduğu bilgisinin iletilmesi üzerine işletmeden “...” marka ve logolu çorap satın alındığı, bu ürünler ile ürüne ait fiş/slipin dilekçe ekinde sunulduğu, davalı tarafın satışa sunulan ürünlerin davacının marka haklarına tecavüz teşkil eder nitelikte olduğunu ifade ederek, davalıya tebligat gönderilmeksizin, davalıya ait “.... tabelalı işletmede bilirkişi eşliğinde keşif yapılmasına, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesinde; davacının marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının tespitine, satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikte ürünler mevcut ise; işbu ürünlerin adetinin, fiyatının ve keşif tarihi öncesinde kaç adet satış gerçekleştiğinin tespitine, satış otomasyon ve barkod sistemlerinin incelenmesine, satışa ilişkin belge, fatura ve ayrıntılı ürün görsellerinin düzenlenecek olan bilirkişi raporuna eklenmesine, davacının marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin muhafaza altına alınmasına, davalının eylemlerinin 6769 sayılı smk’nın, 29 ve 149/1-a hükümleri uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-c hükmü uyarınca davacının marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasına, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-d hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına ve vekâlet ücreti ve tüm yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı şirkete usulüne göre tebligat yapılmasına karşın, yargılamaya bir katılımı olmadığından cevabına rastlanmamıştır.

Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir. Davacı ve davalı arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafından davacının marka hakkına tecavüz edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Marka hakkına tecavüz sayılan haller; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinde düzenlenmektedir. Kanunun 29/1-a maddesinde 7. maddeye atıf yapılarak, bu maddede sayılan hallerin tecavüz halleri olduğu belirtilmekte, daha sonra marka hakkına tecavüz sayılan diğer haller sıralanmaktadır. Bu durumda, marka hakkına tecavüz sayılan fiiller incelenirken 29. maddeyle 7. maddenin birlikte dikkate alınması gerekir. 6769 sayılı Kanunun 7/2-a maddesi ile 29/1-b maddesi hükümleri uyarınca, tescilli markanın “aynı”sının, tescilli olduğu “aynı” mal veya hizmet için kullanılması marka hakkına tecavüz sayılan fiillerdendir. Kanunun her iki madde hükmünde de, aynı mal ve hizmetler için aynı markanın izinsiz kullanımı yoluyla tescilli markanın taklit edilmesi hali düzenlenmiştir. Aynılık, tescilli marka ile piyasada kullanılan işaretin özdeş, farksız, tıpa tıp taklit, aynen veya bire bir kopya olmalarını ifade eder. Aralarında küçük de olsa farklılık bulunan markalar aynı sayılamazlar. Ancak markaların farklı büyüklükte olması veya sözcük markalarının yazı karakterinin, renginin farklılaştırılması aynı olma durumunu etkilemez. Kanunun 7/2-b maddesinde ise tescilli marka ile karıştırılma ihtimali yaratılmak suretiyle meydana getirilen tecavüz hali düzenlenmektedir. Bu ihlal halinde, tescilli marka ile aynı ya da benzer markanın aynı ya da benzer mal veya hizmetlerde kullanımı söz konusudur. Karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde öncelikle markaların ortalama tüketici nezdinde bıraktıkları genel intiba ve global etki dikkate alınarak benzer olup olmadıkları değerlendirilmeli, markaların benzer olmaları halinde ise bu kez markanın tescil kapsamında bulunan mal veya hizmet ile tescilsiz markanın kullanıldığı mal veya hizmetin benzer lup olmadığı ve bu durumda karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı incelenir. Karıştırılma ihtimalinin varlığı için kural olarak hem işaretlerin hem de mal ve/veya hizmetlerin benzer olması gerekir. Markanın ve mal ve hizmetlerin benzer olup olmadığı incelemesi, markaların ilgili piyasadaki ortalama tüketici nezdinde bıraktıkları genel intiba ve global etki dikkate alınarak değerlendirilmeli, markaların benzer olmaları halinde ise markanın tescil kapsamında yer alan mal ve hizmet ile ihlal iddiasında bulunulan markanın kapsadığı mal ve hizmetin benzer olup olmadığı ve ortaya çıkacak duruma göre markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı incelenmelidir. (.....) Bu durumda, tescilli bir markanın aynısı ya da benzerinin aynı ya da benzer mal veya hizmetler için kullanımı halinde marka hakkına tecavüz ortaya çıkacaktır. Haksız rekabet; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunun 54/2 maddesinde, "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." biçiminde haksız rekabet oluşturan fiiller genel olarak belirtilmiştir. TTK m. 55’de ise başlıca haksız rekabet halleri örnekseme metodu ile belirtilmiştir. Madde düzenlemesinde belirtilen başlıca haksız rekabet halleri; “dürüstlük kurallarına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar (kötüleme, avantaj sağlama, hakkı olmayan unvanları, meslek, derece ve sembolleri kullanma, karıştırılmaya neden olma, karşılaştırma ya da üçüncü kişiyi benzer yollarla öne geçirme, tedarik fiyatının altında fiyatla satışa sunma yoluyla aldatma, gerçek değer hakkında yanıltma, karar verme özgürlüğünü sınırlama, nicelik ve nitelikte yanıltma, hukuki işlemlere ilişkin kamuya yapılan ilanın açık olmaması, tüketici kredilerine ilişkin açık beyanda bulunmamak, yanıltıcı sözleşme formüllerini kullanmak), sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek, başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak, üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek, iş şartlarına uymamak, dürüstlük kurallarına aykırı işlem şartlarını kullanmak” olarak belirtilmiştir. TTK m.55 f.1 (a) bendinin dördüncü alt bendi ise "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" şeklindedir. .... sicil kayıtlarından, davacı adına tescilli olup dava dilekçesinde yer verilen markalara ilişkin detaylı sicil bilgileri aşağıda yazılmış, davacıya ait belirtilen markalar belirtilen tarihlerden itibaren 10 yıl süre ile koruma altında olup, koruma tarihleri yenileme suretiyle uzatılmış ve halen devam etmekte olduğu anlaşılmıştır; Tescil Numarası Başvuru/ Koruma T. Marka Örneği Mal ve Hizmetler ... 11.11.2016 23, 24 ve 25. sınıflardaki mallar (Çoraplar DAHİL) ... 15.08.2016 23, 24 ve 25. sınıflardaki mallar (Çoraplar DAHİL) ... 07.05.1995 22, 23, 24 ve 25. sınıflardaki mallar (Çoraplar DAHİL) ... 07.05.1995 22, 23, 24 ve 25. sınıflardaki mallar (Çoraplar DAHİL) Davacı vekilinin talebi ve Mahkemece verilen görevlendirme çerçevesinde, davalıya ait olduğu belirtilen ... adresinde faaliyet gösteren işletmeye 21.07.2025 tarihinde davacı vekili ile birlikte gidilerek, tespit talep edilen hususlarda inceleme yapıldığı, yapılan incelemede; İşletme yetkilisi tarafından sunulan vergi levhasına göre işletmenin .. adına kayıtlı olduğu, çorap ve çamaşır ürünlerin toptan ve perakende satışını yapan bir mağaza olarak faaliyet gösterdiği, tabelasında “.... markasının kullanıldığı, İşletmede yapılan incelemede, üzerinde “...” markası bulunan toplam 9 adet erkek çorabı ile “... markası bulunan toplam 301 adet erkek çorabının satışa hazır vaziyette bulunduğu, İşletmede bulunan satış görevlisi tarafından yapılan açıklamada çorapların fiyatlarının toptan ya da perakende satışa göre farklılık gösterdiği belirtilerek kesin bir satış fiyatı verilmediği, “...” markalı 9 adet çorabın kağıt etiketi ve şeritlerinde ve çorap tabanında “...” marka ve logosu kullanıldığı; çoraplar etiketi üzerinde ayrıca üretici olarak ... .......” markalı 301 adet çorabın kağıt etiketi ve şeritlerinde “... ...” marka ve logosu, çorabın boğaz kısmında ise logo kullanıldığı, ayrıca çorap tabanına da “... ...” markası basıldığını, Çoraplar etiketi üzerinde herhangi bir üretici bilgisine ya da firma unvanına rastlanmadığı, “... ...” markalı çoraplar üzerinde “...” ibaresi ön planda, baskın ve asli markasal unsur olarak kullanılırken “...” ibaresinin geri planda, ortalama tüketici tarafından dikkati çekmeyecek şekilde kullanıldığı, bu nedenle çoraplar üzerinde marka olarak kullanılan asli unsurun “...” ibaresi olduğu, İşletmede satışa sunulan “...” ve “... ...” markalı çorapların, kullanılan ip kalitesi, dokuma, etiket ve genel işçilik itibariyle standart kalitede olduğu tespitlerinde bulunulduğu anlaşılmıştır. Neticede, bilirkişi raporu, toplanan delillerden ve tüm dosya kapsamından; Davalıya ait işyerinde satışa sunulan 9 adet erkek çorabı üzerinde “...”, 301 adet erkek çorabı üzerinde ise “... ...” ibarelerinin kullanıldığı, her iki markalı çorap üzerinde de “...” ibaresinin ortalama tüketici nezdinde markasal algıya konu olacak nitelikte, baskın ve asli markasal unsur olarak kullanıldığı, çoraplar üzerinde kullanılan “...” markasının, davacı adına .... sayılarla, “....” emtiası için tescilli bulunan “...” markaları ile karıştırılacak düzeyde benzer olduğu ve bu markalarla karıştırılma ihtimali bulunduğu, Davalı işyerinde satışa hazır vaziyette tespit edilen 301 adet çorabın “...” ibaresini de ihtiva ettiği, 9 adet çorap üzerinde ise üretici olarak ..... unvanına yer verildiği dikkate alındığında, davalı işyerinde satışa sunulan bu çorapların davacı tarafından ya da onun izin ve kontrolü altında üretilerek piyasaya sürülen ürünlerden olmadığı, Davalıya ait işyerinde yapılan incelemelerde tespit edilen toplam 301 adet çorap üzerinde kullanılan “.... ...” ve 9 adet çorap üzerinde kullanılan “...” markaları ile davacı adına .... sayılarla “çoraplar” emtiası için tescilli bulunan “...” markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu, bu ürünlerin davacıya ait markaların tescil kapsamında bulunan mallarla aynı olduğu, davacı markaları ile iktibas suretiyle karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacıya ait marka ve logonun, davacının izin ve kontrolü dışında bu şekilde kullanılmasının tüketicilerin yanılmasına, davacının ün ve itibarından haksız kazanç elde edilmesine ve markanın ün ve itibarının zedelenmesine neden olacağı kanaatine varılmış olup, netice itibariyle de, davalı eylemlerinin davacının tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu anlaşıldığından, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın Kabulüne, Davalı eylemlerinin davacı marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, Alınması gereken 732,00.-TL harçtan, peşin alınan 615,40.-TL harcın mahsubuyla, eksik kalan 116,60.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davacının kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 7.783,30.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalının yapmış olduğu bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı şirketin yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.04.02.2026

Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır MASRAF DÖKÜMÜ İlk Masraf : 1.318,30.-TL Bilirkişi Ücreti : 6.000,00.-TL P.P. : 465,00.-TL TOPLAM : 7.783,30.-TL

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/285, K. 2026/36, T. 04.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-285-e-2026-36-k-132209b18b56