İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/277 E. 2025/953 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/277
Karar No
2025/953
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/277 Esas KARAR NO :2025/953

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:15/04/2025 KARAR TARİHİ:23/12/2025

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 31/05/2024 tarihinde akdedilen "simsar/komisyonculuk sözleşmesi" gereğince, müvekkili şirkete ait ... ünvanlı oteldeki odaların davalıya ait www.....com adresinden satılacağı hususunda anlaşıldığını, www.....com üzerinden rezervasyon yaptırarak müvekkili şirkette konaklayan misafirlerin ödemelerini www.....com üzerinden doğrudan davalıya yaptığını ve ilgili tarihlerde müvekkili şirkete ait otelde kaldığını, verilen hizmet sebebi ile davalıya fatura kesilmiş ve fakat davalı fatura karşılığını misafirden tahsil etmiş olmasına rağmen müvekkili şirkete ödeme yapmadığını, yapılmayan ödemelerin tahsili için davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine davalının itirazı sonrası takibin durduğunu, haksız itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki sözleşme gereğince komisyon ve komisyon şartları belirlendiğini, taraflar arasında cari hesap mutabakatı sağlanmadığını ve muaccel bir borç da bulunmadığını, davacı alacaklı olduğunu iddia ettiği hizmeti müvekkili şirkete vermediğini, müvekkilinin böyle bir borcu olmadığını, öncelikli olarak faturaya konu hizmetin davacı tarafından verilip verilmediği araştırılması gerektiğini, müvekkili şirketin davacıdan olan komisyon alacakları ve fatura alacakları bulunduğunu, bu alacaklar yönünden de takas-mahsup talebimiz bulunduğunu, müvekkili şirketin alacakları ticari defterlerin incelenmesi neticesinde ortaya çıkacağını, haksız ve hukuka aykırı iş bu davanın reddini, davacının haksız olarak başlattığı icra takibi nedeni ile % 20'den az olmamak üzere haksız icra tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, taraflar arasında akdedilmiş olan hizmet sözleşmesinden kaynaklı tahakkuk ettirilmiş olan fatura bedellerinin tahsili istemiyle davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; Taraflar arasında akdedilmiş olan hizmet sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalı aleyhine tahakkuk ettirilmiş olan fatura bedellerinden kaynaklı cari hesap alacağının tahsili istemiyle davalı aleyhine 424.449,42 TL asıl alacak, takip öncesi işlemiş 9.163,46 TL faiz olmak üzere toplam 433.612,88 TL üzerinden başlatılmış olan .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas Sayılı icra takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptali istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmemiş olduğu, bu hali ile davanın süresinde açılmış olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır. Yargılama esnasında tarafların karşılıklı tacir olmaları sebebi ile öncelikle defterlerinin incelenmesi gerektiğinden mahkememizin ön inceleme celsesinde taraflara usulüne uygun ihtaratı içerir şekilde uyuşmazlık konusu alacağın incelenebilmesi amacıyla tarafların 2024- 2025 yıllarına ait ticari defterlerini sunmak üzere verilen kesin süre içerisinde taraflarca ticari defter ve belgelere ilişkin beyan dilekçelerinin sunulduğu, her ne kadar davacı tarafça Gaziantep'e talimat yazılması talebinde bulunulmuş ise de söz konusu defterlerin e- defter şeklinde tutulması sebebiyle yargı çevremizde bulunan bilirkişi tarafından temin edilerek rapor tanzim edilmiş olup bu kapsamda ibraz edilen raporda özetle; Davacı şirket 2024 Yılı ticari defterlerinin, TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile elektronik ortamda tutulduğu, defter yüklemelerinin zamanında yapıldığı ve beratlarının alındığı, envanter defteri noter açılış tasdikinin zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, bu nedenlerle davacı şirket ait 2024 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davacı şirketi ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; taraflar arasındaki ticari alışverişin 10.06.2024-31.12.2024 tarih aralığında gerçekleştiği, davacının davalıya 111 adet belge karşılığı 655.965,80.-TL fatura düzenlediği, davalının ise davacıya 166.982,42.-TL ödeme yaptığı ve aynı dönemde davacıya 14 adet iade/komisyon faturası düzenlediği bu ticari iş ve işlemler neticesinde 31.12.2024 tarihinden itibaren davacının davalıdan (655.965,80- (166.286,42 +65.230,16=) 231.516,38.-TL =) 424.449,42.-TL cari hesap alacağının olduğu, Davalı şirket 2024 Yılı ticari defterlerinin, TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile elektronik ortamda tutulduğu, defter yüklemelerinin zamanında yapıldığı ve beratlarının alındığı, envanter defteri noter açılış tasdikinin zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, bu nedenlerle davalı şirket ait 2024 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davalı şirketi ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre taraflar arasındaki ticari alışverişin 10.06.2024-31.12.2024 tarih aralığında gerçekleştiği, davalının davacıdan 111 adet belge karşılığı 655.965,80.-TL Mal/hizmet faturası aldığı ve davacıya 166.286,42.-TL ödeme yaptığı, aynı dönemde davacıya 14 adet belge karşılığı, 65.230,16.-TL tutarında iade/komisyon faturası düzenlediği bu ticari iş ve işlemler neticesinde 31.12.2024 tarihinden itibaren davalının davacıya (655.965,80-(166.286,42 + 65.230,16=) 231.516,38.-TL =) 424.449,42.-TL cari hesap borcunun olduğu, Davacı şirketin, davalı şirkete düzenlediği mal/hizmet faturaları ile davalı şirketin davacı şirkete düzenlediği iade ve komisyon faturalarının e- temel ve e-ticari faturalar olduğu ve taraflara Gelir İdaresi Başkanlığı üzerinden elektronik ortamda tebliğ ve teslim edildiği, düzenlenen ve alınan tüm faturaların taraflara ait ticari defter kayıtlarında yer aldığı ve itiraza uğramadan kesinleştiği, Taraflara ait ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil etmesi ve davalı ticari defter kayıtlarının; davacı ticari defter ve kayıtlarıyla örtüşmesi nedeniyle; HMK 222/3 hükümleri doğrultusunda lehine delil teşkil eden davacı ticari defterleri ile dava konusu muhasebe kayıtlarına göre; ödeme emri tarihinde davacı şirketin, davalı şirketten 424.449,42.- TL cari hesap alacağının olduğu, Yüce Mahkemeniz tarafından kabulü halinde; davacı talebi doğrultusunda 01.01.2025 - 17.01.2025 tarih aralığında avans faizi oranı üzerinden yapılan hesaplamaya göre; 17.01.2025 takip tarihinde, davacı lehine ayrıca 9.163,46.-TL avans faizi tahakkuk edeceği, Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir (Bknz. ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2020/297 Esas, 2020/327 Karar Sayılı, 04/06/2020 Tarihli İlamı). Benzer mahiyette bulunan Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2020 tarihli 2019/3926 E. 2020/2954 K. sayılı ilamında; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. ... Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. ... bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." şeklindeki ilamı bir bütün olarak incelendiğinde davacı tarafından düzenlenmiş olan tüm faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından vergi dairesine usulüne uygun şekilde bildirildiği, tarafların defterlerinin karşılıklı olarak birbirini doğruladığı, davalının takas mahsup define ilişkin herhangi bir alacak kaydının olmadığı görülmüş olup bu hali ile ispat yükünün davalının üzerine geçmiş olduğu anlaşılmış olup davalının aksini ispatlayamadığı kanaatine varılmakla davacının icra takip tarihi itibari ile davalıdan fatura bedeli miktarınca alacağı olduğu kanaatine varılmıştır. Temerrüt, en kısa tanımıyla, alacaklı tarafından talep edilebilir (muaccel) hale gelmiş bir borcun ifasındaki gecikmedir ve kural olarak, bu tür (muaccel) bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer. Temerrüt için aranan ihtar hukuki işlem benzeri fiil mahiyetinde olup, alacaklının alacak miktarını belirterek borçludan borcun ifasını istemesi, ifayı kabule hazır olduğunu bildirmesi anlamına gelir. İhtar kural olarak şekle tabi olmayıp, yapılmadığı itirazı vaki olursa aksinin ispatı, niteliği gereği alacaklıdan beklenir. 6098 sayılı TBK’nın 117. maddesi/2. fıkrasına göre "borcun ifa edileceği gün müttefikan tayin edilmiş … ise, mücerret bugünün hitamı ile borçlu mütemerrit olur". Eğer böyle bir tarih belirlenmemişse bu kez aynı maddenin 1. fıkrası uygulanır ve bu fıkrada da muaccel bir borcun borçlusunun, alacaklının ihtarıyla mütemerrit olacağı belirtilmiştir. Nihayet böyle bir ihtar da yoksa temerrüt icra takibi ya da dava açılmasıyla gerçekleşir.Ancak; fatura üzerinde bulunan vade tarihi ancak alacağın muaccel olması sonucunu doğurur. (Yargıtay 19 HD. 2017/3266-2018/4228 E-K sayılı ilamı) Somut olay bakımından taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme hükümleri incelendiğinde; sözleşmenin TTK m.1530 hükümlerinin uygulanabileceği bir sözleşme türü olmadığı, TBK m.117 hükümleri çerçevesinde inceleme yapıldığında ise 5.3. Komisyonlar ve ödeme koşulları başlıklı maddede "... Aylık komisyon faturası, Tesis tarafından faturada belirtilen para birimi cinsinden ödenecek olup eğer Tesis döviz olan borcunu TL cinsinden ödemek isterse fatura kesim tarihindeki TCMB Efektif satış kurunu dikkate alacaktır. Faturalanmış bedelin ... tarafından son ödeme tarihine kadar teslim alınamaması halinde, ...'nin tüm hak ve yasal yallara başvurma imkanları saklı kalmak kaydıyla, söz konusu bedele bakiye bedelin (para birimi fark etmeksizin) aylık %2'si veyahut Türkiye'de merkezi bulunan bankalarca ticari kredilere uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır. Bu noktada ..., 6100 sayılı Kanun'un 8. maddesi kapsamında 3 aylık periyotlarla faizi anaparaya ekleyerek birlikte tekrar faiz yürütme (bileşik faiz uygulama) hakkına da sahip olacaktır. ..., ödemelerin zamanında yapılmaması halinde fatura bedeli ödenene kadar verilen hizmetleri durdurma veyahut sözleşmeyi feshetme veya teminat isteme yetkisine sahiptir. Benzer şekilde ..., misafirden yapılacak olan tahsilân Tesis adına yapıp bu meblağı Tesis'in borcundan mahsup etme hakkına da sahip olacaktır." düzenlemesine yer verilmiş olup süresi içerisinde ödeme yapılmama halinde faiz işletilme koşulları yalnızca davacının davalıya yönelik komisyon ödeme borcu için düzenlenmiş olup davacının davalıdan olan alacaklarına dair herhangi bir faiz / kesin vade belirlemesinin yapılmamış olduğu anlaşılmakla somut olayda davacının dava tarihinden önce davalıya çekmiş olduğu herhangi bir ihtarnamenin bulunmadığı, davalının usulüne uygun şekilde temerrüde düşürülmemiş olduğu görülmekle davacının takip öncesi işlemiş faiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın fatura alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olduğu ve davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmekle icra dosyasında asıl alacak tutarı olan 424.449,42 TL 'nin %20'si oranında olan 84.889,88 TL'nin icra inkar tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacının DAVASININ KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; davalının .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 424.449,42 TL asıl alacak üzerinden İPTALİ ile; takibin kaldığı yerden devamına, -Asıl alacak tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faizi işletilmesine, -Davacının fazlaya dair isteminin reddine, 2-Davalının haksız itirazları nedeniyle mahkememizce kabulüne karar verilen asıl alacak tutarı olan 424.449,42 TL 'nin %20'si oranında olan 84.889,88 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli olan 28.994,14-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 5.236,97-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 23.757,17-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken başlangıçta peşin olarak yatırılmış olan 5.236,97-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 702,90-TL ( başvurma, vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 135,00-TL, bilirkişi ücreti: 10.000,00-TL olmak üzere toplam: 10.837,90-TL yargılama giderinin %97,8 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 10.599,46-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerine bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 67.911,91-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 9.163,46-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00TL'nin %97,8 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 4.498,80-TL'sinin davalıdan alınarak, 101,20TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/12/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/277, K. 2025/953, T. 23.12.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-18-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-277-e-2025-953-k-a21208c61193