İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/270 E. 2026/595 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/270
- Karar No
- 2026/595
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/270 Esas KARAR NO : 2026/595
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/04/2025 KARAR TARİHİ : 29/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında Alt İşverenlik Sözleşmesi bulunduğunu, müvekkili şirketin, davalı borçlu şirkete personelleri aracılığıyla özel güvenlik hizmeti vermiş olup müvekkili şirketin faturalara konu alacağın, çalışan personellerin maaş ve sigorta prim ödemeleri olduğunu, müvekkili şirketin sözleşmeye ve fiyat protokolüne göre bu ödemeleri yapmış ve davalı şirkete fatura etmiş olduğunu, alacaklarını yaklaşık ispat için sözleşmeyi, fiyat protokolünü, ve faturaları dilekçe ekinde sunduklarını, davalı şirketin konkordato başvurusu yapmış ve geçici mühlet sonrasında konkordato kesin mühlet verilmemiş ve sürecin iptal olmuş olduğunu, bu süreçte davalı şirkete karşı yasal yollara müracaat edilemediğini, konkordato sonrası ise icra takibine itiraz etmiş olup, davalı yanın tek malvarlığı olan fabrika binasının ... İcra Müdürlüğünün ...Talimat nolu dosyası ile satışa çıkarılmış olup, 15.05.2025 tarihinde 1. artırma yapılacağını, müvekkili şirketin alacağına kavuşamama ihtimalinin söz konusu olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirkete personelleri aracılığıyla alt işveren olarak özel güvenlik hizmeti vermiş olduğunu, müvekkili şirketin alacaklarının, davalı şirket nezdinde çalışan, emek veren personellerin ücret ve sgk primlerinden kaynaklanan alacak olduğunu, icra dosyası kapak hesabı tutarı üzerinden (811.172,65TL) teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiklerini, taraflar arasında akdedilen ''Özel Güvenlik Hizmet Alım Sözleşmesi'' kapsamında müvekkili şirket tarafından özel güvenlik hizmeti verilmiş ve buna istinaden hizmet faturalarının düzenlenmiş olduğunu, davalı şirket tarafından tüm şifahi girişimlere rağmen fatura bedellerinin ödenmemiş olduğunu, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından, davalı şirket aleyhine, ... 22. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı şirketin ilamsız icra takibine itiraz ederek takibi durdurmuş olduğunu, taraflarınca ... Arabuluculuk Bürosuna ... büro dosya numarası (arabuluculuk dosya no:...) ile arabuluculuk başvuru yapılmış olduğunu ancak ne var ki gerçekleştirilen arabuluculuk toplantısında da anlaşma sağlanamamış olup huzurdaki davayı açmak zarureti hasıl olduğunu, davalı borçlunun haksız itirazının iptali ve takibin devamı için Mahkemeye başvurmak zorunluluğu hasıl olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; ihtiyati haciz taleplerinin kabulünü, davalı borçlunun icra takibine yaptığı haksız itirazın iptalini, takibin devamını, takip konusu alacak likit olduğundan takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının ihtiyati haciz talebi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin davacı tarafa borcu bulunmadığını, davacı tarafın, müvekkili şirket aleyhine kötüniyetli olarak icra takibi başlatmış ve akabinde haksız olarak işbu davayı açmış olduğunu, her ne kadar davacı tarafça, alacak iddiası ileri sürülmüşse de müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, taraflar arasında herhangi bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, müvekkili şirketin, davacı taraf ile hesap mutabakatı olmadığını, faturanın, tek başına alacağın varlığına delil olamayacağını, borca dayanak olarak gösterilen faturalara itiraz edilmemesi alacağın kabulü anlamına gelmeyeceğini, davacı tarafın, alacak iddiasını kesin deliller ile ispat külfeti altında olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; davanın reddini, davacının ihtiyati haciz, itirazın iptali talebinin ve icra-inkâr tazminatı talebinin reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü. Davalıya usulüne uygun tebligat hazırlandığı ancak davaya karşı cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava İİK'nun 67. Maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır. Uyap sisteminden entegre edilen ... 22. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra takibinin incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 4 adet faturaya dayalı olarak toplam 533.733,88 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlattığı, davalının yasal 7 günlük sürede borca itiraz etmesi edeniyle takibin durdurulduğu, davacı tarafından davanın 1 yıllık hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür. Tarafların bağlı bulunduğu Vergi Dairelerinden 2024 yılı karşılaştırmalı alış-satış analizi celp edilmiş, taraf defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Davacı vekilinin talebi üzerine tüm dosya kapsamında davacı şirketin defteri incelenerek rapor hazırlanması için ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmıştır. ... ATM'nin .. talimat sayılı dosyasında, mali müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan 11/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "...Nihai Takdir ve Değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davacının davalıya verdiği mal ve hizmetler karşılığında düzenlediği fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine tahsili için davalıya takip başlattığı, davalının itirazı ile takibin durduğu takibin devamı ve alacağının tahsili için bu davayı tesisi ettiği anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulu bulunan dava dilekçesi, icra dosyası davalıya düzenlenen faturalar, davacının ticari defterleri, mal ve hizmet satan kişilere ilişkin bilgiler formu, taraflar arasında imzalanan Özel Güvenlik Sözleşmesi bir bütün olarak incelenmiş olup, Davacının ... Vergi Müdürlüğü’ nün ... vergi kimlik nolu mükellefi olduğu, Davacının düzenlediği faturanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Davacının davalıdan 394.758,98 ₺ alacaklı olduğu, alacağının tahsili için ... 22. İcra Müdürlüğünde... tarihinde .... icra dosyası ile takip başlattığı, Davalının takibe itiraz ettiği ve ... 22. İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, Davacı düzenlediği faturalar ... Vergi Müdürlüğünün Mal ve Hizmet satan bilgi formunda yer aldığı, Davalının adına düzenlenen 14.11.2024 tarih ... nolu 138.974,90 ₺ tutarlı Vade farkı bedeli açıklamalı faturaya itiraz edip iade ettiği, iade edilen bu faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, Davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilen 394.758,98 ₺ tutarlı faturalara davalı tarafından itiraz edilmediği, Tarafların tacir olduğu, Taraflar arasındaki uyuşmazlık ticari işlemden doğan bir alacak olduğu, Davacının Davalıdan 394.758,98 ₺ alacaklı olduğu, Davacının ticari defterlerin deki kayıtların birbirini doğruladığı, defterlerin Vergi Usul Kanunu ve Türkiye Muhasebe Standartlarına Uygun tutulduğu, Davacının Ticari Defterlerinin süresi içerisinde tasdik edildiği ve takdiri delil niteliğinde olduğu tespit edilmiştir..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin ... E. ...K. sayılı ilamı ile; "Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, Kanun'un ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki ( ticari defterlerindeki ) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." şeklinde karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede davalının işveren davacının yüklenici olarak göründüğü, davacının davalının adresinde özel güvenlik hizmeti sunacağının,sözleşmenin 3. Maddesine göre davacının yapacağı işin 14.11.2022 tarihinde başlayacağı, 31.12.2022 tarihinde sona ereceği, sözleşme bitiş tarihinden 30 gün önce taraflarca yazılı ihbar yapılmaması halinde sözleşmenin kendiliğinden 1 yıl uzayacağının kararlaştırıldığı, davalı tarafın sözleşmenin varlığını inkar etmediği, davacının 29/02/2024, 31/03/2024, 30/04/2024 tarihli 3 adet faturaya ve 1 adet 14/11/2024 tarihli vade farkına ilişkin faturaya dayalı olarak davalı şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlattığı, taraflar tacir olduklarına göre ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatının mümkün olduğu, HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ticari defterlerin kesin delillerden olduğu, Talimat bilirkişi raporu ile davacı tarafından davalı adına düzenlenen davaya konu faturalardan 29/02/2024, 31/03/2024, 30/04/2024 tarihli 3 adet faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, TTK'nın 21/2.maddesinde belirtilen 8 günlük süre içinde bu 3 faturanın davalı tarafından itiraz ya da iade edilmediği, 14/11/2024 tarihli 138.974,90TL bedelli vade farkı bedeli açıklamalı açıklamalı faturaya davalının itiraz ettiği, bu faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı tarafın ticari defterlerinin 6102 Sayılı TTK'nun 64/3 maddesiyle HMK 222.maddelerinde ifade edilen kanuni şartlara uygun olarak tutulduğu, Mahkememizin 08/07/2025 tarihli duruşmasının 5 numaralı ara kararı ile verilen inceleme gününde davalı tarafın inceleme gününde gelmediği, ticari defterlerini sunmadığı, Talimat bilirkişi raporu ile davacının takip tarihinde 394.758,98 TL asıl alacaklı olduğunun tespit edildiği, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne ve alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne, reddedilen miktar yönünde davacı tarafın kötü niyetle takip başlattığı ispat edilemediğinden davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş , aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile, davalının ... 22. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında 394.758,98 TL asıl alacak için yaptığı itirazın iptaline, 394.758,98 TL asıl alacağa talebi aşmamak kaydıyla takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanarak takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Kabul edilen alacağın %20’si oranında 78.951,79TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 26.965,98-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 6.446,18-TL. harcın mahsubu ile bakiye 20.519,80-TL. harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 63.161,44-TL. vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000-TL. vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 615,40-TL. başvurma harcı + 6.446,18-TL. peşin harç toplamı olan 7.061,58-TL.'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 8.000-TL. bilirkişi ücreti + 660-TL. tebligat-müzekkere masrafları olmak üzere toplam 8.660-TL. yargılama giderlerinin kabul ve ret oranına göre 6.404,93-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalanın kendi üzerinde bırakılmasına, 7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600-TL. arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre 3.402,16-TL.'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, geriye kalan 1.197,84-TL.'nın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.