İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/261 E. 2025/1037 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/261
Karar No
2025/1037
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/261 Esas KARAR NO : 2025/1037 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 21/03/2025 KARAR TARİHİ: 20/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, inşaat sektöründe faaliyet gösteren ülkenin bir çok yerinde bu alanda hizmet veren sektörün önemli firmalarından olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ... Gaziantep ... Tesisleri Projesi İnşaatı konulu Yüklenici Sözleşmesinin akdedildiğini, işbu Sözleşme kapsamında davalı Şirketin müvekkili Şirket'e olan 1.366.496,63-TL borcunu ödememesi nedeniyle icra takibine girişildiğini, söz konusu icra takibinin İzmir...İcra Müdürlüğünde ... Esas sayılı dosyasına kayıtlı olduğunu, davalı firmanın haksız, kötüniyetli, mesnetsiz ve hukuka aykırı biçimde borca itiraz ettiğini, sözleşmenin "Yüklenicinin Sorumlulukları" başlığında maddesi hükmü uyarınca "... Gaziantep... Tesisleri Projesi EK-03 Sorumluluk Matrisi ve İdari Şartname" başlıklı ekinde sosyal güvenlik primlerinin idari ve mali sorumluluk yönünden yüklenicide olduğunun açıkça kararlaştırıldığını, taraflar arasında akdedilmiş olan Sözleşmeye rağmen davalı Şirketin tamamen sözleşme hükmüne aykırı olarak çalıştırmış olduğu personellerin SGK Prim ödemelerini gerçekleştirmediğini, bunun üzerine müvekkili Şirketin, davalı şirket personellerinin SGK Prim ödemelerini, işçilik alacaklarını, vergi borçlarını davalı Şirkete rücu hakkı saklı kalmak kaydıyla ödemek zorunda kaldığını, müvekkili şirketin yapmış olduğu tüm bu ödemeleri faturalandırmış olup ayrıca bir cari hesap ekstresi de düzenlendiğini, davalı şirket tarafından hiçbir şekilde müvekkili şirkete herhangi bir geri ödemede bulunmadığını, müvekkili şirketin işbu SGK Prim ödemeleri, işçilik ödemeleri sonucunda davalı şirketten 1.366.496,63-TL alacaklı olduğunu, müvekkili şirketin işbu alacağına ilişkin olarak davalı şirkete defalarca kez başvurmuşsa da, müvekkili Şirketin başvurularının sonuçsuz kaldığını, davalı şirket tarafından yapılan kötüniyetli, haksız ve mesnetsiz itiraz neticesinde icra takibi durdurulduğunu, müvekkili şirketin işbu huzurdaki dava açılmadan önce arabuluculuk müessesesine başvuru yapıldığını ve anlaşma sağlanamadığını, davalının tamamen haksız, kötü niyetli ve salt süre kazanmak amacıyla takibe itiraz ettiğini, davalının bu haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline karar verilmesi gerektiğini beyanla öncelikle davalı borçlunun, borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak yahut mahkemece aksi kanaatte olması halinde belirlenecek uygun bir teminat karşılığı ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı şirketin İzmir... İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf müvekkil şirket aleyhine İzmir... İcra Müdürlüğünde ... Esas sayılı dosyası ile başlatmış olduğu icra takibinde, borcun sebebi olarak "cari hesap alacaklarının tahsili istemi"ni göstermiş ise de taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunmadığını, Cari hesap ilişkisinin Türk Ticaret Kanunu m. 89’da yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağının düzenlendiğini, cari hesap ilişkisi bakımından yazılılık şekil şartı olarak düzenlenmiş olup, müvekkil şirket ile davacı şirket arasında herhangi bir cari hesap sözleşmesi imzalanmadığını, müvekkil şirketin davacı şirket ile arasında cari hesap ilişkisi bulunmadığından, cari hesaba dayanan bir alacak kaleminden bahsedilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin takibe dayanak gösterilen cari hesap sözleşmesinden kaynaklanan herhangi bir borcunun olmadığı açık olduğundan, davacı tarafın haksız davasının reddi gerektiğini, İtirazın iptali davalarının icra takibine sıkı sıkıya bağlı olup, icra takibine konu edilmeyen belgelere göre alacağın tespit edilmesinin mümkün olmadığını, yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, davacı taraf müvekkil aleyhine başlatmış olduğu icra takibinde yalnızca gerçekte var olmayan cari hesap sözleşmesine dayanmış olup, işbu davada ise takibe konu edilmemiş olan 18 adet faturayı dayanak göstererek takibe konu edilmeyen başka belgeler ile alacağın tespit edilmesini talep ettiğini, yargıtay hukuk genel kurulu kararı doğrultusunda, icra takibine dayanak gösterilen belgelerin genişletilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafından belgenin aslı veya tasdik edilmiş suretinin takip talebi anında icra dairesine sunulmadığını, icra iflas kanunu'nun m.58/3 hükmü gereği icra dairesine sunulmamış olan evrakların mahkemede sunulmasına ve içeriğin genişletilmesine muvafakatlerinin olmadığını,, davacı tarafından sunulan belgelerde yalnızca sözleşme eklerinin sunulduğunu, sadece sözleşme eklerinin tek başına kabulünün mümkün olmadığını, davacı taraf ile yapılan sözleşme gereğince yapılacak olan işin %70'i peşin, %30 ise 45 günlük çek ile ödemenin yapılacağı şeklinde olduğunu, peşin ödemenin süresinde yapılmadığı gibi çeklerin de 45 günlük süre baz alınarak verilmediğini, müvekkilinin üzerine düşen sorumlulukları tam ve eksiksiz yerine getirdiği halde ödemelerde aksaklıklar oluştuğunu, müvekkili tarafından tüm SGK ödemeleri süresinde yapıldığı halde davacı taraf süresinde müvekkile yapması gereken ödemeleri yapmadığı gibi müvekkilin herhangi bir borcu olmadığı halde bu şekilde bir borç olduğu iddiasında bulunduğunu beyanla davacı yanca açılan işbu yasal dayanaktan yoksun ve haksız davanın reddine, takibin iptaline, davacı yanın %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DOSYANIN SAFAHATİ: Mahkememiz 24.03.2025 tarihli ara kararı ile mevcut dosya durumu itibariyle davacı tarafça ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş ise de, bir miktar alacak dava konusu edildiğinden ve ihtiyati tedbir kararı ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceğinden talep ihtiyati haciz olarak nitelendirilerek, mevcut dosya durumda davanın yeni açıldığı, davacının fatura ve cari hesap alacağının olup olmadığının, var ise muaccel olup olmadığının yargılamayı gerektirdiği, mevcut aşamada yaklaşık ispatın sağlanamaması sebebiyle talebin reddine dair karar verilmiş, davacı vekilinin talebe ilişkin verilen mahkememiz ara kararını istinaf incelemesine konu etmesi nedeniyle İzmir BAM 14.... nin 10.07.2025 tarih ...E. ... K. Sayılı ilamı ile davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır. DELİLLER: 1- Ticaret Sicil Müdürlüğü Kayıtları Taraf şirketlerin en son sicil kayıtları ile, şirketlerin tescil tarihinden itibaren ortak ve yetkililerine ilişkin kayıt ve belgeler ilgili Ticaret Sicil Müdürlüklerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. 2-Takibe dayanak e-faturalar, cari hesap ekstresi 3- ... Gaziantep ... Tesisleri Projesi İnşaatı konulu Yüklenici Sözleşmesi 4- İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası Uyap üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınan dosyanın incelenmesinde; alacaklı dosyamız davacısı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından, borçlu dosyamız davalısı ... Yapı İnşaat Tahhüt Taşımacılık İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine faturadan kaynaklı 1.366.496,63-TL cari alacağın tahsili amacıyla 06.12.2024 tarihinde başlatılan takip olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine borçlu vekilinin 11.12.2024 tarihli itiraz dilekçesi ile müvekkil şirketin dosya alacaklısıyla arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, cari hesaba dayanan bir alacak kaleminden bahsedilmesi mümkün olmadığından alacaklıya herhangi bir borcu bulunmamakla ödeme emrine, asıl borca, işlemiş/işleyecek faiz miktarına, işlemiş/işleyecek faiz türüne ve her türlü ferilerine itirazla takibin durdurulmasının talep edildiği, itiraz üzerine İcra Müdürlüğünün 11.12.2024 tarihli kararı ile borçluya gönderilen ödeme emrine ilişkin tebligat parçasının dönmediği anlaşıldığından takibin şimdilik tedbiren durdurulmasına, mazbata döndükten sonra itirazın süresinde olmaması halinde durdurma kararının tensip ile kaldırılmasına, dair karar verildiği anlaşılmıştır. 5-Vergi Dairesi Kayıtları Gaziemir Vergi Dairesine ve Meram Vergi Dairesine müzekkere yazılarak, taraf şirketlerin karşılaştırmalı alış-satış analizi dökümleri celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. 6-... Uygulama ve Veri Yönetimi Daire Başkanlığı yazı cevabı Mahkememizce Gelir İdaresi Başkanlığına müzekkere yazılarak; dava ve takip konusu edilen cari hesap alacağının kaynağı davacı tarafça davalıya düzenlenen ihtilaf konusu faturaların davalı yanca elektronik ortamda tebliğ alınması sonrasında davalı yanca faturaya e-fatura sistemi üzerinden bir cevap verilip verilmediği, itiraz edilip edilmediği ve davalının 8 günlük yasal süre içerisinde düzenlediği bir iade faturası bulunup bulunmadığı hususu sorulmuş, 16.04.2025 tarihinde verilen cevabi yazı ile sistemde yapılan sorgulamada söz konusu e-faturaların sistemde kayıtlı olduğu, davacı şirket tarafından davalı şirket sistemine başarılı olarak iletildiği, e-faturalar ile ilgili herhangi bir iptal/itiraz talebi ve idae faturası bulunmadığı, e-faturaların geçerli olarak değerlendirilebileceği bildirilmiştir. 7-Taraf ticari defter ve kayıtları 8-Bilirkişi raporu Mahkememizce, İddia ve savunmanın irdelenmesi, ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığının tespit edilmesi, taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve cari hesap ilişkisinin değerlendirilmesi, takip konusu edilen cari hesap ekstresinde mevcut faturaların ve varsa ödemelerin defter kayıtlarında yer alıp almadığının, faturalara konu mal/ hizmetin teslimine ilişkin belgelerin nelerden ibaret olduğunun ve teslim/ifa edilip edilmediğinin ticari defterlerde kayıtlı bulunan faturalar ve varsa faturaların ilişkili olduğu sevk irsaliyeleri ile yapılan ödemelerin düzenlenecek tabloda denetime elverişli şekilde belirtilerek açıklanması, faturalar iade edilmiş ise iade faturalarının ve iade edilen miktarın taraf kayıtları itibariyle karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi, davalının takipteki faize itirazları da gözetilerek taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre, davacının faiz talebinin yerinde olup olmadığının irdelenmesi, suretiyle tarafların 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle SMMM bilirkişilerden rapor aldırılmıştır. i) Davacı ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu SMMM bilirkişi tarafından tanzim edilen 07.10.2025 havale tarihli raporda özetle; ilgili mevzuat gereği; davacı ... İnş. San. Ve Tic. A.Ş.'nin 2024 yılı inceleme döneminde e-defter tuttuğu, inceleme döneminde tutulan Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebirin E-Defter Beratlarının incelenmesinde, oluşturma tarihlerinin yasal süresi içinde yapıldığı; ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, 6102 sayılı TTK 64/3. Maddesine göre, ticari defterlerin elektronik ortamda tutulması halinde bu defterlerin açılışlarında ve yevmiye defteri ile yönetim kurulu karar defterinin kapanışında noter onayı aranmayacağı, davacının resmi defterlerinde takip tarihi itibariyle davalının, davacıya 1.387.211,58-TL tutarında borçlu olduğunun kaydedildiği, , rapor edilmiştir. ii)Davalı ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu SMMM bilirkişi tarafından tanzim edilen 02.09.2025 havale tarihli raporda özetle; İlgili mevzuat gereği; davalı ... Yapı İnşaat Taah...Ltd.Şti.'nin 2024 yılı inceleme döneminde e-defter tuttuğu, inceleme döneminde tutulan Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebirin E-Defter Beratlarının incelenmesinde, oluşturma tarihlerinin yasal süresi içinde yapıldığı; ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, 6102 sayılı TTK 64/3. maddesine göre, ticari defterlerin elektronik ortamda tutulması halinde bu defterlerin açılışlarında ve yevmiye defteri ile yönetim kurulu karar defterinin kapanışında noter onayı aranmayacağı, 2024 yılında davacı ... tarafından, davalı ... adına düzenlenen 17 adet e-faturanın tamamının taraf defterlerinde kaydedildiği, davalının resmi defterlerinde 06.12.2024 takip tarihi itibariyle davacının, davalıdan 1.387.211,53-TL tutarında alacaklı olduğunun kaydedildiğinin görüldüğü, rapor edilmiştir. UYUŞMAZLIK: Dava, cari hesap alacağının tahsili istemiyle İzmir...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, İzmir ...İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında başlatılan cari hesap alacağına dayalı takip nedeniyle davalının borçlu olup olmadığı, borçlu ise miktarı, takibin yerinde olup olmadığı ve itirazın iptali şartlarının mevcut olup olmadığı ile tazminat şartlarının mevcut olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı tarafça, taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme gereği sosyal güvenlik primlerinin idari ve mali sorumluluk yönünden yüklenici davalıda olmasına karşılık, davalının çalıştırmış olduğu personellerin SGK prim ödemelerini gerçekleştirmemesi sebebiyle bu ödemelerin davalı şirkete rücu hakkı saklı kalmak kaydıyla davacı tarafça ödenmek durumunda kalındığı iddia edilerek bu ödemelerin rücusuna ilişkin davalıya düzenlenen faturalar ve cari hesap ekstresi kapsamında İzmir... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı sayılı dosyasında davalı aleyhine başlatılan takibe davalının vaki itirazı iptalini talep etmektedir. Davalı tarafça, takibe itiraz dilekçesinde ve Mahkememize sunulan cevap dilekçesindeki beyanlarda, taraflar arasında Türk Ticaret Kanunun 89. Maddesi uyarınca imzalanmış bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, cari hesaba dayanan alacak kaleminden bahsedilmeyeceği, itirazın iptali davalarının icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğundan davacı tarafça icra takibine konu edilmeyen belgelere göre alacağın tespitinin mümkün olmadığı, davacı yana herhangi bir borcun bulunmadığı savunulmuştur. Tarafların incelenen ticari defterleri ile sunulan kayıt ve belgelerden, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunduğunun taraflarca iddia ve ispat edilmediği, bu durumda taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, "önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumu" olarak kabul edilen açık hesap ilişkisinin mevcut olduğunun kabul edilmesi gereklidir. İncelenen taraf ticari defterleri ile alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, takip ve dava konusu edilen açık hesaba konu faturanın ve davalı tarafından yapılan ödemelerin taraf ticari defterlerinde birbiri ile uyumlu ve tutarlı şekilde kaydedilmiş olduğu, yine açık hesap bakiyesinin taraf ticari defterlerinde birbiri ile uyumlu şekilde bakiye verdiği, davalı tarafın faturaları ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmiş olmasının fatura konusu edimin ifa edildiğine edildiğine karine oluşturacağı, bu durumda faturaya konu edimin ifa edildiği hususunda herhangi bir uyuşmazlığın bulunmadığı, davacının davalıdan, takip tarihi itibariyle takip miktarı kadar alacaklı olduğu ve davalının bu borcu ödediğine ilişkin herhangi bir delilin mevcut olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne ve takip konusu alacağın likit olduğu gözetilerek icra inkar tazminatına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE, davalının İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazının iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, 2-Hükmolunan alacağın %20'si oranında (273.299,33-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 93.345,38-TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 23.336,35-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 70.009,03-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince İzmir Arabuluculuk Bürosunun 2024/9168 başvuru nolu dosyası ile taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin yargılama gideri olarak davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 23.336,35-TL, başvurma harcı olarak yatırılan 615,40-TL olmak üzere toplam 23.951,75-TL ile davacı tarafından iş bu dosyada yapılan ve karşılanan toplam 11.575,00-TL (tebligat+posta+bilirkişi ücreti) olmak üzere toplam 35.526,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince hesaplanan 209.309,53-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden artan gider avansının resen ilgilisine iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı. 20/11/2025

Katip ... ¸

Hakim ... ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/261, K. 2025/1037, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-261-e-2025-1037-k-d321a47e2e04