İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/253 E. 2026/252 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/253
Karar No
2026/252
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/253 Esas KARAR NO : 2026/252

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10.04.2025 KARAR TARİHİ : 15.04.2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ...’nun işletmesi Davacı Şirket tarafından yürütüldüğünü, Davalı şirkete ait ''...'' plakalı araçlar ile ekte sunulan dökümlerde yer alan tarihler arasında ücret ödenmeksizin muhtelif ihlalli geçişler yapıldığını, Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerine, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30. maddesinin 7. Fıkrası gereğince, ihlalli geçiş tarihinden itibaren on beş günlük süre içerisinde geçiş bedellerini cezasız olarak ödeyebilme imkânı verilmekte ise de, işbu davaya konu ihlalli geçiş ücretlerinin anılan süre içerisinde ödenmediğini, Geçiş ücretlerinin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine ... 24. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile ödenmeyen geçiş ücretleri ve geçiş ücretlerine 6001 Sayılı Kanunun 30/5 “Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. ” hükmü uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretinin 4 katı tutarındaki gecikme cezası alacağının tahsili amacıyla tarihinde icra takibi başlatılmış olup, Davalı-Borçlu Şirkete ödeme emri 12/02/2025 tarihinde tebliğ edildiğini, Davalı Şirket, borçlu olmadığından bahisle itiraz etmiş; İlgili İcra Müdürlüğünce de söz konusu itirazın süresinde olması nedeniyle takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğunu, Davalının takipte yetki itirazının haksız olduğunu, davalının takipte yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ek olarak Davalı-Borçlu Şirket aleyhine en az %20 tutarında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, İleri sürerek davanın kabulü ile itirazın iptali, takibin devamı ve davacı lehine inkar tazminatına hükmedilmesi dava ve talep edilmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: mahkemenin yetkisine itiraz edildiğini, zamanaşımı itirazında bulunulduğunu, davalının dava konusu edilen taşıtları "uzun süreli kiralama sözleşmesi" ile kiraladığı ve araçların işleteni olmadığı, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davalı şirket takibe ve davaya konu 19 adet aracın ... plakalı 3 araç 08.07.2021 başlangıç tarihli uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile 3 yıllık süre için toplam 12.096.000,00-TL karşılığında, ... plakalı 3 araç 10.11.2021 başlangıç tarihli uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile 3 yıllık süre için toplam 17.280.000,00-TL karşılığında ve geri kalan 13 araç 01.02.2024 başlangıç tarihli uzun süreli kira sözleşmesi ile 1 yıllığına toplam 21.600.000,00-TL bedelle dava dışı ...'e şoförsüz olarak kiralandığı ve işleten sıfatının kiracıya ait olduğunu, araçların alt kiralamalarla da 3.kişilere kullandırıldığını, davalının husumet ehliyeti bulunmadığını, davanın husumet, zamanaşımı defiileri, yetki itirazları doğrultusunda reddine; yetki itirazlarının kabulü halinde yetkili icra dairelerinin ve Mahkemelerin İstanbul Anadolu İcra Daireleri ve İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin olduğunun kabulüne; esasa geçilmesi halinde davanın dava dışı Seyit Şahin'e ve/veya (dava aşamasında tespit edilmesi halinde) Seyit Şahin tarafından davaya konu araçlar alt kiralama ile 3.şahıslara kiralanmış ise ... tarafından kiralama yapılan 3.şahıslara ihbarına İhbar edilmesine ve yargılama sonucunda usül ve yasaya aykırı olan iş bu davanın yargılama sonucunda reddine, Davalı tarafın %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına çarptırılmasına, Ücreti vekalet ve yargılama giderlerinin, davacı taraf üzerinde bırakılmasına dair karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER / Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, mahkememizin yetkili olup olmadığı, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davacının icra takibindeki borcun sebebi davacı sorumluluğundaki otoyollardan davalının hizmet sözleşmesi kapsamındaki talep edilen bedeller nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, icra takibine itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, geçiş anında ve 15 günlük sürede bakiyede ücretlerin bulunup bulunmadığı, davacı tarafın İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatı talep edip edemeyeceğine ilişkin olduğu anlaşıldı. 29/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda “ Taraflar arasındaki ihtilafın özü, davalı yana ait araçların davacı şirket tarafından işletilen otoyol ve köprü üzerinde ücret ödemesi gerekirken ödemeden geçip geçmediği ve tahsilatın yapılamaması nedeniyle davalının geçiş ücretleri ve ceza miktarını ödemek zorunda olup olmadığı hususunda olduğu; Davalının trafik mevzuatına göre 3.kişilere karşı sorumluluk bakımından "işleten" sıfatının somut olayda sabit olmadığı, ancak 6001 sayılı Kanun gereği, akdi ilişki ve ödeme yükümlülüğü bakımından "araç maliki" sıfatının davalı üzerinde olduğu, davalının listelenen araçlar bakımından, araç mülkiyetine dair itirazının bulunmadığı, Davalının ücretli otoyoldan geçiş yapması ile taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulmuş olduğu, geçiş yapılması ile de davacının ücret alacağının doğmuş olduğu; bundan sonra davalının ücreti ödediğini veya ödemeyi teklif ettiğini ispat etmesi gerektiği; sistemin işleyişi dikkate alındığında ücretlerin, davalının HGS/OGS hesaplarından otomatik olarak tahsil edildiği, bu hesapların geçiş veya takip eden 15 gün içinde müsait olmaması halinde tahsil edilemediği, ancak davalının geçiş tarihinden sonraki 15 gün içinde ödeme yapması halinde ceza ödemekten muaf olduğu, ancak bu ödemelerin davalı yanca iddia edilmediği, takas, ödeme, ibra ve sair şekilde borcun ödendiğinin de sabit olmadığı; yani davacı yanca hesaplanan alacak tutarının davacının davalıdan alacağı olarak değerlendirildiği, Somut olaydaki geçiş ihlallerinin iddiasına konu dönemlerde söz konusu araçların OGS ve/veya HGS hesaplarından her zaman sorgulama yaparak ödemeyi gerçekleştirmesi mümkün olduğu, davacı yanca akıllı ulaşım teknolojileri kullanılarak tespit edilen ve hesaplanan alacak miktarının davacı şirket lehine oluştuğunun değerlendirildiği; Bu çerçevede davacının giriştiği takipte asıl alacak tutarı olan 88.157,50 TL üzerinden davacının davalı yandan takip ve dava edilebilir alacak miktarı olduğu, takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile talep edilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu, Davacı alacağının takip tarihinde likit ve muaccel olduğu gözetilerek, zamanaşımı, inkar tazminatı ve sair taleplerin sayın mahkemece değerlendirilmesinin yerinde olacağı,” sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE / Dava ticari nitelikli hizmet sözlemesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili davanın konusuz kaldığına ilişkin 14.04.2026 tarihli dilekçe ile, davalı taraf ödeme yaptığından davanın konusuz kaldığını, Dilekçe ekinde sunulan, taraf vekillerince e-imzalı protokol uyarınca, tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmamakla birlikte; arabuluculuk ücretinin davalı firma tarafından karşılanacağı hususunda taraflar mutabık kaldığını, Konusuz kalan davamız hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 14/04/2026 tarihli dilekçesi ile, dosyaya konu edilen borç Davacı /Alacaklı taraf ile yapılan anlaşma neticesinde ödenmiş olup dava konusuz kaldığını, Taraflar arasında imzalanan Sulh Protokolü Ve İbraname davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 14.04.2026 tarihli dilekçe ekinde dosyaya ibraz edildiğini, Davacı vekilinini 14.04.2026 tarihli beyan Dilekçesi ekinde sunulan, taraf vekillerince e-imzalı protokol uyarınca, tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmamakla birlikte; arabuluculuk ücretinin davalı müvekkil firma tarafından karşılanacağı hususunda taraflar mutabık kaldığını, 14.04.2026 tarihli davacı vekili beyan dilekçesi ekinde dosyaya sunulan protokol doğrultusunda Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı nazara alındığında; davacı vekilinin dilekçesi nazara alındığında davaya konu borcun ödendiğinden davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. HMK 331. maddesinde esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri düzenlenmiş olup, 1.Fıkrasında davanın konusuz kalması nedeniyle esastan karar verilmeyen hallerde davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdir edilerek hükmedileceği belirtilmiştir. Bununla birlikte taraflar birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından taraflar lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Arabuluculuk ücretinin davalı firma tarafından karşılanacağı hususunda tarafların mutabık olduğundan arabulucu ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilerek verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Konusuz kalan davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 1.783,83-TL harçtan mahsubu ile artan 1.051,83 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Taraflarca talep edilmediğinden yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 7-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, -Dair; davacı ve davalı vekillerinin yokluğunda karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.. 15.04.2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/253, K. 2026/252, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-253-e-2026-252-k-12b444ebcf44