İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/248 E. 2025/875 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/248
Karar No
2025/875
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA" GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA : Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizin 02/05/2024 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile verilen hüküm istinaf incelemesinden geçmiş, Konya Bölge Adliye Mahkemesi .Hukuk Dairesi'nin 13/02/2025 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiş olup, dosya yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapılarak yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; Müvekkilin uzun süredir Türkiye kolu olarak iş yaptığı Tanzaya’da olan ... Ltd. ‘nin ihtiyacına ilişkin epoksi boya alındığını, söz konusu boyanın alımı için davalı şirket ile anlaşma imzalandığı ve epoksi boya tedariği sağlandığını, ancak alınan bu boyaların hatalı olduğunu, ... firmasının bu hatadan kaynaklanan zararı tespit ederek müvekkile yüklediğini, alınan bu boyalara istinaden dava sonucunun beklendiğini ve ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını, söz konusu ayıplı ürün yüzünden Tanzanya’da yer alan firmaya karşı itibarının zedelendiğini, bu sebeple müvekkilin epoksi malzemenin formülünde yapılan hata dolayısıyla alınmıs olan malzemelerin yerine uygulanması sonucu yurtdışında oluşmuş bozuklukların ortaya çıkması ile oluşmuş tüm zararlar bu ticari alımdan kaynaklı tüm maddi manevi zararlar, müspet ve menfi zararların giderilmesi ile fazlaya ilişkin hak ve alacaklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000 USD alacağın taraflar arasında akedilen alım satımın yapıldığı tarihinden itibaren Devlet bankalarının dolar cinsinden bir yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranları üzerinden yürütülecek faizleri ile birlikte davalı şirketten tahsili ile müvekkile verilmesi ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak;Müvekkil şirketin davanın açıldığı tarihteki adresinin ''... Mah... .Sok.No:... Gebze/KOCAELİ'' olup yetkili yer mahkemesinin Gebze Adliyesi olduğunu, tacir olmanın özel hükümlerinden olan süresinde ayıp ihbarında bulunma zorunluluğunun gereğinin yerine getirilmediğini, faturaya konu ürünlerin niteliği itibariyle raf ömürleri, kullanım ve uygulama alanlarına uygunluğu, uygulama şekli, işin ehil kişilerce uygulanıp uygulanmadığı, bekleme süreleri, uygulama zamanına dek boyaların bekletildiği yerler ve bu yerlerin ısısının uygunluğu, alt zeminin durumu gibi daha pek çok husus önem arzettiğini, müvekkil şirkete izafe edilebilecek herhangi bir kusur olmayıp iddia edilen zarar ile müvekkil şirketin ürün satışı arasında illiyet bağının bulunmadığını ve ayıp iddiasının dayanağının bulunmadığını, müvekkil şirketin sözü edilen yabancı mahkeme kararının tarafı olmadığını ve müvekkil açısından uygulanabilmesi de mümkün olmadığını, davacı bir tüzel kişiliğe haiz olmadığı ve tüzel kişilerin manevi tazminat talep edemeyeceğini, davacı yanca talep edilen faiz oranın da hukuka uygun olmadığını, açıklanan nedenlerle davacının usule ve yasaya aykırı davasının reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. Yapılan yargılama sonunda 02/05/2024 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile verilen hüküm istinaf incelemesinden geçmiş, Konya Bölge Adliye Mahkemesi .Hukuk Dairesi'nin 13/02/2025 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile," .... davacının dava dilekçesinde ayıba dayalı olarak talepte bulunmuş olup, davalının ağır kusurlu da olduğunu iddia etmesi iddianın genişletilmesi olarak nitelendirilemez. Yukarıda da belirtildiği gibi ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir. İlk derece mahkemesince davacının, davalının hangi gerekçelerle ağır kusurlu bulunduğunu da açıklamadığı belirtilmiş ise de davacının, boyanın kimyasının hatalı olduğu, astarın %50 solventli olduğu, o yüzden zeminde tutmadığı hususlarının sonradan anlaşıldığını iddia ettiği bu sebeple dosyadaki mevcut deliller ve yabancı mahkemede alınan bir bilirkişi raporu var ise onun da değerlendirilerek mahkemeye sunulan numuneler üzerinde de bilirkişi incelemesi yaptırılarak malların ayıplı olup olmadığının, ayıplı ise davalı satıcının ağır kusurlu olup olmadığının, ayıbın satıcılığı meslek edinmiş davalı satıcının bilmesi gereken bir ayıp olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından..." gerekçesiyle mahkememizin kararı kaldırılmış ve dava ... Esas sırasına kaydedilmiştir. Kaldırma kararı sonrası mahkememizce, dosyada bulunan 7 no'lu numune ile oraya giden ve dosyaya sunulan diğer numune arasındaki fark olup olmadığı varsa ise farkın neden kaynaklı olduğu hususlarının tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ... tarafından düzenlenen 03/06/2025 tarihli raporda özetle; numune incelemeleri ve dosyada teslim edilen flah bellek içindeki zemin kaplama uygulamasının yapıldığı Tanzaya’daki ... Ltd. Şirketine ait görüntüler değerlendirildiğinde ve zemin kaplama işinin kalitesini belirleyen hususlar dikkate alındığında; kaplama yapılacak yüzey hazırlık işlemi, kaplama yapılacak için uygun kaplama malzeme seçimi, kaplama uzman işin ehli kişiler tarafından yapılması, kürlenme (kimyasal olarak etikileşim) sürelerine uyulması, dört madde belirtilen hususlardan herhangi birinin eksik veya yetersiz olmasının yapılan işin kalitesini olumsuz etkilediği, video kayıtlarında ve resimlerde kaplama işlemi yapılırken zemin hazırlık işleminin düzgün yapılmadığı, kullanılan kimyasalların kullanım sıralamasının yanlış yapıldığı, malzeme miktarının eksik veya fazla kullanıldığı, kullanılan kimyasalların uygulama sırasında zemin düzeltme işlemlerin yapılmadığı hususları tespit edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, tazminat isteminden ibarettir. Taraflar arasındaki ihtilaf; taraflar arasındaki satış sözleşmesine konu malın ayıplı olup olmadığı, ayıbın gizli ayıp niteliğinde olup olmadığı, varsa ayıbın ne zaman ortaya çıktığı, davacının ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı ile ayıp ihbarının süresinde olup olmadığı, davacının varsa ayıp nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı, oluşan zararın hangi zarar kalemlerinden oluştuğu ve tutarının ne olduğu hususlarından ibarettir. Davalının süresi içinde ibraz ettiği cevap dilekçesi ile ayıp ihbarında bulunulmadığını savunması karşısında usul ekonomisi ilkesi gereğince öncelikle ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığının ve yapılmış ise süresinde olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Zira mal ayıplı olsa dahi, alıcı tarafından ayıp ihbarında bulunulmamışsa ya da ayıp ihbarı süresinde değilse alıcının ayıp iddiasına dayalı her türlü talep hakkı düşer. Her iki tarafın tacir olması ve satışın ticari nitelikte olması nedeniyle uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c. maddesine göre; '' Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.'' 6098 sayılı TBK'nın 223. maddesine göre; ''Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.'' Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacının davalıdan satın aldığı ürünleri yurt dışındaki başka bir firmaya ihraç ettiği, yurt dışındaki firma tarafından davacı aleyhine malın ayıplı olduğu iddiasıyla dava açıldığı, açılan davanın 04/06/2022 tarihinde davacı aleyhine sonuçlandığı, davanın 04/06/2022 tarihinde sonuçlanması karşısında ayıbın en geç bu tarihte ortaya çıktığı ve davacı tarafından öğrenildiği, davacının ayıbı derhal ihbar etmesi gerekirken bu yükümlülüğü yerine getirmediği, bam kararı doğrultusunda davalının ağır kusur ve kötüniyeti olup olmadığı hususunda yapılan değerlendirmede yabancı mahkemede yapılan yargılamada alınmış bir bilirkişi raporunun olmadığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında ayıbın davacının kusurundan kaynaklı olarak ortaya çıktığı, ayrıca davacı tarafın Tanzanya'ya ihraç ettiği ürünleri davalıdan satın aldığı ürünler olduğunu ispat edemediği, davalının ağır kusur bulunduğu ispatlanmadığından ayrıca davacı tarafça süresinde ayıp ihbarı yapıldığının usulünce ispatlanamadığı, davacının yemin deliline de dayanmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Peşin olarak alınan 512,33 TL harcın, alınması gereken 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 103,07 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.120 TL yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiklerinden A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 29.494,000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının HMK 333.maddesine göre karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE, Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/12/2025

Katip Hakim

Atıf: Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/248, K. 2025/875, T. 25.12.2025, www.arakarar.com/karar/konya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-248-e-2025-875-k-252e0f7b74c6