İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/245 E. 2025/923 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/245
Karar No
2025/923
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/245 Esas KARAR NO: 2025/923 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/03/2025 KARAR TARİHİ: 02/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalıyla ticari ilişki kapsamında cari hesap alacağı için birçok kez ödeme talebinde bulunduğunu, ödeme yapılmaması üzerine -------sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, dava açmadan önce başlatılan------ numaralı zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, 05.02.2025 tarihli son tutanağın düzenlendiğini, müvekkiline ait ticari defter ve kayıtların incelenmesiyle 88.370,15 TL alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını beyanla; davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı yan kendisine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle,---- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ----- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle; " Dava konusu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalardan kaynaklı oluşan 88.370,15 TL tutarındaki cari hesap bakiye alacağının davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacı defterinin, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2024 yılında E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, E-Defter uygulamasında yalnız Envanter Defterinin noter tasdikine tabi olduğu, 2024 yılı envanter defteri açılış tasdikinin süresi içinde yapıldığı, davacı, 2024 yılında E-Defter kullanıcısı olup, tuttuğu elektronik defterlerin beratları, yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, ilgili yıllara ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre; davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen faturaların davacının ------- kaydedildiği, düzenlenen faturalardan kaynaklı davacının takip tarihi (24.12.2024) itibarıyla davalıdan toplamda 88.370,15 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu tespit edildiği, davalı, ------Mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış, ticari defter ve belge ibraz edilmediği, tarafların incelenen --------bildirimlerinin birebir uyumlu olduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen cari hesaba konu faturaların E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlendiği, dosya kapsamındaki incelemeye göre, söz konusu faturaların tamamının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturaların taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında verilen ürün bedelleri karşılığında düzenlendiği, tarafların ------ incelendiğinde tüm faturalar yönünden davacı ve davalının bildirimde bulunduğu, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde düzenlenen faturaların davalı yanın bilgisi dahilinde olduğu kanaatine varıldığı, davacının takip tarihinden önce davalıya bir ödeme ihtarının bulunmadığı, takip tarihi (24.12.2024) itibariyle davacının 20.046,71 TL işlemiş faiz talebinin dayanağı bulunmadığından, takip tarihi itibariyle işlemiş faiz yönünden alacağının bulunmadığının kabulünün gerekeceği, Neticeten; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre, düzenlenen faturalardan kaynaklı davacının takip tarihi (24.12.2024) itibarıyla davalıdan toplamda 88.370,15 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, " şeklinde rapor sunulmuştur. Mahkememizin 08.07.2025 tarihli duruşmasında, davacı ve davalı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde 04.08.2025 tarihinde inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, davalı taraf kendisine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini ibraz etmemiş, incelemeye de katılım sağlamamıştır. Somut olayda davalı tarafın davayı takip etmediği, usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini incelenmek üzere sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu ve davacı tarafın defterlerine göre davalıdan alacaklı olduğu, HMK 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi -----yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.-------. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünün düzenlediği, hüküm doğrultusunda davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi durumunda davacı yanın ticari defterlerinin lehine delil olacağı değerlendirilmiştir.Somut olayda alacağın varlığının değerlendirilmesi için tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Davacı tarafın kendi ticari defterlerine göre davalıdan 88.370,15 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalının ticari defterlerinin incelenmesine 1. Celse 5 nolu ara ile karar verildiği, inceleme gününde ihtarata rağmen defterlerini sunmadığı görülmüştür. Davalı tarafın defterlerini sunmaması karşısında davacının ticari defterlerinin lehine delil olacağı anlaşıldığından davacının davalıdan fatura bedellerini talep edebileceği kanaati ile taleple bağlılık ilkesi gereğince davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE, 1-Davalının--------- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 88.370,15 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, 2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar harcı 6.036,56-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 967,07-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.069,49-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcı, 967,07-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 1.582,47- TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine 5-Davacı tarafından yapılan 92,50-TL tebligat ve müzekkere gideri, 7.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.592,50-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca------- bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ------- Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/12/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/245, K. 2025/923, T. 02.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-245-e-2025-923-k-8844b25979ae