İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/242 E. 2025/1001 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/242
Karar No
2025/1001
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/242 Esas KARAR NO : 2025/1001

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/03/2025 KARAR TARİHİ : 08/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından davacının aleyhine icra takibi başlatılmadan Küçükçekmece ... İcra Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile çekin karşılıksız çıkmasından dolayı ceza davası açıldığını, ancak davacının takip alacaklısı şahsa böyle bir borcu bulunmadığını, çekte lehtar olarak görünen davalı tarafından davacıya teslim edilen herhangi bir mal da mevcut olmadığını, yapılan takip açıkça usule aykırı olduğu gibi davacının aleyhine başlatılan bu dava hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, böyle bir borcu bulunmadığından ziyade bedeli (karşılığı mal/edim) gönderilmediğinden dolayı bedelsiz kalan böyle bir borcu da doğmadığını, çekin düzenlendiği temel borç ilişkisinde karşı edimin yerine getirilmemesi durumu sabit olduğu üzere borç bulunmadığını, davacının piyasada oldukça bilinen sayılı işverenlerden biri olduğunu, davacının davalı taraf gibi olan pek çok kişi/şirket ile çok fazla ticaret yaptığını ve bu yapılan ticaretlerinden ötürü ortada bir güven ilişkisi doğal olarak doğduğunu, buna dayalı olarak davacının davalı görünen karşı tarafa da mal alımı için çek verildiğini ve çekin karşılığı olarak da mal gönderilmesi istendiğini, ancak süregelen ticaretlerinden dolayı duyulan güvenin ötesinde müvekkili firmaya teslim edilmesi gereken mallar teslim edilmediği için müvekkili şirketin oldukça zarara uğradığını ve ticaretini devam ettiremediğini, ayrıca buna benzer mal alımı yapılan şirketlere verilen çekler karşılığında gönderilmesi gereken mallar da teslim edilmediği için müvekkili şirket halihazırda kapandığını, çeklerin verildikten sonra faturayı gönderip öylece mallarını teslim edeceğiz bahanesi ile fatura da kesildiğini ancak ha bire müvekkili şirket geçiştirildiğini ve faturaya itiraz süresinin de bu şekilde geçirildiğini, daha sonradan da yine teslim edilmesi gereken mallar teslim edilmeden müvekkili şirketin mağdur edilmesi bir yana müşteri çevresine de vermesi gereken mallar olmadığı için mağdur olduğunu, açmış olduğu davasının kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkili ile davacılardan .... Giyim Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında kuruyemiş satımına dair bir ticari ilişki mevcut olduğunu, davacı yanın davacı şirketin şu an kapalı olduğunu ve faal olmadığını beyan ettiğini, ancak bu hususun gerçeği yansıtmadığını, çünkü ... Giyim Gıda şirketi faal olduğunu, esas kapalı olan ve iflas veren ise organik bağı olduğu ... Gıda İnş. Giyim ve Tic. Ltd. Şti olduğunu, bahsi geçen bu iki şirketin yetkililerinin ... Gıda şirketinin yetkilisi ... olduğunu, ... Gıda şirketinin yetkilisinin de ... olduğunu ve aralarında yakın akrabalık ilişkileri mevcut olduğunu, davalı müvekkilinin ticaretini bu her iki şirket ile yaptığını, davalı müvekkil ...... Giyim ve ...... Gıda şirketleri ile ticaret yapmış ve fıstık satımlarını İflas Kararı Alan ...... Gıda İnş. Giyim Ve Tic. Ltd. Şti. 'ne yapmış karşılığında da organik bağı olan ve davacı şahsın kardeşine ait olan ...... Giyim Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından keşide edilen iş bu dava konusu çekin müvekkiline verildiğini, Kanun boşluklarından faydalanmaya çalışan davacı şirket ve yetkilisi borçlardan kurtulmak için iflas kararı verilen şirketlerine mal alımı yapıp, ödeme kısmını da diğer şu an davacının beyanının aksine faal görülen ...... Giyim şirketi tarafından ödeme vaadiyle çek ile yapmakta ve müvekkili gibi bir çok şahıs ve firmayı da mağdur etmekte olduğunu, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü olan davacının , müvekkilinden dava konusu çeke istinaden mal alımı yapmadığını ve bu sebeple de borcu olmadığını iddia etse de, dava konusu çek bedelinden de fazla alacaklı olan müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakmak amacıyla ikame edilen iş bu davanın reddinin gerektiğini, ayrıca davacı yanın dava dilekçesinde, dava konusu çeke dair taraflarından açılan bir icra takibi olduğunu belirtse de, böyle bir icra takibi olmadığını, ancak davacı yan ısrarla bu hususu dile getirdiğini, bu hususun da gerçeği yansıtmadığını beyanla, davanın tüm talepler yönünden reddine, davacı yan aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Küçükçekmece .... İcra Ceza Mahkemesi ... E. sayılı dosyanın iş bu menfi tespit davasını bekletici mesele yapması için sayın mahkemenizden müzekkere yazılmasını talebinin reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas- ... Karar sayılı 11/03/2025 tarihli görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilmiş olup, eldeki esası almıştır. 6325 sayılı yasanın 18/A-1 maddesine göre, ilgili yasalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin uygulanacak hükümlere işaret ederek aynı maddenin 2. fıkrasında, davacının, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderileceği, ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesinin karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verileceği, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği belirtilmiştir. TTK'nin 7445 sayılı yasa ile değişik 5/A maddesi uyarınca, TTK'nin 4. maddesinde ve diğer yasalarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Dava şartları, HMK'nin 115/1 maddesi hükmünde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan yasanın 114. maddesinin 1. fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı yasa maddesinin 2. fıkrasında ise diğer yasalarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.

Tüm dosya kapsamda; açılan dava kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır. Davanın niteliği gereği Arabuluculuğa başvuru dava şartı olup dava dilekçesi ekindeki arabuluculuk tutanağı incelendiğinde, Başvurucu taraf 1 olarak ... yazdığı, diğer taraf taraf 2'nin ise dosyamız davalısı olduğu, dosyamız dava dilekçesi incelendiğinde, davacının ...... Giyim Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti. Olduğu, dolayısıyla dosyamız davacısı şirketin şirket sıfatı ile tüzel kişi olarak taraf bulunduğu bir arabulucuk tutanağının bulunmadığı, arabuluculuk dosyası uyaptan eklenerek yapılan kontrolde de durumun böyle olduğu bu surete eldeki davada, davanın taraflarının taraf olarak bulunduğu bir arabuluculuk tutanağı sunulmadığından arabuluculuk dava şartının sağlanmadığı anlaşıldığından, TTK'nin 5/A maddesi hükümleri gözetilerek HMK'nin 114/2 ve 115/2 maddeleri hükümleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM;Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Arabulucuk dava şartı yerine getirilmediğinden dava şartı yokluğu nedeniyle açılan davanın USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürülükte bulunan haçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40- TL maktu karar harç ile 615,40 peşin harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine, 6-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/09/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/242, K. 2025/1001, T. 08.09.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-242-e-2025-1001-k-fd8d2de3df6e