İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/238 E. 2026/268 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/238
Karar No
2026/268
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/912 Esas KARAR NO:2026/340 DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 09/10/2025 KARAR TARİHİ: 02/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ----- sayılı Kanun kapsamında----- projesinin yapım ve işletmesini yürütmekle görevli olup, proje süresi sonunda tesisin ----- devredileceğini belirtmiştir. Davalı ---- adına kayıtlı araçlarla çeşitli tarihlerde---- geçiş ücretleri ödenmeksizin ihlalli geçişler yapıldığı, bu geçişlerin 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun'un 30/5 maddesi uyarınca geçiş ücretinin dört katı ceza uygulanmasını gerektirdiği ifade edilmiştir. Davalıya ait -------plakalı araçların ücret ödemeksizin yaptığı geçişlere ilişkin ihlalli geçiş listesi sunulmuş, bu geçişlerden doğan 2.290,00 TL tutarındaki alacağın---------Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiği, davalı tarafın süresi içinde borca itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğu belirtilmiştir. Tarafların tacir olması sebebiyle zorunlu arabuluculuğa başvurulduğu, ancak icra borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya yarılamadığı, bu nedenle itirazın iptali davasının açılmasının zorunlu hale geldiği açıklanmıştır. Davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğu, zira 6001 sayılı Kanun uyarınca geçiş ücreti, ceza ve ferilerinden araç maliklerinin sorumlu olduğu, bu hususun-------- Hukuk Dairesi'nin emsal kararlarıyla da kabul edildiği vurgulanmıştır. Davalının araç sahipliğini ve geçişlerin yapıldığını inkâr etmediği, ödeme savunmasının da bulunmadığı, alacağın kanundan kaynaklanan ve likit bir alacak olduğu belirtilerek, icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Bu gerekçelerle davalı tarafın icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı -----vekilleri tarafından sunulan cevap dilekçesinde, -----tarafından açılan itirazın iptali davasının hem usul hem de esas yönünden tamamen mesnetsiz, haksız ve kötü niyetli olduğu ileri sürülerek davanın reddi talep edilmiştir. Davacı tarafın dava dilekçesinde, iddia edilen ihlalli geçişlerin her biri bakımından tarih, saat, geçiş sınıfı, tarife, ana ücret, ceza katsayısı ve fer'î alacak kalemlerinin ayrı ayrı ve somut şekilde gösterilmediği; yalnızca iki plaka numarası ile toplam bir meblağdan söz edilmekle yetinildiği belirtilmiştir. Bu hâliyle dava dilekçesinin, HMK. m.119 ve m. 194 hükümlerine aykırı olarak vakıa-delil ilişkilendirmesini kuramadığı, talep sonucunun belirsiz ve denetime elverişsiz olduğu, basit yargılama usulü uygulanıyor olsa dahi davacının açıklama ve belgelendirme yükümlülüğünün ortadan kalkmadığı vurgulanmıştır. Davacının, her bir geçişe ilişkin görüntü kayıtları, ---- provizyonları, tarife dayanakları ve ceza hesaplama modüllerini dosyaya sunmak zorunda olduğu ifade edilmiştir. Davalı şirketin araçları inşaat ve mobilya taşımacılığı faaliyetlerinde kullandığı,------ son derece sınırlı ve istisnai olarak kullandığı, iddia edilen tarihlerde geçişlerin ya hiç yapılmadığı ya da -------- sistemi üzerinden ücretlerin ödendiği savunulmuştur. Davacı tarafından sunulan "ihlalli geçiş listesi"nin yalnızca provizyon verilerine dayandığı, buna karşılık geçiş anına ilişkin kamera görüntüleri, net plaka okuma çıktıları ve doğrulayıcı teknik kayıtların dosyada bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkemenin tensip tutanağı ile istenen ----kayıtları, ------ trafik tescil kayıtları ve icra dosyası incelendiğinde, --------- hesabının aktif olduğu ve ilgili tarihlerde yeterli bakiye bulunduğunun ortaya çıkacağı ifade edilmiştir. Bu nedenle "ücret ödemeksizin geçiş" iddiasının maddi vakıalarla örtüşmediği ileri sürülmüştür. Davacı tarafın dayandığı 6001 sayılı Kanun'un 30/5 maddesindeki dört kat ceza uygulamasının, somut olay bakımından orantısız olduğu. Anayasalın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesine aykırı sonuçlar doğurduğu savunulmuştur. Davacının emsal olarak sunduğu ----------Hukuk Dairesi kararının, eski "on kat ceza" dönemine ilişkin olduğu, olay tarihleri, delil durumu ve hukuki çerçevesi itibarıyla somut uyuşmazlığa birebir uygulanamayacağı belirtilmiştir. Ayrıca --------benzer uyuşmazlıklarda cezanın indirimi veya iptaline imkân tanıyan içtihatlarının bulunduğu, ticari faaliyet yürüten bir şirket bakımından bu tür cezaların ekonomik özgürlüğe ağır müdahale teşkil ettiği ifade edilmiştir. Davacı tarafın sorumluluğu yalnızca "araç sahibi" sıfatına bağladığı, oysa araçların şirket çalışanları tarafından kullanıldığı, geçiş esnasında -------- etiketi arızası veya sistemsel okuma hatalarının meydana gelmiş olabileceği belirtilmiştir. TBK m.49 kapsamında kusursuz sorumluluk rejiminin uygulanamayacağı, davalı şirketin kusurunun somut ve kesin delillerle ispatlanmadığı, ayrıca araçların kiralama, ortak kullanım veya fiilî zilyetlik kapsamında bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği savunulmuştur. ------- trafik tescil kayıtlarının, devir-terkin zincirinin ve olası kiralama sözleşmelerinin dosyaya celbi gerektiği vurgulanmıştır. Davacı tarafından sunulan delillerin (ihlalli geçiş listesi, arabuluculuk tutanağı, ------- ispata elverişli olmadığı, plaka tanıma sistemlerinde hataların sıkça yaşandığı, görüntülerin net olmadığı belirtilmiştir. Davalının icra takibine yaptığı itirazın haklı ve hukuka uygun olduğu, kötü niyetli sayılamayacağı; buna karşılık davacının çok sayıda benzer dava açmasının hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıdığı ileri sürülmüştür. Bu nedenle icra inkâr tazminatı talebinin reddi gerektiği, hatta şartları oluştuğundan davalı lehine tazminata hükmedilmesi gerektiği savunulmuştur. İspat yükünün davacı tarafta olduğu vurgulanarak; her bir geçişin plakaya isabetinin, geçiş anının, sınıf ve tarife bilgilerinin, 15/45 günlük bildirim ve ödeme süreçlerinin, ceza katsayısının dayanağının, mükerrer tahakkuk bulunmadığının ve davalı ile araçlar arasındaki mülkiyet veya fiilî kullanım bağının somut, teknik ve denetlenebilir delillerle ortaya konulması gerektiği belirtilmiştir. Aksi hâlde soyut anlatımlarla itirazın iptali kararı verilemeyeceği ifade edilmiştir. Ayrıca, ihlal sonrası bilgilendirme ve ödeme/mahsup imkânlarının işletilip işletilmediğinin de davacı tarafından ispatlanması gerektiği savunulmuştur. Son olarak, alacağın likit olmadığı, zira geçiş sınıfı, hatalı okuma ihtimali, mükerrer tahakkuk ve bildirim süreçleri gibi birçok tartışmalı unsur bulunduğu, bu nedenle İİK m.67/2 uyarınca icra inkâr tazminatı koşullarının oluşmadığı belirtilmiştir. Geçiş tarihleri ve kalemler tek tek açıklanmadığından zamanaşımı defi saklı tutulmuş, genel toplam üzerinden tahsil talep edilemeyeceği ifade edilmiştir. Tüm bu gerekçelerle usul itirazlarının kabulüyle davanın usulden reddine, esas yönünden davanın tamamen reddine, icra inkâr tazminatı talebinin reddine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.

RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "Sayın Mahkeme kaleminin ------üzerinden sunduğu verilerle araçların mülkiyetinin Davalı tarafa ait olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafın ---- plakalı aracıyla ----- sistemini aktif biçimde kullandığı fakat yapılan incelemede geçiş yapılan tarihlerde ---- hesaplarında yeterli bakiye bulunmadığından KAÇAK GEÇİŞ yapmış olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafın --- plakalı aracının hiçbir ---- ürünü bulunmadığı ve dolayısıyla ilgili geçişlerin ödemesiz yapıldığından dolayı KAÇAK GEÇİŞ yaptığı anlaşılmıştır. Dava konusu geçişlerde --- plakalı aracın 2 adet ihlalli geçişinin geçiş tarihi itibarıyla normal geçiş bedelinin 225x2=450 TL olduğu tespit edilmiştir. İlgili kanun maddesi gereğince----- plakalı aracın 2 adet ihlalli geçişinin ceza bedelinin ---- olduğu tespit edilmiş ve cezalı toplam bedelin ---- olacağı hesap edilmiştir. Dava konusu geçişlerde ------- plakalı aracın 3 adet ihlalli geçişinin geçiş tarihi itibarıyla normal geçiş bedelinin 337,5x3=1012,5 TL olduğu tespit edilmiştir. İlgili kanun maddesi gereğince -------- plakalı aracın 3 adet ihlalli geçişinin ceza bedelinin 4050 TL olduğu tespit edilmiş ve cezalı toplam bedelin 5062,5 TL olacağı hesap edilmiştir. Dava konusu geçişlerin toplam geçiş ücretinin 1462,5 TL bu geçişlere karşılık gelen cezai bedelin ise 5850 TL olduğu tespit edilmiş, toplam geçiş bedeli ve ceza bedeli dahil ücretin ise 13162,5 TL olacağı anlaşılmıştır." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.

ISLAH: Davacı vekilince ıslah dilekçesinde; "İşbu itirazın iptali ----- Sayılı dosyaya ilişkin açılmıştır. Ancak dava konusunu değiştirerek ------ Sayılı dosya olarak ıslah ediyoruz. İlk dava açılışında 2290 TL üzerinden dava değeri gösterilmiş olup, dava konusunun değişmesi ile birlikte yeni dava değeri 7312,50 TL olmuştur.Dava değeri arasındaki fark için ıslah harcı da yatırıldığını beyan ederiz. Ayrıca ------- Sayılı icra takibine ve dolayısı ile işbu davaya ilişkin ihlalli geçişler, provizyon kayıtları, görüntü kayıtları ile icra takibine itirazdan kaynaklı yapılan arabuluculuk son tutanağını ekte ibraz ediyoruz. Bu kapsamda, müvekkil şirketin fazlaya ilişkin ve başkaca tüm yasal talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davamızın KABULÜ ile; Davalı tarafın---------Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE ve TAKİBİN DEVAMINA; Davalının, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile müvekkil şirkete ÖDENMESİNE, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini arz ve talep ederiz. " şeklinde beyan edilmiştir.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile takip dosyasını değiştirdiği anlaşılmıştır.Davacı şirket, davalı tacire ait olan ---- plaka sayılı aracın, işletmecisi olduğu ------ geçiş bedellerinin ödememesi nedeniyle geçiş ücreti ve 4 katı ceza bedelinin ödenmesi için davalı şirket aleyhinde ---- Esas sayılı takip dosyasında genel haciz yolu ile icra takibi başlatmıştır. Davalı tarafından, borcun bulunmadığı ileri sürülerek borca, faize ve fer'ilere itiraz edilmiştir.Davacı şirket, takipteki alacağını ---- geçiş ücreti ve geçiş ihlalinden kaynaklanan ceza bedeline dayandırmaktadır.Davacı şirket tarafından işletilen ----- kullanıcıları için gişelerde nakit veya kredi kartı ile ödeme seçeneği bulunmamakta, geçiş ücretinin geçiş esnasında değil sonrasında sorgu ve tahsilat yaparak hızlı araç akışı sağlanmakta,------- tarafından dosyaya sunulan yazıda kaçak geçiş yapılan araçta --- ürüne ilişkin bilgi ve belgeleri mahkememize sunduğu, davalı şirkete ait araçlar ile ücret ödemeden geçiş yapıldığının tespit edildiği,Davacı şirketin kamuya arz ettiği hizmetin genel icap niteliğinde olduğu, bu hizmetten yararlanmak isteyen davalının, davacı tarafından işletilen tüneli kullanma yönündeki iradesinin kabul niteliğinde olduğu, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin bu şekilde gerçekleştiği, geçiş ücreti ve ceza bedeli ---- yayımlanarak yürürlüğe giren kanun ve tarifelerde yer almakta olup, geçiş ihlali halinde ceza bedeli ödeneceği hususunun davalı tarafça da bilindiği varsayılarak sözleşme ilişkisinin kurulduğu, Geçiş ihlali halinde ceza bedeli ödenmesinin yasada düzenlendiği, ayrıca bu konuda ---- önüne itiraz yolu ile gelen incelemede anayasaya aykırılık görülmediği------Somut olayda, davalı şirkete ait araçların, davacının işletmiş olduğu tünelden geçiş yaptığı, araçların geçiş ücretinin kanunda belirtilen 45 günlük süre içerisinde ödenmediği, davacının ayrıca geçiş ücretinin dört katı tutarındaki ceza bedeline de hak kazandığı, davalının geçiş ihlalini yapan araçların maliki olduğu ve ihlalli geçişin yapıldığı tarihde kaçak geçişe ilişkin ödeme yapılmadığı, kaçak geçiş ücreti ve ceza ücreti olmak üzere toplam 7.312,50 TL olarak bilirkişi tarafından hesaplandığı, davacı yanın takip dosyasında ve ıslah dilekçesinde 7.312,50 TL üzerinden alacak iddiasında bulunduğu ancak bilirkişi raporunun sonuç kısmında basit matematik hesabı yanlışlığı yapılarak 13.162,50 TL üzerinden sonuca gidildiği fakat bunun düzeltilebilir bir hata olduğunun mahkememizce anlaşılması karşısında yeniden hesaplama yapılması için dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesine gerek olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.Dava değerinin--- kesinlik sınırı olan --- altında kalması nazara alınarak kesin olarak karar verilmiştir. Zira------ karar sayılı ilamında benzer konuya ilişkin; " ... karar altına alınan miktarın yıllar itibariyle yeniden değerlendirme oranları nazara alındığında --- yılı istinaf kesinlik sınırı olan-------altında kaldığı, dolayısıyla istinafa gelen davalı yönünden kabul edilen dava miktarı itibariyle mahkeme kararının tutar itibariyle kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından tarafça yapılan istinaf başvurusunun bu sebeplerle reddinin gerekeceği, kanunun bahşetmediği bir hakkın ise mahkemece taraflara verilemeyeceği, dolayısıyla yerel mahkeme kararında istinaf yasa yolunun açık olduğunun bildirilmesinin taraflar lehine kazanılmış hak doğurmayacağı üzere davalı vekilinin istinaflarının esastan incelenemeyeceği anlaşılmıştır. " şeklinde karar verildiği görülmüştür.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından--------- sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, 2-Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 732,00 TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak alınan 615,40 TL ve 86,00 TL ıslah harçtan mahsubu ile bakiye 30,60 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 7.312,50 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç ve 86,00 TL ıslah harcı toplamı 1.316,80 TL ile 6.142,40 TL (bilirkişi ücreti, kep reddiyatı, posta masrafı, elektronik posta masrafı) olmak üzere toplam 7.459,20 TL olan yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti 4.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, dava değeri kesinlik sınırının altında kalması nazara alınarak KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 02/04/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/238, K. 2026/268, T. 12.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-238-e-2026-268-k-2a607b3e8b79