İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/234 E. 2026/185 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/234
- Karar No
- 2026/185
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/234 Esas KARAR NO : 2026/185
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 07/04/2025 KARAR TARİHİ : 25/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketi tarafından, ... A.Ş.' nin maliki olduğu ticari niteliğe haiz ... plakalı araç, ... poliçe no’lu ... poliçesi kapsamında 19/01/2024-19/01/2025 tarihleri arası dönem için sigortalandığını, 21.04.2024 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ...'ni takiben ... Caddesi'nde seyir halindeyken ... Caddesi kesişimine geldiği esnada ... sevk ve idaresindeki ... plakalı sigortalı aracın ön kısımlarına çarpması sonucu maddi hasar trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda davalı kuruma ait aracın sürücüsü davalı ...'ın 2918 sayılı KTK m.57/1-A’da yer alan kuralı ihlal ettiği ve tam kusurlu olduğu kaza tespit tutanağı ile tespit edildiğini, müvekkili şirkete sigortalı ... plaka sayılı araç, meydana gelen trafik kazasında hasar gördüğünü ve müvekkili şirket tarafından sigortalı araçta oluşan hasar sebebiyle 670.000,00-TL tazminat ödemesi yapıldığını, davalıların meydana gelen hasarın tümünden sorumlu olduğunu, müvekkili şirket yapılan ödeme ile TTK md.1472 uyarınca zarara sebebiyet veren ve zarardan sorumlu olanlardan sigortalısına halef olarak rücu hakkını elde ettiğini, 6102 sayılı TTK md.1472-1481 uyarınca müvekkili şirket ödemiş olduğu hasar bedelini sorumlulardan talep etme hakkına sahip olduğunu, davalıların hasarın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğundan meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, davalı tarafın ZMS sigortacısından alınan ödeme ardından kalan bakiye bedelinin rücu edilmesi maksadıyla öncelikle ... 11. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibe itiraz edilerek takibin durduğunu, dava öncesi başvurulan zorunlu arabuluculuk sürecinden de bir sonuç elde edilemediğini, bu nedenlerle; fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak üzere davanın kabulüne, davalıların ... 11. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasına yaptıkları haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, davalıların asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmelerine, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve sair giderlerin davalılara yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davada mahkemeni görevsiz olduğunu, görevli mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, bu doğrultuda dava şartlarından olan görev itirazlarının öncelikle incelenerek davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili idareye ait olup sürücülüğünü diğer davalının yaptığı ... plakalı ... otobüsü ile davacıya sigortalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, dava dilekçesinde ileri sürülen kusur iddiaları gerçeği yansıtmadığını, sigorta şirketlerinin kaza tespit tutanağından yola çıkarak re’sen belirledikleri kusur oranı üzerinden sigortalısına ödeme yaptıklarını, ancak re’sen belirlenen kusur oranının üçüncü şahıslar açısından bağlayıcılığının bulunmadığını, sigortalı araç için yapıldığı belirtilen masraflar ve davacının zarar olarak ileri sürdüğü miktarlar gerçeği yansıtmadığını, sigortacının rücu hakkı, ödediği tazminat ölçüsünde ve gerçek zarar miktarını aşmamak kaydı ile geçerlilik taşıdığını, somut olayda davacının zarar olarak ileri sürdüğü miktar gerçeği yansıtmadığını ve hasarlı parça ve malzeme bedeli, onarım, montaj ve işçilik bedeli adı altında sigortalısına yaptığı ve müvekkili idareden talep ettiği miktarlar fahiş olduğunu, piyasanın çok üzerinde olduğunu, bu sebeplerle; öncelikle görev yönünden davanın reddine, haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkili idare aleyhine ikame olunan davanın reddine hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. BEYAN: Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacının hak ve alacaklarının zamanaşımına uğradığını, meydana gelen kazada müvekkilinin kusuru bulunmadığını, davacının kusura ilişkin tek taraflı beyanlarını kabul etmediklerini, müvekkilinin gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini, davacının talebinın haksız, mesnetsiz ve afaki olduğunu, davacının mahrumiyet bedeli talebi kabul edilemeyeceğini, davacının dilekçesinde aracı kullanamadığını ve bu nedenle araçtan mahrum kaldığı gün için araç mahrumiyet tazminatı talebi bulunduğunu belirtmiş ise de araç kiraladığına ilişkin herhangi bir belge sunamadığını, ikame araç kullandığını somut deliller ile ispatlaması gerektiğini, davacının kazayı, taleplerini somut ve yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini, davacının icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebi hukuka aykırı olduğunu, bu sebeplerle; dava konusu kazada hiçbir kusuru bulunmayan müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini, yargılama harç ve giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İHBAR: İhbar olunan ... Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket bu davada taraf sıfatına haiz olmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesi hukuka aykırı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin, rizikodan poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, poliçe teminat limiti tüketildiğini, müvekkili şirketin kaza tarihi itibariyle maddi hasarlara ilişkin teminat limiti 200.000,00 TL olduğunu,..plaka sayılı aracın kasko sigorta poliçesini tanzim eden ... Sigorta A.Ş.'ye 30/09/2024 tarihinde 200.000,00 TL hasar-onarım bedeli ödemesi gerçekleştirildiğini, müvekkili sigorta şirketi poliçeden kaynaklı tüm sorumluluğunu yerine getirmiş olduğundan bu davanın müvekkili yönünden reddi gerektiğini, gerçek zararın giderilmesi ilkesi uyarınca, müvekkili şirketin KDV’den sorumlu tutulabilmesi için zarar görenin aracını onarırken KDV ödediğini ispatlaması ve yansıtma faturası kesmesi gerektiğini, bu nedenle, parça ve işçilik fiyatlarına KDV dahil edilerek hesaplanacak hasar bedelinin kabulü mümkün olmamakla talebin reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu, kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin ancak sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğundan yine kusur unsurunun tespiti yargılama gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebi haksız olduğunu, müvekkili şirketçe teminat limiti tüketilip sorumlu olunan tutarlar ödendiğinden dolayı temerrüt gerçekleşmediğini, bu sebeplerle; davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... 11. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, ... ve ... plakalı araçların trafik tescil bilgilerini içerir UYAP kaydı, ... Sigorta A.Ş.'den gelen davaya konu kazaya ilişkin hasar dosyası, sigorta poliçesi, hasar fotoğrafları, bilirkişi kök ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davalılara ait aracın sebebiyet verdiği kazaya ilişkin davacı sigorta şirketinin kazada zarar gören sigortalısına ödenen bedelin kusurlu olan davalılardan rücuen tazmini için ... 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibine yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taraf, 21.04.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davalıların kullanımında ve işletiminde olan araç sürücünün %100 kusurlu olması sebebiyle ödediği hasar bedelinin rücuen tazmini için başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeler olduğunu, kusur oranlarının bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerektiğini ve yine bilirkişi marifetiyle gerçek hasar bedelinin tespit edilmesi gerektiğini belirterek tüm sayılan bu sebeplerden dolayı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 21/03/2025 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. ... 26. Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının celb edilerek incelenmesinde; alacaklı davacı tarafından borçlu davalılar aleyhine davacı şirkete trafik sigortalı bulunan aracın uğramış olduğu hasar bedelinin rücuen tazmini talebinden kaynaklanan alacağa ilişkin başlatılan adi takip yolu ile icra takibine borçlu davalılar tarafından süresinde itiraz edildiği, itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır. KTK'nın 95. ve Poliçe Genel Şartları'nın 4. Maddesi hükmü uyarınca sigortacının ödediği tazminat bakımından sorumlulara rücu hakkı mevcuttur. Ancak sigorta şirketinin bu rücu hakkı sorumlu olduğunu iddia ettiği davalıların dava konusu olay sebebiyle kusurlu olmaları halinde ve diğer rücu şartlarının bulunması halinde söz konusudur. 6102 sayılı TTK'nın 1472. Maddesine göre ''Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa, bu hak tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.'' Yine sigortacının halefiyet durumu Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 03.07.1944 sayılı kararında ''Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.'' şeklinde vurgulanmaktadır. TTK m.1481 "Sigortacı, sigorta tazminatını ödedikten sonra hukuken sigortalı yerine geçer, Sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel tutarında sigortacıya ait olur, (2) Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin halefıyet kuralı gereğince, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (3) Sigortalı veya zarar gören, birinci fıkra gereğince sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa sigortacıya karşı sorumlu olur." şeklinde düzenlenmiştir. Sigortacının düzenlediği poliçe ile üstlendiği yükümlülüğünü yerine getirdikten sonra sigortalının halefi olabilmesinin birinci şartı sigorta tazminatının (gerek 6102 Sayılı TTK Md.1472, gerekse 6762 sayılı TTK. (Eski m.1301'de) 1472 maddesi ve Md. 1381 'e göre) gerçek hak sahibine ya da onun gösterdiği kişiye; geçerli bir poliçe kapsamından ve “poliçe genel+özel şartları ile çelişmeyen” rizikonun gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan zarar için ödeme yapmış olmasıdır. Bu şart ile bir arada bulunması gereken ikinci şart ise, sigortacının sözleşmeye uygun olarak ödeme yaptığı sigortalının, sigorta zararı için üçüncü şahıslara karşı bir tazminat talebi hakkına sahip olmasıdır ve bu talep hakkı sigorta tazminatını ödeyen sigortacıya yaptığı ödeme paralelinde Kanun hükmü gereği geçer. Halefiyetin tüm şartlarının bir arada gerçekleşmiş olduğu durumlarda, ayrıca temerrüt tarihi keşide edilmemiş olsa bile, sigortacının rücuen tazminat alacağına (Y.L1. HD. 11.10.2004 Tarih, ... E- ... K. Sayılı kararında; “TTK. (Eski m.1301'de) 1472 maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava hakkı tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu nedenle sigortacının 3. Şahıslara rücu edebilme tarihi, sigorta ettirene ödeme yaptığı tarihtir. Kanundan kaynaklanan bu temerrüt hali için ayrıca bir ihtara gerek yoktur. Bu durum karşısında mahkemece, davacının ödeme tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesi talebinin de kabulüne karar verilmek gerekirken, yazılı gerekçelerle dava tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.” denmek suretiyle tesis edilen hükümde de vurgulandığı gibi) sigortalıya yapılan ödeme tarihinden başlamak suretiyle faiz talep edilebilecektir. Sigortacının, sigorta ettirene halef olabilmesi için öncelikle gerçekleşen riziko bedelini sigortalısına ödemesi gerektiğinden, davacının dava dışı sigortalıya 30/07/2024 tarihinde ödeme yaptığı tespit edilmiştir. Makine Mühendisi Bilirkişi ..., Adli Trafik Uzmanı Bilirkişi ...ve Sigorta Uzmanı Bilirkişi ...tarafından 16/09/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi heyet raporuna göre; "21/04/2024 günü saat 08:36 sıralarında sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile .... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... üzerinde seyir halinde iken bölünmüş yol olan ... kesişimine (kavşağına) geldiğinde aracının sol yan kısımları ile bölünmüş yol olan ... Caddesi üzerinde seyir halinde olan sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ön kısımları ile çarpışması sonucu iki araçlı, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, Dava konusu ... plakalı aracın, 2023 model ... marka araç olduğu görüldüğü, Hukuki durumun değerlendirilmesi ve delillerin taktiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere: ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %75 oranında asli derecede etkili olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'in %25 oranda tali derecede etkili olduğu değerlendirilmiştir. Dosya muhteviyatı, hasar ekspertiz raporu, Sigorta Tahkim Komisyonu dosyası için hazırlanan bilirkişi raporu ve hasar fotoğrafları incelendiğinde; Hasar Ekspertiz Raporunda ve bilirkişi raporunda belirtilen aracın onarımı için zorunlu olarak değişmesi gereken parçaların ve işçiliklerin kaza ile uyumlu olduğu, dava konusu ... plakalı aracın markası, modeli ve dava konusu kazada hasarlanan parçaları dikkate alınarak yapılan inceleme ve piyasa araştırmasına göre; Hasar Ekspertiz Raporunda ve Bilirkişi raporunda tespit edilen 670.000,00 TL + KDV = 804.000,00 TL (KDV) hasar miktarının piyasa koşullarına göre uygun olduğu, davacı şirketin kasko sigorta poliçesi kapsamında meydana gelen zararı sigortalısına ödeyerek T.T.K. 1472. maddesi kapsamında dava ve talep hakkı bulunduğu, davalı şirketin işleten sıfatı ile sürücünün kusuru oranında zarardan sorumlu olacağı, davalı sürücünün haksız fiil hükümleri kapsamında kusuru oranında zarardan sorumlu olacağı, davalıların kusur durumuna göre bakiye 302.500,00.-TL zarardan sorumlu olacağı, takip tarihine kadar işlemiş faiz sorumluluğunun 43.070,53- TL olacağı," şeklinde rapor düzenlenmiştir. Tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazları doğrultusunda dosyanın ek rapor düzenlenmek üzere tekrar bilirkişi heyetine tevdi edildiği, Makine Mühendisi Bilirkişi ..., Adli Trafik Uzmanı Bilirkişi ... ve Sigorta Uzmanı Bilirkişi ... tarafından 17/02/2026 tarihinde düzenlenen bilirkişi heyet ek raporuna göre; kök raporda yapılan tespitlerin aynısına yer verildiği, herhangi bir değişikliğin mevcut olmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Davacının ..Poliçesi ile sigortalısı olan araç ile davalıların maliki- işleteni olduğu ve kullanıcı olduğu ... plakalı aracın davalının idaresinde iken 21/04/2024 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle dava dışı sigortalı ...A.Ş'ye ait olan ... plakalı aracın hasarlandığı, davacı sigorta şirketi tarafından hasar gören ... plakalı aracın kasko sigortacısı tarafından 30.07.2024 traihinde 670.000,00-TL hasar bedelinin ödendiği, dosya kapsamına uygun, denetime ve kanaat edinmeye elverişli bulunan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen hasara davalıların işletmesinde ve kullanımında olan aracın %75 kusuru ile neden olduğu, hasar gören aracın onarımı için yapılan hasar ödemesinin piyasa rayiç bedeline uygun olduğu, hasar bedelini sigortalısına ödeyen davacı sigorta şirketinin 6102 sayılı TTK'nın 1472. Maddesi kapsamında sigortalısının haklarına halef olduğu, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödediği tazminat bakımından zararın meydana gelmesinde dava konusu trafik kazasına neden olan aracın maliki olan davalı şirketin ve kusurlu araç sürücüsünün sorumlu olduğu ve hasar bedelini ödemesi gerektiği anlaşılmış, dosyanın mevcut halinde davalı araç maliki ile beraber davalı kusurlu araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınarak 302.500,00-TL maddi tazminattan ödeme tarihi olan 30.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte sorumlu olacağı, davacı tarafça hasar bedeli olarak sigortalısına ödediği miktar üzerinden davacı tarafın borçlu davalılar aleyhine başlattığı ... 11. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalılar tarafından yapılan itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ile, takibin anılan borçlular yönünden aynı koşullarla devamına, takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, dava konusu alacak yapılan ödeme ile belirli hale geldiğinden koşulları oluşan %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulü ile; davacı tarafın başlattığı ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya dair istemin reddine, davacı tarafından talep edilen tazminat miktarı likit (muayyen, belirli) olmayıp, gerçek zarar miktarının tespiti ile davacının davalı tarafa rücusu için gerekli şartların oluşup oluşmadığının saptanması, yargılamayı gerektirdiğinden koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; a) Davacı tarafın başlattığı ... 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 302.500,00-TL asıl alacak ve 43.070,53-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 345.570,53-TL'ye yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin aynı şartlar ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, b) Takip konusu haksız fiile dayalı olduğu yargılama ile belirlendiği ve likit bir alacak olmadığı anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 23.605,92-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 6.529,52-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 17.076,40-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 3-)Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.700,00-TL'nin davadaki haklılık durumuna göre 3.004,21-TL'sinin davalılardan müştereken müteselsilen, geri kalan 1.695,79-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 55.291,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-)Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-)Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 6.529,52-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 7.144,92-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-)Davacı tarafından yapılan; 16.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.347,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 17.847,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 11.408,01-TL'lik kısmının davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 8-)Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin, davalılar vekillerinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 25/03/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
*Bu evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.