İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/236 E. 2025/782 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/236
- Karar No
- 2025/782
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/236 Esas KARAR NO : 2025/782 Karar
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 16/03/2025 KARAR TARİHİ : 25/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirkete vermiş olduğu taşıma hizmetlerinin ve ilgili harcamaların karşılığını alamadığını, faturalarda belirtilen tarihlerde davalı şirkete müvekkili şirket tarafından nakliye hizmeti verildiğini, ancak davalı şirketin aldığı hizmet karşılığında ödemesi gereken bedeli ödemediğini, bunun üzerine Büyükçekmece İcra Dairesi Müdürlüğü’nün ...... E. (4.000,00 EUR) sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı /borçlu borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının borca itirazının haksız olduğunu, müvekkili şirketin uluslararası nakliye işi ile iştigal etmekte olup, Davalı şirkete 2 adet 2.000.'er EUR 2 faturaya konu taşıma hizmeti verilmiş, verilen hizmetin karşılığının tahsil edilememiş olduğunu, davalının işi uzatmak amacıyla icra takibine haksız yere itiraz ettiğini, çünkü verilen hizmete ilişkin faturalar mevcut olup, yapılan nakliye hizmeti resmi işlemler olduğundan navlun bedelleri kendisine fatura edildiğini, buna rağmen davalı şirketin borcunu ödemediğini, davalı şirketin taşıma işinin müvekkili tarafından yapıldığının sabit ve belgeli olduğunu beyan ederek, müvekkilinin tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla, borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, takip tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesine, davalı/borçlunun % 20’dan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, dava masraf ve vekâlet ücretinin borçlu üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalının usulüne uygun tebligata rağmen süresinde davaya cevap vermediği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, hukuki niteliği itibariyle, ticari ilişki nedeni ile düzenlenen faturalar nedeni ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği görüldü. Büyükçekmece Arabuluculuk Bürosunun ...... Numaralı dosyasında; 06/12/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Dosya kapsamında bulunan Büyükçekmece İcra Dairesinin ...... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 4.000,00Euro fatura alacağı Fiili ödeme Tarihi Asıl Alacak (İstenen: Yıllık Reeskont Avans) olmak üzere toplam 4.000,00-Euro yönünden 25/10/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak fatura alacağı gösterildiği, davalı tarafından 31/10/2024 tarihinde borcun tamamına ve tüm ferilerine itiraz edildiği, takibe dayanak olarak ..... VE ..... nolu faturaların gösterildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür. Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle davacının 01/08/2024 ve 05/08/2024 tarihli 2.000,00er EURO bedelli faturalar nedeni ile alacaklı olup olmadığı, navlun alacağının olup olmadığı, hizmetin ifa edilip edilmediği, tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı noktalarındadır. 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde 20/05/2025 tarihine inceleme günü verilmiş olup davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmış, davalı ticari defter ve belgelerini sunmamıştır. Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 14/06/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; " Rapor içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, Davacı Yana Ait İncelenen ticari defteri ile yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Dava Konusunun; Taraflar arasında bulunan ticari ilişkiden kaynaklı davacının İtirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacı tarafından Cari Hesap Alacağının tahsili amacıyla ile B Büyükçekmece İcra Dairesi ...... Esas numarası ile takibe geçtiği, davalı yan tarafından borca itiraz edildiği ve takibin durduğu, davacı yan tarafından yapılan itirazın iptali talebi doğrultusunda 16.03.2025 tarihinde T.C. Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... ESAS sayılı Dosyası ile huzurdaki davanın ikame edildiğinin belirlendiği, davacı tarafın kestiği faturaların E-Arşiv Portalından Davalı yanan gönderildiği ve yapılan incelemelerde 2024 yılına ait ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Bu hususta nihai takdirin mahkemeye ait olduğu, davalı taraf 20.05.02025 Tarihinde incelemeye katılmadığı, ticari defter ve kayıtları ibraz etmediğinden davalı taraf ticari defter kayıtları üzerinden bir tespitin yapılamadığı, taraflar arasında ticari ilişkinin 2024 yılına ait olduğu, davacı ve davalı tarafın ticari Defter ve belgelerinde 14.000,00EURO(147.638,00TL,) Hizmet Satımı- Alımı olduğu, Davacı ticari Defter ve belgelerinde Ödeme Yapılmadığının Görüldüğü, davacı tarafından kesilen faturaların davalı tarafın ticari 2024 yılında davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, davalı taraf kanuni süresinde itiraz edilmediği ve yine yapılan incelemelerde faturalara istinaden de ödemeler yapıldığı da görülmüş olup bu hususta iki tarafın da kanuni sürelerde itilaf yaşamadığı görüldüğü, davacı yanın davalıdan kaydi olarak 4.000,00EURO(147.638,00TL)tutarında Alacaklı olduğu, davalının somut itiraz ileri sürmemesi, kendisine gönderilen hesap mutabakatına açık itiraz etmemesi, davaya cevap vererek borcu olmadığı itirazını destekler delille sunmaması, ticari defterlerini kayıt ve belgelerini incelemeye sunmaması karşısında, davacının 4.000 EURO tutarında uluslararası taşıma kaynaklı alacaklı olduğunun değerlendirildiği" görüş ve kanaatini bildirir raporunu ibraz etmiştir. Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. Faturaya konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir. TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir. "...Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki ( ticari defterlerindeki ) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir..." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi , 13/02/2020 Tarih, ...... Esas, ..... Karar. Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; Fatura, sözleşmenin kurulması aşaması ile ilgili bir belge olmayıp, sözleşmenin ifa safhasıyla ilgilidir. Bir başka ifadeyle fatura edimlerin ifası aşamasında düzenlenerek edimlerin içeriğini gösterir. Dolayısıyla Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrası gereğince itiraz edilmeyerek kabul edildiği varsayılan fatura içeriği de sözleşmesinin ifasına ilişkin hususlar hakkında olmalıdır. Faturanın itiraz edilmeyerek kabul edilmiş sayılmasına ilişkin düzenleme niteliği itibarıyla kanunî bir karinedir. Ayrıca aksine bir düzenleme olmaması nedeniyle de, adi (aksi ispat edilebilir) kanunî karinedir Bu nedenle ispat yükünün yer değiştirmesi mümkün olmaz. Kanunî bir karineye dayanan taraf, karine temelini ispat ettikten sonra (faturaya itiraz edilmediğini), karine sonucu (fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması) ortaya çıkar. Bu karinenin aksi ise, fatura muhatabı tarafından iddia ve ispat edilebilir. Fatura muhatabının bu faaliyeti bir asıl ispat faaliyetidir. Somut olay bakımından, ispat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalıya meşruhatlı tebligatta, ibraz süresi ve ibrazdan kaçınmanın sonuçları da ihtarı ile birlikte inceleme gün ve saati usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Ticari defterlerin delil olma durumlarına ilişkin hukuki düzenlemeler TTK ve HMK’da olmak üzere iki ayrı kanunla belirlenmiştir. Kişinin kendi ürettiği delili kendi lehine kullanamama durumunun özel bir istisnası olan ticari defterlerin delil fonksiyonu, HMK m. 222 ile sınırları ve koşulları sıkı sıkıya belirlenmiştir. Maddenin birinci ve ikinci fıkrasında ticari defterlerin delil olmasına ilişkin genel şartları, üçüncü fıkrasında lehe delil olması için gereken şartları, dördüncü fıkrasında aleyhe delil olabilmesi için gereken şartları ve son fıkrasında ise delilin hasredilmesi olarak nitelendirilen ayrıksı durum ele alınmıştır. Bilirkişi raporunda, davacının usulüne uygun ticari defterlerine göre 4.000,00-EURO alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafından mutabakat metnini de dosyaya sunulduğu, davacı tarafından sunulan belgeler kapsamında faturaların tanzim edildiği anlaşılmıştır. Aynı zamanda her iki tarafında tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafında ticari defterlerine işlenmesi gereken ticari işten kaynaklanıyor olduğuna şüphe bulunmamaktadır. Davacının alacağa dayanak faturanın ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla, taraflar tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki ( ticari defterlerindeki ) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edilmiştir. Neticeten, davacının davasını HMK madde 220/3 ve mutabakat metni ile ispat ettiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Likit bir alacaklıdan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi ya da bilinmesinin gerekmesi gerekir. Takip konusu alacak faturadan kaynaklı açık hesap alacağı olup, taraflarca bilinebilir ve likit bir alacak niteliğinde olup davacının ticari defterleri ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacak üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE, 1-Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... Esas Sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile 4.000,00-EURO asıl alacağın, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca yürütülecek temerrüt faizi ile birlikte ve tahsil tarihindeki TCMB efektif satış kuru TL karşılığının tahsili için takibin devamına, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takip tarihindeki kur karşılığı üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan 29.688,66- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 10.140,16-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 1.794,42-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 8.345,74-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 1.794,42-TL peşin nispi harç, 87,50-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 2.497,32-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 13.447,50-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına, 8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Mahkemece verilen kararın niteliği nazara alınarak davalı tarafın yapmış olduğu masrafın yine davalı üzerine bırakılmasına, 10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/09/2025 Katip ...... ¸e-imzalı Hakim ..... ¸e-imzalı