İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/233 E. 2026/346 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/233
Karar No
2026/346
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/233 Esas KARAR NO : 2026/346

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/04/2025 KARAR TARİHİ : 13/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 07.04.2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan 29.12.2023 tarihli Çerçeve Hizmet Sözleşmesi gereği müvekkili şirketin davalı tarafa depolama ve taşıma hizmetleri verdiğini, Ek Protokol-1 ile de sözleşmenin ayrıntılarının belirlendiğini, işbu protokole göre müvekkili şirketin davalı şirkete depo temini ve taşımacılık hizmetleri verecek olup davalı şirketin de aldığı hizmetlerin bedelini ve ferilerini (araç kira, yakıt, HGS) ödeyeceğini, dava konusu çerçeve sözleşmenin tarafların mutabakatı ile 31.12.2024 tarihinde sona erdirildiği ve Ek Protokol-2'nin imzalandığını, ancak çerçeve sözleşme bitmesine rağmen davalı şirketin 2025 yılı Ocak ayında anlaşmalı depolardan mallarını almadığını, müvekkil şirketin depolarını kullanmaya devam ettiğini, araçları da teslim etmediğini, buna istinaden müvekkil şirketçe 2025 yılı Ocak ayı için depoların kira bedeli- araç kira bedeli, HGS bedeli ve yakıt bedelini içeren 31.01.2025 tarihli 14.02.2025 ödeme vadeli 2.980.447,28 TL bedelli faturanın düzenlendiğini, düzenlenen faturanın yalnızca 1.983.447,27 TL'si 17.02.2025 tarihinde ödenmdiğini, müvekkili şirketin 997.000,01 TL alacağın kaldığını. davalı şirketin 2025 yılı Ocak ayında müvekkilinin depo ve araçlarını kullanmak suretiyle sözleşmeye aykırı davrandığını, sözleşmeye konu depolardaki malların sadece bir kısmının 19.02.2025 tarihinde teslim alındığını, malların bir kısmının (8 palete yakın 5 litrelik su) halen müvekkili şirketin deposunu işgal etmekte olduğunu, bu durumun müvekkili şirketi ciddi ekonomik kayıp yarattığını, bu nedenle ocak ayına ilişkin fatura kesildiğini, faturanın ödenmeyen kısmı için ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, ancak davalı tarafın haksız ve mesnetsiz gerekçelerle takibe itiraz etmiş olduğunu beyan ederek izah edilen nedenlerle ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında davalı borçlunun itirazın iptaline, davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını dava ile talep etmiştir. Davalı vekilinin 06/05/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin 29.12.2023 tarihli çerçeve hizmet sözleşmesi kapsamında depolama ve taşıma hizmetleri verdiğini, tarafların sözleşme koşullarının bir kısmını 27.02.2024 tarihinde imzaladıkları Ek Protokol-1 ile revize edildiğini, akabinde tarafların karşılıklı mutabakat ile sözleşme kapsamında sağlanan depolama hizmetlerinin 31.12.2024 tarihi itibarıyla sonlandırılması konusunda Ek Protokol 2'yi imzaladıklarını, davacı tarafın taşıma hizmetleri yönünden yaptığı açıklamaların yanıltıcı olduğunu, zira Ek Protokol 2 ile sözleşmenin yalnızca depolama hizmetleri yönüyle feshedildiğini, taşıma hizmetleri yönünden yürürlükte kalmaya devam edeceğinin belirtildiğini, nitekim müvekkilinin tek taraflı fesih hakkını kullandığı 21.03.2025 tarihine kadar davalı taraftan taşıma hizmeti alındığını, hizmet bedellerini eksiksiz olarak ödendiğini, araçların teslim edilmediği iddiasının gerçek dışı olduğunu, zira araçların zilyetliği hiçbir zaman müvekkil şirkete geçmediğini, taşıma hizmetlerinin davacının kendi personeli ile verildiğini, davacı tarafın 31.12.2024 tarihinden sonra depolama hizmeti verdiği iddiasını ispatlaması gerektiğini, 31.01.2025 tarihli fatura kapsamında 4 adet hizmet kalemi yer almakta olup bunlardan birinin depolama hizmetiyle üçünün ise taşıma hizmetiyle ilgili olduğunu, taşıma hizmetleri yönünden sözleşme kapsamında hizmet verilmeye devam ettiğinden müvekkilince faturanın taşıma hizmetlerine ilişkin kısmının ödendiğini, depolama hizmetleri yönünden ise davacı şirkete 13.02.2025 tarihli iade faturası düzenlendiğini, davacı tarafça iade faturasına itiraz edilmediğini, davacı şirketin müvekkiline sunduğu depolama hizmetleri alelade bir kira sözleşmesi niteliğinde olmadığını davacı şirketin bu hizmetler kapsamında ciddi operasyonel yükümlülüklerinin bulunduğunu, nitekim depolama hizmetlerine ilişkin hizmet bedeli belirlenirken yalnızca depo kira bedeli değil birçok maliyet kaleminin hesaba katıldığını, 1.000.000,00 TL tutarındaki depolama hizmet bedelini oluşturan kalemlerin depolama faaliyetleri kapsamındaki personel maliyetleri (300.000,00 TL) ekipman ücretleri (75.000,00 TL) depo kira desteği (375.000,00 TL) performans kriterleri sağlandığı taktirde depolama faaliyetleri marj (250.000,00 TL) ve yakıt ücretlerinden oluştuğunu, tarafların her ay sonunda bu kriterlerin gerçekleşme durumuna göre bir icmal belgesi üzerinden mutabakat sağladığını ve bu belgeye göre hizmet bedelinin düzenlediğini, sözleşmenin 4.3 maddesi uyarınca ilgili ay içinde verilen hizmetlere ilişkin olarak icmal belgesi düzenlenerek mutabakat sağlanmadan fatura düzenlenmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın 2025 yılı Ocak ayına İlişkin düzenlenmiş icmal belgesi bulunmamasına rağmen tüm kriterler yerine getirilmiş gibi 1.000.000,00 TL üzerinden faturalandırmanın yapıldığını, müvekkil şirketin davacının deposunda bulunan tüm ürünlerini 31.12.2024 tarihine kadar teslim aldığını, bu tarihten sonra davacının deposuna ürün sevkiyatı yapmadığını, aksini iddia eden davacı tarafın Ocak ayı içerisinde depoya yapılan sevkiyatları ve sunduğu hizmetleri ispatlaması gerektiğini, dosyaya sunulan fotoğrafların ne zaman nerede çekildiğine dair hiçbir kayıt bulunmadığını, davacı tarafça dosyaya sunulan teslim tutanaklarında imzası bulunan kişilerin müvekkili şirketin çalışanı olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte tutanaklarda yer alan ürün miktarının 2.700 adet 5 litrelik su olduğunu, davacı şirketin deposunun ise yaklaşık 1.200 m² büyüklükte olup 5 litrelik ürün kapasitesinin 160.000 adet olduğunu, bir başka ifadeyle tutanakta yer alan ürünlerin deponun toplam kapasitesinin %1,7'sine karşılık geldiğini, faturanın tek başına borç doğuran bir belge olmadığını, davacı tarafın dosyaya fatura haricinde hiçbir belge ibraz edemediğini, icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu beyan ederek izah edilen nedenlerle yetki itirazının göz önünde bulundurulması ile yetkisizlik kararı verilmesini, davacı tarafın haksız ve hukuki mesnetten yoksun iddialarının nazara alınmayarak davanın tümden reddine, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak başlatmış olduğu icra takibi nedeniyle hakkında %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. BİRLEŞEN ...6. ATM ... ESAS SAYILI DOSYASINDA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 29/12/2023 tarihli Çerçeve Hizmet Sözleşmesi mevcut olduğunu, işbu sözleşme ile davacı alacaklı şirket tarafından davalı borçlu şirkete depolama ve taşıma hizmetleri sağlanacağının taraflarca imza altına alındığını, sözleşmenin tarafların mutabakatı ile 31.12.2024 tarihinde sona erdirildiğini, davalı şirketin sözleşme bitmesine rağmen 2025 yılı Şubat ayında anlaşmalı depolardan mallarını almadığını, müvekkili şirketin depolarını kullanmaya devam ettiğini, müvekkilinin davalı şirketin 2025 yılının Şubat ayında işgal edilen depolarının kira bedelini içeren 28.04.2025 düzenleme tarihli 1.200.000,00 TL bedelli fatura düzenlediğini, davalının fatura borcunu ödemediğini beyan ederek şimdilik 500,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın tarafları, uyuşmazlığın konusu ve hukuki sebebinin ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile bağlantılı olduğunu, her iki dosyanın birleştirilmesi gerektiğini, davacı şirketin 31.12.2024 tarihinden sonra depo verdiği iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, depolama hizmeti verildiğine ilişkin iddiaları kötü niyetli ve temelsiz olduğunu, müvekkilinin davacının deposunda bulunan tüm ürünlerini 31.12.2024 tarihinde aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Asıl Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağının tahsiline yönelik ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Birleşen Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkememiz dosyasına Borçlar Hukuku Mevzuatında uzman nitelikli bilirkişi ...ile Mali Müşavir ... tarafından sunulan 23/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dosya kapsamında yer alan tüm belgelerin üzerinde yapılan inceleme sonucunda; dava konusu uyuşmazlıkta davacı şirketin Ocak 2025 döneminde depolama hizmeti verdiğini, somut ve karşı tarafça kabul edilebilir belgelerle ispat edilmediği sürece söz konusu faturanın depolama bedeline ilişkin kısmı açısından alacak talebinde bulunulamayacağını, sözleşmedeki "icmal ve mutabakat" şartının faturanın geçerliliğini belirleyen kilit rol oynadığını, sonuç olarak sözleşmedeki mutabakat şartı yerine getirilmediğinden faturanın düzenlenmiş olması karşı tarafça da bu fatura içeriğinin ihtilaflı görülüp iade işleminin yapılması sunulan delillerin hizmetin verildiğine dair yeterli ispata ulaşmaması nedeniyle davacı tarafın yalnızca fatura düzenlenmiş olmasına dayanak alacak talebinde bulunmasının mümkün olmayacağı, davacı ve davalının diğer sair taleplerinin takdirinin- hukuki nitelendirme ve değerlendirme ile nihai takdirin mahkemeye olduğu sonuç ve kanaatine vardıkları görülmüştür. Mahkememiz dosyasına Borçlar Hukuku Mevzuatında uzman nitelikli bilirkişi ... ile Mali Müşavir ... tarafından sunulan 22/11/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Mahkeme kararı doğrultusunda verilen görev çerçevesinde dosya kapsamında yer alan tüm belgelerin ve itirazların üzerinde yapılan inceleme neticesinde; tüm delillerin takdir ve değerlendirmesi sayın mahkemeye ait olmak üzere; dava konusu uyuşmazlıkta davacı şirket Ocak 2025 döneminde depolama hizmeti verdiğini somut ve karşı tarafça kabul edilebilir belgelerle ispat edemediği sürece söz konusu faturanın depolama bedeline ilişkin kısmı açısından alacak talebinde bulunulamayacağı, özellikle sözleşmedeki "icmal ve mutabakat" şartının, faturanın geçerliliğini belirleyen kilit rol oynadığı, sonuç olarak sözleşmedeki mutabakat şartı yerine getirilmeden fatura düzenlenmiş olması karşı tarafça da bu fatura içeriğinin ihtilaflı görülüp iade işlemi yapılması sunulan delillerin hizmetin verildiğine dair yeterli ispata ulaşmaması nedeniyle davacı tarafın yalnızca fatura düzenlemiş olmasına dayanarak alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığı, davacı tarafın talebi doğrultusunda davalı tarafça harici bellek içerisinde dosyaya sunulan kayıtların davalı şirketin SAP sistem kayıtlarıyla bire bir uyumlu olup olmadığı hususunun sistem kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmaksızın anlaşılamayacağı, bu itibarla SAP programını kullanmayı bilen bir bilirkişi aracılığıyla davalı şirketin SAP sistem kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmasına gerek bulunup bulunmadığının sayın mahkemenin takdirinde bir husus olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Asıl davaya konu ... 9. İcra Dairesi’nin .... esas sayılı dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 997.000,00 TL fatura alacağı ve TTK 1530. Madde uyarınca 14.545,27 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.011.545,27 TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, Davacı tarafça düzenlenen 31.01.2025 tarih ve ... numaralı takip dayanağı faturanın içeriğinin ise,Ocak Ayı Depo Kira Bedeli 1.000.000,00 TL, Ocak Ayı Araç Kira Bedeli 676.666,47 TL, Ocak Ayı HGS Bedeli 165.884,00 TL Ocak Ayı Yakıt Bedeli 641.155,60 TL, Mal Ve Hizmet Toplam Tutarı 2.483.706,07 TL, Hesaplanan KDV (% 20) 496.741,21 TL toplamı 2.980.447,28 TL olduğu anlaşılmıştır. Tarafların iddia ve savunmalarından, Davalı şirket tarafından takipten önce17.02.2025 tarihinde Vakıflar Bankası hesabından davacı tarafa 1.983.447,27 TL ödeme yapıldığı, takibe konu faturanın ödenmemiş kısmının 997.000,01 TL olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki 29.12.2023 tarihli Çerçeve Hizmet Sözleşmesi’nin incelenmesinde, sözleşmenin konusunun davalı şirketin operasyonları için davacı tarafça deponun sözleşme koşullarına uygun bir şekilde işletilmesi ve davalı şirketin talimatları doğrultusunda belirtilen adreslere teslim etmek üzere ürünlerin taşınmasına ilişkin olduğu, Sözleşmenin 4.1. maddesi ile davacı tarafça verilen hizmetlere karşılık ödenecek ücretlerin Maliyet Kalemi, Ek Hizmetler ve Prim Kaleminin toplamından oluşacağının belirtildiği, 4.3. maddesi ile de her aya ilişkin Maliyet Kalemi ve Prim Kalemi tutarlarının ilgili ayın son 5 iş günü içerisinde icmal üzerinden mutabık kalındıktan sonra kesinleşeceği, davacı tarafın kesinleşen tutarlar üzerinden fatura düzenleyeceği, fatura bedelinin düzenleme tarihinden itibaren 15 gün içerisinde davalı tarafça ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin 4.4. maddesinde ise mutabık kalınmaksızın düzenlenen faturaların derhal iade ve iptal edileceğinin hüküm altına alındığı görülmüştür. Taraflar arasında 27.02.2024 tarihinde imzalanan Ek Protokol 1’in incelenmesinde, konusunun 28.12.2023-31.01.2024 tarihleri arasında sağlanan hizmetlere ilişkin olarak maliyetlerle ilgili varılan mutabakatın belirlenmesi ile sözleşme ve eklerinde yer alan ticari şartların revize edilmesi olduğu, Protokolün 2. maddesi ile davacı tarafın 28.12.2023 – 31.01.2024 tarihleri arasında verilen hizmetlere ilişkin olarak taraflar arasında imzalanan 07.02.2024 tarihli icmal belgesinde yazılandan başka bir alacağının bulunmadığını kabul ettiği, protokolün 4. maddesiyle ile de sözleşme ekinde yer alan ücretlerin ve hizmet detaylarının güncellendiği, Taraflar arasında 10.12.2024 tarihinde imzalanan Ek Protokol 2’nin incelenmesinde ise konusunun sözleşme kapsamında davacı tarafça verilen depolama hizmetlerinin sonlandırılmasına ilişkin şartların belirlenmesi olduğu, protokol ile tarafların 31.12.2024 tarihi itibarıyla depolama hizmetlerinin sonlandırılması, sözleşmenin bu tarih itibarıyla yalnızca taşıma hizmetleri yönünden devam etmesi konusunda mutabık kaldıkları, protokolün 3. maddesine göre davalı tarafın depoda bulunan kendisine ait ürünleri 31.12.2024 tarihine kadar teslim alacağı, tarafların depodan teslim alınan ürünlere ilişkin olarak ürün adetlerinin yazıldığı bir teslim tutanağı düzenleyeceklerinin belirtildiği görülmüştür. Tarafların iddia ve savunmalarından, asıl dava yönüyle Ocak 2025 döneminde, birleşen dava yönüyle Şubat 2025 döneminde davacı tarafından davalıya depolama hizmeti sunulup sunulmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık doğmuş; davacı taraf depoda hâlen davalıya ait ürünlerin bulunduğunu ve bu nedenle kira ve operasyonel giderlere ilişkin fatura düzenlediğini ileri sürerken, davalı taraf söz konusu iddiayı reddederek depo kullanımının sona erdiğini, depolama hizmetine yönelik tutarın ihtilaflı olması nedeniyle fatura tutarının yalnız taşıma hizmetlerine ilişkin kısmını ödediğini savunmuştur. Taraflar arasında 29.12.2023 tarihli Çerçeve Hizmet Sözleşmesi ve buna ek olarak düzenlenen protokoller uyarınca davacı şirketin, davalı şirkete depolama ve taşıma hizmetleri sunduğu, sözleşme hükümlerine göre verilen hizmetlerin her ay sonunda düzenlenecek icmal belgeleri üzerinden mutabık kalındıktan sonra faturalandırılması gerektiği, icmal yapılmadan düzenlenen faturaların geçersiz sayılacağının açıkça kararlaştırıldığı, 10.12.2024 tarihli Ek Protokol-2 ile de tarafların karşılıklı mutabakatla depolama hizmetlerini 31.12.2024 tarihi itibarıyla sonlandırdıkları, taşıma hizmetlerinin ise devam edeceği hüküm altına alınmış, davalı tarafın depoda bulunan mallarını bu tarihe kadar teslim alacağı ve bu teslimata ilişkin tutanak düzenleneceği belirtilmiştir. Ancak somut olayda davacı tarafça 29.12.2023 tarihli Çerçeve Hizmet Sözleşmesi doğrultusunda fatura düzenlenmediği zira taraflar arasında düzenlenecek icmal belgeleri üzerinden mutabık kalındığına dair delil ibraz edilmediği, davalı tarafça ise 10.12.2024 tarihinde imzalanan Ek Protokol 2 kapsamında depoda bulunan kendisine ait ürünleri 31.12.2024 tarihine kadar teslim aldığına dair depodan teslim alınan ürünlere ilişkin olarak ürün adetlerinin yazıldığı bir teslim tutanağının sunulmadığı anlaşılmaktadır. Fatura konusu alacağını varlığını ispat külfeti davacıya aittir. HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Yargıtay 19 Hukuk Dairesi' nin...Esas - ... Karar sayılı içtihadı ve yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, fatura içeriği malın teslim edildiği veya hizmetin ifa edildiğinin ispat külfeti davacıya aittir. Davacının, yasal delillerle iddiasını ispat etmesi gerekmektedir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, yukarıda detaylıca izah edildiği üzere Taraflar arasında davalı şirketin operasyonları için davacı tarafça deponun sözleşme koşullarına uygun bir şekilde işletilmesi ve davalı şirketin talimatları doğrultusunda belirtilen adreslere teslim etmek üzere ürünlerin taşınmasına ilişkin 29.12.2023 tarihli Çerçeve Hizmet Sözleşmesi sözleşmenin akdedildiği, verilecek hizmete karşılık olarak taraflar arasında düzenlenecek icmal belgeleri üzerinden mutabık kalınması halinde fatura düzenleneceği ve düzenlenen faturaya karşılık davalının ödeme yapacağının kararlaştırıldığı, 10.12.2024 tarihli Ek Protokol-2 ile de tarafların karşılıklı mutabakatla depolama hizmetlerini 31.12.2024 tarihi itibarıyla sonlandırdıkları, taşıma hizmetlerinin ise devam edeceği hüküm altına alınmış, davalı tarafın depoda bulunan mallarını bu tarihe kadar teslim alacağı ve bu teslimata ilişkin tutanak düzenleneceği belirtildiği, davacı tarafın iddiasının 2025 yılı Ocak ve birleşen dava yönüyle 2025 yılı Şubat ayına ilişkin olarak davalıya depolama hizmeti verildiği olduğu, ancak asıl davaya konu edilen faturanın davalı deftelerinde kayıtlı olmadığı gibi faturanın sözleşme hükümleri ile uyumlu olarak düzenlenmediği, bunun dışında davalıya hizmet verildiğinin de ispat edilemediği, her ne kadar davalı tarafça 10.12.2024 tarihinde imzalanan Ek Protokol 2 kapsamında depoda bulunan kendisine ait ürünleri 31.12.2024 tarihine kadar teslim aldığına dair depodan teslim alınan ürünlere ilişkin olarak ürün adetlerinin yazıldığı bir teslim tutanağı sunulmamış ise de, esasen hizmetin verildiği iddiasının ispata muhtaç olduğu, zira 31.12.2024 tarihi itibari ile davalıya ait ne kadar ürünün davacıda olduğunun belirsiz olduğu anlaşılmakla davacının depolama hizmetini 31.12.2024 tarihinden sonra devam ettirdiğinin ispat edilememesi karşısında asıl ve birleşen davanın reddine, her ne kadar asıl dava yönüyle davalı tarafça kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de, davacının iddiasını ispat edememiş olması nedeniyle davanın reddine karar verildiği, davacının kötü niyetli olduğu da davalı tarafça ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl davanın reddine, asıl davada davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine, -Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 12.216,94 TL harçtan mahsubu ile fazlaca alınan 11.484,94 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, -Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, -Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, -Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 157.731,79 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine, -Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL bedelin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, -Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, 2-Birleşen ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında davanın reddine, -Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,6 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, -Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, -Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, -Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine, -Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL bedelin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, -Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/04/2026

Katip ... Hakim ... E-imzalıdır E-imzalıdır

Atıf: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/233, K. 2026/346, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-233-e-2026-346-k-1c4b2841425d